Hukuki Açıkların Türk Futboluna Zararı Büyük!
Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Diğer Yazarlar Hukuki Açıkların Türk Futboluna Zararı Büyük!

Hukuki Açıkların Türk Futboluna Zararı Büyük!
Finansal Fair Play
Anadolu Ajansı- 1 Ocak 2015 Türk kulüplerinin sözleşmeleri iyi yönetememeleri nedeniyle 10 yılda 75 milyon avro zarar ettikleri, benzer problemlerin Avrupa'da da yaşandığı bildirildi.

Spor hukuku uzmanı avukat Emin Özkurt, Türk kulüplerinin son 10 yıl içerisinde yapmış oldukları sözleşmeleri iyi yönetememeleri nedeniyle yaklaşık 75 milyon avro zarara uğradıklarını söyledi.

Geçmişte Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın UEFA ve FIFA'daki davalarına bakan Emin Özkurt, AA muhabirine, son günlerde Galatasaray’ın eski teknik direktörü Cesare Prandelli ile yaşadığı sorunla birlikte yeniden gündeme gelen, "Türk kulüplerinin yabancı transferlerden kaynaklanan zararlarına" ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

Özkurt, yaklaşık tahminlere göre, Türk kulüplerinin son 10 yıl içerisinde yapmış oldukları sözleşmeleri iyi yönetememeleri nedeniyle uğradıkları zararın 75 milyon avro civarında seyrettiğine vurgu yaparak, bu kapsamda yaşananlar göz önünde bulundurulduğunda Türk kulüpleri bakımından durumun "pek iç açıcı" olmadığına işaret etti.

FIFA’da, CAS’ta ve son yıllarda UEFA’da görülen ve oyuncu alacaklarına ilişkin davalara bakıldığında, Türk takımlarının bu konuda Rusya ve Güney Kıbrıs ile birlikte en kötü sicile sahip ülkelerden biri olduğunu anlatan Özkurt, bu kötü sicilinden dolayı, takımların daha sözleşme imzalanırken ciddi maliyetler altına girdiğini, Türkiye’ye getirilen yabancı oyuncuların ve teknik adamların da bu durumu bildikleri için Avrupa’da alacakları rakamlardan çok daha yüksek paralara imza attığını söyledi.

"Bugün için hedef Avrupa değil, lig"

Özkurt, Türk kulüplerinin sözleşme kaynaklı kayıplarının sebeplerinin başında kulüp yönetim anlayışının geldiğine dikkati çekti. Özkurt, her yıl yüz milyonlarca liranın döndüğü sektörde, sözleşmeler yapılırken ve daha sonra sözleşme süreçleri yürütülürken, gerekli hukuki katkılar alınmadığından, neticesi istenmeyen sorunların ortaya çıktığını kaydetti.

Bir sözleşmede yer alan rakamın futbolcuya ya da teknik direktöre ödenmesi kadar o sözleşmenin hukuken nasıl yürütüldüğünün önemli olduğuna değinen Özkurt, "Kimi zaman çok basit hukuki açıklardan faydalanıp sözleşmesini FIFA hükümleri çerçevesinde haklı nedenle fesheden ve ayrıldığı Türk kulübünü ciddi gelir eksikliğiyle karşı karşıya bırakan örnekler görmekteyiz" dedi.

Özkurt, en son Galatasaray’ın İtalyan teknik adam Prandelli ile yaşadığı soruna atıfta bulunarak, şunları söyledi:

"Yaşananlara bakıldığında da ne yazık ki bahsettiğimiz kötü tecrübelerden bir başkası olmaya namzet bir sözleşme süreci yönetimi ile karşı karşıya olunduğunu belirtmemiz gerek. Prandelli olayında, bir teknik direktörün sözleşmesini fesih etmek için onun basına yaptığı ve hakaret içermeyen, teknik yoruma ve değerlendirmeye yönelik açıklamalara dayanmak mümkün değildir. Yani Prandelli'nin 'Bugün için hedef Avrupa değil, lig' açıklamasından dolayı sözleşmesinin feshedilmesi haklı neden oluşturmaz ve kulübü teknik direktöre karşı olan mali sorumluluklarından kurtaracak nitelikte değerlendirilmez. Daha önce FIFA ve CAS nezdinde görülmüş dosyalar incelendiğinde bu yaklaşımın kulübü teknik direktöre ödeme yapmaktan kurtarmayacağı kanaati ağır basmaktadır." 

