“Bahis, Para ve Suskunluk: Türk Futbolunda Amatörlüğün Büyük Yalanı”
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Ahmet TALİMCİLER “Bahis, Para ve Suskunluk: Türk Futbolunda Amatörlüğün Büyük Yalanı”

“Bahis, Para ve Suskunluk: Türk Futbolunda Amatörlüğün Büyük Yalanı”

1qazaq1

Prof.Dr.Ahmet Talimciler- 30 Ocak 2026 Amatörlüğün profesyonellik olarak algılandığı yerde, amatör futbol kulüplerinin profesyonel kulüpler gibi para harcadığı ortamlarda bahis denilen illetin hiçbir düzenleme olmadan dolaşıma sokulması kadar durumun normalleştirilmesi de olağandır.

Paranın zapturapt altına alınması ve yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi Türk futbolunun başka türlü bir şekle bürünebilmesinin olmazsa olmazıdır...

Ekim ayından bu yana bahis soruşturması üzerinden olup bitenleri tartışmaya devam ediyoruz. Ancak hiç beklenilmedik bir anda iletişimin gücünün devreye girmesi sonrasında Türkiye Futbol Federasyonu(TFF) hiç beklemediği yerden yani futbolun alt tabanından gelen haberler karşısında yine benzer tepkiler vermeyi sürdürüyor. Oysa tam aksine asıl üzerinde durulması gerekenin futbolun her bir kademesinde yaşananlar karşısında net duruşlar sergilemek olduğu gerçeğini var gücümüzle hatırlatmak durumundayız. Çünkü ancak bu şekilde futbol denilen alanın başka bir şekle bürünebilmesi mümkün hale dönüşebilir. Aslında durum son derece net ve açık olmakla birlikte bir yerlerde başka türlü bir anlayış dolaşıma sokuluveriyor. Paranın takip edilmesi sonrasında işlerin çözülebilmesi mümkün iken burada devreye başka türlü saikler mi giriyor yoksa bambaşka işler mi oluyor buna kamuoyunun karar vermesi gerekiyor.

Olayların alt tabanda gerçekleştiğinin en büyük göstergelerinden bir tanesi bahis süreci içerisinde cezai işleme uğrayan futbolcuların büyük bir çoğunluğunun alt liglerden geliyor olmasıdır. Ancak işler bununla da bitmiyor ve bitecek gibi de durmuyor çünkü ülkemizin futbol zihniyetinin daha en başından itibaren yanlış bir şekilde kurgulandığı gerçeği ile karşı karşıya bırakılıyoruz. Ne demek istediğimi biraz daha açmam gerekiyor ki bu noktada amatörlük ve profesyonellik dediğimiz anlayışa dair bir şeyler söylemeliyiz. Elit sporcu olarak adlandırdığımız kişilerin hangi spor dalını icra ederlerse etsinler oraya bir davet sonucu geldiklerini ve yaptıkları ‘iş’ karşılığında ücret aldıklarını eklemeliyiz. İşte tam bu noktada amatör sporcuların ise adı üstünde amatör edimlerle mücadele etme amacıyla spor yaptıkları noktasında olmamız gerekirken ülkemizde bu durum bu şekilde yaşanmamaktadır. Bir başka ifadeyle bizim amatör dediğimiz sporcularımız da pre-profesyonel olarak adlandırabileceğimiz bir şekilde spor sahalarında boy göstermektedirler.

Bölgesel Amatör Liglerde süper amatör, birinci amatör olarak adlandırılan kulüplerin özellikle süper amatörlük noktasında geçmişte profesyonel olmuş veya olmaya aday oyuncuları para karşılığı oynatıyor olmaları, daha en başından amaçlanan ile gerçekleşen arasındaki ilişkiyi tersine çevirmektedir. Yirmi maç karşılığı bir milyon liraya anlaşanlardan tutun da on iki maç karşılığı yirmi beş bin lira alanlara kadar farklı skalalar içerisinde paraların döndüğü bir alandan söz ediyoruz. Tabii bir de bu alana yatırım yapan kulüp başkanları ve yöneticileri meselesi var ki işte tam bu noktada TFF’nin parayı takip etmesi zorunlu olmaya başlıyor. Ancak yine bu noktada sadece amatör liglerde değil bütün ligler boyunca bazı takımların olağan dışı harcamalar yapmakta olduğu gerçeği ile karşı karşıya kalıyoruz ki işte burası buzdağının altının her geçen yıl biraz daha fazla büyümesine yol açıyor.

Geçtiğimiz hafta sosyal medyaya yansıyan Kocaeli’de şike var görüntüleri içerisindeki 1.Amatör Lig Play off grubu Tavşancılspor-Uzuntarla Belediyespor ve Çerkeşlispor-Bekirpaşa Başaranspor karşılaşmalarının uzatma dakikalarında iki karşılaşmada uzatmalarda atılan anormal goller sonrasında tartışmalar bir kez daha gündeme taşındı. Benzer şekilde Fatsa Belediyespor ile Sebatspor arasında 3. Lig üçüncü grupta oynanan karşılaşmada Fatsa Belediyespor’un frikikten attığı golün iptal edilmesi büyük tartışmalara yol açtı. Sadece iki örnek üzerinden bile üzerinde konuşulacak çok ama çok fazla meselenin olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Çünkü uzun yıllardır bu ülkenin futbolunun süper ligden ibaret olduğunu onun da asıl konuşulmaya değer yanının sadece ve sadece dört büyük takım olduğu gibi bir tuhaflıklar komedisi izlemekten artık yorulduk. Çünkü bu takımlar sadece ligi domine etmekle kalmıyorlar aynı zamanda ülkenin futbol ikliminin ve futbol dolayımıyla ortaya çıkan bütün gelişmelerin de ötesinde bir yerde özgül bir ağırlık oluşturmak suretiyle bütün olup biteni etkileyen bir yaklaşımın oluşmasına yol açıyorlar.

