Hüseyin Kutay- 27 Mart 2022 Yirmi yıldır Milli takımımızın bir başarısı yok. 30 yaşındakilerin bir dünya üçüncülüğünden haberleri yok.
Ama her defasında içi boş konuşmalarla, kendilerinin bile inanmadığı vaatlerle vaziyeti kurtarmayı beceriyoruz ve ’’bekle bizi Avrupa, (ya da Dünya)’’ özgüvenimizi de hiç kaybetmiyoruz.
Futbolseverler beklemeye, sorumlular da bir sonraki sıkıntıya kadar uyumaya başlıyor, ta ki yeni bir heyecan adrenalin seviyemize tavan yaptırana kadar. Yeni bir Avrupa Şampiyonası elemeleri, Dünya şampiyonası elemeleri…
Her defasında ‘’neden olmasın’’ diyerek çıtayı çok yukarılara koyuyoruz, ama sonuçta gruplardan çıkabildiğimize bile final oynuyor muşuz gibi seviniyor, heyecanlanıyoruz.
Kimse de sağlıklı bir durum tespiti yapıp bu durumda ’’nasıl olsun ki?’’ demiyor.
*****
- Uluslar Liginde, Macaristan, Rusya, Sırbistanlı B Grubunda sonuncu olarak C Ligine düşünce,
- 2020 Avrupa elemelerinde İtalya, Galler, İsviçre’ye karşı 0 galibiyet 1/8 gol le gruptan çıkamayınca,
- Dünya kupası elemelerinde son maçta Hollanda’ya 1-6 yenilip 2022 de Katar’a gidebilme ihtimalini, belki Turist olarak a taşıyınca, Şenol Güneş’e tazminatı ödenerek kalıplaşmış ’’bundan sonraki yaşamında sağlık ve başarı’’ dileğiyle veda edildi.
*****
Filmi 20 Eylül 2021’e geri sardığımızda görünen şu; A Milli Takım, Ümit Milli Takım ve Genç Milli Takımlar Sorumlusu Hamit Altıntop 20 Eylül 2021 de TFF de yapılan basın toplantısındaki ’’kendisiyle genç, modern, taktiksel olarak en üst seviyede oynama hedefiyle kendisini tanıtmak istiyoruz. Ben kendisiyle beraber çok güzel istişareler yaptık. Ben kendisine saha dışında tecrübemle, birikimimle, kalitemle en iyi şekilde destekleyeceğime söz verdim. Hepinizin önünde özellikle Nihat Özdemir Başkanıma yönetim kurulundaki abilerime bana inandıkları için ve bu sorumluluğu verdiği için ayrıyetten teşekkür ediyorum’’ la başlayarak müjdeyi veriyor Almanya-DFB U21 sorumlusu Stefan Kuntz.
Kuntz 4 maçta 3 galibiyet 1 beraberlikle umutsuz vakayı Play-Off a taşıyor ve Portekiz karşısında, daha farklı da sonuçlanabilecek maçı kaybediyor. Aslında maçı değil, İtalya da evinde Kuzey Makedonya’ya yenilince, nerdeyse teorik olarak Dünya Kupasına katılımı kaybediyor.
*****
Buraya kadar olana yıllardır alışkınız ama şimdi bu pozisyonda Kuntz’du, Altıntop’du, Burak’dı ya da bir iki oyuncuyu öne atarak günah keçisi aramanın hiçbir getirisi yok.
Adı üstünde yeni bir başlangıç.
Göründüğü kadarıyla, belki idari anlamda birkaç dokunuşla, 2024 Avrupa Şampiyonasına katılım mücadelesinde şansımız iyi denecek kadar var.
*****
Şimdi ne olacak?
İki ve dört yıllık periyotlarla yaşadığımız, hemen herkesin kabul edilemez gördüğü, bu durumu nasıl çevireceğiz?
Futbolun paydaşları, özellikle Sayın Ali Koç defalarca vurguladı: ’’Geldiğimiz yol artık gidilecek bir yol değil, her şey tıkandı ve kaos içinde.’’
Kaos başladığında her şey artık kontrolden ve yönetilmekten çıkar.
Kaos teorisini bilirsiniz, kaostan kurtulmanın yolu kaosun başladığı yere dönmektir.
Bizim için kaosun başladığı yeri tespit etmek mümkün değil.
Bizde kaos sürekli varmış da sonuca bağlı olarak hep sonunda fark ediyormuşuz gibi geliyor. Yani hep takke düşüp kel görününce…
O zaman, Türkiye’de Futbolu da Sporu da yeniden yapılandırmaya uğraşmamalıyız. Bizi ileride tekrardan kaotik bir ortama sürükleyecek çürük temelin üzerine sağlıklı bir sistem kurulabilir mi?
Türk sporunu sıfırlayıp, sağlıklı bir spor sistemiyle yeniden başlatmalıyız.
Bunun dışında her şey malumun ilanından öte gitmez.
Borussia Dortmund başkanı H.J. Watzke’nin ’’iflas etmiş bir Kulübü bu kadar kısa bir zamanda iki Almanya şampiyonluğu ve Şampiyonlar Ligi finaline nasıl taşıdınız’’ sorusuna yanıtı ’’herkes konuşuyordu, biz yaptık’’ olmuştu.
Bizler konuşurken başkaları yapar. Yine aynı yerde kalırız.
*****
Sürekli projelerden, altyapı çalışmalarından bahseden Hamit Altıntop’a ve TFF yöneticilerine şunu sormak isterim;
Elinizde Ne Var?
Benim elimde olan 5 yıl çalışarak konunun uluslararası uzmanlarıyla hazırladığımız, aşağıdaki aksiyonlar var:
31 Ekim 2019’da TFF de yaptığımız iki saati geçen toplantıya rağmen yarım kalan, kendisinin de daha sonra mesajlarla yarım kalan konuşmamızı devam ettirmek istediğini belirten Hamit Altıntop’la da paylaşmak istiyorum.
‘‘ TÜRKİYE FUTBOL AKADEMİLERİ ve SERTİKA PROGRAMI‘‘
Türkiye için en doğru olanı, Ülkemize en uygun olanı bulmak için, sadece ben değil, bir sakıncası yoksa, projesi elinde olan herkes onu sorumlularla ve kamuoyuyla paylaşabilmeli.
Aksi halde sürecin adı ’’şeffaf ‘‘ değil ‘‘kapalı kapılar ardında‘‘ olur
Şimdi soruyorum: Sayın Türkiye Futbol Federasyonu elinizde ne var?{jcomments on}