Fenerbahçe’nin Finansal Gerçeği Acil Finansal Dönüşüm Gerektiriyor-Mali Sürdürülebilirlik Tehlikede!
x
Buradasınız >> Ana Sayfa General Issues Fenerbahçe’nin Finansal Gerçeği Acil Finansal Dönüşüm Gerektiriyor-Mali Sürdürülebilirlik Tehlikede!

Fenerbahçe’nin Finansal Gerçeği Acil Finansal Dönüşüm Gerektiriyor-Mali Sürdürülebilirlik Tehlikede!

 

1.02.02.26Tablo

 

Tuğrul AKŞAR- 31 Ocak 2026 Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin 1 Haziran 2025- 30 Kasım 2025 arasını kapsayan 2025-26 sezonu ilk altı aylık finansal tabloları Kamuyu Aydınlatma Platformu-KAP’ta yayınlandı. Yayınlanan bu finansallara ilişkin gerçekleştirdiğimiz analizi sizinle aşağıda paylaşıyoruz.

 

 

Modern futbol ekonomisi, saha içindeki rekabetten çok daha fazlasını; kulüplerin finansal sürdürülebilirliğini, gelir modellerini ve kurumsal yönetim kalitesini sınayan bir sınav haline geldi.

 

 

Fenerbahçe Futbol A.Ş, bu sınavın en çarpıcı örneklerinden birini sunuyor: Rekor düzeyde zarar üreten, futbol operasyonları kâr yaratmayan, likidite sıkıntısı çeken, mali yapısı birikimli yüksek tutarlı zararlar nedeniyle özkaynakları negatife dönen, devasa döviz açığı taşıyan, bilanço dışı 10 milyar TL’yi aşan garanti maaş yükümlülüğü bulunan ve ilişkili taraflara aşırı bağımlı bir yapıya sahip olan bir mali yapıdan söz ediyorum…

 

 

Bedelli sermaye artırımıyla gelen 5 milyar TL nakit, kısa vadede sarı lacivertlilere bir nefes alma olanağı yaratmış görünse de esas sorun; kulübün, operasyonel  kan kaybını durdurup kendi ayakları üzerinde mali dengesini sağlayıp sağlayamayacağı konusudur. Yoksa, kulübü mali çıkmaza sürükleyen mevcut yönetsel anlayışın, yapısal ve radikal dönüşümleri sağlama yerine,  finansal mühendislik ve grup içi destekle “zaman satın almaya” devam mı edeceği sorunsalıdır.

 

 

 

Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin 2025-26 ilk 6 ayına ilişkin KAP’ta yayınlanan, enflasyon muhasebesi uygulanmış finansalları, kulübün   mali çöküşün eşiğinde olduğunu gösteriyor. Sarı Lacivert bilançoda esas faaliyet zararı rekor kırarken, net kar ancak enflasyon kazancıyla kurtarılabiliyor.

 

 

Ocak 2026'da gerçekleşen bedelli sermaye artırımından gelen 5 milyar TL nakit, adeta kulüp için 90+1’de gelen "son dakika kurtarışı" gibi görünüyor. Ne var ki, operasyonel kan kaybı devam ettiği sürece, bu kaynak ta Fenerbahçe’nin temel sorunlarına çare olamayacakmış gibi duruyor.

 

 

Eğer, aşağıda yaptığımız analizlerle saptadığımız finansal sonuçlar, kulübü geleceğe yönelik aksiyon almaya itmez ise; kulüp borç sarmalında boğulabilir, rekabette geriye düşebilir.

 

 

 

Şimdi biz Fenerbahçe’nin mali tablolarının analizinize geçelim.

 

Bu analiz, Fenerbahçe’nin mali gerçeğini çıplak bir şekilde ortaya koyarak, kulübün önünde duran riskleri ve çıkış yollarını tartışmayı amaçlıyor.

 

 

Fenerbahçe’nin Finansal Analizi ve Mali Değerlendirmeler

 

  1.  
  2. 1.   Bilanço Borca Batıklık Alarmı Veriyor!
    1.  

 

Toplam varlıkları 51% artışla 19.023 milyon TL’na ulaşan kulübün, özkaynakları 200,6milyon TL negatif bakiye veriyor. Özkaynakları eksi bakiyeye döndüren temel bilanço kalemi ise geçmiş yıllardan gelen 9.281 Milyon TL’lık geçmiş yıllar zararı. Bunun finansal anlamı ise: kulübün borca batık olduğudur!

 

 

Tablo: 1) Fenerbahçe Futbol A.Ş. 30 Kasım 2025 Bilançosu (Aktif Taraf) TL

2.Tablo.2.2.26FB

 

 

Tablo: 2) Fenerbahçe Futbol A.Ş. 30 Kasım 2025 Bilançosu (Pasif Taraf) TL

3.2.2.26FB Pas

 

 

Sarı lacivert bilançonun dönen varlıkları bir önceki döneme göre % 22’lik bir artışla 9.2 Milyar TL’na ulaşmakla birlikte, kısa vadeli yükümlülüklerin %31,9’luk bir artışla 15.327 milyar TL’na yükseldiği görülüyor.  Geçen dönemde olduğu gibi bu dönem de kulübün dönen varlıkları, kısa vadeli yükümlülükleri karşılamakta yetersiz kalıyor. 30 Kasım 2025 itibariyle kısa vadeli yükümlülükler dönen varlıkları 6 milyar TL aşmış durumda. Kulüp bu nedenle ciddi bir net işletme sermayesi açığı veriyor. Bunun pratikteki karşılığı ise kulübün kısa vadeli yükümlülükleri karşılayabilecek yeterli dönen varlıklara sahip olamadığıdır. Bu da kulübün bilançosu üzerinde borç baskısını artıran en önemli unsur.

 

 

Ticari borçlar bir önceki döneme göre %86 artışla 9.497 milyon TL'ye fırlamış vaziyette.

 

 

Duran varlıklar içindeki en önemli bilanço kalemini ise futbolcu hakları olan 8.047 milyon TL’lık Maddi Olmayan Duran varlıklar hesabı oluşturuyor. Bu kalem geçen döneme göre bilançoda %67’lik bir değer artışı kaydetmiş görünüyor. Bilançoyu şişiren ama likidite sıkıntısının önüne geçemeyen bu aktif kalemi bilançonun varlıkları içinde en büyük kalemi oluşturuyor.

