Şike Suçu Haksız Rekabet Yaratır (mı?)
Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Hukuk Hüseyin Alpay KÖSE Şike Suçu Haksız Rekabet Yaratır (mı?)

Şike Suçu Haksız Rekabet Yaratır (mı?)

Av. Hüseyin Alpay KÖSE-12 Kasım 2012

Bilindiği gibi 2011 yılı temmuz ayında ülke spor kamuoyu şike soruşturması ile karşı karşıya gelmiş ve yoğun bir şekilde bu gündem ile meşgul olmuştur.

Ceza davasının yanı sıra Spor Yargısının da paralel biçimde devam ediyor olması birçok soruyu da beraberinde getirmiş ve ilk kez karşılaşılan bu durum ciddi tartışmamalara yol açmıştır. Daha sonra ise bu soruların çoğu cevaplanamadan ve yeni sorular ortaya çıkararak iki yargılamada nihayete ermiştir.

Bu sorulardan belki de en az tartışılanı Şike suçunun işlenmiş olmasının Rekabet Hukuku anlamında da bir ihlal teşkil edip etmediğidir. Gerçekten de özellikle haklarının yendiğini düşünen takımlarca dile getirilen bu görüş nedeni ile, konunun en yetkili mercii olan Rekabet Kuruluna başvuruda bulunulmuş, ancak kurum bu eylemin rekabeti etkilemediği yönünde karar vermiştir.

Bu konuda bir karara varmadan önce Futbol kulüplerinin birer teşebbüs olup olmadıklarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu soruya cevap olarak baş vurulabilecek belki de en önemli kaynak kuşkusuz Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD)’dır. Zira ABAD sporun rekabeti önleyici işlemleri açısından –özellikle Bosman kararı- çok önemli karara imza atmış ve bu kararları verirken önemli tanımlamalarda bulunmuştur.

 Divan UEFA’nın tüm savunmaların aksine sporun günümüzde artık iktisadi bir faaliyet olarak nitelenmesinin kaçınılmaz olduğunu net olarak ortaya koymuştur. Nitekim Rekabet kurulunun da daha önce Beşiktaş ve Galatasaray kulübü arasında transfer konusunda yapılan bir anlaşmaya ilişkin kararında Kulüplerin teşebbüs olduğu hususunda kararı bulunmaktadır. Zaten günümüz futbolunu salt bir sportif organizasyon olarak nitelemek, gelinen ekonomik büyüklük düşünüldüğünde mümkün değildir.

Bu tespitine rağmen Rekabet Kurulu, bir teşebbüs olan spor kulüplerinin iktisadi faaliyetlerinin açık olarak olmasına karşın her faaliyetinin iktisadi olmadığını ve özellikle spor karşılaşmalarının iktisadi faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğini; “Bununla birlikte, spor kulüplerinin söz konusu faaliyetleri gerçekleştirirken teşebbüs statüsüne sahip olması, bu kuruluşların sporla ilgili tüm faaliyetlerinde teşebbüs statüsünü taşıyacağı anlamına gelmemektedir. Dolayısıyla, belirli bir iktisadi kazanç beklentisini içinde barındırsa bile sportif müsabakaların birer iktisadi faaliyet olarak değerlendirilmesi mümkün değildir” şeklinde ifade etmiştir.

 

Açıkçası bu görüşe katılmak mümkün değildir. Zira bir futbol takımının asıl iktisadi konusu oynadığı maçların tam olarak kendisidir. Bilet, loca ve ya ürün satışını bir iktisadi faaliyet olarak kabul eden Rekabet Kurulunun, bu satışları yapma gerekçesini teşkil eden nedenin ne olduğunu gözden kaçırması hatalı bir tespit olmuştur. Klüpler bilet ya da başkaca sattığı her üründe aslında bizzat maçlarını ve bu maç sonuçlarında elde edilmesi muhtemel kazançları pazarlamaktadırlar. Örneğin bir taraftar kulübe ait bir ürünü alırken o ürünü oynanacak futbol müsabakası nedeni ile almaktadır.

 

Bunun yanında ülkemizin önde gelen kulüpleri ve özellikle şike sürecinde ismi geçen kulüpler borsa yolu ile halka açık olarak işlem görmektedir. Belki bir açıdan taraftarların aldıkları ürünleri duygusal saiklerle edindikleri söylense dahi hissedarların kulübün mali yapısına göre alım yaptığı çok açıktır. Bir kulübün mali yapısı ise elde edeceği sportif başarı ile doğrudan ilintilidir.  Zira kulüpler oynadıkları maçları sadece spor olsun diye yapmamaktadırlar. Bugün bir süper lig kulübünün maç kazanması halinde elde ettiği maç başı gelir 980.000,00 TL civarındadır. Yani bir maç kazanmak kulübe nerede ise bir milyon lira kazandırmaktadır. Ayrıca kulüpler lig sonu sıralamalarına göre ilave ücretler almaktadırlar. Söz gelimi şampiyon olan kulüp diğer takımlardan fazla olarak 16.000.000,00 TL gelir elde etmektedir.

