Kulübün geleceği başkanın iki dudağı arasında olamaz!
x
Buradasınız >> Ana Sayfa

 

futbolekonomi baslık manset


Resim
Everton 2024/25 Mali Dönemi: İstikrara Doğru Önemli Adımlar
Cumartesi, 02 Mayıs 2026
FutbolEkonomi- 2 Mayıs 2026  Everton Futbol Kulübü’nün 2024/25 sezonu mali sonuçları, kulübün yakın tarihindeki en kritik dönemlerden birini yansıtıyor. Devamını oku...
Resim
Anfield’da Bilet İsyanı, Boston’da Tasfiye Operasyonu: John W. Henry’nin Sessiz İmparatorluğu Çatırdıyor mu?
Cumartesi, 02 Mayıs 2026
FutbolEkonomi- 2 Mayıs 2026 Spor endüstrisinin en güçlü figürlerinden biri olan ve aynı zamanda Liverpool FC'nin de sahibi olan John W. Henry, mülkiyetinde bulunan Fenway Sports Group (FSG) çatısı altındaki iki dev kulüpte eş zamanlı patlak veren krizlerin merkezinde yer alıyor. Devamını oku...
Resim
Adidas’tan 100 Milyon Euroluk Hamle: Bundesliga Sahada Değil, Ekonomide Şampiyonluğa Oynuyor
Cumartesi, 02 Mayıs 2026
FutbolEkonomi 2 Mayıs 2026  Adidas, Alman futbolunun en üst iki ligini yöneten Bundesliga’ya 100 milyon Euro (87 milyon £, 116.8 milyon $) tutarında bir yatırım yapmayı kabul etti. Devamını oku...
Resim
2026 Dünya Kupası’nda Para Yağmuru: FIFA Ödül Havuzunu 871 Milyon Dolara Çıkardı!
Çarşamba, 29 Nisan 2026
FutbolEkonomi–29 Nisan 2026 FIFA Konseyi, Perşembe günü yapılacak yıllık FIFA Kongresi öncesinde Vancouver’da düzenlenen toplantıda, 2026 Dünya Kupası için ödül artışını onayladı. Turnuvaya katılımın yüksek maliyetlerine ilişkin endişeler doğrultusunda alınan bu... Devamını oku...
Resim
Atlético Madrid’in Mali Dönüşümü: On Yıl Sonra Gelen Yarı Final ve Yeni Sermaye Yapısı
Pazartesi, 27 Nisan 2026
FutbolEkonomi – 27 Nisan 2026 Atlético Madrid’in mali durumunu mercek altına aldık.  Devamını oku...
Resim
Galatasaray 400 Milyon Euro Rekor Gelire Ulaştı Ama Finansal Kırılganlık Devam Ediyor!
Pazar, 26 Nisan 2026
FutbolEkonomi – 26 Nisan 2026 Galatasaray SK, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdiği yıllık olağan bütçe toplantısında kulübün finansal sonuçlarını ve ekonomik vizyonunu da ortaya koyan bir sunum yaptı. Devamını oku...
Resim
Chelsea Hem Saha İçinde Hem de Saha Dışında Dibe Doğru Gidiyor
Çarşamba, 22 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 22 Nisan 2026 Chelsea için 2024/25 sezonu, sahadaki başarı ile finansal gerçeklik arasındaki keskin çelişkinin en net örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Devamını oku...
Resim
FIFA'dan Bilet Skandalı: “Kategori 1 Bilet Aldık, Kale Arkası Çıktı. FIFA’nın Güven Krizi”
Pazar, 12 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 12 Nisan 2026 Sonbahar ve kış boyunca FIFA, 2026 Dünya Kupası için 3 milyondan fazla bilet sattı. Devamını oku...
Resim
Inter Miami: Önce Stadyumunu, Şimdi Geleceğini İnşa Ediyor
Cumartesi, 11 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026 Miami Freedom Park, kulübün bugüne kadar katettiği mesafeyi simgelerken, bir sonraki aşama tamamen uzun vadeli sürdürülebilirliğe odaklanacak. Devamını oku...
Resim
Tottenham Hotspur Sportif Paradoks ve Finansal Türbülans İçinde!
Cumartesi, 11 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026  Tottenham Hotspur, 2024/25 mali yılında saha içi sonuçlar ile ticari büyüme arasında keskin bir paradoks yaşıyor. Kulüp sportif uyetersizliğin de etkisiyle finansal türbilansa girmiş durumda.  Devamını oku...
Resim
Leeds United’ta 2024/25'te Rekor Gelire Rağmen Büyük Zarar
Cumartesi, 11 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026 Leeds United, Premier Lig’de kalma garantisi olmasa da, önceki iki sezonda Championship’ten direkt yükselen altı kulübün tamamının ertesi sezon doğrudan küme düştüğü düşünüldüğünde, çoğu gözlemcinin beklediğinden daha iyi bir performans... Devamını oku...
Resim
São Paulo 2032'ye Kadar New Balance İle Devam Ediyor!
Cumartesi, 11 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026 Campeonato Brasileiro Série A ekiplerinden São Paulo, New Balance ile olan iş birliğini 2032 yılına kadar uzattı. Bu anlaşma, markanın Brezilya’daki rakip kulüp portföyünün giderek büyüdüğünü yansıtıyor. Devamını oku...
Resim
Mircea Lucescu: Önce İnsan
Çarşamba, 08 Nisan 2026
Tuğrul AKŞAR- 8 Nisan 2026 Bazı hayatlar vardır; başarıların gürültüsüyle değil, dokundukları kalplerin sessizliğiyle ölçülür. Lucescu’nun hikâyesi de tam olarak böyleydi. Devamını oku...
Resim
Mircea Lucescu: Bir başka Dünya'nın Entelektüeli!
Salı, 07 Nisan 2026
FutbolEkonomi-7 Nisan 2026  Mircea Lucescu, 29 Temmuz 1945’te Bükreş’te doğan ve 7 Nisan 2026’da 80 yaşında aramızdan ayrılan, futbolun nadide entelektüellerinden biriydi. Devamını oku...
Resim
Efsane Teknik Direktör Mircea Lucescu Yaşamını Yitirdi!
Salı, 07 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 7 Nisan 2026  Mircea Lucescu (29 Temmuz 1945 - 7 Nisan 2026), Rumen futbolun efsanevi ismi. Devamını oku...
Resim
Türkiye, Dünya Kupası'nda Çeyrek Finalde İspanya'ya mı Elenecek?
Cumartesi, 04 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 4 Nisan 2026 Amerikan The NewYork Times tarafından 550 Milyon dolara satın alınarak yayın yaşamına devam eden The Athletic bu hafta 2026 Dünya Kupası'na ilişkin çok ilginç tahminlerde bulundu. Devamını oku...
Resim
Dünya Kupasının Ekonomik Değeri
Perşembe, 02 Nisan 2026
Prof.Dr. Sebahattin Devecioğlu- 2 Nisan 2026 Futbolun en prestijli organizasyonu olarak kabul gören Dünya Kupası organizasyonu için geri sayım başladı. Devamını oku...


