Geçen hafta bu sütunlarda "Borçlar bir takımın oyun anlayışını değiştirir mi?" (http://www.futbolekonomi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=1571) başlıklı yazımla öz olarak, her ne kadar takımların oyun anlayışını teknik direktörün kafasındaki oyun anlayışı ve felsefesinin şekillendirdiğini kabul etsek de, takımın oynayacağı futbolun taktik ve stratejik özelliklerinin takımın esas kadro gücü ve yeteneğine bağlı olduğunu; bunun da nihai olarak maddi koşullar ile yani iktisadi ve mali yapıyla ilintili olduğunu dile getirmiştim.
Geçen hafta bu sütunlarda “Anadolu’dan Şampiyon Çıkabilir mi? Ya da Rekabetin Ekonomi Politiği” başlığıyla ele aldığımız konuda özellikle Türkcell Süper Lig ve 1992 öncesi Türkiye 1.Ligi’nin “Demografik” açıdan rekabetçi yapısını incelemiştik.
Futbolumuzda Gelir Artıyor, Sportif Başarı Düşüyor!
Tuğrul AKŞAR/25 Nisan 2011
Geçen hafta bu sütunlarda kulüp futbolu bazında Galatasaray’ın 2000 yılında kazandığı UEFA Kupası yıldönümünde, geçen 11 yıl içinde Galatasaray ve Arsenal’ın sportif, iktisadi ve mali gelişimlerini incelemiştik.
18 Mart'ta Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanan derbide sahaya atılan şişe sonrası Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) Galatasaray’a bir maç seyircisiz oynama cezası verdi.
20 Mayıs Çarşamba günü Avrupa’nın 2 no.lu Kupası, Şükrü Saraçoğlu stadında oynanan maçla sahibini buldu. Lucescu’nun Shaktar Donetsk’i, Thomas Schaaf’ın Werder Bremen’ini son UEFA Kupası’nda 2-1 yenerek mutlu sona ulaştı. Futbol profesörü Lucescu’nun Shaktar’a yansıttığı taktik ve teknik üstünlük Kupa’yı “Kömür İşçileri”ne getirirken; Bremen mızıkacıları ne yazık ki, memleketlerine elleri boş dönmek zorunda kaldı.
Futbolda şiddetin ne yakıcı bir sorun olduğunun henüz farkına varabilmiş değiliz. Yitirdiğimiz yaşamlar, sadece birkaç gün bizi sorun üzerinde düşünmeye sevk ediyor.Olayın sıcaklığını çok çabuk yitiriyor ve kısa süre içinde unutuyoruz. İnsan belleğinin unutma özrü olduğu bilinen bir gerçek ama, insan yaşamına endeksli bu sorun karşısında sergilediğimiz toplumsal duyarsızlık ve umursamazlık, ciddi bir sorgulamayı da beraberinde getirmektedir.
Şubat ayından bu yana çalışmalarına devam eden FIFA İcra Kurulu sonunda kararını verdi. 2 Aralık’ta Zürih’te yapılan toplantı sonrasında FIFA Başkanı Sepp Blatter 2018 Dünya Kupası’nın Rusya’da, 2022 Dünya Kupası’nın ise Katar’da düzenleneceğini açıkladı.