"Birinci sınıf futbol ülkesi"

Futbol ekonomisti Tuğrul Akşar ise Türkiye'nin birinci sınıf futbol ülkesi olmadığı için ülkeye gelen teknik adam ve oyuncuların taviz verilerek getirilebildiğine işaret etti. Akşar, "Bu da olumsuzluklara yol açıyor. Bir diğer konu da  kulüp yönetim kurulu yerine başkanın bireysel tasarrufu söz konusu. Bu durumda tazminat kulübün fonları ile ödeneceği için bu konuyu çok dikkate almıyoruz. Oysa, en az sözleşmenin aslı kadar önemli bir tutarı içeriyorzarar tazmini" diye konuştu.

Yaşanan olumsuzlukların temel nedeni olarak kurumsal yönetimin olmamasını gösteren Akşar, "Dernek statüsünde ve başkana dayalı bilimsel olmayan ve hesap vermeyen bir yönetim modeliyle bu olumsuzluklara yer verilmektedir" dedi.

"Trabzonspor'un erken fesihden kaynaklı zararı 3,6 milyon avro"

Öte yandan Transfermrkt sitesinden derlenen bilgilere göre şu an Fenerbahçe ve Galatasaray'da oynayan yabancıların toplam değerinin ortalaması 74 milyon avro.

Fenerbahçe'nin yabancılarının toplam değeri 64,5 milyon avroyken, en değerli yabancılara sahip Galatasaray'da ise bu rakam 83,5 milyon, Beşiktaş'ta 32 milyon, Trabzon'da ise 29 milyon avroyu buluyor. 

Ayrıca 2014 yılında Fenerbahçe ve Beşiktaş erken fesih bedeli ödemezken, Galatasaray'dan ayrılan Roberto Mancini'ye tazminat ödenmedi.  İtalyan teknik adam Cesare Prandelli süreci Galatasaray'da henüz sonuca ulaşmazken, Trabzonspor'da bu yıl sözleşmeleri sonlandırılarak erken fesih bedeli ödenenler ise şöyle;

Teknik direktör Vahid Halilhodzic: Bu sezon 2 yıllık sözleşmeyle göreve başlayan Boşnak teknik adamın, 6 ay sonunda sözleşmesi karşılıklı feshedildi. Trabzonspor, sözleşme fesih bedeli için Halilhodzic'e sezon sonuna kadarki alacağı olan 980 bin avro ödeyecek. 

Colman: Sözleşmesi karşılıklı olarak feshedildi. Anlaşmaya göre, futbolcuya, 457 bin avro hak ediş bedeli ve 243 bin avro erken fesih bedeli olmak üzere toplam 700 bin avro ödendi.

Malouda: Sözleşmesi karşılıklı olarak feshedildi. Futbolcuya 150 bin avro hak ediş ve 600 bin avro fesih bedeli olmak üzere toplamda 750 bin avro ödendi.

Zokora: Sözleşmesi 31 Mayıs 2015 'te sona erecek oyuncuya geçmişteki alacaklarına karşılık 300 bin avro fesih bedeli ödenecek.

Celustka: Kulüple iki yıl daha anlaşması bulunan futbolcunun sözleşmesi, 112 bin avro ödenerek feshedildi.

Janko: Sözleşme 600 bin avro ödenerek feshedildi.

Bamba: Anlaşmaya göre, oyuncuya 250 bin avro fesih bedeli ödenecek.