 baslık genel

News image

Anfield’da Bilet İsyanı, Boston’da Tasfiye Operasyonu: John W. Henry’nin Sessiz İmparatorluğu Çatırd

FutbolEkonomi- 2 Mayıs 2026 Spor endüstrisinin en güçlü figürlerinden biri olan ve aynı zamanda Liverpool FC'nin de sahibi olan John W. He...

Devamı >>
News image

Adidas’tan 100 Milyon Euroluk Hamle: Bundesliga Sahada Değil, Ekonomide Şampiyonluğa Oynuyor

FutbolEkonomi 2 Mayıs 2026  Adidas, Alman futbolunun en üst iki ligini yöneten Bundesliga’ya 100 milyon Euro (87 milyon £, 116.8 milyon $)...

Devamı >>
News image

Avrupa’dan Dünyaya Uzanan Bir Yükseliş

Ömer Gürsoy-2 Mayıs 2026  Türk kadın güreşinin son yıllardaki en dikkat çekici isimlerinden Nesrin Baş, istikrarlı performansıyla yalnızca kürsüye çıkan bir sp...

Devamı >>
News image

FIFA'nın 2026 Dünya Kupası'ndaki Zoraki Cömertliği

Tuğrul AKŞAR- 29 Nisan 2026 Küresel futbol ekonomisinin zirvesinde yer alan, yani dünya futbolunun patronu FIFA, 2026 Dünya Kupası öncesinde al...

Devamı >>
News image

2026 Dünya Kupası’nda Para Yağmuru: FIFA Ödül Havuzunu 871 Milyon Dolara Çıkardı!

FutbolEkonomi–29 Nisan 2026 FIFA Konseyi, Perşembe günü yapılacak yıllık FIFA Kongresi öncesinde Vancouver’da düzenlenen toplantıda, 2026 Dünya Kupası için ödül ar...

Devamı >>
News image

Paranın Yükselttiği ve Çökerttiği Mavi İmparatorluk- Chelsea

Tuğrul Akşar- 25 Nisan 2026 Chelsea’nin 2024–25 dönemine ait mali tabloları gün yüzüne çıktığında beliren gerçekler, yalnızca soğuk muhasebe rakamlarının to...

Devamı >>
News image

Derbi mi, Kültürel Bir Miras mı? Dilin Gölgesindeki Rekabet

Recep Cengiz- 25 Nisan 2026Bu hafta oynanacak Galatasaray – Fenerbahçe karşılaşması öncesinde tansiyon yine alışıldık seviyelerin üzerine çıkmış du...

Devamı >>
News image

Sezon Sonu: Oyunun Yerini Gerilim Aldı

Recep Cengiz- 22 Nisan 2026 Sezon sonuna yaklaştıkça futbolun doğası değişiyor. Oyunun yerini kaygı, rekabetin yerini korku almaya başlıyor. Puan ta...

Devamı >>


 baslık ekonomi

News image

Dünya Kupasının Ekonomik Değeri

Prof.Dr. Sebahattin Devecioğlu- 2 Nisan 2026 Futbolun en prestijli organizasyonu olarak kabul gören Dünya Kupası organizasyonu için geri sayım ba...

Devamı >>
News image

Fenerbahçe’nin Finansal Gerçeği Acil Finansal Dönüşüm Gerektiriyor-Mali Sürdürülebilirlik Tehlikede!

    Tuğrul AKŞAR- 31 Ocak 2026 Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin 1 Haziran 2025- 30 Kasım 2025 arasını kapsayan 2025-26 sezonu ilk altı ...

Devamı >>
News image

Yeni Nesil Formatların Ekonomisi ve Geleceği: Golazo, Kings League, Baller League...

Ahmet Berke Gökçeoğlu - 2 Şubat 2026 Serinin ‘Futbolun Yeni Nesil Formatları’ başlıklı ilk yazısında, Kings League, Baller League ve Golazo gi...

Devamı >>
News image

Football Money League: Avrupa’nın büyük kulüpleri “para basıyor”

Hüseyin Özkök - 24 Ocak 2026 Dünya futbolunda en yüksek gelir elde eden kulüplerini tanıtan Deloitte Football Money League'in 29’uncu ed...

Devamı >>
News image

Kadın Futbol Kulüplerinin Ekonomisi

Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu - 23 Ocak 2026 Deloitte Futbol Para Ligine göre;  En üst sıralarda yer alan kadın futbol kulüpleri il...

Devamı >>
News image

Spor ekonomisi: Nedir ve hem insanların hem de gezegenin sağlığını nasıl iyileştirebilir?

  Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu - 21 Ocak 2026 Dünya Ekonomik Forumu, Oliver Wyman ile işbirliği içinde, spor ekonomisinin büyüklüğünü ölçen ve...

Devamı >>
News image

Spor Sektöründeki Finansman Açığı

  Prof. Dr.  Sebahattin Devecioğlu - 9 Ocak 2026 Olimpiyatlardan NFL'ye ve Avrupa'nın en iyi futbol liglerine kadar spor tarihi, insan ba...

Devamı >>
News image

Manchester City'den 1 Milyar Sterlinlik 10 Yıllık Rekor Forma Sponsorluk Anlaşması

Futbolekonomi- 19 Temmuz 2025 Manchester City, Puma ile forma anlaşmasını 10 yıl daha uzattı. Sözleşmenin en az 1 milyar sterlin değerinde ol...

Devamı >>


 baslık mali

News image

Everton 2024/25 Mali Dönemi: İstikrara Doğru Önemli Adımlar

FutbolEkonomi- 2 Mayıs 2026  Everton Futbol Kulübü’nün 2024/25 sezonu mali sonuçları, kulübün yakın tarihindeki en kritik dönemlerden birini ya...