 

 

Kulübün likiditesi ise geçen döneme göre daha da zayıflamış durumda. Cari oran 0.60 ile idealin ancak yarısı kadar! Düşük cari oran ise kulübün nakitsıkıntısı çektiğinigösteriyor.Bu davarlıkların satılmadan borcun ödenemeyeceğini bize gösteriyor.

 

 

Kulübün bir önceki döneme göre toplam yükümlülükleri ise %34’lük bir artışla 19.023 Milyon TL’na yükselmiş vaziyette.

 

 

Bilançoda borç kompozisyonuna bakıldığında ise kısa vadeli borçların toplam borç içindeki payının % 80’e ulaştığı gözleniyor.

 

 

Sonuçta;

 

 

Kulübün bilançosu yapısal stres altında: 9,2 milyar TL dönen varlığa karşı 15,3 milyar TL kısa vadeli yükümlülük bulunuyor.  Net likidite açığı 6 milyar TL civarında. Özkaynak hâlâ negatif  ve teknik iflas sınırında. 6 ayda 5,8 milyar TL gelir üretilmesine rağmen faaliyet zararı -2,170 milyon TL; yaratılan muhasebe kârı ise sadece 37 mn TL ve operasyonel faaliyetten yaratılan kâr değil. Dönen varlıkların 4,6 milyar TL’lık kısmı vadesiz ilişkili taraf alacağından oluşuyor. Bu da, tahsil riski yaratıyor, bilanço kalitesini zayıflatıyor. Banka kredisi 720 mn TL seviyesinde. 2026’da gerçekleştirilen %400 bedelli artışla gelen 5 milyar TL’lık kaynak olmasa, finansal yapı sürdürülebilir görünmüyor. Model hâlâ nakit üretmekten çok sermaye enjeksiyonuna dayalı ayakta durmaya çalışıyor.

 

Karşılaştırma:

 

 

 

Fenerbahçe negatif özkaynakla bilançoda ciddi baskı altında; dönen varlık–kısa vadeli yükümlülük açığı yüksek durumdayken; Galatasaray, ara dönemde 1,37 milyar TL net kâr açıkladı ve özkaynakları güçlü pozitif 15,35 milyar TL seviyesinde.

 

 

2. Gelir Tablosu Analizi: Zarar Fabrikası!

 

 

Kulüp gelirleri %22 artışla 5.788 milyon TL olarak gerçekleşmiş durumda. Bu trende göre Fenerbahçe’nin 2025-26 sezonunu yaklaşık 10 Milyar TL’nin üzerinde bir gelirle kapatabileceğini ortaya koyuyor. Bugünkü kurlardan bu tutar ise yaklaşık 200 Milyon Euro’ya karşılık geliyor.

 

 

Tablo: 3) Fenerbahçe Futbol A.Ş. 1 Haziran 2025- 30 Kasım 2025 Gelir Tablosu (TL)

4.2.2.26FB  Gel.Tab

 

Kulübün gelirlerinde bir artış yaşanmasına karşın, brüt zarar ise  %44 artışla 599 milyon TL’na ulaşmış durumda. Esas faaliyet zararı da geçen döneme göre % 83 artışla 2.170 milyon TL gibi rekor bir tutara yükselmiş görünüyor. Zararın en büyük bölümü ise 2.19 Milyar TL’lık tutarla  Futbol bölümünden geliyor. Yani, kulübün asli faaliyetleri zarar üretiyor. Buna karşın, mağazacılık +162 milyon TL kârla durumu telafi etmeye çalışıyor. Net kar ise bir önceki döneme göre % 95 düşüşle 37 milyon TL olarak gerçekleşmiş durumda.

 

 

Parasal kazanç (enflasyon etkisi) 527 milyon TL kâr olmasa, kulüp net zararda rekor kırmış olacaktı.

 

 

Kulübün Finansman gideri ise %23’lük artışla 789 milyon TL olarak gerçekleşmiş vaziyette. Yani, kulübün kazancını yutan önemli faktörlerin başında finansman gideri (faizler) geliyor.

 

 

Kulübün gelirleri artıyor ama maliyetler daha da hızlı artıyor. Nitekim, kulübün maliyetleri bir önceki döneme göre %51 artmış durumda. Bu da geliri eziyor ve kulüp adeta zarar makinesi gibi çalışıyor. Kâr ise tamamen enflasyon muhasebesi kaynaklı bir illüzyon olarak karşımıza çıkıyor!

 

 

Sonuçta;

 

 

Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin gelir tablosu nominal olarak iyileşme gösterse de (hasılat artışı), esas faaliyet zararı rekor seviyede. Kulüp hâlâ futbol operasyonlarından ağır zarar üretiyor; kâr büyük ölçüde enflasyon muhasebesi (parasal kazanç) ve finansman gelirinden oluşuyor. Bedelli sermaye artırımı (2026 başı 5 milyar TL nakit) borç yükünü hafifletecek ve mali yapıyı kurtaracak ana hamle olacak gibi görünüyor.

 

Ancak sürdürülebilir karlılık için:

 

 

  • Mağazacılık ve ticari gelirleri daha da artırmak,
  • Kâr yaratacak Transfer politikasını uygulamak,
  • Maliyet optimizasyonu (maaşlar, idari giderler) şart.

 

Karşılaştırma: Galatasaray’da esas faaliyet zararı var ama net kar 1.37 milyar TL (parasal kazanç etkisiyle); Fenerbahçe’de ise net kar +37 milyon TL. Fenerbahçe operasyonel olarak daha fazla zarar üretiyor.

 

 

3.Nakit Akışı Analizi: Nakit Erimesi Devam Ediyor!

 

 

1 Haziran 2025- 30 Kasım 2025 döneminde kulübün nakit akışı analiz edildiğinde;

 

 

Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin İşletme Faaliyetlerinden net: 3.237 milyon TL nakit yaratabildiği görülüyor.  Önceki döneme göre (2024 ilk 6 ay) Futbol A.Ş.’nin 24% daha fazla nakit yaratabilmesinin temelinde ise ticari borçlardaki artışı, ertelenmiş gelirlerin tahsilatını ve borç ertelemenin olduğunu görüyoruz. Burada dikkat çekeceğimiz yön ise: Operasyonel nakit üretiminin gerçek karlılıktan kaynaklanmıyor olmasıdır. Bu da doğal olarak sürdürülebilirlik sorununu gündeme getiriyor.

