Bu iş Böyle Gitmez!
x
Buradasınız >> Ana Sayfa

 

futbolekonomi baslık manset


Resim
FIFA'dan Bilet Skandalı: “Kategori 1 Bilet Aldık, Kale Arkası Çıktı. FIFA’nın Güven Krizi”
Pazar, 12 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 12 Nisan 2026 Sonbahar ve kış boyunca FIFA, 2026 Dünya Kupası için 3 milyondan fazla bilet sattı. Devamını oku...
Resim
Inter Miami: Önce Stadyumunu, Şimdi Geleceğini İnşa Ediyor
Cumartesi, 11 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026 Miami Freedom Park, kulübün bugüne kadar katettiği mesafeyi simgelerken, bir sonraki aşama tamamen uzun vadeli sürdürülebilirliğe odaklanacak. Devamını oku...
Resim
Tottenham Hotspur Sportif Paradoks ve Finansal Türbülans İçinde!
Cumartesi, 11 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026  Tottenham Hotspur, 2024/25 mali yılında saha içi sonuçlar ile ticari büyüme arasında keskin bir paradoks yaşıyor. Kulüp sportif uyetersizliğin de etkisiyle finansal türbilansa girmiş durumda.  Devamını oku...
Resim
Leeds United’ta 2024/25'te Rekor Gelire Rağmen Büyük Zarar
Cumartesi, 11 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026 Leeds United, Premier Lig’de kalma garantisi olmasa da, önceki iki sezonda Championship’ten direkt yükselen altı kulübün tamamının ertesi sezon doğrudan küme düştüğü düşünüldüğünde, çoğu gözlemcinin beklediğinden daha iyi bir performans... Devamını oku...
Resim
São Paulo 2032'ye Kadar New Balance İle Devam Ediyor!
Cumartesi, 11 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026 Campeonato Brasileiro Série A ekiplerinden São Paulo, New Balance ile olan iş birliğini 2032 yılına kadar uzattı. Bu anlaşma, markanın Brezilya’daki rakip kulüp portföyünün giderek büyüdüğünü yansıtıyor. Devamını oku...
Resim
Mircea Lucescu: Önce İnsan
Çarşamba, 08 Nisan 2026
Tuğrul AKŞAR- 8 Nisan 2026 Bazı hayatlar vardır; başarıların gürültüsüyle değil, dokundukları kalplerin sessizliğiyle ölçülür. Lucescu’nun hikâyesi de tam olarak böyleydi. Devamını oku...
Resim
Mircea Lucescu: Bir başka Dünya'nın Entelektüeli!
Salı, 07 Nisan 2026
FutbolEkonomi-7 Nisan 2026  Mircea Lucescu, 29 Temmuz 1945’te Bükreş’te doğan ve 7 Nisan 2026’da 80 yaşında aramızdan ayrılan, futbolun nadide entelektüellerinden biriydi. Devamını oku...
Resim
Efsane Teknik Direktör Mircea Lucescu Yaşamını Yitirdi!
Salı, 07 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 7 Nisan 2026  Mircea Lucescu (29 Temmuz 1945 - 7 Nisan 2026), Rumen futbolun efsanevi ismi. Devamını oku...
Resim
Türkiye, Dünya Kupası'nda Çeyrek Finalde İspanya'ya mı Elenecek?
Cumartesi, 04 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 4 Nisan 2026 Amerikan The NewYork Times tarafından 550 Milyon dolara satın alınarak yayın yaşamına devam eden The Athletic bu hafta 2026 Dünya Kupası'na ilişkin çok ilginç tahminlerde bulundu. Devamını oku...
Resim
Dünya Kupasının Ekonomik Değeri
Perşembe, 02 Nisan 2026
Prof.Dr. Sebahattin Devecioğlu- 2 Nisan 2026 Futbolun en prestijli organizasyonu olarak kabul gören Dünya Kupası organizasyonu için geri sayım başladı. Devamını oku...
Resim
2026 Dünya Kupası Vizesi: Türk Futbolunda Skor Başarısından Öte, Anlayış ve Örgütlenme Değişim Zamanı Olmalı!
Perşembe, 02 Nisan 2026
Tuğrul AKŞAR- 1 Nisan 2026 Türk futbolu, 24 yıl aradan sonra yeniden FIFA Dünya Kupası 2026 sahnesine dönüyor. Kosova karşısında elde edilen play-off zaferi, yalnızca A Milli Takım’ın sahadaki başarısı değil; aynı zamanda uzun süredir ihtiyaç duyulan güçlü bir ekonomik... Devamını oku...
Resim
24 Yıllık Hasretin Sonu: A Milli Takım 2026 Dünya Kupası’nda, Servet Kapıda!
Çarşamba, 01 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 1 Nisan 2026 Türk futbolu için tarihi bir eşik daha aşıldı. 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off finalinde Kosova’yı deplasmanda Kerem Aktürkoğlu’nun tek golüyle 1-0 mağlup eden "Bizim Çocuklar", 24 yıl aradan sonra dünyanın en büyük futbol... Devamını oku...
Resim
Newcastle United'ın Sahipleri St James' Park'ı Kendilerine Satarak, Finansal Dönüşümü Gerçekleştirmeyi Amaçlıyorlar...
Salı, 31 Mart 2026
FutbolEkonomi- 31 Mart 2026  Newcastle United, finansal sürdürülebilirlik kuralları ve yatırım planları doğrultusunda radikal bir adım atarak ikonik stadyumu St James' Park’ı ve bitişiğindeki arazileri kulüp sahiplerine ait başka bir şirkete sattı. Devamını oku...
Resim
Futbol dünyası Premier Lig'in Chelsea ile yaptığı uzlaşma anlaşmasını konuşuyor!
Pazartesi, 30 Mart 2026
FutbolEkonomi-30 Mart 2026  Uzun süren bir disiplin sürecinin ardından Premier Lig, Roman Abramovich yönetimi döneminde kurallarına aykırı davranışları nedeniyle Chelsea ile bir uzlaşma anlaşmasına vardı. Şimdi tüm futbol dünyası bu uzlaşma anlaşmasını konuşuyor. Devamını oku...
Resim
While European Football Revenues Exceed €30 Billion: A Growing Economy Deepens Inequality Between Core and Peripheral Leagues
Pazartesi, 16 Mart 2026
Tuğrul Akşar – 16 March 2026 The Union of European Football Associations has published the latest edition of the European Club Finance and Investment Landscape Report, one of the most comprehensive studies monitoring the financial dynamics of European football. Devamını oku...
Resim
Geçmiş Yıl Şampiyonluk Primleri Kaldırılıyor!
Pazar, 15 Mart 2026
Futbolekonomi- 15 Mart 2026 TFF Yönetim Kurulunun aldığı karara göre yayın geliri dağıtımındaki kıstaslardan biri olan ve geçmişte şampiyonluk yaşayan 6 takım arasında şampiyonluk sayılarına göre dağıtılan "Şampiyonlar Payı" bu sezon son kez yürürlükte olacak. Devamını oku...
Resim
Avrupa Futbol Gelirleri 30 Milyar Euro’yu Aşarken; Büyüyen Ekonomi, Merkez ile Çevre Ligler Arasındaki Eşitsizliği Derinleştiriyor!
Pazar, 15 Mart 2026
  Tuğrul AKŞAR- 15 Mart 2026 – UEFA, Avrupa futbolunun finansal nabzını tutan en kapsamlı çalışmalardan biri olan Avrupa Kulüp Finans ve Yatırım Görünümü Raporu’nun son sayısını yayımladı.(1)  Devamını oku...