Devamı >>
News image

Atlético Madrid’in Mali Dönüşümü: On Yıl Sonra Gelen Yarı Final ve Yeni Sermaye Yapısı

FutbolEkonomi – 27 Nisan 2026 Atlético Madrid’in mali durumunu mercek altına al...

Devamı >>
News image

Galatasaray 400 Milyon Euro Rekor Gelire Ulaştı Ama Finansal Kırılganlık Devam Ediyor!

FutbolEkonomi – 26 Nisan 2026 Galatasaray SK, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdiği yıllık olağan bütçe toplantısında kulübün finansal sonuçlarını ve ekonomik vizyonunu da...

Devamı >>

Modern Futbolun Gordion Düğümü: Chelsea’nin Finansal Çıkmazı

  Chris Weatherspoon- 22 Nisan 2026 Dört yıl önce Rusya Ukrayna'yı işgal ettiğinde, Roman Abramovich'in Vladimir Putin'e yakınlığı ve Rus savaş çabaları, ...

Devamı >>
News image

Chelsea Hem Saha İçinde Hem de Saha Dışında Dibe Doğru Gidiyor

FutbolEkonomi- 22 Nisan 2026 Chelsea için 2024/25 sezonu, sahadaki başarı ile finansal gerçeklik arasındaki keskin çelişkinin en net örneklerinden biri ol...

Devamı >>
News image

Newcastle United 2024/25 Finansal Tabloları Kulübün Finansal Mühendislikle Kâra Ulaştığını Gösteriyo

FutbolEkonomi- 13 Nisan 2026  Newcastle United’ın 2024/25 sezonu, saha içinde sportif başarıyla taçlanan; ancak finansal tablolar açısından çok daha karmaşık bir ya...

Devamı >>
News image

Tottenham Hotspur Sportif Paradoks ve Finansal Türbülans İçinde!

FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026  Tottenham Hotspur, 2024/25 mali yılında saha içi sonuçlar ile ticari büyüme arasında keskin bir paradoks yaşıyor. Kulüp sp...

Devamı >>
News image

Leeds United’ta 2024/25'te Rekor Gelire Rağmen Büyük Zarar

FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026 Leeds United, Premier Lig’de kalma garantisi olmasa da, önceki iki sezonda Championship’ten direkt yükselen altı kulübün ta...

Devamı >>


 baslık kriz

News image

Borç Krizindeki Antalyaspor'a Belediye'den 30 Milyon TL'lık Destek!

Futbolekonomi- 15 Şubat 2026 Antalya Gündem gazetesinden Hasan Yavaşlar’ın haberine göre; Futbolcu ve personel maaşlarını ödemekte zorlanan, kamu kurum ve ku...

Devamı >>
News image

Olympique Lyonnais Finansal Nedenlerle İkinci Lige Düşürüldü

Futbolekonomi - 25 Haziran 2025 Fransız futbolunda tarihi bir kırılma yaşanıyor: Fransa’nın köklü kulüplerinden Olympique Lyonnais, finansal nedenlerle ikinci lige düşürüldü....

Devamı >>
News image

Kurlar Artıyor, Kulüpler Batıyor!

Tuğrul Akşar- 17 Aralık 2021 Ekonomik konjonktürdeki olumsuzluklar döviz karşısında TL’yi iyice eritirken, kurlardaki artışlar da kulüpleri vurmaya devam ed...

Devamı >>
News image

Kulüpler Finansal Krizde

  Tuğrul Akşar- 5 Ekim 2021 Futbol kulüplerinin 31/5/2021 itibariyle finansal tabloları kısa bir süre önce açıklandı. Kamuoyuyla paylaşılan finansal tablolar, ...

Devamı >>
News image

Asırlık Derby County Batmak Üzere

Futbolekonomi- 20 Eylül 2021 İngiliz futbolunun en eski kulüplerinden, 1888'de İngiliz Futbol federasyonu' nun kurulmasında yer alan on iki kulüpten birisi ol...

Devamı >>
News image

Barcelona Borcu 1.35 Milyar Euro'ya Ulaştı

   Madrid (AP) – Barselona Başkanı Joan Laporta, Messi’nin PSG’ye transferi sonrası düzenlediği basın toplantısında kulübün içinde bulunduğu finansal durumu tüm ...

Devamı >>


 baslık hukuk

News image

Tip Sözleşme Dayatmasının Hukuken Anlamı Üzerine Bir Değerlendirme

Av.Arman Özdemir- 13 Şubat 2026 Tip sözleşme sitemizin yazarı Alpay KÖSE tarafından “TFF’nin profesyonel futbolcu–kulüp ilişkilerinde tek geçerli format olarak be...

Devamı >>
News image

Bahisçi Hakemler Dosyasındaki Hukuka Aykırılıklar

Av.Mert Yaşar- 9 Kasım 2025 Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu “371 hakemin bahis hesabı bulunduğu ve 152’sinin aktif olarak ba...

Devamı >>
News image

Adaletin Bahsi Olmaz: Hakem Skandalı Futbolun Temelini Sarsıyor

Av. Mustafa Batmaz - 27 Ekim 2025 Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun bu hafta başı yaptığı açıklamalar, Türk futbolunu de...

Devamı >>
News image

Meşhur “Platini Davası”: Astarı Yüzünden Pahalı!

Av. Dr. Aytekin Gürbüz [1] - 25 Ekim 2025 Dünyaca ünlü eski futbolcu Platini’nin belirli bir dönem futbol ile ilişkili faaliyetlerden ya...

Devamı >>
News image

Finansal Fair Play’in Gri Alanı: İmaj Haklarıyla Gizlenen Maaşlar

Av.Mustafa Batmaz- 13 Ekim 2025  Son günlerde Türk futbol kamuoyunu gündeminde fazlasıyla yer alan Kerem Aktürkoğlu’nun sözleşme detayları, bu sözleşmenin na...

Devamı >>
News image

Futbolda Gizli Sözleşme Dönemi Bitiyor mu?

Avukat Alpay Köse- 12 Ekim 2025 Futbol sahası artık yalnızca 105x68 metreden ibaret değil. Oyun artık kâğıt üzerinde, sözleşme satır ar...