 

Bu durumda şampiyon olan kulübün diğer kulüplere göre çok fazla gelir elde ettiği ve bu sonucun da – eğer gelir Şike yolu ile elde edildi ise- çok açık olarak haksız rekabete yol açtığı ortadadır. Şike eylemine dayalı olarak elde edilen bu gelir ile hem şirket karı çok yükseltilmekte hem de diğer sezon için kurulacak takıma transfer yapma noktasında yüksek bir avantaj elde edilmektedir. Buna bağlantılı olarak şampiyonlar ligi gibi organizasyonlara gitme noktasında elde edilecek haklar da düşünüldüğünde bir takımın sadece bir maçta şike yaparak dahi rakip takımlara göre fazladan ve haksız olarak en az 34.000.000,00 TL gibi yüksek bir rakam elde edebileceği göz ardı edilmemelidir.

 

Rekabet Kurulunun en önemli değerlendirme hatası “Şike”  eyleminin sadece spor müsabakalarının sonuçlarını tespit ile ilgili olduğunu düşünmek olmuştur. Oysaki şikenin asıl amacı müsabaka sonucu etkilemek değil, bu etki neticesi bir gelir ya da çıkar elde etmektir. Çoğu zaman bu çıkarı kişilerin kendi menfaatleri için elde ettikleri doğru olabilir, ancak unutulmamalıdır ki kulüpte bu durumdan dolayı direk olarak menfaat sağlamaktadır. Ayrıca mutlaka başka bir kulüpte bu işten zarar görmektedir.

 

Bu açıdan Rekabet Kurulunun “Dolayısıyla, şike anlaşmalarının rakip teşebbüsler arasında gerçekleştirilen iktisadi rekabeti bozucu bir anlaşma olarak değerlendirilmesinden ziyade, spor etiğine aykırı ve sportif rekabeti bozucu eylemler olarak değerlendirilmesi daha uygundur” görüşüne katılmak hiçbir açıdan mümkün değildir.

 

Futbol özelinde sportif organizasyonların artık iktisadi yönlerinin çok ön planda olduğu bu nedenle her türlü işlem ve eylemlerin mutlaka bu açıdan da değerlendirilmesi gerektiği aşikârdır. Ligi aynı puanla bitirmiş iki takımdan birinin “bir” puanı dahi şike eyleminden elde etmesi diğer takımla arasında çok büyük bir iktisadi fark ve haksız avantaj elde etmesine yol açabilmektedir. Futbolda rekabetin ana konusunu “mali güç” oluşturduğundan şike yolu ile elde edilecek gelirin, rekabet kurallarına açıkça aykırılığa yol açtığı söylenmek zorundadır.{jcomments on}

 

Spor Hukuku Enstitüsü Başkan Yard.

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Spor Hukuku Komisyonu Üyesi

 

                                                                            Av. H. Alpay KÖSE

 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  5072  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Hüseyin Alpay KÖSE Salı, 25 Eylül 2012.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

29.11.2021

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

1.808,79

1,82

 bjk BJKAS

5,36

6,94

 fb FENER

34,44

3,11

 gs GSRAY

3,90

4,18

 trabzon TSPOR

7,85

1,29

   SPOR ENDEKSİ

1.445,20

-0,49

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 29913293

SÜPER LİG 2021-2022 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV  
Trabzonspor  14  11   0   29 11   18  36 
2 Konyaspor  14  7   2  23  10  13 

26

3 Hatayspor  14 8 2  4  23 14 9 26 
4 Fenerbahçe  14   7   4  20 17  3 24 
5 Alanyaspor  14 7 3  4  20 22 -2 24 
6 Başakşehir  14   7   1   6  20  16   4  22 
7

Karagümrük

 14  6  4  4  21  18  3 22 
8 Galatasaray  14   6  4  4  19  17  2 22 
9 Adanaspor 14  5  5  4  20  18 2 20 
10 Beşiktaş  14    6   2   6  21  21  0 20
11 Antalyaspor  14  5  3  6

 18

 20  -2 18
12 Gaziantep    14  5  3  6  17  21   -4   18 
13 Altay  14  5  2  7  18  21  -3 17
14 Sivasspor  14   3  7  4  20  15    5   16 
15 Giresunspor  14  4  4  6  12  12 0 16
16 Kayserispor  14   4   4  6  18  22 -4 16
17 Yeni Malatya 14  4  1  9  12  23  -11   13 
18 Göztepe  14   2  5  7  13  20  -7 11
19 Kasımpaşa 14  2  4  8  13  21  -8   10 
20 Rizespor  14   3  1   10   12  27 -15 10

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2021 Deluitte Raporu

 

 

 

 2021de-avrupada-ve-turkiyede-futbol-ekonomisi

Cocid-19 sürecinde 2021'e girerken Avrupa'da ve Türkiye'de Futbol Ekonomisi'nde yaşanılan değişim ve olumsuz gelişmeleri okumak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

 

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

 Eko spor 1

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.