 baslık genel

News image

Premier League’de Yapısal Değişim Zamanı

Av.Mustafa Batmaz- 21 Nisan 2026 - Premier League, 2026/27 sezonundan itibaren finansal denetim sistemini köklü biçimde değiştirerek Profitability and Sustainability Ru...

Devamı >>
News image

2026 Dünya Kupası: Futbolun Sahadan Finansal İmparatorluğa Dönüşümü

  Tuğrul AKŞAR- 21Nisan 2026 Modern futbol artık yalnızca yeşil sahada oynanan bir oyun değil; üretim, tüketim ve sermaye birikiminin küresel ...

Devamı >>
News image

Çocukları Biz Değiştirdik!

Recep Cengiz- 20 Nisan 2026 Bir millet düşünün ki, dünyada çocuklara bayram armağan eden ilk liderin mirasına sahip olsun; ama aynı mi...

Devamı >>
News image

Yüzkırk Karakter İle Futbolda Cahil Cesareti!

Müslüm Gülhan- 19 Nisan 2026  Bu ülkede erkeklerin çoğunluğuna ‘sen futbolu bilmiyorsun’ veya ‘sen siyaseti bilmiyorsun’ diyemezsiniz. Kavga çı...

Devamı >>
News image

Galatasaray'da Umudun Adı: Victor Osimhen

  Doç. Dr. Recep Cengiz - 16 Nisan 2026 Futbolun psikolojik dinamikleri, özellikle kriz anlarında çok daha görünür hale gelir. Bir ta...

Devamı >>
News image

Sonuçlarını düşünmeden yapılanlar yüzünden…

  Prof. Dr. Ahmet Talimciler - 15 Nisan 2026 Ülke olarak olumlu örnekleri el birliği ile çürütüp, vasatlığı ve kötülüğü yaygın da...

Devamı >>
News image

Yeşil Sahalarda Çip Savaşı Başlıyor: Nike, UEFA ve Akıllı Top Devrimi

Hüseyin Özkök 13 Nisan 2026 Modern futbolun endüstriyel dönüşümü, sadece saha içindeki taktiklerle değil, oyunun her zerresine nüfuz eden teknolojik yatırımlarla da...

Devamı >>
News image

Rekabet+Sportif Yapılanma = Başarı+Gelir

Av.Mustafa Batmaz- 13 Nisan 2026  Dün akşam Galatasaray’ın kendi evinde Kocaelispor’a puan kaybı ile birlikte ligde şampiyonluk yarışı iyice heyecanlandı desek ya...

Devamı >>


 baslık ekonomi

News image

Dünya Kupasının Ekonomik Değeri

Prof.Dr. Sebahattin Devecioğlu- 2 Nisan 2026 Futbolun en prestijli organizasyonu olarak kabul gören Dünya Kupası organizasyonu için geri sayım ba...

Devamı >>
News image

Fenerbahçe’nin Finansal Gerçeği Acil Finansal Dönüşüm Gerektiriyor-Mali Sürdürülebilirlik Tehlikede!

    Tuğrul AKŞAR- 31 Ocak 2026 Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin 1 Haziran 2025- 30 Kasım 2025 arasını kapsayan 2025-26 sezonu ilk altı ...

Devamı >>
News image

Yeni Nesil Formatların Ekonomisi ve Geleceği: Golazo, Kings League, Baller League...

Ahmet Berke Gökçeoğlu - 2 Şubat 2026 Serinin ‘Futbolun Yeni Nesil Formatları’ başlıklı ilk yazısında, Kings League, Baller League ve Golazo gi...

Devamı >>
News image

Football Money League: Avrupa’nın büyük kulüpleri “para basıyor”

Hüseyin Özkök - 24 Ocak 2026 Dünya futbolunda en yüksek gelir elde eden kulüplerini tanıtan Deloitte Football Money League'in 29’uncu ed...

Devamı >>
News image

Kadın Futbol Kulüplerinin Ekonomisi

Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu - 23 Ocak 2026 Deloitte Futbol Para Ligine göre;  En üst sıralarda yer alan kadın futbol kulüpleri il...

Devamı >>
News image

Spor ekonomisi: Nedir ve hem insanların hem de gezegenin sağlığını nasıl iyileştirebilir?

  Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu - 21 Ocak 2026 Dünya Ekonomik Forumu, Oliver Wyman ile işbirliği içinde, spor ekonomisinin büyüklüğünü ölçen ve...

