Recep Cengiz- 1 Şubat 2023 Hakemler kuralları uygularken zorlanmıyor. Oyunun kuralları ile baskın tarafın arzuladığı kararlar arasında kaldığında zorlanıyor. Sistem içindeki futbola bakış açısı; hakemleri kuralları uygulamaya değil olasılıkları tartışmaya açık bir müsabakada beklentiyi karşılamaya zorluyor.
Bu süreçte, oyunda adaletin sağlanması ve eşitliğin korunması için kuralların cesurca uygulanması önemlidir. Çünkü cesur olmadığı zamanlarda hakemin gözünde saha “büyüdükçe büyüyor” top “küçüldükçe küçülüyor. Pozisyonlar hakemlerin göremeyeceği kadar “uzak” kalıyor.
Sahada dengeli bir adalet sağlanamıyor. Hakem kararları ile oyun kalitesi arasındaki denge kurulamıyor. Saha dışında, hakemlerin sorun, eksik ve yetersizliklerini tartışmıyor, sadece acımasızca eleştiriyoruz. Futbol kültürü, marka değeri, yönetim ve ekonomik sorunları hakem hatalarının gölgesinde bırakıyoruz.
Ligimizde her hafta hakem kararlarının oynanan futbolun önüne geçmesi hakemlerin ‘talihsizliği’dir. Kuşkusuz, bu durum ülke futbolu için de büyük bir talihsizlik anlamına gelmektedir.
Baskı altında yaşanan iç çelişki hakemlerin standart ve doğru karar verme oranlarını düşürüyor. Bu hakem tartışmalarını kalıcılaştırıyor. Bu süreçte, yöneticilerin zaman zaman “Hakemlere güveniyoruz” şeklindeki söylemleri hakemleri rahatlatacak bir nokta olabilir. Ancak, hakemlerin etkisini ve gücünü artırmıyor. Hakemler gücü yettiği kadar doğru-dürüst maç yönetmiyor. Oysaki oyunda kurallar belli ve kesindir. Adil bir şekilde kuralları uygulayarak, oyunda adaleti sağlayıp, eşitliği koruyarak farklı ihtiyaç ve beklentileri karşılamak mümkündür.
MHK yönetici değil marka değerini bekliyor. Bu nedenle “değişimde değiştirilen” şey kişiler değil “anlayış ve işleyiş” olmalıdır. Yani, değişim değerlerinin yarattığı kazanımların pratikte karşılık bulmasıdır. Bu anlamda, MHK başkanlığı için eski hakem ve akademisyen Lale Orta doğru tercihtir.
Lale Orta; hakem sorunlarını sorgulayacak, futbolun marka değerindeki rol, etki ve sonuçlarını hesaplayabilecek, bilimsel analizlere özen gösterebilecek saygın bir spor bilim insanıdır. Tarafsızlık ilkesi, doğru ölçme, kanıtlama, somut ve gerçekçi olma gibi bilimsel özelliklere sahip olmasının yanı sıra eski hakem olması sorunların çözümü için büyük bir avantajdır.
Yeter ki, akademik kimliğinin eğitsel değeri ve güçlü karakterinin hakemlerin otoritesini güçlendirici, özgüvenini artırıcı çabasına yardımcı olalım. Bilinçaltımız harekete geçmesin, onu bu başarıya layık görelim. Cinsiyetçi söylemlerle yıpratmayalım.
Yeter ki, “insan insanın kurdudur” sözü “hakem, hakemin kurdudur” sözüne dönüşmesin. {jcomments on}