Sezon Sonu: Oyunun Yerini Gerilim Aldı
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Recep Cengiz Sezon Sonu: Oyunun Yerini Gerilim Aldı

Sezon Sonu: Oyunun Yerini Gerilim Aldı

22Nisan-26 22

Recep Cengiz- 22 Nisan 2026 Sezon sonuna yaklaştıkça futbolun doğası değişiyor. Oyunun yerini kaygı, rekabetin yerini korku almaya başlıyor. Puan tablosunun daralan aralıkları, sadece takımların değil; yöneticilerin, antrenörlerin, futbolcuların ve hatta taraftarların da psikolojisini sıkıştırıyor. Bu sıkışma hali ise sahaya futbol olarak değil, gerilim olarak yansıyor.

 

Normal şartlarda oyunun merkezinde olması gereken şey; taktik, emek ve performanstır. Ancak sezon sonu atmosferinde bu denge bozuluyor. İnsanlar daha katı, daha keskin ve daha taraflı davranmaya başlıyor. Sağduyu yerini reflekslere, analiz yerini önyargılara bırakıyor. Stres doğru yönetilmediğinde ise bir hata, başka bir hatayla kapatılmaya çalışılıyor. Sorunlar çözülmüyor; üst üste ekleniyor.

Bu noktada bir gerçeği teslim etmek gerekir: Futbolda rekabet elbette olacaktır. Sezon sonu stresi doğaldır. İroni yapılır, hata yapan hakeme itiraz edilir, tartışma olur. Bunlar oyunun doğasında vardır. Ancak mesele bunların nasıl yapıldığıdır. Yerinde, zamanında ve ölçüsünde olduğunda rekabet oyunu besler; zekice yapıldığında tartışma kalite üretir. Aksi halde, kabalaşan, sertleşen ve dozunu aşan tepkiler rekabeti geliştirmek yerine gölgeler; oyunu ileri taşımak ve insana değer katmak yerine futbolun değerlerini zayıflatır.

Bu dönemde yöneticilerin dili sertleşiyor. Açıklamalar daha kışkırtıcı, daha hesaplı hale geliyor. Futbolcuların odağı da kayıyor; maç kazanmak yerine, maçtan önce psikolojik üstünlük kurmaya çalışıyorlar. Hakemi etkilemek, rakibi baskı altına almak, algıyı yönetmek… Oyun başlamadan oynanmaya çalışılıyor.

Antrenörler sahadaki oyunu kontrol etmek isterken, hakemler saha dışındaki baskının ağırlığı altında kalıyor. Bu baskı sadece tribünden ya da medyadan gelmiyor; sistemin tamamı, görünmez bir gerilim hattı oluşturuyor. Böyle bir ortamda tarafsız kalabilmek neredeyse bir erdem değil, bir direnç meselesine dönüşüyor.

Bu noktada özellikle hakemlerin sezon boyunca sürekli baskı altında tutulması, kamuoyu önünde hedef gösterilmesi ve her kararlarının sert, çoğu zaman ölçüsüz eleştirilere maruz kalması da önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. VAR sistemi üzerinden verilen kararlar ise ayrı bir tartışma alanı oluşturuyor; çünkü VAR hakemleri hatalı ya da tartışmalı müdahalelerde bulunabiliyor. Ancak bu durum, bireysel hataların sistematik bir linçe dönüşmesini meşru kılmıyor.

Hakem hataları elbette konuşulmalı, hatta geliştirilmesi için eleştirilmelidir; fakat bu eleştiri, oyunun adalet duygusunu zedeleyen en kritik unsurlardan biri haline geliyor.

Belki de en tehlikeli kırılma noktası burada başlıyor: “Kural ne diyor?” sorusu geri plana itiliyor. Onun yerine “Hangi karar kime yarar?” sorusu öne çıkıyor. Fayda odaklı yaklaşım, adaletin önüne geçtiğinde ise oyunun ruhu zedeleniyor. Çünkü futbol, kurallarıyla anlamlıdır; çıkar hesaplarıyla değil.

Ortaya çıkan bu tablo aslında bir yanılsamanın ürünüdür. Mutlak kazanma ihtiyacı… Her şeyin kazanmak üzerine kurulduğu bir denklemde, kaybetme ihtimali bir tehdit değil, bir kriz olarak algılanıyor. Bu da insanları rasyonel olmaktan uzaklaştırıyor. Oysa sporun doğasında hem kazanmak hem kaybetmek vardır.

Bugün geldiğimiz noktada futbolcu, futbola karşı futbol oynuyor. Sahada rakiple değil, sistemle mücadele ediyor gibi hissediyor. Algı yaratmanın, performansın önüne geçtiği bir düzen kuruluyor.

Oysa gerçek başarı; gürültünün içinde sakin kalabilmekte, baskının içinde doğruyu savunabilmektedir. Sezon sonları her zaman zor olmuştur. Ama bu zorluk, oyunun değerlerini kaybettirecek bir noktaya taşındığında, kazanan kim olursa olsun, kaybeden futbolun kendisi olur.

Sezon sonları her zaman gerilimi yüksek, duygusu yoğun dönemlerdir. Ancak asıl mesele, bu yoğunluğun içinde neyi koruyabildiğimizdir. Unutulmamalıdır ki, futbol kendine karşı oynanmaya devam ederse, yine kazananlar olacak ama kaybeden her zaman yine futbol olacaktır.

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  10  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Doç. Dr. Recep Cengiz Cuma, 22 Kasım 2013.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 1063 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58112217

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1