Devamı >>
News image

Spor Sektöründeki Finansman Açığı

  Prof. Dr.  Sebahattin Devecioğlu - 9 Ocak 2026 Olimpiyatlardan NFL'ye ve Avrupa'nın en iyi futbol liglerine kadar spor tarihi, insan ba...

Devamı >>
News image

Manchester City'den 1 Milyar Sterlinlik 10 Yıllık Rekor Forma Sponsorluk Anlaşması

Futbolekonomi- 19 Temmuz 2025 Manchester City, Puma ile forma anlaşmasını 10 yıl daha uzattı. Sözleşmenin en az 1 milyar sterlin değerinde ol...

Devamı >>


 baslık mali

News image

Newcastle United 2024/25 Finansal Tabloları Kulübün Finansal Mühendislikle Kâra Ulaştığını Gösteriyo

FutbolEkonomi- 13 Nisan 2026  Newcastle United’ın 2024/25 sezonu, saha içinde sportif başarıyla taçlanan; ancak finansal tablolar açısından çok daha karmaşık bir ya...

Devamı >>
News image

Tottenham Hotspur Sportif Paradoks ve Finansal Türbülans İçinde!

FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026  Tottenham Hotspur, 2024/25 mali yılında saha içi sonuçlar ile ticari büyüme arasında keskin bir paradoks yaşıyor. Kulüp sp...

Devamı >>
News image

Leeds United’ta 2024/25'te Rekor Gelire Rağmen Büyük Zarar

FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026 Leeds United, Premier Lig’de kalma garantisi olmasa da, önceki iki sezonda Championship’ten direkt yükselen altı kulübün ta...

Devamı >>
News image

Kupa Müzede, Kasa Boş: Kuzey Londra’nın 'Zengin Fakiri' Tottenham!

FutbolEkonomi- 31 Mart 2026  Kuzey Londra temsilcisi, sportif sonuçlar ile operasyonel kârlılık arasındaki korelasyonun koptuğu, finansal açıdan literatüre geçecek bir mali ...

Devamı >>
News image

Wrexham'ın mali tabloları: Rekor gelir, büyük maaş artışı, PSR'de potansiyel artış

Richard Sutcliffe- 27 Mart 2026 Wrexham, League One'a yükseldiği sezonda 14,85 milyon sterlinlik bir zarar açıkladı; buna rağmen yıllık cirosu, kü...

Devamı >>
News image

FIFA’nın Bilançosu Parayı Kasada, Oyunu Ofsaytta Tutan Bir Sistemi Açığa Çıkartıyor!

Tuğrul AKŞAR- 23 Mart 2026 FIFA, 2025 yıl sonu finansal raporunu ya...

Devamı >>
News image

While European Football Revenues Exceed €30 Billion: A Growing Economy Deepens Inequality Between Co

Tuğrul Akşar – 16 March 2026 The Union of European Football Associations has published the latest edition of the European Club Fi...

Devamı >>
News image

Avrupa Futbol Gelirleri 30 Milyar Euro’yu Aşarken; Büyüyen Ekonomi, Merkez ile Çevre Ligler Arasında

  Tuğrul AKŞAR- 15 Mart 2026 – UEFA, Avrupa futbolunun finansal nabzını tutan en kapsamlı çalışmalardan biri olan Avrupa Kulüp Finans ...

Devamı >>


 baslık kriz

News image

Borç Krizindeki Antalyaspor'a Belediye'den 30 Milyon TL'lık Destek!

Futbolekonomi- 15 Şubat 2026 Antalya Gündem gazetesinden Hasan Yavaşlar’ın haberine göre; Futbolcu ve personel maaşlarını ödemekte zorlanan, kamu kurum ve ku...

Devamı >>
News image

Olympique Lyonnais Finansal Nedenlerle İkinci Lige Düşürüldü

Futbolekonomi - 25 Haziran 2025 Fransız futbolunda tarihi bir kırılma yaşanıyor: Fransa’nın köklü kulüplerinden Olympique Lyonnais, finansal nedenlerle ikinci lige düşürüldü....

Devamı >>
News image

Kurlar Artıyor, Kulüpler Batıyor!

Tuğrul Akşar- 17 Aralık 2021 Ekonomik konjonktürdeki olumsuzluklar döviz karşısında TL’yi iyice eritirken, kurlardaki artışlar da kulüpleri vurmaya devam ed...

Devamı >>
News image

Kulüpler Finansal Krizde

  Tuğrul Akşar- 5 Ekim 2021 Futbol kulüplerinin 31/5/2021 itibariyle finansal tabloları kısa bir süre önce açıklandı. Kamuoyuyla paylaşılan finansal tablolar, ...

Devamı >>
News image

Asırlık Derby County Batmak Üzere

Futbolekonomi- 20 Eylül 2021 İngiliz futbolunun en eski kulüplerinden, 1888'de İngiliz Futbol federasyonu' nun kurulmasında yer alan on iki kulüpten birisi ol...

Devamı >>
News image

Barcelona Borcu 1.35 Milyar Euro'ya Ulaştı

   Madrid (AP) – Barselona Başkanı Joan Laporta, Messi’nin PSG’ye transferi sonrası düzenlediği basın toplantısında kulübün içinde bulunduğu finansal durumu tüm ...

Devamı >>


 baslık hukuk

News image

Tip Sözleşme Dayatmasının Hukuken Anlamı Üzerine Bir Değerlendirme

Av.Arman Özdemir- 13 Şubat 2026 Tip sözleşme sitemizin yazarı Alpay KÖSE tarafından “TFF’nin profesyonel futbolcu–kulüp ilişkilerinde tek geçerli format olarak be...

Devamı >>
News image

Bahisçi Hakemler Dosyasındaki Hukuka Aykırılıklar

Av.Mert Yaşar- 9 Kasım 2025 Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu “371 hakemin bahis hesabı bulunduğu ve 152’sinin aktif olarak ba...

Devamı >>
News image

Adaletin Bahsi Olmaz: Hakem Skandalı Futbolun Temelini Sarsıyor

Av. Mustafa Batmaz - 27 Ekim 2025 Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun bu hafta başı yaptığı açıklamalar, Türk futbolunu de...