Devamı >>


 baslık yonetim

News image

Premier Lig'de Finansal Dönüşüm: PSR'den SCR'ye Geçiş

  Futbolekonomi- 24 Kasım 2025 Premier Lig'de kulüpler geçen hafta toplanarak,  Kârlılık ve Sürdürülebilirlik Kurallarından (PSR), kulüp gelirlerine dayalı harcama limitleri getiren ...

Devamı >>
News image

Kadın Futbolunda Yükselen Yönetici Profili: WSL’in Dönüşen Liderlik Yapıları

  FutbolEkonomi - 16 Kasım 2025 Bu çalışma, Football Benchmark’ın “The Rise of Women’s Football Executives: Inside the WSL’s Evolving Leadership Structures” ba...

Devamı >>
News image

Avrupa Futbolunun Gizli Patronları CEO'lar

Futbolekonomi-15 Eylül 2025 Modern futbol, ​​sahada olduğu kadar yönetim kurulunda da şe...

Devamı >>
News image

Futbolun Beyni Sportif Direktörlük (2)

Tuğrul AKŞAR- 10 Ağustos 2025 Yazımızın ikinci ve son bölümüne devam ed...

Devamı >>
News image

Futbolun Beyni Sportif Direktörlük (1)

  Tuğrul Akşar- 3 Ağustos 2025 Son zamanlarda sportif direktör sözcüğünü futbolda sıkça duymaya başladık, özellikle de elit kulüplerde. Bu kapsamda hem ...

Devamı >>
News image

Şirketleşme Yolunda Futbol Kulüpleri: Umut mu, Tehlike mi?

Bora Yargıç - 12 Temmuz 2025 Son yıllarda Türk futbol kulüpleri, artan borç yükleri ve finansal zorluklar karşısında çözüm arayışına gi...

Devamı >>

 

raporlaranas kitaplar aksar

 



TaKsaR111   

Sabah gazetesi Röportaj -5 Ağustos 2018  Türk futbolu ekonomik bir çıkmazın içinde. Öyle ki büyük kulüplerin borçları dev sanayi şirketlerinin cirolarıyla yarışıyor. Kulüpler içine düştüğü bu darboğazdan çıkabilir mi? Meseleyi futbol ekonomisi uzmanı Tuğru Akşar, ile masaya yatırdık. Akşar, “Yapısal dönüşümler gerçekleştirmemiz, yarınlar için bugünü feda etmemiz şart. Futbolda ‘abi’ dönemi bitmeli. Çünkü evdeki gümüşleri satacak duruma geldik” diyor

 

  

Avrupa’da da benzer sorunlar zaman zaman gözümüze çarpıyor. Ancak, benim merkez ligler olarak nitelendirdiğim Beş Büyük Lig’de işler biraz daha farklı yürüyor. Öncelikle bu liglerde futbol, ‘’sadece futbol değil’’. Olayı salt sportif bir olay olarak görmüyorlar. Bir Show business, yani gösteri endüstrisi olarak algılıyor ve buna göre hareket ediyorlar. Tamamen, futbolu aynı zamanda bir ‘’iş’’ olarak değerlendirdikleri için, kulüplerin genel yapılanmalarını ‘’sportif sosu’’ da ihmal etmeden, ticarileşen ve parasallaşan futbolun gereksinimlerini karşılayacak şekilde organize etmişler. Nitekim, 25 milyar Euro’luk Avrupa futbol pastasının yüzde 62’si bu beş büyük ligden geliyor. Alman Bundesliga, İngiliz Premier Lig, İspanyol La Liga, İtalyan Serie A, Fransız Ligue 1.

 

 

 

Bunlar yıllık 15 milyar Euro’luk gelir elde ediyor. Bizim ligimizin yıllık geliri yılda 700 milyon Euro’ya ulaşıyor., Ve orada futbol kulüpleri rekabetçi Özellikle beş büyük lig böyle yapılandırılmış. Rekabetçi dengeye çok müdahale edilmiyor. Bu liglerde genelde kulüp sahiplikleri var ve dolayısıyla başarısız olan, kar edemeyen, mali yapısı sıkıntılı olanlar doğrudan olmasa da bile dolaylı olarak doğal seleksiyona uğruyor, rekabette yaptığı hatanın bedelini ödemek zorunda kalıyor. Batacaksa batıyor, küme düşecekse düşüyor. Herhangi bir koruma kalkanı yok. Ancak, başkan soyunma odasına girmiyor, kadro yapmıyor, kafasına göre transfer gerçekleştirmiyor. Kulübün başına getirdiği idari ve sportif menecerler aracılığıyla kulübü yönetiyor. Ayrıca, siyasetfutbola müdahil olmuyor ve ligde tek yetkili sadece futbol otoritesi…Kısacası, bu liglerde ve kulüplerde kurumsallık bir zorunluluk halinde. Kurumsal yönetim olmadan, şeffaflık olmadan, denetlenebilir olmadan bu liglerde rekabet yapma şansınız yok. Ayrıca, taraftarınıza ve hisselerinizi alan mali yatırımcılara karşı da, yani paydaşlarınıza karşı da sorumluluklarınız var. Yasal yükümlülüklerinizi yerine getirmek ilk vazife. Bunu yerine getiremediğinizde ligde kalamıyorsunuz. Siyasi otorite, bizde olduğu gibi vergi affı, prim affı vb uygulamaları bilmiyor. Bu anlamda kulüp ayırımı yok. Sıkıcı da olsa, şu gerçeği kabul etmeliyiz ki, futbol günümüzde sportif bir etkinlikten daha öte yıllık milyarlarca parasal gelir kazandıran bir iş! Yıllık 650-700 milyon Euro gelir elde eden futbol kulüpleri var. Bunları sportif organizasyon olarak açıklamak çok mümkün değil maalesef. Ortada dönen paralara bakılınca, bu ligler farklı bir boyuta taşımış durumda. Ama aramızda çok ciddi farklar var. Bunlardan sportif performans olarak ta, mali anlamda da çok gerideyiz zaten ama daha önemlisi mentalite farkımız da çok büyük. Örneğin, Statlar bile farklı mantıkla inşa ediliyorlar…

 

0x0-kulubun-gelecegi-baskanin-iki-dudagi-arasinda-olamaz-1533457481486

 

Biraz açar mısınız?