 

 

Sonuçta; Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin nakit akışı tablosu görünüşte pozitif (3.2 milyar TL işletme nakit) olmakla birlikte, ne yazık ki nakit akım kalitesi düşük.

 

 

Nakit üretimi esas faaliyet kârından değil, borç erteleme ve avanslardan geliyor. Yatırım faaliyetleri nakit yakıyor, finansman girişi geçici destek sağlıyor. Dönem sonu nakit 885 milyon TL ile kısa vadeli yükümlülükleri (15.3 milyar TL) karşılayamıyor → Likidite baskısı yüksek.

 

 

 

Sonuçta;

 

 

 

İşletme nakit akışı pozitif ama kalitesi düşük. Ticari borç erteleme ve ertelenmiş gelirlerle yaratılan nakit akışı sürdürülebilir olmaktan uzak. Yatırım nakit çıkışı -1.18 milyar TL (transfer harcamaları) kulüp nakit akışına en büyük darbeyi vuran kalemlerden birisi.  Finansman girişi sınırlı. Dönem sonu nakit 885 milyon TL (+387 milyon artış), olmasına karşın, kısa vadeli yükümlülükler toplamı olan 15.3 milyar TL'yi karşılamaktan uzak. Nakit üretimi gerçek karlılıktan değil, borç çevirmeden geliyor. Bedelli sonrası nakit girişi kurtarıcı olabilir, aksi taktirde şirketin nakit darboğazına girmesi sürpriz olmaz.

 

 

Karşılaştırma:

 

 

30 Kasım 2025 itibarıyla Fenerbahçe'nin işletme nakit akışı +3,2 milyar TL pozitif görünmekle birlikte tedarikçi borç artışı kaynaklı ve sürdürülebilirlikten uzak bir yapıda. Negatif çalışma sermayesi (-6,1 milyar TL) likidite baskısı yaratıyor.

 

 

Galatasaray’da ise işletme nakit akışı -4,8 milyar TL negatif bir seyir içinde.  Yatırım -2,9 milyar TL, finansman +7,6 milyar TL; net nakit değişimi -0,2 milyar TL durumunda. Pozitif kâr daha yüksek (1,37 milyar TL) ile daha dengeli görünüyor.

 

 

4.Özkaynak Tablosu Analizi

 

 

30.11.2025 itibarıyla Fenerbahçe Futbol A.Ş. özkaynak tablosu finansal açıdan ciddi uyarılar veriyor:

 

 

Özkaynaklar 200.6 milyon TL negatif durumda. Şirketin toplam varlıklarının finansmanında, borç veya bağlı ortaklık alacakları gibi yükümlülük dışı kaynaklar ile kapatılması gereken açık var. Bu durum Futbol A.Ş.’de sürdürülebilir bir mali dengenin bulunmadığını bize gösteriyor.

 

 

Bir önceki dönem ile karşılaştırdığımızda, Futbol A.Ş.’nin özkaynak açığı önceki döneme göre 1,14 milyar TL daralmış olsa da hâlâ negatif seyrini koruyor.

 

 

Özkaynağın negatif olmasının temel nedenlerine bakıldığında ise; geçmiş yıllardan gelen kümülatif zararlar ve tahsil edilmeyen ilişkili taraf alacaklarının, bilanço “yükümlülüğünü” artırarak özkaynakları eritmiş olduğunu görüyoruz.

 

 

Her ne kadar sermaye artırımı ve bağlı şirket alacakları bilançoda kısa vadede “toplam varlık”ı artırmış görünse de, özkaynakları tam olarak güçlendirdiğini söyleyemeyiz.

 

 

Bilanço dengesi ve riskler açısından özkaynak tablosunu değerlendirdiğimizde;

 

 

Futbol A.Ş.’nin öz kaynaklarının negatif olması, TTK 376 gereğince şirketin teknik olarak borca batık sayılmasına neden oluyor.

 

Diğer taraftan negatif özkaynak, kredibiliteyi düşürüyor ve yatırımcı/finansal partner nezdinde risk algısını yükseltiyor.

 

Banka ve ticari krediler sürdürülemez hale gelebilir, özellikle gelirler sportif başarıya bağımlı olduğundan;

 

Sürdürülebilirlik açısından negatif özkaynak, uzun vadeli sürdürülebilirlik için yeniden sermaye veya yapılandırma ihtiyacını zorunlu kılıyor.

 

Nitekim şirketin Ocak 2026’da gerçekleştirdiği % 400 bedelli sermaye artımı bu açığı kapatmaya yönelik kullanılacakmış gibi görünüyor. Ne var ki, bedelli sermaye artırımından gelecek ilave 5 milyar TL civarındaki kaynak, özkaynakları pozitife çevirse de, 9.2 Milyar TL’lık geçmiş yıllar zararlarını sıfırlayamayacağı için sürdürülebilirlik açısından riskler devam edecek gibi duruyor.

 

 

Sonuçta, Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin özkaynak tablosu 30 Kasım 2025 itibarıyla negatif, bu mali yapının sürdürülebilir olmadığına; borç ve yükümlülük baskısının bilanço üzerinde baskı yarattığına işaret ediyor. Operasyonel kârlılık ile desteklenmeyen bu yapı, sadece finansal enstrüman veya sermaye artırımı ile dengelenemez; güçlü mali disiplin ve gelir modeli dönüşümü gerekiyor.

 

 

Karşılaştırma:

 

30 Kasım 2025 itibarıyla Fenerbahçe Futbol A.Ş.'nin özkaynakları -201 milyon TL civarında negatif (31 Mayıs 2025'te -1,34 milyar TL idi; bedelli sermaye artırımı ile kısmen iyileşti). Birikmiş zararlar yüksek, denetçi "işletme sürekliliği belirsizliği" notu düşmüş, yapısal olarak borç ağırlıklı bir bilançoya sahip görünüyor.