Devamı >>
News image

Meşhur “Platini Davası”: Astarı Yüzünden Pahalı!

Av. Dr. Aytekin Gürbüz [1] - 25 Ekim 2025 Dünyaca ünlü eski futbolcu Platini’nin belirli bir dönem futbol ile ilişkili faaliyetlerden ya...

Devamı >>
News image

Finansal Fair Play’in Gri Alanı: İmaj Haklarıyla Gizlenen Maaşlar

Av.Mustafa Batmaz- 13 Ekim 2025  Son günlerde Türk futbol kamuoyunu gündeminde fazlasıyla yer alan Kerem Aktürkoğlu’nun sözleşme detayları, bu sözleşmenin na...

Devamı >>
News image

Futbolda Gizli Sözleşme Dönemi Bitiyor mu?

Avukat Alpay Köse- 12 Ekim 2025 Futbol sahası artık yalnızca 105x68 metreden ibaret değil. Oyun artık kâğıt üzerinde, sözleşme satır ar...

Devamı >>


 baslık yonetim

News image

Premier Lig'de Finansal Dönüşüm: PSR'den SCR'ye Geçiş

  Futbolekonomi- 24 Kasım 2025 Premier Lig'de kulüpler geçen hafta toplanarak,  Kârlılık ve Sürdürülebilirlik Kurallarından (PSR), kulüp gelirlerine dayalı harcama limitleri getiren ...

Devamı >>
News image

Kadın Futbolunda Yükselen Yönetici Profili: WSL’in Dönüşen Liderlik Yapıları

  FutbolEkonomi - 16 Kasım 2025 Bu çalışma, Football Benchmark’ın “The Rise of Women’s Football Executives: Inside the WSL’s Evolving Leadership Structures” ba...

Devamı >>
News image

Avrupa Futbolunun Gizli Patronları CEO'lar

Futbolekonomi-15 Eylül 2025 Modern futbol, ​​sahada olduğu kadar yönetim kurulunda da şe...

Devamı >>
News image

Futbolun Beyni Sportif Direktörlük (2)

Tuğrul AKŞAR- 10 Ağustos 2025 Yazımızın ikinci ve son bölümüne devam ed...

Devamı >>
News image

Futbolun Beyni Sportif Direktörlük (1)

  Tuğrul Akşar- 3 Ağustos 2025 Son zamanlarda sportif direktör sözcüğünü futbolda sıkça duymaya başladık, özellikle de elit kulüplerde. Bu kapsamda hem ...

Devamı >>
News image

Şirketleşme Yolunda Futbol Kulüpleri: Umut mu, Tehlike mi?

Bora Yargıç - 12 Temmuz 2025 Son yıllarda Türk futbol kulüpleri, artan borç yükleri ve finansal zorluklar karşısında çözüm arayışına gi...

Devamı >>

 

raporlaranas kitaplar aksar

 



imagesUY4SZNEH

Tuğrul AKŞAR- 19.04.2007 Yazılarına çok değer verdiğim ve kendisini bir futbol bilgesi olarak gördüğüm sıradışı futbol yorumcusu İbrahim ALTINSAY’ın,  18 Nisan 2007 tarihli Radikal’deki “Bir Şüphe Uğruna Ya Rab!” başlıklı yazısını okuyunca, uzunca süredir kaleme almaya düşündüğüm bir konuyu sizlerle paylaşmaya karar verdim. 

 

Yöneticilerin Rahatsız Eden Davranışları 

 

Bir futbolsever olarak konuya yaklaşıp, farklı düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. 

Özellikle son Fenerbahçe- Vestel maçından sonra kaleme almayı düşündüğüm, kulüp yöneticilerinin futbol üst organı, yani futbol federasyonu ile ilişkilerinin yönetimine ilişkin yazıyı kafamda belirlemiş, çerçevesini çizmiştim. Gerçekten de sıradan bir futbolsever olarak televizyon başında maçları izlerken, kameralara takılan son derece itici ve “düşündürücü” bazı yönetici tavır ve davranışları beni son derece rahatsız ve mutsuz ediyor, karamsarlığa itiyordu. Futbol denen masum ve bir o kadar da güzel oyunu bu kadar çirkinleştirmeye ve kirletmeye hakkımız var mıydı? Bunu yöneticiler neden yapıyorlar ve iflah olmaz oportünist tavır içinde olabiliyorlardı? Bu yaklaşım tarzından ve sergilenen tavırlardan Federasyon da çok etkilenmiyordu. Tamam etkilenmesin ama Federasyon’un da bir duruşu olmalı diye düşünüyordum. Eğer futbol üst organına, yani futbol otoritesine özellikle bazı kulüplerden bu kadar darbe geliyor, olmadık saldırılara maruz kalıyorsa, Federasyon kendisini koruma refleksini neden gösteremiyor, otoritesinin sarsılmasına neden ve niçin izin veriyordu? Çok ilginçtir, demokrasiler bile kendilerini korumak zorunda oldukları durumlarda, bir refleks sergilerler. Bu bazen yolunu sapıtıp darbeye kadar gider, bazen de demokratik halk hareketlerine... Peki ama Federasyon’un kendisinin otoriter yapısına yönelik saldırılara karşı umursamaz bir tavır sergilemesini nasıl yorumlamalı? Kendi otoritesine sahip çıkmakta zorlanan bir kurum, bir üst yönetim organı olarak görevini nasıl yapabilir, gücünü nasıl kullanabilir ve futbolu yönetebilir ki? 