Gençlerbirliği Kulübü Başkanı Cavcav

Türk futbolunun önemli isimlerinden Gençlerbirliği Kulübü Başkanı İlhan Cavcav ile Türkiye'de en fazla sözleşme imzalayan teknik direktör unvanının sahibi Yılmaz Vural, konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Cavcav, İstanbul takımlarının transferde harcadıklarıyla kırmızı-karalı kulübün futbolcu ya da antrenörlere ödediği bedeller arasında "uçurum" olduğunu belirterek, "Kasasında on para yok masada milyon harcıyor" diye konuştu.

Kulüplerin durumunun "hiç iyiye" gitmediği uyarısını yapan Cavcav, "Daha dün 550 bin avro ödeyip Milan Smiljanic'i gönderdim. Hayrını görsün. Hiç oynamadan kazandığının hayrını görür mü? Görsün" ifadelerini kullandı.

Kendisinin çalışmadan hiç para kazanmadığını dile getiren Cavcav, şunları söyledi:

"Sözleşmeler üzerinde düşünmek gerekiyor. Kimse üç yıldan az sözleşme yapmak istemiyor. Üç yıl futbolda çok uzun süre. Ben, üç yıl para ödemeye söz veriyorum, sözleşmede yazmasa da futbolcu da 'oynayacağım, hatta iyi oynayacağım, iyi oynamasam da hep çalışacağım' diyor. Ben sözümü tutmadığımda hukuk, UEFA ve avukatlar devreye giriyor, futbolcu sözünü tutmadığında ancak böyle arkasından 'hayrını görsün' diye iyi dileklerde bulunuyorsun."

Futbolcuların hakkının aranmasının kesinlikle gerekli olduğunu kaydeden Cavcav, "Futbolcuların haklarını arayalım tamam ama bu kulüplere ne olacak? Yarın bu kulüpler battığında, Türk futbolu battığında futbolcular nerede oynayacak, lunaparklarda kalecilik mi yapacaklar, akşamları halı sahalarda baklavasına maç mı yapacaklar?" diye konuştu.

"Devlet olmasa tarih olmuşlardı"

Cavcav, hırsları nedeniyle bütçelerine dikkat etmeyen kulüplerin "birer birer batacağını" savunarak, "devlet olmasaydı İstanbul takımlarının çoktan tarih olacağını" iddia etti.

"Ben paradan anlarım ama futbol ekonomisinden anlamıyorum" diyen Cavcav, şunları kaydetti:

"Ne zaman gazeteleri açsam 'şu İstanbul kulübünün bu kadar borcu var, şunun şu kadar borcu var' yazıyor. Rakamlar havada uçuşuyor. Yüz milyonlar, hatta beş yüz milyonlar. Sonra bakıyorum aynı kulüpler pazara çıkmış, futbolcu bakıyor. Bu sefer on milyonlar, yirmi milyonlar vererek futbolcu alıyorlar. Yok illa şampiyon olacaklar, şampiyon olunca sanki borcu sıfırlıyorlar. Otur yerinde, borcunu öde, beş sene de şampiyon olmayıver. Hırsları yüzünden birer birer batacak hepsi neredeyse. Devlet olmasa şimdiye kadar çoktan tarih olmuşlardı. Onların verdikleri bedellerle bizim verdiklerimiz arasında büyük uçurum var. Adamın kasasında on para yok masada milyon harcıyor."

Yılmaz Vural'dan sistem eleştirisi

Türkiye'de en çok takım çalıştırma rekorunu elinde bulunduran teknik direktör Yılmaz Vural ise Türk futbolunda sistemin baştan aşağıya değişmesi gerektiğini söyledi. 

Kulüplerle davalık olan antrenör veya oyuncuların tazminat almadığını belirten Vural, şunları söyledi:

"Örneğin iki yıllık sözleşme imzalıyorsun, ücretin de belli. Kulüp seni 6'ncı ayda gönderiyor. Sen de doğal olarak kalan paranı istiyorsun. Yabancı antrenörün federasyonu olmadığı için ona UEFA sahip çıkıyor. Türk antrenör veya oyuncuya ise 'konuyu kendi yerel federasyonun ile çöz, biz iç işlerinize karışmayız' deniyor." 

