Kişilik Bozukluğu ve Taraftarlık
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Recep Cengiz Kişilik Bozukluğu ve Taraftarlık

Kişilik Bozukluğu ve Taraftarlık

9554

Recep CENGİZ – 29 Kasım 2022İzmir’de iki tarihi kulüp derbi maçı oynuyor. Ambulans şoförü aracılığı ile maça sokulan işaret fişeklerinden bazı taraftarların derdinin takımlarını desteklemek veya futbol izlemek olmadığı berberinde getirdikleri hastalıklı ruh hallerini maça yansıtmak olduğu anlaşılıyor.

 

Taraftarda maça hazır olan duygu centilmenlik değil. Sınır tanımaz fanatiklerin gölgesinde, günün popüler şarkılarının arasına ve nakarat kısmına sıkıştırılan küfürler, taraflar arasında yağ lekesi gibi yayılıyor. Yani her iki takım taraftarı küfür, tehdit, saldırganlık ve işaret fişeği formülü ile takımlarını destekliyor!

Altay-Göztepe maçının 24.dksı.

Altay tribünlerinden atılan işaret fişekleri iki Göztepe taraftarını yaralanıyor. Yaralıların ambulansla hastaneye taşınması için oyun duruyor.

Altaylı ve Göztepeli futbolcular ambulansın yanında sohbet ederken Göztepe tribünlerden atlayan ‘vicdanı temizliğini yitirmiş’ bir FAN-ATİK uyuyan güvenlik görevlilerini atlatıyor. Korner direğini yerinden çıkarıyor, yaklaşık 50m depar atıyor ve Altay kalecisi Ozan Evrim'e arkadan vuruyor.

Yaralananlar kara mizah örneği olarak işaret fişeğinin stadyuma sokulduğu ambulansla hastaneye götürülüyor. Sonrasına, çok kültürlü yaşam ve bu yaşama gösterilen hoşgörü anlayışının daha demokratik ve yaşanası bir kent haline getirdiği1, İzmir’in iki güzide kulübü 108 yıllık Altay’la, 98 yıllık tarihi ve kültürel geçmişe sahip Göztepe arasındaki maç hakem tarafından tatil ediliyor.

Altay'ı soyadına yazan Altaylı ünlü futbolcu Şerif Eraltay’ın dediği gibi ‘Gavur İzmir’de Rumlara ve yabancılara karşı pençe pençe dövüşerek kurulup yaşatılan” ve onlar için İzmir sevgisi ve vatan sevgisi demek olan Altay ile Avrupa kupalarında çeyrek final oynayan ilk Türk takımı Göztepe arasındaki rekabet, ne yazık ki bu kulüplerin futbol kamuoyu nezdinde olumsuz bir imaja sahip olmaları ile devam ediyor1,2

Stadyumda bağıran, çağıran, işaret fişeği yakan, takımı gol yediğinde gömleğini yırtan, oturdukları koltukları koparıp sahaya fırlatan veya maç bitiminde hiç tanımadığı karşı takım taraftarlarının yolunu kesip elindeki bıçağı onların üzerine sallayan kişinin tek derdi “futbol”, tek sorunu “takımının yenilmesi” değildir.

Şiddet her zaman gücü yansıtmaz. Şiddeti her zaman güçlü insan uygulamaz. Bazen güçsüz, aciz veya çaresiz insan da uygulayabilir. Bu kişilerin çocukluk yıllarından itibaren yaşadıkları aşağılanmaları, uğradıkları aşağılanmaları, kalplerindeki nefretlerini “fanatizm” ile dışa vurduğu varsayılmaktadır. Bu kişiler arzu duyduğu “sınırsızlık” ve kural tanımazlığın hazzını “futbol” bahanesi ile tribünlerde doyasıya yaşama eğilimindedirler. Örneğin, “antisosyal kişilik bozukluğu” olan bir kişinin maç izlemek üzere bir stadyuma girmesi demek, maç esnasında bütün anormal dürtülerinin tetiklenmesi demektir. Tetiklenen anormal duygular ise biraz sonra hiç günahı olmayan birinin şiddete uğrama riski demektir. Bizim gibi şiddet eğilimi toplumlarda futbol “kişilik bozukluğu taşıyan” içlerindeki “sapkınlığın” dışa vurulduğu bir alana çabuk dönüşüyor. Kötü bir çocukluk, kötü bir eğitimi, yoz bir kültür ortamında yetişenler “futbol fanatikliğine” daha yatkın oluyorlar3.

Fanatik taraftarların saldırgan tutumları sadece saha için sorunlar çıkarmıyor, saha dışında da sorunlar doğuruyor. Maçta yaşananlar, Ankaragücü-Beşiktaş maç sonrasında olduğu gibi yalnızca bir duygu olarak saha da kalmıyor, bir hayat tarzı haline geliyor. Empati ve faır play kavramında karşılık bulan “başkasının gözleriyle görebilmek, başkasının kulaklarıyla duyabilmek, başkasının kalbiyle hissedebilme” duygusunu, adil olmak ve adaletli davranma yetisini kaybediyor.{jcomments on}

Kaynaklar:

1.      Talimciler, A. (2009), Futbol / Spor Ekseninden İzmir, İzmirli olmak Sempozyum bildiriler Kitabı, İzmir, 151-162.

 2.      Atabeyoğlu, Cem (1991) Türk Spor Tarihi Ansiklopedisi. Fotospor AN Grafik Basın Sanayi ve Ticaret A.Ş.; İstanbul.

3.      Güneş, A. (2015). Çocuk Deyip Geçmeyin, Timaş Yayınları, İstanbul, 155-157.

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  1232  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Doç. Dr. Recep Cengiz Cuma, 22 Kasım 2013.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 1027 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58099914

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1