Gelen Baskıları Göğüsleyemeyen Federasyon 

Federasyon bu baskılardan ciddi ölçüde bunalmış durumda. Özellikle siyaset her geçen gün futbola olan etkisinin dozunu artırmaya çalışıyor. Bunu da kulüpleri kullanarak yapıyor. Böylesi bir ortamda baskıların giderek artması ve siyasetin kulüpleri bir şekilde kullanıyor olması, Federasyon’un da takatini kesmiş durumda. Bunu iyi kullanan kulüpler kendi baskı platformlarını peşi sıra kullanıp, kendilerine avantaj sağlamaya çalışıyorlar.  Yeşil sahalarda olması gereken rekabetçi denge, futbol dışına taşınarak, yeni denge noktaları oluşturulmaya çalışılıyor.  Oysa bu şekilde sağlanmaya çalışılan denge, son derece sağlıksız bir durumu işaret ediyor. Futbol federasyonu dört bir taraftan gelen baskıları göğüslemekte zorlanıyor. Baskı altında sakin kalamıyor ve sağlıklı kararlar veremiyor. Verilen kararlarda standartı tutturamıyor, emsal uygulamasını dikkate almıyor, alamıyor. Aynı olaya iki farklı yaptırım uygulanabiliyor, Profesyonel Disiplin Kurulu(PDK)’nun verdiği cezalar, Tahkim kurulunda affedilebiliyor ya da indirilebiliyor...Bu durumun adeta kronik bir hal alması,  yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğu konusunda bize bazı ip uçları veriyor.  

Federasyon baskının geldiği yöne bir tepki ve refleks gösterme yerine, tamamen gelen baskıyı absorbe etme şeklinde bir davranış sergileniyor. Burada çuvaldızı herkesin kendisine batırması gerekiyor. Federasyon da, kulüpler de...Yoksa tartışacak, izleyecek bir oyun olmayacak önümüzdeki zamanlarda.  

Olayların Nedenleri 

Tüm bu olayların temelinde kurumların, kurum olma bilinçlerini yakalayamamış olmaktan dolayı, kurumsal ilişkileri dengeli yürütememelerine bağlıyorum.   Kurumsallaşamamış ve  şeffaflaşamamış bir ortamda demokrasinin kurallarını çalıştırmak çok da mümkün olamıyor. Hele mevcut yapı daha başından çarpık ve dengesiz oluşturulmuş ise, işte o zaman hukukun yerini “orman kanunu” alıyor. Güçlü olan bastırıp, dengeyi kendi lehine kurmaya çalışıyor. Tüm kulüp yöneticilerinin maç sonlarında akıl ve mantık süzgeçinden geçirmeden, yaptıkları açıklamaların arka planında bu yatıyor. 

Ben bugün içinde bulunduğumuz kargaşa ve kaos ortamını, yapısal sorunların dışa vurumu olarak  algılıyor ve değerlendiriyorum. Bu yapısal sorunlar bize futbol yapılanmamızda önemli zaafiyetlerin bulunduğunu gösteriyor. Futbol yapılanmamızdaki çarpıklık ve dengesizlik, endüstri haline gelmiş futbolun yarattığı pastanın paylaşımında çok önemli sorunlara neden oluyor. Bugün ülkemizde beşyüz milyon dolara ulaşan futbol pastasından maksimum payı alabilme savaşı, futbolun dengesini bozuyor. Futbolun yumuşak karnından içeri giren bahis , teşvik, şike ve  rüşvet gibi olaylar, futbolumuzun bağışıklık sistemini çökertiyor. Bağışıklık sistemi çöken bir yapıdan, kendisine yönelik tehditler karşısında savunma mekanizmasını çalıştırmasını beklemek zaten mümkün olamıyor.  

Büyükleri Kollayan Sistem 

Olayın özüne bakıldığında; daha baştan üç büyükleri koruyan ve kollayan bir sistem ekseninde şekillenen 49 yıllık bir futbol yapısını görüyoruz. Yarım asra yaklaşan profesyonel futbol tarihimizde sadece dört şampiyon çıkartabilen bu yapı, endüstriyel futbolun günümüz dinamiklerini de yakalayamamış durumda. Bu nedenle de yükselen bir değer olduğu dönemlerde bile, Avrupa ve Dünya futbolundan hak ettiği payı alamayan bir yapının varlığından söz ediyoruz.  

Büyüklerin lehine haksız rekabetin egemen olduğu ve dengede rekabetin sağlanamadığı bu yapı,  baştan aşağı çarpık ve dengesiz gelişim dinamikleriyle aynı zamanda kendisini de her geçen gün eriten kargaşa ve kaosu üretiyor. Nasıl insan insanın kurdu ise, bugünkü futbol yapılanması da, sistemi içten içe yiyip bitiren bir yapı olarak karşımızda duruyor. Mevcut yapı futbol pastasını daha fazla büyütemiyor. Büyütülen pasta ise rekabeti artıracak ve kaliteyi yükseltecek şekilde dağıtılamıyor.

Futbolun Genel ve Özel Sorunları

Futbolumuzun önünde iki temel sorun duruyor. Bunlardan ilki, rekabetçi dengeyi sağlayacak ve haksız rekabeti ortadan kaldıracak bir yapıya hala ulaşılamamış olması; diğeri ise, mevcut sınırlı kaynakların dengesiz dağılımı ile bu kaynakların etkin ve verimli kullanılamamasıdır. Bu iki temel sorun bir yandan futbolumuzun kalitesini olumsuz etkilemekte, sportif ve mali başarının önünü kesmekte; diğer yandan da teşvik, şike, rüşvet, bahis ve şiddet gibi futbol dışı öğelerin futbola etkimesine neden olmaktadır.  

Futbolun paradoksal yapısı zaten kendi içinde bir çok soruna neden oluyor. Bu sorunlu yapıya bir de yanlış yönetim taktik ve stratejileri eklenince, sorun içinden çıkılmaz hale geliyor ve bugünkü yaşadığımız sıkıntılarla karşı karşıya kalıyoruz. Kargaşa ve kaos toz-duman bulutu içinde yolunu bulmaya çalışan Türk futbolu doğal olarak sportif ve mali anlamda başarılı olamıyor. Avrupalı devlerle rekabet edemiyor.