  1. yönetiminin bu ülkenin futbol zihniyetinin dönüşebilmesi adına başta yukarda belirtmiş olduğum amatörlük meselesi olmak üzere kulüp sayılarının yanı sıra alt yapı organizasyonlarından başlayarak bütün alanlara dair düzenlemeleri hayata geçirmeye ihtiyacı bulunmaktadır. Türkiye’de futbol denilen alanda yaşanan gelişmeler karşısında hiçbir şekilde farklı planlarımızın olmadığını pandemi süreci bizlere fazlasıyla göstermiş bulunmaktadır. Aradan geçen zaman dilimi içerisinde rezerv lig denilen uygulamanın ne yöne doğru yol aldığından başlayarak yabancı oyuncu sayısının nasıl bir görünüm arz edeceğine kadar pek çok noktada sorunlar yaşamaya devam ettik. Bir de üçüncü liglerde otuz yaş üstünde oynatılabilecek oyuncu sayısı meselesini de buraya eklediğimiz anda işler daha da sarpa sarıyor. Tabii bir de son üç aydır uğraşılan bahis meselesi var ki bu noktadaTFF yönetimlerinin toptan sınıfta kaldıkları gerçeğini belirtmeliyiz.

Hiçbir düzenleme yapmadan sadece ve sadece gelen fırtınayı bekleyen bir yönetim anlayışının ülke futbolunun marka değerini yükseltebilmesi mümkün olmayacaktır, ki bu durumu kupa organizasyonlarının ne kadar tuhaf bir şekle sokulduğu gerçeğinde bir kez daha görmüş olduk. Türkiye Kupası adı altında sadece büyüklerin yol alması için organize edilen bir anlayış ile karşı karşıya bırakılıyoruz. Sonucun belirsizliğinin en ufak bir biçimde arzu dahi edilmediği zaten arzu edilse de yönetimlerin buna pek de sıcak bakmadığı bir yaklaşımın tribünlere seyirci çekebilmesi pek de mümkün olmuyor. Bu yüzden de yayıncı kuruluş da büyüklerin finalde olmasını dört gözle bekliyorlar veyahut onları orada tutacak bir düzenleme için yanıp tutuşuyorlar.

Son olarak futbol aleminde herkesin birbirini gayet iyi bildiği gerçeğini bir kez daha hatırlatmak isterim. Bir başka ifadeyle, bu camia içerisinde kimin ne yaptığı veyahut nasıl yaptığı hakkında malumat fazlasıyla bulunmaktadır. TFF bu noktada amatör alanlardan başlayarak alt liglerin daha sağlıklı ve kaliteli bir anlayışın içerisinde hareket edebilmesi amacıyla yönetimsel düzenlemeleri hayata geçirmek durumundadır. Aksi halde eski tas eski hamam anlayışıyla yola devam ederiz ve buradan sonra Avrupa futbolu ile aramızda açılan makası istediğiniz kadar transfer yapın kapatabilmeniz mümkün olamaz! Gerçi asıl meselemizin başarı kazanmak mı yoksa bu ülkenin çocuklarına ve gençlerine spor yaptırmak mı olduğu tartışmasını da yeniden açmak durumundayız. Çünkü amatörlük meselesinde hayatın fena halde futbola benzediği o muhteşem filmin (Dar Alanda Kısa Paslaşmalar) mottosunu bir kez daha görünür kılmak zorundayız ki daha fazla çocuğumuzu, gencimizi sporla buluşturabilmek suretiyle hayatlarını daha anlaşılır kılabilmelerine yardımcı olabilelim. Buzdağının altını küçültmeden ve temizlemeden üstündeki pislikleri ortadan kaldırabilmemiz mümkün olmayacaktır. Amatörlüğün profesyonellik olarak algılandığı yerde, amatör futbol kulüplerinin profesyonel kulüpler gibi para harcadığı ortamlarda bahis denilen illetin hiçbir düzenleme olmadan dolaşıma sokulması kadar bu durumun normalleştirilmesi de olağandır. Paranın zapturapt altına alınması ve yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi Türk futbolunun başka türlü bir şekle bürünebilmesinin olmazsa olmazı olarak orta yerde durmaya devam etmektedir. Sadece temizlemek mi istiyorsunuz, yoksa gerçekten çözmek mi; bunun cevabını bir kez daha düşünün derim.

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  5  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Prof. Dr. Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

esitsizliktanitim

aksartbmmraporbanner

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer

Kimler Sitede

Şu anda 1646 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 56128105

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1