Geçmişte "Uyuşmazlık Çözüm Kurulu"nun olduğunu hatırlatan Vural, bu tür sözleşme sorunlarının çözülebilmesi için kurulun yeniden hayata geçmesi gerektiğine dikkati çekti.

"Yeni sistem şart"

Yılmaz Vural, Türkiye'ye Del Bosque, Löw, Aragones ve Hiddink gibi çok kariyerli isimlerin geldiğini ancak çalıştıkları kulüplerden gönderildiğini hatırlatarak, sözlerini şöyle tamamladı: 

"Bu isimler başarılı antrenörler değiller miydi de gönderildiler? Türkiye'de sistem yanlış. Her şey psikoloji üzerine kurulu. Profesyonellik anlamında da sıkıntılar yaşıyoruz. Para boyutunda herkes profesyonel ama uygulamada herkes amatör. Hoca eğitiminden futbolcu eğitimine kadar yeni bir sistem yaratmalıyız."

Spor hukuku uzmanı avukat Günal

Spor hukuku uzmanı avukat Gurur Gaye Günal, Türkiye Futbol Federasyonuna (TFF) sunulması gereken sözleşmede gerekli hususların dışındaki diğer maddelerin serbestçe belirlendiğini söyledi.

Günal, yabancı teknik adam ve futbolcuların bu maddelere koymuş oldukları şartların, yerli takımlar tarafından "ellerinin yeterince güçlü olmaması" nedeniyle aynen kabul edildiğini ve anlaşmazlık durumunda ciddi tazminatların gündeme geldiğini belirtti.

Yabancı isimlerin, sözleşmelerinin profesyonel ekiplerce düzenlendiğini vurgulayan Günal, "Oyuncularının lehine olabilecek hükümleri sözleşmeye ekletiyorlar. Türk futbolcu yanında bir hukukçuyla sözleşmeimzalamaya gittiğinde ise bu durum pozitif karşılanmıyor" dedi.

Günal, yıldız futbolcuların pazarlık sürecinde daha avantajlı olduğuna dikkati çekerek, "Pazarlıkta elinin güçlü olması diye kavram var. Kimin eli daha güçlüdür? Marka değeri daha yüksek olana, çok talep edilene, fazla bedel verirsiniz. Bu tamamen futbol piyasasının ekonomisiyle alakalı" diye konuştu.

Kulüplerin, "marka futbolcuları" kadrolarına katabilmek için taviz verdiğini vurgulayan Günal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Takımlar, hem Türkiye hem de Avrupa'da ciddi rekabet içindeler. Maksimum performansı göstererek başarılı takımlar arasında yer almak istiyorlar. Bunun için yıldız futbolcuları kadrolarına katmaya çalışıyorlar. Yıldız bir oyuncuya sözleşme imzalatırken, aynı zamanda 'marka değeri'ni de satın almış oluyorlar. Dolayısıyla sözleşmeye konulacak şartlar sporcunun lehine, kulüplerin aleyhine oluyor. Aslında baştan öngörülebilir bu riski takımlar bilerek kabul ediyorlar. Yüksek tazminatlar genellikle bundan kaynaklanıyor." 

"Hukukçuların fikirlerinden faydalanılmıyor"

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kadir Gürten ise Türk kulüplerin sözleşmesürecinde hukukçuların fikirlerinden yeterince faydalanmadığını ifade etti.

Gürten, taraftar baskısı ve kulüp içi muhalefet nedeniyle yöneticilerin inisiyatif alarak, yabancı futbolcuların istedikleri şartları kabul ettiğini dile getirdi.

Türk takımların, kısa süreli başarıyı yakalamak için yüksek bedelli yabancı oyuncuları transfer ettiğini belirterek, "FIFA, yabancı teknik adam ve oyuncuları koruyan bir yapıya sahip. Sözleşmeyi tek taraflı feshettiğinizde yapacağınız çok fazla bir şey kalmıyor. Yüksek tazminatı ödemekle yükümlü kalıyorsunuz" değerlendirmesinde bulundu.

"Sorun uzun süreli sözleşmeler"

Gençlerbirliği Kulübü avukatı Sinan Gürsoy ise yüksek tazminatların uzun süreli sözleşmelerden kaynaklandığı bildirdi.