Bu sorunlu ve sıkıntılı yapı içinde "futbol pastasını daha fazla nasıl büyütebiliriz?" den çok, "nasıl paylaşabiliriz?" e odaklı, sığ düşünce anlayışı bugün tüm kulüplerimizi çevrelemiş durumda. Bugünkü yaşanılanlar bir bakıma, bu pastadan daha fazla pay alabilmenin mücadelesi olarak görülebilir. Bu nedenle kavga ve gürültü hiç eksik olmuyor, bu anlayış ve yapıyla da olmayacak gibi görünüyor.

Bu yapısal problemlerin klasik statükocu anlayışlarla çözümlenemeyeceği açıkça görülüyor. Bu noktada mevcut yapının yerine, daha radikal ve devrimci bir çözüm anlayışını egemen kılmak durumundayız. Buna göre ligler ve Federasyonun yeniden yapılanmak zorunda. Hatta dernek statüsündeki kulüplerin organizasyonel yapısı bile gözden geçirilmeli; ibra müessesesi hak ettiği şekilde çalıştırılmalı.

Olaya sağlıklı ve sağlam bir bakış açısı, yapısal yaklaşımı gerektiriyor.  Mevcut yapıdaki çelişkiler en aza indirilemediği, rekabetçi denge doğru konumlandırılmadığı, gelirler dengeli dağıtılmadığı sürece, taraflar kendilerini hep bir “çıkar çatışması” içinde bulacaklardır. Çıkar çatışmaları yerini, ortak çıkar birlikteliğine bırakmadıkça, güçlü olan hep aslan payını aldıkça, küçükler aleyhine haksız rekabet devam ettiği sürece, ne Federasyon sağlam bir duruş sergileyebilir, ne de kulüpler makul ve mantıklı hareket edebilir.

Futbol Markamıza Zarar Veriyoruz!

Bugünkü futbol yapılanmamızın neden olduğu sıkıntılar, futbol kalitemizi hızla aşağıya çekiyor, futbolun izlenilirliğini olumsuz etkiliyor. Futbol ürününe hep birlikte, el birliğiyle zarar veriyoruz. Marka değerini yükseltme yerine, markayı zedeleyecek her türlü oluşuma olanak sağlıyoruz. Bu aşamada en azından sorunların üstesinden gelebilmek için radikal çözümlere yönelinemese bile, futbol otoritesinin duruşunu değiştirmesi; otorite zaafına yol açacak hiç bir eylem ve söyleme izin vermemesi; kendi içinde adil ve tutarlı politikalar izlemesi; her kulübe eşit mesafede durması; çifte standarttan hızla uzaklaşması gerekiyor. 

Hatalı yapıdan tamamen kurtulmak kısa vadede çok mümkün görülmese bile, en azından Federasyon daha sağlam, daha dengeli ve her kulübe eşit mesafede durarak, bazı sorunların önüne geçebilir. Üretebileceği palyatif ama adil çözümlerle, içine düştüğü kaos ortamından kurtulabilir. Futbol otoritesi olarak görmesi gereken saygınlığa yeniden ulaşabilir, kulüplere karşı elindeki erki daha dengeli kullanabilir.

Statükocu Anlayışla Bir Yere Varılabilir mi?

Bugünkü futbol yapılanmamızın yapısal sorunları doğal olarak futbol örgütlenmesini ve yönetimini de olumsuz etkiliyor. Gereksiz kısır tartışmalara neden oluyor. Yapısal koşullar bu olumsuzlukların temel dinamiğini oluştururken, bu yapı içinde sorunları çözecek, çözümleyecek liyakata sahip bir kadro yapılanmasının da bulunmayışı, sorunun çapını giderek büyütüyor.

Kalitatif anlamda yeterli birikim ve kaliteden uzak basiretsiz kadro yapısı, kulüp bazlı tehditkar istemlerin önünde duramıyor. Bunu fırsat bilen ve çıkarlarını maksimize etmeye çalışan kulüpler de Federasyon’a yüklendikçe yükleniyor. Bu yüklenme bazen pervasızlık düzeyine yükselebiliyor. Hiyerarşik yapıyı sakatlayacak ölçüde, şiddetli ve pervasız saldırılar ise baskı altındaki Federasyon yönetiminin sağlıklı düşünmesini engelliyor, doğru karar vermesinin önünü kesiyor. Kulüplerin rantlarını artırabilmek amacıyla, korkusuzca ve bazen saygı sınırlarını aşan söylem ve eylemleri, ortamın daha gerginleşmesine ve kaosun giderek yaygınlaşmasına yol açıyor.  Federasyon kendi sıkıntılarının da etkisiyle, bu eleştiri, tehdit ve saldırılara göğüs geremiyor ve otoritesi zaafa uğruyor.

Federasyon’un her ne koşulda olursa olsun otoritesini zaafa uğratacak eylem ve söylemlere karşı daha dik durması ve tavizsiz aksiyom alması gerekiyor. Hiç bir kulübün başkan ve yöneticileri ile oyuncu ve teknik adamlarının maç sonuçlarına endeksli bir düşünce yapısı içinde Futbol otoritesine karşı bir aksiyon içine girmemeleri gerekiyor. Federasyon bir yandan yasadan gelen gücünü kullanarak, futbol yönetimini gerçekleştirirken; diğer yandan kulüplerin "rant maksimizasyonu" manevralarına olanak sağlayacak yönetim tarzı ve eylemlerinden de uzak durmak zorunda. Tüm kulüplere eşit mesafede duran; kulüp çıkarlarını değil, futbolun çıkarlarını gözeten kararları alan ve uygulayan; kurum veya kişilere göre eylem ve söylemde bulunmayan bir Üst Yönetim Yapısı olması sağlıklı futbol yönetiminin temel kuralıdır.  Futbol Yönetiminin saygınlığının en üst düzeye yeniden taşınması ise kaçınılmaz bir zorunluluk olarak önümüzde duruyor.  

Futbol Kulüpleri Rant Maksimizasyonu Peşinde!...