 

 

Galatasaray Sportif A.Ş.’de ise ana ortaklığa ait özkaynakları +15,35 milyar TL (31 Mayıs 2025'te +5,14 milyar TL idi; %150 bedelli sermaye artırımı ile güçlendi). Pozitif ve yüksek seviyede, dönem net kârı 1,37 milyar TL de buna ilave katkı sağladı.

 

 

GS özkaynakları sermaye enjeksiyonuyla güçlü ve pozitif görünürken; FB ise hâlâ negatif bölgede.

 

 

5.Kur Riski Analizi: Kurlarda Bir Atak Kulübü Tarihin En Büyük Mali Depremine Sokabilir.

 

 

Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin nin 30 Kasım 2025 tarihli  Kur Riski Tablosuna göre;

 

Kulübün net döviz pozisyonu açığı bir önceki döneme göre % 44 artarak  -7.37 milyar TL’na ulaştı. Yani, TL karşısında döviz yükümlülükleri, döviz varlıklarından 7.37 milyar TL daha fazla. Bu, kulüp için adeta patlamaya hazır bir bomba gibi duruyor. Sadece 6 ayda kur riski 2.25 milyar TL şişmiş vaziyette!

 

 

Döviz Varlıkları 1.37 milyar TL olan Futbol A.Ş.’nin varlıkları, yükümlülüklerinin sadece %15’ini karşılayabiliyor. Kulüp dövizle borçlanıyor ama döviz geliri üretemiyor.

 

 

Olası kur riskine karşın döviz pozisyonunun hedge edilen kısmı sadece 383 milyon TL. Bu da toplam açığın sadece %5’ini korumuş oluyor. Bir diğer ifadeyle kulüp %95 kur riskine açık pozisyonda.

 

 

Ne Tür Riskler Söz Konusu?

 

 

Kur Şoku Riski – En Büyük Tehdit TL’de…TL’de yaşanacak olası bir  %20’lik değer kaybı 1.47 milyar TL ek kur zararı yaratıyor. Bu tutar, kulübün 6 aylık esas faaliyet zararının (-2.17 milyar TL) yarısından fazlasını oluşturuyor.

 

 

Faiz + Kur çifti darbesi, 6 ayda 789 milyon TL’na ulaşmış olan finansal maliyetleri  daha da artırıyor. Bu nedenle dövizli finansal borçlar, faiz + kur farkı ile daha da katlanıyor. Bu da yıllık ilave 2-3 milyar TL arası ek finansal yük getirebilecek nitelikte.

 

 

Olası bir Nakit Akışı Krizi, 9.94 milyar TL gibi bir yüksek tutara ulaşan garanti maaş yükümlülüğünün çoğunun dövize endeksli bulunması, olası kur artışlarında maaş ödemelerinde 2026-2027’de nakit darboğazı yaşatabilecek nitelikte görünüyor.

 

 

Böylesi döviz yapısına sahip bir mali durumda, döviz bazlı  transfer ve sponsorluk gelirlerinin olumlu etkisi çok sınırlı kalıyor. Kısacası, kulübün döviz geliri düşük (Avrupa katılımı sınırlı). Transfer satışları döviz getirmezse, kulüp döviz borcunu çeviremez hale gelir.

 

 

Mevcut 7.37 milyar TL’lik net döviz açığı, kulübün bilançosunun önemli bir kısmının dövize bağımlı olduğunu gösteriyor.

 

Hedge oranı %5 ve kulüp kur riskine karşı korunaksız bir durumda.

 

TL’de yaşanacak olası %30 değer kaybı, kulübe 2.2 milyar TL kur zararı yazabilir. Bu da tek başına kulübü finansal krize sokar.

 

Bedelli artırımı sonrası nakit gelse bile, döviz yükümlülükleri azalmaz, kur şoku devam eder. Kulüp burada gereksiz bir döviz spekülasyonu riskini almış görünüyor.

 

 

Fenerbahçe’nin mali yapısı adeta kur mayını üzerinde duruyor. Bedelli sermaye artırımı borçları TL’ye çevirse bile, döviz açık pozisyonu -7.37 milyar TL ile kulübü her kur hareketinde sallayabilir. Hedge’in olmadığı bir finansal yapıda, yüksek oranlı kur atakları kulübü tarihinin en büyük mali depremine sokabilir.

 

 

Kur riski yönetilmezse, Fenerbahçe’nin geleceği yabancı paranın insafına kalmış demektir.

 

 

Karşılaştırma:

 

 

 

FB'nin döviz açığı GS'ye göre daha büyük (-7.37 vs -5.03 milyar TL)  durumda. Hedge oranı GS'de neredeyse sıfır pozisyonunda.

 

Her iki kulüp te döviz borcuna bağımlı ve hedge'siz.

 

FB daha ağır kur riskine maruz…Bu bağlamda kur şoku FB'yi daha sert vurabilir.

 

Artık analizimizin sonuna yaklaşmış bulunuyoruz.

 

 

Fenerbahçe Futbol A.Ş.’ne İlişkin Genel Finansal Değerlendirmeler

 

 

 

1.Likidite ve kısa vadeli risk

 


30 Kasım 2025’te dönen varlıklar 9,23 milyar TL, kısa vadeli yükümlülükler 15,33 milyar TL olup arada 6,1 milyar TL açık bulunuyor. Denetçinin özellikle vurguladığı gibi, ilişkili taraftan olan 4,64 milyar TL alacağı dışarıda bırakırsak; kısa vadeli yükümlülükler, dönen varlıkları 10,7 milyar TL aşıyor. Bu, teknik olarak Futbol A.Ş. üzerinde ciddi bir likidite baskısı yaratıyor. Buradan da görülebileceği üzere, kulüp günlük faaliyetini sürdürebilmek için nakit yaratmaktan daha çok, yapılandırma ve sermaye desteğine bağımlı bir yaşam sürdürüyor.

 

2.Özkaynak ve bilanço dengesi

 


Özkaynaklar hâlâ 200,6 milyon TL. negatif durumda. Mayıs 2025’te bu rakam -1,34 milyar TL idi; yani buna göre bir iyileşme söz konusu ama bilanço hâlâ borç ağırlıklı. Toplam varlıkların neredeyse tamamı borçla finanse ediliyor. Bu yapı TTK 376 açısından “borca batıklık riski” sinyali üretmeye devam ediyor. Sermaye artırımı sonrası tablo rahatlayacak olsa da, mevcut ara dönem itibarıyla bilanço kendi kendini taşıyan bir sermaye yapısına sahip değil.