Gürsoy, aynı problemin Türk futbolcular ve teknik adamlar için de geçerli olduğunu ancak diyalogla çözülebildiğini söyledi.

Yabancı futbolcuların ise genellikle FIFA'ya gitmeyi tercih ettiğine işaret eden Gürsoy, "Bana göre en büyük sıkıntı uzun süreli sözleşmeler. 3-4 yıllık sözleşmeler yaptığınızda, oyuncunun performansından verim alamazsanız problemler ortaya çıkıyor. Sözleşmeyi feshedince de cezai şartlarına katlanmak zorunda kalıyorsunuz" diye konuştu.

Gürsoy, yabancı isimlerin Türkiye'ye gelirken garanti parayı şart koştuğunu vurgulayarak, "Türk kulüpleri de yıldız futbolcuları getirmek istedikleri için oyuncuların taleplerini kabul ediyorlar. Problem tamamen yönetimsel hatalardan kaynaklanıyor" ifadelerini kullandı.

Avrupa'da da sözleşme sıkıntısı yaşanıyor

Türk futbolunda özellikle yabancı teknik adamlara ödenen yüklü miktardaki tazminatlar, Avrupa futbolunda da yaşanıyor. Chelsea 2003'den bu yana 7 teknik adama 75 milyon sterlin ödedi.

İngiltere'de bu sezonun ilk yarısını lider kapatan Chelsea, kovduğu birçok teknik adama milyonlarca sterlin tazminat ödeyerek yaptığı sözleşmelerden zarar eden kulüpler arasında ilk sıralarda bulunuyor.

Chelsea Başkanı Rus milyarder Roman Abromovic, kulübü satın aldığı 2003 yılından bu yana görevine son verdiği 7 teknik adama yaklaşık 75 milyon avro tazminat ödedi.

Chelsea'ye teknik adam dayanmadı

Porto'da 2010-2011 sezonunda UEFA Avrupa Ligi'ni ve lig şampiyonluğunu kazanarak dikkatleri üzerine çeken Andre Villas-Boas, ertesi yıl Portekiz kulübüne verilen 13,3 milyon sterlin tazminat karşılığında Chelsea'nin yolunu tuttu. Aldığı sonuçlar nedeniyle Abromovic tarafından beğenilmeyen Portekizli teknik adamın görevine henüz bir yıl dolmadan son verilirken, bu kez tazminat olarak kulübün kasasından 11 milyon sterlin çıktı. Porto'daki başarısını Chelsea'de gösteremeyen Villas-Boas, kulübe 76 milyon sterlinlik transfer de yaptırmıştı.

"Maviler"de 691 gün görev yapan ve ilk sezonunda lig şampiyonluğu ve Federasyon Kupası'nı kazanarak kulüp tarihinde bir ilki başaran Carlo Ancelotti, Manchester United'ın 9 puan gerisinde ligi ikinci sırada tamamladığı sezonun ardından 6 milyon sterlinlik tazminatla gönderildi. Chelsea'yi UEFA Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale çıkarabilen İtalyan teknik adam, görev süresince futbolcu transferine de 119 milyon sterlin harcattı.

Londra ekibinde 105 gün görev yapan ve Federasyon Kupası'nı kazanan Hollandalı çalıştırıcı Guus Hiddink ise tazminat almadan kulüpten ayrıldı.

Chelsea'nin birçok teknik adamla kısa sürelerin ardından yollarını ayırmasına en büyük tepkiyi, kulübü 2008-09 sezonunda çalıştıran Brezilyalı çalıştırıcı Luiz Felipe Scolari göstermişti. Villas-Boas'ın ardından İngiliz temsilcisine gelecek teknik adamları "cehennemin" beklediğini savunan Scolari, takımı 223 gün çalıştırabilirken, 12,6 milyon sterlin tazminatla kovulan bir başka teknik adam oldu.