 

Eskiden 70-80 bin kişilik statlar inşa edilirken, artık günümüzde daha kompakt ve koltuk başına geliri daha maksimize edecek nitelikte, 45-50 bin ya da 60 bin kişilik statlar yapıyorlar. 1930’lu yıllardaki Avrupa’daki dikta yönetimleri, futbolu kitleleri yönlendirmede etkin bir araç olarak kullandıkları için, 80 bin kişilik statlar inşa etmişler. Tüm amaç kitleleri apolitize edebilmek. İnsanları politikadan uzak tutmak için statları bir uyku tulumu olarak görmüşler ve bu uyku tulumuna ne kadar çok insan doldururlarsa, siyasal iktidarlarını o kadar uzun tutacaklarına inanmışlar. Bu nedenle o günkü koşullarda statlar bir para kazanma aracı değildi. O günkü işlevleri, sporun genel birleştirici etkisinden yararlanarak siyasal çıkarlar elde etmekti. Oysa, bugün statlar endüstriyel futbolun üretim merkezleri haline geldi. Öyle ki, günümüzde sadece stat işletmeciliği bile başlı başına bir iş kolu oldu ve tüm amaç koltuk başına geliri maksimize edebilmek. O nedenle, daha kompakt ama koltuk başına 5 ila 10.000 Euro gelir yaratacak şekilde ve 365 gün farklı etkinliklere de izin verecek şekilde tasarlayıp yapıyorlar.

 

TakSar01

 

Biz de durum nasıl?

 

Bizde yeni jenerasyon statlar ile, TT Arena, Vodafon Arena, Şükrü Saraçoğlu ve diğer yeni yapılan statlarla bu gerçeği yakalamaya çalışıyoruz ama bizim statlarımız ne yazık ki, dolmuyor. Büyük kulüplerin dışında maç günü geliri yüksek kulüp sayısı beklenenin çok altında. Koltuk başına bizde gelir yaklaşık 1000 ila 1500 Euro arasında değişiyor. Bu anlamda Avrupalı devlerin gerisindeyiz. Geçen yıl Süper Lig verilerine göre, statların üçte birini doldurabilmişiz. Büyük yapıları dolduramadığınız zaman hem sportif performans, hem de parasal geliriniz kötü etkileniyor. Statlarımız sadece maç günü gelir yaratıyor. Oysa, yeni nesil statlar çok farklı aktivitelerden önemli gelirler elde ediyorlar. Yine, önemli kulüplerden Real Madrid ve Barcelona, stat içindeki müzelerinden yıllık 45 Milyon Euro’ya yakın gelir elde ediyorlar. . Bizde tabi şimdi bu rakamlara ulaşmak hayal gibi görünüyor ama yılmadan bu konuda çaba harcamalıyız.

  

Bu kulüpler hesap veriyorlar, denetleniyorlar yani!

  

Evet sıkı bir denetim var. Tüm kulüpler bu kapsamda şeffaf ve denetlenebilir olmak zorunda. Aksi taktirde, rekabeti bozan bir yapıyı desteklemiş olursunuz. Bu nedenle bu beş büyük lig yıllık ortalama 15 Milyar Euro gelir yaratabiliyorlar ve ortalama gelirleri yaklaşık 3 milyar Euro civarında. Bizde ise, bu konularda genel kültür şöyle; borçlanmaya dayalı bir büyüme modelimiz var. Gelirlerin nasıl yaratılacağı düşünülmeden harcamaları yaparız. Bir planlamamız yok. Var olan gelirlerimizden daha çok kazanılmamış gelecek yılların gelirlerini harcarız. Tüm bunların sonunda sportif başarı gelsin gelmesin bir hesap verme olayı da olmadığı için, sıkı bir denetim yapılmadığından, şeffaf olamadığımızdan, paydaşlara karşı sorumluluk hissi taşımıadığımızdan, ve kulübün geleceği başkanın iki dudağı arasında olduğundan, kimsenin konuşmasına izin vermediğimizden, demokratik bir yapılanma bulunmadığından, kimse hesap soramadığından, haliyle hata yapmaya devam ediyoruz. O hata da, finansal tablo olarak yönetilemez bir borç dağı olarak karşınıza çıkıyor. Mali performanstaki olumsuzluk sizi sportif performansla vuruyor. Bir sarmala giriyorsunuz, oradan çıkmak çok zor. Bu kulüpleri bugüne kadar yöneten insanlar o yetkinlik ve liyakatte olmamaları da sorunun bir başka önemli boyutu. Rol model olarak almamız gereken Liglerde, Avrupa’da kulüpler çok sıkı denetlenirler. O yüzden sistem işler.

 

Ne yaparlar o kulübe?

 

Mesela vergisini ödeyemediği takdirde, önce uyarı gider ardından kayyuma aktarılır, hatta küme düşürülür. Bakınız Glaskow Rangers, Fiorentina, Leeds United… Oralarda af yok. Glaskow Rangers 3.5 milyon Sterlin vergisini ödeyemedi,  kayyum atadılar, sonra küme düşürdüler. 100 yıllık kulüptü, kimse İskoç Premier Ligi batar, Celtic kimle mücadele edecek diye düşünmediler. ‘Kulüplere yaptırım uygularsak futbol ekonomisi olumsuz etkilenir’ gibi bir anlayış yok Avrupa’da. Tabi bizde böyle bir anlayış olmadığı için rekabeti bozuyoruz. Ya da büyüklerden yana bir rekabeti organize ediyoruz. Bu da, yeşil sahalarda kendisini küçük kulüpler aleyhine, büyüklerin lehine haksız bir rekabet olarak somutluyor. Aslında, bilinçli olarak rekabetçi dengeyi, dengesiz rekabete dönüştürüyorsunuz. Bu bağlamda, futbol kaynaklarımızın, daha doğrusu olanaklarımızın önemli bir kısmı 60 senedir üç büyüklerin emrine verilmiş durumda. . Sportif sonuç da ortada! Peki, bu olanaklar üç büyüklere değil de diğer kulüplere verilse neler olacaktı? Bunu hiç düşünmüyoruz bile.… Doğal seleksiyonun çalışmasına izin verilmemesi de ayrı bir sorun bence. Yani, bizde batması gereken kulüplerden hiç biri batmaz. O zaman da işte kaynaklar böyle har vurup harman savrulur. Bizim kulüplerimizdeki anlayış şu, küçük olsun benim olsun, benden başka kimseye de yar olmasın.