 

3.Karlılık kalitesi

 

6 aylık dönemde satış gelirleri 5,79 milyar TL’ye çıkmış ama faaliyet zararı -2,17 milyar TL. Yani ana iş kolu zarar yazıyor. Dönem kârı 37,6 milyon TL; bu, operasyonel başarıdan değil finansman ve muhasebe etkilerinden gelen bir denge kârı. Faaliyet modeli kendi başına kârlı değil. Sportif/operasyonel ekonomi zarar üretirken toplam kâr yazılması kalite sorunu yaratır.

 

4.Denetçinin uyardığı ana risk

 

4,64 milyar TL’lik vadesiz ilişkili taraf alacağı bilanço için en kritik kalem. Buna karşılık hiçbir beklenen kredi zararı karşılığı ayrılmamış. Eğer bu alacağın tahsilinde gecikme veya değer düşüşü olursa, tek kalemde özkaynaklar yeniden derin negatife dönebilir. Denetçi bu kalemin tahsil kabiliyeti konusunda risk endişesini açıkça dile getirmiş.

 

5.Borç servisi ve sürdürülebilirlik

 


Kısa vadeli banka kredisi 719 milyon TL. Toplam borç seviyesi ve kısa vadeli yükümlülük baskısı düşünüldüğünde, kulüp nakit akışına karşı çok hassas. Sermaye artırımıyla gelen 5 milyar TL kritik bir nefes alanı yaratacakmış gibi görünüyor. Bankalar Birliği borcunun kapatılması faiz yükünü azaltarak sürdürülebilirlik adına en güçlü pozitif adım olacak gibi duruyor. Ancak bunu bir yapısal dönüşüm olarak değil, bir finansal resetleme olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır. Fenerbahçe net borcu hâlâ yüksek. Kulübün toplam borcundan, nakit ve benzeri varlıklar düşüldüğünde net borç tutarı 17.5 Milyar TL’na (Yaklaşık 338 Mio Euro) ulaşıyor. 

 

Bu borçlanma kulübün finansal sürdürülebilirliğini tehdit edecek nitelikte.

 

 

Özetle;

 

Kulüp şu anda operasyonel olarak zarar üreten, borçla büyümüş, sermaye enjeksiyonuyla ayakta tutulan bir yapı olarak görünüyor. Sermaye artırımı olmasaydı, bilanço ciddi sürdürülebilirlik riski taşıyacaktı. En büyük tehdit ise: ilişkili taraf alacağının kalitesi + faaliyet modelinin zarar üretmeye devam ediyor olması. Gerçek iyileşme ancak futbol faaliyetlerinin pozitif nakit üretmesiyle mümkün olabilir. Aksi halde, her birkaç yılda yeni bir sermaye enjeksiyonu gerekir.

 

Bedelli sonrası özkaynak pozitife dönebilir, ama şu an bilanço batık durumda; finansal yapı hayatta ama can çekişiyor.

 

  1.  

 

Genel tespitlerimizi kısa başlıklar altında kısaca tekrarlayarak yazımızı devam edelim:

 

 

1.Futbol Boğuyor, Mağazacılık Kurtarıyor!

 

 

 

Kulüp futbol faaliyetlerinden net zarar ediyor ve bu haliyle kulübün kanayan yarası (%95 yükümlülük burada). Mağazacılık ise kulüp açısından tek nefes alanı (%30 net varlık üretimi). Kulüp mağazacılıkla ayakta, futbolla batıyor!

 

 

 

  1. 2.     Borç Servisi ve Net Borç Yükü: Faiz Canavarı Uyanıyor!
    1.  

 

Kulübün net borçlanması geçen seneye göre önemli miktarda artmış durumda. Borç servis yükü hafifletilmez ise kulüp finansal darboğaza girebilir.

 

 

 

3. Döviz Pozisyonu: Kulüp Döviz Mayını Üzerinde!

 

 

Yüksek net döviz açığı kulübün geleceğini tehdit eden en büyük risklerin başında geliyor. Kulüp döviz riskini hedge etmeyerek, adeta kulübün geleceğini Euro’nun insafına bırakmış durumda. Açık pozisyon kapatılmaz ise her kur atağı kulübü sıkıntıya sokabilir. Yüksek tutarlı garanti maaşlar (9.94 milyar TL) çoğunluğu dövize endeksli ve bu çok büyük bir risk oluşturuyor.

 

 

4. Üst Düzey Yönetim Giderleri: Yönetime Cömertlik!

 

 

Futbol A.Ş.’nin genel yönetim giderlerinin bir önceki döneme göre %300 artarak 552 milyon TL’na yükseldiği görülüyor. Temel faaliyetlerinden kâr üretemeyen bir yapıda genel yönetim giderlerinin fahiş bir artış kaydetmesi sorgulanmayı gerektiriyor.

 

 

Genel yönetim giderleri içinde  dikkati çeken bir başka faktör de üst yönetime bol keseden verilen ücret ve maaşlar…Nitekim, maaş + prim + faydalar olarak kulübün genel yönetim giderleri içinde üst düzey yönetime ödenen tutar ilk 6 ay için 8.6 milyon TL civarında. Kulüp zarardayken, yönetime 8.6 milyon TL ayrılması "Zarar üretirken lüks içinde" algısı yaratıyor. Bu tutar GS’da 5.9 milyon TL ve BJK'de ise 6-7 milyon TL civarında. Kulüp, yönetim giderini kısarak kaynak yaratmalı.

 

 

5. İlişkili Taraflar ve Alacaklar: Can Simidi mi, Tehlike mi?

 

 

Kulüp'ten alacak 4.64 milyar TL (%11 artış), borçlar ise düşük (73 milyon TL). Faiz geliri 489 milyon TL. İlişkili taraflardan alacaklar can simidi gibi duruyor ama denetçi şartlı görüş vermiş durumda: "Tahsil edilebilirlik belirsiz" diyor. Bu, mali yapıyı Kulübe bağımlı kılıyor. Tahsilat olmazsa Futbol A.Ş. bilançosu çöker. Diğer taraftan bu hesaplar aracılığıyla kulübe nakit desteği sağlanıyor. Buradaki risk: Bağımlılık tuzağı + tahsilat riski.