 İsrailli teknik adam Avram Grant ise transfere 27,5 milyon sterlin harcatarak Chelsea'ye daha az miktarda harcama yaptırsa da görevinin sonlanmasına engel olamamıştı. Londra ekibinde Eylül 2007-Mayıs 2008 döneminde 247 gün görev alan Grant'a 5,5 milyon, 2012 yılında UEFA Şampiyonlar Ligi Kupası'nı kazandıran Roberto Di Matteo'ya ise 2,5 milyon sterlin tazminat ödenerek işine son verildi.

En ağır tazminatı Mourinho aldı

Chelsea'de ilk kez göreve geldiği sezonlarda takımına 2 kez lig şampiyonluğu, 2 kez Lig Kupası, birer kez de Federasyon Kupası ve Community Shield'i kazandıran Jose Mourinho, 18 milyon sterlinle kulüpten ayrılırken en fazla tazminat alan teknik adam oldu. Porto'ya ödenen 1,7 milyon sterlin tazminatın ardından 2004'ün haziranında Chelsea'deki görevine başlayan Portekizli teknik adam, 2007'nin eylülünde görevine son verilene kadar 226 milyon sterlinlik transfer yaptı. Mourinho yönetimindeki Londra temsilcisi, Şampiyonlar Ligi'nde 2004-05 sezonunda yarı finale kadar çıksa da Liverpool'a elenmişti.

2000-2004 yılları arasında ''Maviler''i çalıştıran Claudio Ranieri'nin de bin 351 günlük Chelsea macerasının ardından 4 milyon sterlin tazminatla görevine son verilmişti.

Bundeliga'nın ilk yarısı boyunca 4 teknik adam kovuldu

Bundesliga'da ise bu sezonun ilk devresine kadar geçen zaman diliminde 4 teknik adam, aldıkları başarısız sonuçlar nedeniyle kulüplerinden gönderildi.

Piyasa değeri 2,5 milyar avroyu bulan Bundesliga'da 15 Eylül'de Hamburg'u çalıştıran Mirko Slomka'nın görevine son verilirken yerine Josef Zinnbauer getirildi. Ülke medyası, Slomka'nın kulübünden 1,8 milyon avro tazminat aldığını yazdı.

Hamburg başı çekiyor

Bundesliga'da teknik adamlara en fazla tazminat ödeyen kulüpler arasında Hamburg ilk sıralarda yer alıyor. Alman kulübünün, 2001 yılından bu yana görevine son verdiği sportif direktör, oyuncu ve teknik adamlara 14 milyon avro tazminat ödediği tahmin ediliyor.

Kulübü 25 Eylül 2013-15 Şubat 2014 tarihlerinde çalıştıran Bert van Marwijk ve yardımcısının sözleşmesinde toplam 2,7 milyon avroluk tazminat maddesi yer almasına rağmen Hollandalı teknik direktörün o dönemde spor yorumculuğu yapmak istemesi nedeniyle tarafların daha az bir rakama anlaştığı öne sürülmüştü. Hamburg'a 2001'de gelen Frank Pagelsdorf  ise 6 maçta sadece bir galibiyet alınca kovuldu. Alman teknik adam, kulüpten 2 milyon 100 bin avro tazminat alarak bu alanda Bundesliga'da bir rekora imza attı. 

Schalke 04 ise 7 Ekim'de teknik direktörü Jens Keller'in sözleşmesinin feshederek yerine Roberto Di Matteo'yu getirdi. Keller, alacakları konusunda kulübüyle anlaşmaya varmasına rağmen aldığı miktar basına yansıtılmadı.

Werder Bremen Teknik Direktörü Robin Dutt, 25 Ekim'de kovulurken yerine Viktor Skripnik getirildi. Bremen, Dutt'a sözleşme tarihi sonlanana kadar aylık kazancını vermeye devam edeceğini açıkladı.

  1. Teknik Direktörü Armin Veh ise Bundesliga'da istediği başarıları elde edememesi nedeniyle istifa ederek 23 Kasım'da görevinden ayrıldı. Alman teknik adam, kendi isteğiyle ayrılması nedeniyle kulüpten tazminat talep etmedi.