 

0x0-kulubun-gelecegi-baskanin-iki-dudagi-arasinda-olamaz-1533457483317

  

Bizim Avrupa ile farkımızın kapanması için yayın gelirleri de önemli bir çıkmaz. Biz de o kadar büyük yayın gelirleri yok… Bunu nasıl aşacağız?

 

Yayın geliri reytinge ve futbolun kalitesinin artmasına bağlı. Süper Lig’in yıllık naklen yayın gelir hakları 500 milyon dolara satıldı. Bu rakam aslında bizim gibi bir lig için ciddi bir rakam. Bizim parasal gelir yaratmakta bir sıkıntımız yok. Biz yaratılan parasal gelirini yönetiminde sorunlarımız var. Yani, üst yapı problemimiz var. Üst yapı sadece sportif performansı yönetmekten ibaret değil. Kulüplerimizi sportif, iktisadi ve mali olarak daha yükseğe taşıyacak nitelikte, vizyon ve misyonda maalesef bir yönetsel yapılanmamız yok. Sadece günü kurtarmaya yönelik, sürdürülebilir olmayan geçici başarılarla ‘’maçı tamamlamaya’’ çalışan bir yönetsel kadro var. Yani dünyayı takip eden, finanstan anlayan, ekonomik yeni gelir kaynakları yaratabilen, sportif performansı daha yukarılara taşıyabilecek yeterlik ve yetkinlikte, insanlar kulüplerin başında olmadığı için, kalıcı başarılara ulaşamıyoruz. Devletin de bu kulüplerimize müşfik yaklaşımı, bu kulüplerin kısıtlı kaynaklarını etkin ve verimli kullanamamalarına neden oluyor.

 

Hep mi böyleydi?

 

Ne yazık ki, bu konuya olumlu yanıt vermek çok zor. Futbolumuzun özellikle son 18-20 yılına baktığımızda, yönetsel yapılanma anlamında çok fazla yol alamadığımızı görüyoruz. Nitekim, bunun en önemli göstergesi, bu süreçte parasal gelirlerimiz artarken, bir türlü sportif performansımızın artmayışı. Yani, 2000 yılında Süper lig’de toplam gelirimiz 150 milyon Euro iken, bugünkü gelirimiz 700 milyon Euro’ya ulaşmış olmasına karşın, sportif performansımızın göstergesi olan UEFA ve FIFA sıralamalarına bakıldığında 2000 yılının gerisindeyiz. Demek ki, Süper Lig parasal gelir yaratmış ama u gelirleri yerli yerinde kullanamadığı için sportif performansta geriye düşmüş. Yani, mali yönden futbolumuz gelişirken, bu parasal gelişmeyi, genişlemeyi yönetecek yönetsel yapılanmayı oluşturamamışız. İşte , Türk futbolunun temel çelişkisi bu; parasal performansımız artarken, sportif performansımızın artmaması. Bunun üzerinde düşünmeliyiz. Bu de paradigmik değişiklik içine girmeli.

  

Paradigmik değişim derken, neyi kastediyorsunuz?

 

Öncelikle bugünkü futbol yapılanmamız, örgütlenme modelimiz, çalışma anlayışımız ve futbol yönetim felsefemiz futbolumuzu Avrupa’da ve Dünya’da  hak ettiği yere taşımaktan uzak. Bunu görüyoruz. Bugünkü yapının tamamen değişmesi lazım. Kulüp yapılarının değişmesi gerekiyor. Futbol otoritesinin örgütsel yapılanmasının değiştirilmesi gerekiyor. Süper Lig AŞ mutlaka oluşturulmalı. Ayrıca, yönetsel olarak ta bir yeni yapılanmayla Ligimiz yeniden rekabet açısından düzenlenmeli. Kulüpler dernek örgütlenmesinden çıkartılmalı. Şirket şeklinde yeniden örgütlenecek bu kulüplere mutlaka Kurumsal yönetim ve yönetim egemen örgüt modeli haline getirilmeli. Kısa- orta ve uzun vadeli futbol gelişim stratejileri oluşturulmalı.

  

Türk futbolu adına ümit var mı?

 

Bu borç tablosu itibariyle Türk futbolu bir yere gidemez. Ekonomik konjonktür de buna izin vermiyor, finansal maliyetlerinin artmasıyla kulüplerin durduk yerde borçları artıyor. Kurlar yukarı yönde gidiyor. Mesela İstanbul Borsasına gönderilen faaliyet raporlarındaki verilerdeki şeffaflık, kulüplerde, derneklerde de olmalı. Bu yapılanmada göremediğimiz yönü var futbolun. Çünkü onlar dernek statüsünde oldukları için bu tabloları üç ayda bir resmi olarak ilan etme zorunlulukları yok. İbra müessesi iyi çalıştırılmıyor. ‘’Kol kırılır, yen içinde kalır’’ mantığıyla yönetimler, aklanıyor. O yüzden de”kulüplerin iki yakası bir araya gelmiyor. Sonuç itibariyle şunu söylemek isterim: Türk futbol kulüpleri artık borca dayalı büyüme modelini terkedip sürdürülebilir bir sportif ve finansal başarıya odaklanmalılar. Bunun için de, rekabetçi dengeyi, haksız rekabete değil, dengede rekabete dönüştüren; kulüplere sübvansiyona artık izin vermeyen, doğal seleksiyonun çalışmasına izin veren bir yapıyı kurmamız lazım. Bunu yapabilirsek, her zaman ümit var.

 

Son olarak Ali Koç’un açıkladığı borç rakamlarına Aziz Yıldırım itiraz etti… Bu da ilginç değil mi?

 

Ali Koç, “Borç 620 milyon Euro” diyor, Aziz Yıldırım ise “420 milyon Euro.” Hangisi doğru? Belli ki, Ali Koç’un dediği doğru. Aksi halde, Ali koç neden olmayan bir borç tutarından bahsetsin. Sayın Koç’a göre, anlaşılan o ki, kulüpte borçların bir kısmı gizlenmiş. Yine, görüyoruz ki, Ali Koç’un açıklamalarına göre Fenerbahçe’nin 4.1 Milyar TL’na ulaşan mevcut finansal yükümlülükleri, kulübün gelirinin on katına ulaşmış durumda. Bu altından kalkılabilecek bir durum değil. Onun için işi çok zor. Ali Koç bunları açıklayarak “Kral Çıplak” dedi. Bu kulüpler şirket oldukları ve Borsa İstanbul’da işlem gördükleri için Sermaye Piyasası Kurulu kanunlarına tabii. Bir başkan çıkıp borç 420 değil 620 milyon Euro diyorsa, bu aslında bir tür de suç duyurusudur aynı zamanda.