Futbol yönetimimizin tarihsel yapılanışından kaynaklanan zaafları, futbolumuzda oluşan kargaşa ve kaosun ana nedenini oluşturuyor.  Yani mevcut yapı sürekli sorun  üretiyor...Diğer yandan futbol yapımız içinde yer alan futbol kulüpleri ise yoğun bir şekilde rant maksimizasyonu peşinden koşuyor. Özellikle futbol pastasının milyar dolarlık seviyelere gelmesi, bu pastaya olan ilgiyi her geçen gün artırıyor. Kulüpler bu pastadan pay alabilmek için kıyasıya bir mücadele içine giriyor. Çünkü ticarileşen ve endüstriyelleşen futbol, gelirleri geometrik olarak artırdı. Ancak artan gelirlerden pay alabilme savaşı daha çok büyük kulüplerin leyhine sonuçlanıyor. Bunda da en önemli enstrüman “reyting”. Dolayısıyla reytingi yüksek takımlar/kulüpler pastadan daha fazla pay alırken, nispeten daha küçük bütçeli, mütevazı kulüpler çok daha küçük paylarla yetinmek durumunda kalıyorlar. Aslında bu, futbolun genel paradokslarından birisini oluşturuyor. Örneğin 12,5 milyar dolarlık futbol pastasının yüzde ellidördü beş büyük lig tarafından paylaşılırken; geriye kalan %46’lık kısım ise diğer 48 ülke federasyonu arasında pay ediliyor. Avrupa genelinden ülkemiz özeline indiğimizde ise yaklaşık 500 milyon dolarlık futbol pastasının yüzde otuzu üç büyük kulüp tarafından paylaşılıyor. Diğer 150 profesyonel futbol kulübü ise kalan yüzde yetmişi kendi aralarında paylaşıyor.

Yine ülkemizde TV yayın gelirlerinin yüzde 42’si; tribün gelirlerinin yüzde 49’u; sponsorluk gelirlerinin yüzde 23’ü; saha içi reklam pastasının yüzde 35’i dört büyük kulüp tarafından paylaşılıyor.

Yine dört büyük kulübün 2005-06 sezonunda oluşan 125.2 milyon dolarlık toplam havuz gelirlerinin %43’ünü kendi aralarında paylaştıklarını görüyoruz.

Futbol kulüplerinin finansal kesimden kullandığı kredilerin yüzde 85’inin de yine  üç büyük kulübe ait olduğunu gözlemliyoruz. 

Özgüvensizlik ve Kuşku temelinde gerilen ilişkiler

Sevgili İbrahim ALTINSAY, sözkonusu yazısının başında “Futbol dünyamızı biçimlendiren bir matriks var: Özgüvensizlik+Kuşku=Gerilim... Yaptığın işe, kurduğun takıma güvenmeyeceksin. İkide bir transfer yapıp hoca değiştireceksin. Sonra herkesin sana düşman olduğuna, sana karşı komplo çevirdiğine inanacaksın... Özgüvensizlik ve kuşku futbolumuzu yiyip bitiriyor...” diyor.

Gerçekten de bugün kulüplerin Federasyon’a, Federasyon’unda kulüplere güvenleri tam anlamıyla bir güvensizliğe dönüşmüş durumda. Güvensizlik beraberinde gerilimi getiriyor. Karşılıklı güven ve iyiniyet kuralları çerçevesinde yürümesi gereken bir sistem daha baştan iflas etmiş vaziyette. Bununla beraber Federasyon’un inandırıcılığını giderek yitirmesi,  kulüplerin anti-Federasyon cephesini oluşturmalarını çok da haklı göstermiyor. Her olaydan ve olumsuzluktan Federasyon’u sorumlu tutmaya çalışan bu anlayış, bir yerde kulübün kendisinin neden olduğu ve aşamadığı sorunları, Federasyon’a ihale etmesi anlamına geliyor. Ki, bu durumun bilinçli olarak tribünlere yansıtılması, şiddeti de beraberinde getiriyor. Sıradan ve masum hakem hatalarının bile arka planında komplo teorisi arar durumu gelmiş, neredeyse komplo paranoyasına kapılmış, kulüp yöneticileri, Federasyon’u hedef göstermekle, taraftarlarına karşı yerine getiremedikleri sorumlulukları bir şekilde Federasyon’a atarak, hedef saptırmaktalar.

Federasyon’un da bu gelişimler karşısında bazı kaygılarla sessiz ve duyarsız kalması, bu tür eylem ve söylemlerin dozunun giderek artmasına çanak tutuyor. Halbuki, Federasyon’un yüzde yüz yanılgı içinde olduğu hatalar olsa bile,  kulüp yöneticilerinin deontolojik bir yaklaşım içinde olmaları gerekiyor. Hatanın üzerine yeni hatalarla gidilmesi, etki-tepki nedeniyle, bazen kulübün aleyhine olumsuz sonuçlar da doğurabiliyor. Özellikle Federasyon’la ilişkilerinde bir türlü balansı tutturamayan Fenerbahçe, her hakem hatası ve her olumsuzlukta Federasyon’a yüklenince, bu kez ister istemez bir anti-Fenerbahçe cephesinin de açılmasına neden oluyor. Özellikle geçen yıl Fenerbahçe yönetiminin sergilemiş olduğu taktik ve stratejik hatalar, kulübün performansını ve motivasyonunu olumsuz yönde etkilemiştir. Nitekim bu konuda sevgili dostum Barış ERTÜL’ün, Radyospor’da “Ey Fenerbahçe Yönetimi” başlıklı yazısında da belirttiği üzere, geçen yıl ve bu sene Federasyon ile yaşanan gerginliğin kulübe nasıl zarar verdiğini, onun kaleminden okuyalım. “...Şimdi Fenerbahçe Yönetimi sezon boyunca tek bir penaltı verilmemesini, hakem hatalarını bugünkü tedirgin edici tablonun sorumlusu olarak ortaya sürüyor. Fenerbahçe'nin Rıdvan DİLMEN'in deyişiyle oynadığı "sıfır" futbolu bir tarafa bırakıyoruz. Diyelim ki, Federasyonun bütün düşmanlıkları konusunda Yönetim yüzde yüz haklı. Bu düşmanlığın körüklenmesinde Fenerbahçe Yönetiminin suçu yok mu? Fenerbahçe'nin menfaatleri uğruna zamanında esnemeyenler için, futbolun tepesini alenen karşılarına alanlar için "mükemmel yönetici" denebilir mi? Yönetmek bir sanattır.  Müteahhitliğe benzemez. Hele milyonların sevgilisi bir spor kulübünü yönetmeye hiç benzemez.” (Barış ERTÜL, Ey Fenerbahçe Yönetimi, http://www.radyospor.com/detay.asp?CID=25238 )