Bundesliga'da 1963 yılından bu yana 48 teknik direktör değiştiren Schalke 04, lig tarihinde en fazla teknik adam değiştiren kulüp olarak dikkati çekti. {jcomments on} 

http://www.aa.com.tr/tr/manset/443935--hukuki-aciklarin-turk-futboluna-zarari-75-milyon-avro

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  7585  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Futbol Ekonomi Site Yetkilisi Perşembe, 22 Eylül 2011.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

 

12/032025

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

10.590,33

+1,46

 bjk BJKAS

4,00

-0,99

 fb FENER

51,60

-0,58

 gs GSRAY

1,91

0,00

 trabzon TSPOR

0,99

-0,33

   SPOR ENDEKSİ

3.112,75

+1,09

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 46601939

TRENDYOL SÜPER LİG 2024-2025 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV

1

Galatasaray 25 20 5  0 62 26 36 65
2 Fenerbahçe 25  19   4 2 63  23  40

61

3 Samsunspor 25 14 5  6

41

28 13

47

4 Beşiktaş 24  12  8 4 38 23 15 44
5 Eyüpspor 25 11 7  7 37  27 10 40
6 Göztepe 24 10 6 8 42  30 

 12

 36 
7

Başakşehir

24 10 8 40 31 9 36
8 Ç.Rizespor 25 8 8

8

39 29 10 32
9 Trabzonspor 24 8 8 8 39    29  10 32
10 G.Antep FK 24 9 5 10 33 34 -1 32
11 Kasımpaşa 25 7 11 7

45

50  -5 32
12 Alanyaspor 25 8 7 10 29 

36

-7 31
13 Antalyaspor 25 8 6

11

28  46  -18 30
14 Konyaspor 25 7 7 11 31 38 -7 28
15 Bodrum FK 25 6 6 13 17 29 -12 24
16

Sivasspor

25

6

6 13 28 41 -13 24
17 Kayserispor 24 5 9 10 24 44 -20 24
18 Hatayspor 24 7 15 24 43 -19 13

19

A.Demirspor 25 2 4 19 23 57 -34 -2

 

                 

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Annual Review of Football Finance 2023

Annual Review of Football Finance 2023

Deloitte Sports Grup'un Avrupa Futbol Finansmanına ilişkin 32. kez düzenlediği yıllık futbol finans raporuna göre, Avrupa futbol pazarı 2021 - 22 sezonunda bir önceki yıla göre %7 büyüyerek 29.5 Milyar Euro büyüklüğüne ulaştı. Rapora ulaşmak için tıklayınız

Deloitte Football Money League - 2025

deloitte money league rapor 2025

 Deloitte Money League Raporunu 28. kez yayınladı. Rapora göre Avrupa'nın en zengin 20 kulübünün 2023-24 sezonunda gelirleri toplam 11.2 Milyar Euro'ya ulaştı. Raporu okumak için tıklayınız.

UEFA Kulüp Finans&Yatırım Raporu 2024

 

UEFA Raporu-2023

UEFA Kulüp futbolunun finansal durumları ve yatırımlarına ilişkin yıllık görünüm ve benchmark raporunu yayınladı. Okumak için tıklayınız

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız

 


 

 

annual report 202021 photo

 

Avrupa Futbolunun patronu UEFA’nın gelirleri 5.7 Milyar Euro’ya Ulaştı. Raporu okumak için tıklayınız.

 


 

 UEFA-Kulup-Futbolu-Lisanslama-2023


UEFA’nın 2023’te yayınladığı en son  Kulüp Lisanslamaya İlişkin Karşılaştırma raporuna göre kulüpler Pandemi döneminde 7.3 Milyar Euro zarar ettiler. UEFA raporu, Avrupa kulüp futbolunun endişe verici bir resmini çiziyor. Raporu okumak için tıklayınız.

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

master bm report lowres

 

The European Club Footballing Landscape 2022


UEFA'nın Avrupa Lulüp futboluna ilişkin 13, kez yayınladığı, Covid-19'un etkilerinin de analiz edildiği raporu okumak için Bkz.


 

 EkoSpor-y

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.