 

Ali Koç’un değişim yaratabileceğine inanıyor musunuz?

 

Şunu unutmayalım ki, ‘’Her değişim, kendi içinde bir direnç te taşır.’’ Dolayısıyla, kulübün geleceği için sayın Koç, bu dirençleri ortadan kaldırmak ve yeni, daha çağdaş, demokratik, daha katılımcı ve kucaklayıcı bir yapılanmayı oluşturmak; kurumsal yönetimi ve yönetişimi egemen örgüt modeli haline getirerek, yani kapsayıcı kurumları geliştirmek suretiyle, kulübü sportif, iktisadi ve mali olarak hak ettiği yere taşıyacaktır. Buna Daron Acemoğlu, ‘’Yaratıcı yıkım’’ diyor . Bu anlayışla Ali Koç kulübü yönettiği zaman Fenerbahçe’nin önü açık.

 

- Ali Koç başkan seçildikten sonra kulübe 50 milyon doları hibe etti, ne dersiniz yangını söndürmeye yeter mi?

 

- Ali Koç’un 50 milyon doları kulübe hibe etmesi taraftar ve camia açısından çok iyi görülebilir. Bu onu kahraman da yapabilir. Ancak o da çok iyi biliyor ki bu 50 milyon Dolar, ‘’kara deliğe atılan küçük bir taş’’ sadece. Fenerbahçe’nin bu kadar büyük açığı, finansal olumsuzlukları varken bu meblağın derman olmayacağı açık. Sonuç itibariyle, iyi niyet temelinde yükselen popülist bir davranış bu. Kulübün finansal açıklrını kapatmak için belki de bir zorunluluk ama tek başına yetmiyor. Taraftarın beklentisi çok yüksek. Ancak beklentilerle gerçekleşenler arasındaki sapma arttıkça, bir süre sonra güvenilirliğiniz sorgulanmaya başlar. Ali Koç muhakkak buna çok dikkat edecektir. Beklentilerin yüksekte oluşması, ona hata yaptırabilir. Ancak, o iş yaşamının gerçeklerini çok iyi bilen birisi olarak, eminim ki, popülist politikalardan uzak duracaktır. Çünkü popülizm hata yaptırır.

   

Kulüplerin satılması mümkün mü?

 

Bugünkü kulüp yapılanması göz önüne getirildiğinde yabancı yatırımcı gelse, nereyi satın alacak? Fenerbahçe Spor Kulübü Derneği’ni mevcut hukuksal ve toplumsal yapısından dolayı alamaz. Ancak, Borsa İstanbul’da işlem gören Sportif AŞ’yi satın alabilir ki, burada da kritik bir konu var. O da: altın hisseler, dernekte. Yani, Borsa İstanbul’da ancak mali yatırımcı olarak kalırsınız. BİST’te aldığınız hisselerle kulübe egemen olma ve yönetme şansınız yok. Çünkü kulübün altın hisseleri var ve o kulüpte. Mali yatırımcı kulübe egemen olamadıktan sonra üç büyükleri niye alsın ki? Burası İngiltere değil. Orada kulüpler şirket şeklinde kuruldukları için biri satın aldığında kulübün sahibi oluyor. Bizde olayın bir de sosyal boyutu var; milyonlarca taraftarın aidiyet hissettiği, yüzyıla yakın tarihiyle bugüne gelmiş kulübün dernek yapısını bitirip şirkete dönüştürmek kolay değil. Bugünkü koşullarda kulüplerin finansal durumu böyle. Yani, yabancı yatırımcının Türk futbol kulüplerine yapabilmesi için kulüp yapılarının değiştirilmesi ve mülkiyet devrine uygun bir yasal yapılanmanın oluşturulması gerekir.

 

Kısacası, borç yükü altında ezilen kulüplerin statlarından petrol fışkırmayacağına, altın madeni çıkmayacağına göre, mevcut finansal darboğazdan çıkma, bu borçların altından kendi olanaklarıyla kalkma şansları yok. Burada, Altın da, petrol de yabancı yatırımcıdır ama dediğim sebeplerden dolayı, yabancı yatırımcılar bu kulüpleri satın alamazlar. Bu durumda, devlet baba devreye giriyor. “Devlet baba vergimi affet, borçlarımı affet, stadyum yeri ver, stadyum yap” talepleri ortaya çıkıyor. Bu, besleme bir alışkanlık oluyor. Bu yaklaşım modeli de kalıcı ve stratejik olmaktan uzak, futbolumuzu bir yere götüremeyecek bir alışkanlıklar ve tembellikler sistemi oluyor. Bunun da sonu yok.

       

- Peki, ne yapılması lazım, mantalitenin ne yönde değişmesi gerekiyor?

 

Ben hep yönetici hatasını doktor hatasına benzetirim. Doktorların yaptığı hatalar gibi geri dönülemez hatalar yapabiliyor futbol kulüplerinin yöneticileri. O nedenle bizim yöneticilerimizin minimum düzeyde hata yapacak yetenekte, nitelikte ve ehliyette olması, genel kurulların da iyi çalışması lazım. Bugün tuttuğu takım için ciddi paralar harcayan taraftarın verdiği her kuruşun nereye gittiğini sorgulama hakkı vardır fakat biz sorgulayamıyoruz, çünkü anti-demokratik yapılanmalar söz konusu. Yenilikçi vizyoner, dünyayı takip eden yöneticilerin yer aldığı yönetim kurullarının oluşturulduğu, hesap vermekten, şeffaf ve denetlenmekten korkmayan bir anlayışın kulüplerimizde egemen olması lazım ki ekiplerimiz sportif anlamda başarı elde edebilsin. Yoksa şark kurnazlığıyla, sorunlarımızı ve borçlarımızı halının altına süpürüp ‘’kol kırılır, yen içinde kalır’’ mantığıyla ilerleme şansımız yok.

 

- Fakat hala kulüplerde sorunları çözen abi yöneticiler bulunuyor. Bu durum kurumsallaşmaya engel mi?