 

 

 

6. Teminat/Rehin/İpotek (TRİ): Kulüp Geleceği İpotek Altında!

 

 

Verilen toplam TRİ 368.8 milyon TL (%2 artış). Kulüp kendi adına 318.6 milyon TL TRİ vermiş durumda. Varlıkların (stat hakları, hisseler) %10-15’i ipotekli. Yeni kredi almak zorlaşıyor, krizde haciz riski yüksek. Kulüp bu yapıyla alacaklıların inisiyatifine girmiş durumda. Bedelli sonrası bu zincir kırılmazsa Futbol A.Ş.’nin hareket alanı daralır.

 

 

7. Futbolcu Sözleşmeleri Yükümlülükleri: Maaş Bombası!

 

 

Bilanço dışı garanti ücret yükümlülüğü 9.94 milyar TL (Yaklaşık 187 milyon Euro, +%74 artış). 2026-27 sezonu 3.63 milyar TL yükümlülüklerin en yüksek olduğu dönemi gösteriyor. Bilançoda görünmeyen bu finansal kalem, kulüp için ölümcül bir darbe olabilir. Bedelliden gelen  tutar, bu yükümlülüğe ne kadar destek olabilir bilinmez ama Avrupa geliri olmazsa maaşlar ödenemez gibi görünüyor. Mevcut verilere göre kulüp 2026-2030 arası ciddi maaş riski ile karşı karşıya kalabilir.

 

 

8. Bedelli Sermaye Artırımı Etkisi: Zaman Satın Alma mı?

 

 

2026 Ocak bedelli sermaye artırımıyla 5 milyar TL nakit girişi sağlanmış oldu. Bu sayede borç azalabilecek, özkaynak pozitife dönebilecek, likidite açığı kapanabilecek. Ancak bu, "kurtuluş paketi" operasyonel reformlar yapılmaz ise kulüp adına sadece zaman satın almak anlamına gelecek. Zarar üreten yapı sürdürülebilir ve kârlı bir yapıya dönüştürülemez ise yeni bedelli artışları kaçınılmaz olacaktır.

 

 

9. Genel Sonuç ve Tehditler: Deprem Bekleyen Yapı

 

 

Fenerbahçe bu mali yapısıyla adeta zarar üreten bir fabrikaya dönüşmüş durumda. Sarı lacivertli kulüp borç sarmalına girmiş durumda. Döviz pozisyonu ise patlamaya hazır bir mayın gibi finansallar içinde salınıyor.Bilanço şişmiş, sürekli nakit eritiyor, zarar üretiyor. Tüm bunlara karşın yönetim cömert, ilişkili alacaklar belirsiz, ipotekler ise geleceği adeta zincirlemiş vaziyette.

 

Sonuç:

 

Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin finansal yapısı yüksek riskli bir görünüm sergilemektedir. Likidite oranlarının 1’in altında kalması, kulübün kısa vadeli yükümlülüklerini karşılamakta zorlandığını ve nakit yönetimi baskısı altında olduğunu göstermektedir. Toplam borçların varlıklara oranının yüksek olması ve özsermayenin negatif seviyede bulunması, finansmanın büyük ölçüde borçlanmaya dayandığını ortaya koymaktadır. Son dönemde özsermaye açığında sınırlı bir iyileşme görülse de mevcut yapı, sürdürülebilirlik açısından yapısal önlemlere ihtiyaç olduğunu göstermektedir.

 

  1.  

 

Özetle; buraya kadar yaptığımız analizlerin sonucundaFenerbahçe Futbol A.Ş.’nin “teknik iflas eşiğinden hâlâ uzaklaşamadığını”;  ancak, “kontrolsüz bozulma sürecinin durdurulabileceğini ortaya koyuyor.

 

Fenerbahçe’nin SWOT Analizi

 

Fenerbahçe’nin finansallarından hareketle SWOT analizini yaptığımızda;

 

S – Strengths (Güçlü Yönler)

 

  • Geniş ve tutkulu taraftar tabanı
    Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük taraftar kitlelerinden biri; güçlü aidiyet ve sürekli talep.
  • Güçlü marka ve köklü tarih
    100+ yıllık geçmiş, yüksek marka değeri ve tanınırlık.
  • Maddi potansiyel ve sponsor gücü
    Büyük sponsorluk anlaşmaları, yüksek forma ve lisanslı ürün satışı.
  • Modern stadyum ve tesisler
    Ülker Stadyumu ve Samandıra tesisleri önemli bir altyapı avantajı.
  • Çok branşlı sportif yapı
    Basketbol başta olmak üzere amatör branşlarda uluslararası başarılar → marka gücünü besliyor.

 

W – Weaknesses (Zayıf Yönler)

 

  • Sportif istikrarsızlık (özellikle futbolda)
    Sık teknik direktör değişimi ve oyun kimliği sorunu.
  • Avrupa’da başarı eksikliği
    Son yıllarda kalıcı Avrupa başarısının olmaması.
  • Yönetsel istikrarsızlık ve kutuplaşma
    Yönetim–taraftar–kamuoyu gerilimi, uzun vadeli planları zayıflatıyor.
  • Zayıf özkaynak yapısı
    Borçluluk oranı yüksek, finansal esneklik sınırlı.
  • Sürdürülebilir olmayan mali yapı
    Kısa vadeli sportif başarı için yüksek maliyetli kadro kurma eğilimi.

 

O – Opportunities (Fırsatlar)

 

  • Genç oyuncu geliştirme ve satış modeli
    Altyapıdan yetişen ya da genç transferlerle Avrupa pazarına açılma.
  • Markanın globalleştirilmesi
    Dijital platformlar, yurt dışı taraftar kitlesi ve uluslararası sponsorluklar.
  • Sportif yeniden yapılanma
    Uzun vadeli teknik plan + sabırlı yönetim modeli ile istikrar yakalama.
  • Finansal yeniden yapılandırma
    Borçların çevrilmesi, gelir–gider dengesinin sağlanması.
  • Basketbol ve diğer branşlardaki başarıyı sinerjiye dönüştürme
    Kulüp algısını güçlendirme ve sponsorluk çekme.