 

- Artık Türk futbolunda abi abla dönemi bitti. Çünkü Avrupa’da böyle bir şey yok. Orada mentor, koç var, bizde abi abla. Mentorluk bizim eksiğimiz. Milyonlarca euro verip yurtdışından getirdiğimiz oyuncuların ülkeye adaptasyonunu sağlamak için ona bir mentor sağlamak, belki bir koç tayin etmek gerekiyor. Yoksa, ülke kültürüne uzak, yabancı bir çevrede, bu oyuncunun mental adaptasyonunu sağlamadan nasıl sportif performans ortaya koysun ki? Bunları yapmayıp ‘abi’ anlayışına sığınmanın bir sürdürülebilirliği yok.

 

0x0-kulubun-gelecegi-baskanin-iki-dudagi-arasinda-olamaz-1533443422161

- Havaalanlarında artık kolay kolay yıldız futbolcu karşılayamayacağız herhalde.

 

- Evet, artık uçaklar indirip kaldırma, pastaya çilek ekleme günleri geride kalmış gibi görünüyor. Transfer hareketleri de kulüplerin öyle pek para harcayacak durumda olmadıklarını gösteriyor. Artık evdeki gümüşleri satacak noktaya geldik. O yüzden yapacağımız şeyler çok kısıtlı.

 

- Ödemeleri Türk Lirasına çevirmek bir çözüm olabilir mi?

 

- Takımların kadrolarındaki yabancı futbolcu fazlalığı göz önünde bulundurulursa şu an için maaşları Türk Lirasına çevirmek çok olanaklı görünmüyor. Olsa da, bunu sadece kısıtlı yapabilirsiniz. Sadece bazı Türk oyuncularına bu önerileri götürebilirsiniz. Zaten yabancı futbolcular Türkiye’yi Katar öncesi son durak olarak görüyorlar. Katar büyük ikramiye, ama yıldızı sönmüş bir dünya starının buraya gitmeden önce bir iki yıl daha top oynayabileceği yer de ne yazık ki Türkiye. Yani bir ara durak.

 

- O halde uzun vadeli planların içinde altyapılar büyük önem kazanıyor değil mi?

 

- Bu konuda şunu sorgulamamız gerekiyor, acaba altyapılara harcanan paralar hakikaten altyapılara mı gidiyor? Bilançolara baktığımızda altyapılara önemli paraların harcandığını görüyorsunuz. İsmini veremeyeceğim üç büyük kulübün yöneticisinden biri vakti zamanında bana, “Biz gider olarak gösteremediğimiz birtakım tutarları altyapıya yapılan harcamalar kaleminde gösteririz” demişti. Çok şaşırmıştım. Ne yazık ki Türkiye’deki klasik yöneticilik anlayışı bu. Ali Koç ile birlikte bunun değişebileceğini düşünüyorum.

 

- Kulüplerin bu finansal krizden kurtulabilmeleri için Avrupa’ya katılımda süreklilik sağlamaları ne kadar önemli?

 

- Şampiyonlar Ligi’ne giden bir Türk takımı sıfır performans gösterse dahi 25-30 milyon euro’nun sahibi oluyor. Bir de başarı elde ederse bu para katlanıyor. Güncel kurla bir Türk takımının 30 milyon euro kazandığını düşünürsek bu 180 milyon liraya yakın bir para eder. Geçen senenin lig şampiyonu Galatasaray’ın kazandığı para ise 170 milyon lira civarında. Birisi 34, birisi 6 maçın ardından ele geçen para, durum bu kadar açık. Hangisi daha önemli sizce? Üstelik Avrupa’da sürekli vitrindesiniz, yan gelirler yaratmaya da müsait bir ortam söz konusu.

 

- Peki, şu an Türk kulüpleri için komada dersek, bu komadan çıkmak için ilk adımda ne yapılabilir?

 

- Yarınları kurtarmak için belki bugünleri feda etmemiz lazım. Nedir bu? Tek kelimeyle ‘’küçülmek’’. Kulüplerimize büyük ikramiye çıkmayacağına, bu gelirlerle bu borçlar kapanmayacağına göre kontrollü küçülmek gerekecek. Uzun vadeli bir planlamayla geleceği kazanabiliriz. Çünkü, gelirlerimizi iyi kullanamadığımız gibi, gelir yaratmakta da zorlanıyoruz.

 

- Bir kulüpte küçülme nasıl gerçekleşir?

 

- Bir, kadronuzu küçültür, yüksek maliyetli oyuncularla yollarınızı ayırırsınız. İki, altyapıya önem verirsiniz. Altyapıya önem verdiğiniz için çok maliyetli oyuncularınız olmaz ve dolayısıyla prim ve maaş ödemelerinde tasarruf sağlarsınız. Üç, gereksiz maliyetlerden kurtulursunuz. Ali Koç’un açıklamalarına göre bin 300 kişi civarında kişi çalışıyormuş Fenerbahçe’de. Bunun yaklaşık yüzde 25’i sporcu geri kalanı idari personel. Bu nasıl bir sayıdır? Sonuçta bir kulüp burası. Demek ki bu kadar ekstra maliyetler söz konusu.

 

- Bu küçülmeye taraftarların tepkisi nasıl olur?

 

Aslında istemesek de küçülüyoruz zaten. Bakın Fenerbahçe’nin iki yıl önceki bonservis bedelleri üzerinden değeri 170 milyon euro’ydu bugün 64 milyon euro. Daha ne olsun? Yine iki yıl önce Süper Lig’in bonservis bedelleri üzerinden toplam değeri 1 milyar 170 milyon euro iken şimdi 554 milyon euro. Müthiş bir düşüş! Küçülme yani…

 

- İstersek yapabiliyoruz yani aslında?

 

- Tabii ki olmaması için hiçbir sebep yok. Bizim sıkıntımız şu: Üç büyükler ‘’hep şampiyon olmak’’ zorunda. Yani hep pedal çevirmek durumundalar, durdukları anda düşerler. Ama futbol örgütlenmesinde başarılı olmuş takımlara baktığımız zaman hiçbir başarının tesadüfen gelmediğini görüyoruz. Bizim bir Abromoviç’imiz olamaz, bir Katarlı gelip fon yaratamaz mevcut durumdan dolayı. Dolayısıyla bu yapılanmaya mecburuz. {jcomments on}

   

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  31225  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 1118 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58376339

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1