 

T – Threats (Tehditler)

 

  • Rakip kulüplerin sportif ve mali yükselişi
    Özellikle Avrupa’ya düzenli giden rakiplerin gelir farkı yaratması.
  • Taraftar sabırsızlığı ve baskı ortamı
    Uzun vadeli projelerin yarım kalma riski.
  • Finansal fair play ve ekonomik koşullar
    Kur artışı, faizler ve UEFA yaptırımları.
  • Başarısız sezonların marka değerine etkisi
    Sponsorluk ve ticari gelirlerde düşüş riski.

 

Özetle,

 

Fenerbahçe’ninSWOT analizinde Sarı Lacicert camianın  en büyük gücünün marka + köklü taraftar  tabanına sahip olduğunu görüyoruz. 

 

En büyük sorunu ise sürdürülebilir ve istikrarlı bir mali yapıya sahip olunamaması ve buna bağlı oluşan sportif başarısızlık.

 

Doğru planlama ve sabırla, potansiyeli çok yüksek olan kulüp bu olumsuzlukların üzerinden gelebilir.

 

Ne var ki, mevcut yönetsel anlayışla devam edilecek olur ve kulübün yapısal değişim ve dönüşümü sağlanamaz ise bu potansiyel kulübün geleceğini tehdit tehdit eder hale gelebilir.

 

 

Öneriler

 

Fenerbahçe Futbol A.Ş.'ye Mali Dönüşüm Önerileri: Acil Aksiyon Planı

 

Fenerbahçe'nin finansalları acil müdahale gerektiriyor. Bedelli artırımı "kurtuluş paketi" olsa da, yapısal reform olmadan geçici kalabilir. Bu bağlamda değerlendirdiğimde, kulübün 2026-27 döneminde en öncelikli hedefi sürdürülebilir kârlılık olmalıdır diyorum.

 

Yaptığım analizlere bağlı olarak diğer konularda da önerilerimi kısa başlıklar altında sıralarsam:

 

1. Likidite Krizi: Nakit Akışını Güvence Altına Almalı (Öncelik: Yüksek)

 

  • Temel Olumsuzluk: Kısa vadeli yükümlülükler dönen varlıkları 6 milyar TL aşıyor; bu da nakit erimesine neden oluyor.
  • Öneri: Bedelli nakit girişini (5 milyar TL) öncelikle kısa vadeli borç kapatmaya yöneltmek; ilişkili taraflardan alacak tahsilatını hızlandırmak gerekiyor.
  • Bu konuda Aksiyonlar:

 

  • Uygulaması zor ama ilişkili taraflarda Futbol A.Ş.’nin 3 ay içinde Kulüp'ten alacaklarının tahsilatı için yasal sözleşme yenilemesine gitmelidir.
  • Ticari borçlarda geçen dönme göre önemli artışlar söz konusu. Bu amaçla tedarikçi borçlarının yapılandırılması kulübe likidite ve finans açısından soluklanma olanağı yaratabilir. Bu kapsamda 9.5 milyar TL’na ulaşan  ticari borcun mümkünse  12-18 aya yayılması isabetli bir karar olacaktır.
  • Borç yönetimini gerçekleştirecek nakit yönetimi komitesi kurularak, aylık nakit akış bütçesi uygulanmalı, ertelenmiş gelirler (kombine) nakde çevrilmelidir.

 

2. Borç Servisi ve Net Borç: Faiz Sarmalı Kırılmalıdır (Öncelik: Çok Yüksek)

 

  • Olumsuzluk: Yüksek net borçluluğun kulübe faiz maliyeti yıllık 1.5 milyar TL civarındadır. Bu da operasyonel zararı katlanmasına, kulüp kârlılığının erimesine sebep oluyor.
  • Öneri: Bedelliden gelen nakit ile borçlar azaltılmalı; uzun vadeli borçlar düşük faizli TL kredilere dönüştürülmelidir.
  • Aksiyonlar:

 

  • Bankalar Birliği kalıntılarını (2.72 milyar TL) tamamen kapatılmalı; kalan borçlar ise düşük faizden yeni yapılandırılmaya alınmalıdır.
  • Net borç oranı %50'ye indirilmelidir. 1 yılda 1 milyar TL net borç azaltım hedefi koyulmalıdır.
  • Altı aylık dönem içinde 1.044 Milyon TL’na ulaşan finansman giderlerinin, satış hasılatının % 10’una kadar düşürülmesi sağlanmalıdır.

 

3. Döviz Pozisyonu: Kulüplü Mayınlı Sahadan Kurtartmak Gerekir (Öncelik: Acil)

 

  • Olumsuzluk: Kulübün 7.37 milyar TL’lık açık pozisyonun sadece %5’ini  hedge etmiş durumda. TL'de olası bir  %20’lik devalüasyon, kulübün 1.47 milyar TL kur zararına uğramasına neden olabilir.
  • Öneri: Döviz açığı tamamen hedge edilmeli; maaş sözleşmeleri mümkün olduğunca  TL'ye endekslenmelidir.
  • Aksiyonlar:

 

  • 6 ayda hedge oranı %50'ye çıkartılmalı: Forward sözleşmeleriyle en az  3-4 milyar TL’lık döviz yükümlülüğü risk koruması altına alınmalıdır..
  • Yeni transfer/maaş sözleşmelerini TL bazlı yapılmalı; mevcutlar ise revize edilmelidir (9.94 milyar TL garanti yükümlülüğü).
  • Avrupa geliri hedeflenmelidir: Döviz girişi yaratılmalıdır.

 

4. Operasyonel Kârlılık: Zarar Üretmeyi Durdurmalı (Öncelik: Orta Vadeli)

 

  • Olumsuzluk: Esas faaliyet zararı -2.17 milyar TL’na ulaşırken, bu zararın neredeyse tamamı futbol bölümünden geliyor.
  • Öneri: Futbol giderlerinde etkin bir yönetimle maliyet optimizasyonuna gidilmeli; gelir çeşitlendirme ile pozitif nakit üretilmelidir.

 

 Aksiyonlar:

 

  • Futbol maaş bütçesi gelirin %60'ıyla sınırlandırılmalı; yüksek maaşlı oyuncular satılmalıdır (transfer satışı artır).
  • Mağazacılık kârı daha da büyütülmelidir: Dijital satışlar %30 daha artırılmalı, yeni sponsorluklarla ticari geliri 500 milyon TL'ye kadar çıkartılmalıdır.
  • Genel yönetim giderlerinde “cost cutting- maliyet tasarrufu” sağlanmalıdır. Bu amaçla alınacak tasarruf önlemleri ile genel yönetim giderleri düşürülmelidir. Bunun için: personel sayısını azaltmak, gereksiz harcamaları kısmak, daha ucuz tedarikçilere geçmek, gerekir. Bunun yanısıra, 8.6 milyon TL'ne ulaşan  üst düzey yönetim giderinde kısıtlamaya gidilmeli, en az %20 düşürmelidir (GS gibi 6 milyon TL bandına inilebilir).

 

5. İlişkili Taraflar ve TRİ: Bağımlılığı Azalt (Öncelik: Stratejik)

 

  • Olumsuzluk: 4.64 milyar TL İlişkili taraflardan alacakların tahsili belirsiz; TRİ 368 milyon TL (ipotek riski).
  • Öneri: İlişkili alacakları tahsil et; TRİ'yi minimize et.
  • Aksiyonlar:

 

    • Kulüp'ten alacak tahsilatı için 12 aylık plan uygula; teminatlandır.
    • TRİ'yi %50 azalt: İpotekli varlıkları serbest bırakmak için borç yapılandır.
    • Bağımsız denetim komitesi kur: İlişkili işlemler için şeffaflık raporu zorunlu kıl.

 

6. Genel Strateji: Dönüşüm Yol Haritası

 

  • Olumlu Potansiyel: Bedelliyle kulübe giren nakit + Avrupa başarısı, kulübü finansal olarak rahatlatabilir.
  • Genel Öneri: Mali disiplin komitesi kurulması öncelikle hayata geçirilmelidir. Bu amaçla 3 yıllık plan yapılmalıdır. Bu kapsamda ana hedef: Borçlarda %50 azalma, operasyonel kârda %100 artış sağlanmalıdır.
  • Aksiyonlar:

 

    • Kısa vadeli (6 ay): Likiditeyi güvenceye al, döviz hedge edilmeli.
    • Orta vadeli (1-2 yıl): Maliyet kıs, geliri çeşitlendirilmeli.
    • Uzun vadeli (3 yıl): Bağımsız mali yapı kurulmalı; kulübün alacaklılara olan bağımlılığı bitirilmelidir.

 

Yukarıda dile getirdiğim konuları özetle toparlayacak olursam, ilkin şunu söyleyebilirim: Mevcut finansal tablo Fenerbahçe’nin geleceğinin  "ipotek altında” olduğunu gösteriyor.

 

Bedelli artırımı kulübe finansal soluklanma olanağı sağladı ama operasyonel reformlar yapılmaz ise kulüp mali çöküşe sürüklenebilir. Bu önerilerle kulüp 2027'de kârlı bir kulübe dönüşebilir; aksi taktirde yeni krizler kaçınılmaz olabilir. Kulüp, "zarar üretmekten" "değer yaratmaya" geçen bir stratejiye yönelmelidir. Bu da kulüpte köklü bir değişim ve dönüşümü gerekli kılıyor. Fenerbahçe değişmek ve dönüşmek zorunda. Kulübün var olan potansiyeli bu değişimi yapabilecek  güç ve yetenekte görünüyor. 

 

2.2.26 FB Guclu ve Zayif Yonler

 

Sonuç

 

Fenerbahçe Futbol A.Ş., bugün tarihindeki en derin mali krizlerden birinin tam ortasında duruyor: Negatif özkaynak, 7.37 milyar TL’lik döviz pozisyon açığı, 9.94 milyar TL’lik bilanço dışı maaş yükü ve esas faaliyetlerden gelen rekor zararlar…

 

Kulübün geleceği, artık sahadaki başarıdan çok; borç sarmalından kurtulma, döviz riskini yönetme, maliyet disiplini kurma ve bağımsız nakit üretme kapasitesine bağlı görünüyor. Eğer kulüp atılması gereken finansal yapısal adımları atmazsa, Fenerbahçe’nin finansal hikâyesi “kurtuluş” değil, “tekrarlanan kriz” olarak yazılacak gibi duruyor.

 

Bedelli sermaye artırımıyla alınan 5 milyar TL’lik finansal nefes, kısa vadeli bir mali soluklanma olanağı sağlasa da, operasyonel dönüşüm gerçekleşmediği sürece bu sermaye piyasası aksiyonu kulübe sadece “zaman satın almaktan” ibaret kalacaktır.

 

Bedelli Kulübün derdine İlaç Olabilecek mi?

 

Ocak 2026’da gerçekleştirilen % 400 bedelli sermaye artışı kulüp için 90+1’de gelen bir kurtarış! Buradan gelen 5 milyar TL nakit girişi borç azaltacak ve nakit pozisyonunu güçlendirecek gibi görünüyor. Ancak operasyonel nakit üretimi iyileşmezse (esas faaliyet zararı düşmezse), sürdürülebilirlik sorunu devam eder. Avrupa başarısı, transfer satışları ve maliyet kontrolü kritik görünüyor. Bu nedenle bedelliden gelecek kaynak kulübün yapısal değişim ve dönüşümüne olanak sağlayacak bir fayda yaratırsa, kulübü yukarıya; tersi durumda ise “ne pahasına olursa olsun” kazanma anlayışıyla gündelik performansa heba edilirse dibe itebilir.

 

Sarı-Lacivertlilerin finansal yapısına ilişkin sorulması gereken gerçek soru şudur: Kulüp, finansal sıkıntıların girdabında savrulan bir yapı olmaktan çıkıp, sahada ve kasada kendi değerini üreten bir kulübe dönüşebilecek mi?

 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  61  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

esitsizliktanitim

aksartbmmraporbanner

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer

Kimler Sitede

Şu anda 2405 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 56264054

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1