Önce Kendimize bakalım! ya da Bir Deontoloji Sorunu

Her sezon başında taraftarına verdiği sözleri yerine getiremeyen, ancak bundan ötürü de bir hesap vermeyen çapsız yönetimler (her sene iki kupa, Avrupa’da final, 50 bin kişilik stat, v.b.); futbol takımının kendi kaderini belirleme hakkını iyi kullanamaması nedeniyle yaşanılan travmaların nedenini Federasyon’a ihale eden yöneticiler (geçen sezon Denizli’de ekstra 16 dakikayı gole çeviremeyen Fenerbahçe); “sezon sonuna doğru yaklaşıyoruz, bizden kimse iyi futbol beklemesin” gibi sığ futbol anlayışını geçer akçe olarak taraftara ve futbolsevere yutturmaya çalışan futbolcular; takımına verdiği her türlü maddi destek karşısında, bir taraftar müşteri olarak beklediğini alamayan, ancak bir tepki de ortaya koymayan taraftarlar; borç batağında yüzmekte olan ve oyuncusuna maaşlarını bile ödemeyecek durumda olan kulüpler olduğu sürece, her işi Federasyon’a mal etmek, işin kolayına kaçmak olmuyor mu?

Nüfuz sahibi Olan Yöneticiler

Futbolun endüstriyel gücü onu bir cazibe merkezi yapıyor. Günümüzde futbolun yer yüzünde üç milyarın üzerinde insana ulaşabilmesi ve yüksek popülaritesi, yeni nüfuz alanlarının da oluşumuna olanak sağlıyor. Kulüp yöneticileri bu anlamda iktisadi, mali, siyasi alanlarda kendisine bir nüfuz alanı oluşturuyor ve her geçen gün bu etki alanının çevresini genişletmek amacıyla, Makyavelist politikaların peşinden koşuyorlar. Bunu yaparken de, kulübü, taraftarı, futbolcuyu, futbolu kendilerine malzeme olarak kullanıyorlar. Bu çıkar savaşları, onları daha da pervasızlaştırabiliyor.  

Yeniden yapılanma gündeme alınmalı

Bugün Futbol otoritesinin önünde duran temel sorun: futbol sistemimizdeki yapısal çarpıklık ve dengesizliklerin giderilmesine yönelik bir yeniden yapılanmaya gidilememesi sorunudur. Futbol otoritesi yani Federasyon, dengede rekabetin sağlanabileceği, futbolun kalitesinin yükseltilebileceği, teşvik-şike-rüşvet ve şiddet gibi futbol dışı öğelerin futbola etkiyemeyecekleri bir yapılanmayı sağlamak zorundadır ki, bugünkü yaşanılan olumsuzluklar sona ersin.

Yukarıda yer verdiğimiz veriler bize; Türk futbol pastasının futbolumuzu daha ileri noktalara taşıyabilecek büyüklüklere ulaşamadığını; var olan pastanın paylaşımında çok ciddi dengesizlik ve haksızlıkların bulunduğunu; paylaşılan kaynakların ise verimli ve efektif kullanılamadığını; üç büyüklerin lehine  amansız bir haksız rekabetin bulunduğunu gösteriyor.  Yani İçinde bulunduğumuz mali ve iktisadi durum bugün Türk futbolunun ayağına pranga olmuş durumda. Futbol gelirlerinin dengede rekabeti sağlayacak, futbol kalitesini yükseltecek, teşvik ve şikeyi ortadan kaldıracak şekilde düzenlenmesi ve dağıtılması Federasyonun önünde duran en acil görev...Bu sorunlarımızı gideremediğimiz sürece Türk Futbolunda rekabete, kaliteye ve yeni şampiyonlara hasret kalacağımız görülüyor. Bu yapının oluşturulması, sadece lokal rekabeti getirmiyor. Avrupalı devlerle de baş edebilmenin yolu da buradan geçiyor. İşte bu koşullarda gerekli ve yeterli iyileştirmeleri sağlayabilirsek, o zaman yeni Vestel'ler, yeni Kayseri'ler çıkartabiliriz. Yoksa hayallerimiz sadece bir temenni ve dilek olarak kalır. Türkiye’nin 60’lı yıllarda yaşadığı toplumsal uyanış hareketinin, Süper Lig’de de yaşanabilmesi için kulüplerin çıkar çatışması yerine “çıkar birlikteliği” ne yönelmeleri gerekiyor. Bu önemli bir fırsat...

Bunlar yapıldığı zaman, bugün yaşanılan sorunların büyük bir kısmı da çözümlenmiş olacaktır. Kulüplerin kendi başarısızlıklarından kaynaklanan sorunları Federasyon’a ihale edilmesinin de önüne geçilmiş olacaktır. 

Sonuçta

Bugün rant maksimizasyonu peşinde koşan kulüplerin, futbol Federasyonu ile olan ilişkilerinde “amacı aşan” bir çatışma yaşanmaktadır.  Bu çatışmalar temelde “nüfuz alanı” oluşturma çabalarının, pratiğe bir yansımasıdır. Kulübün ve kulüp başkanlarının “nüfuz alanı oluşturma” çabaları bazen çakışabiliyor veya ortak bir payda da buluşabiliyor. Kulüplerin, yapısal problemler nedeniyle Federasyon ile yaşadıkları bazı olumsuzluklarda haklı olduğu yönler bulunduğu halde; yapılan “yönetsel hatalar” onları taca atabiliyor. Bu olumsuz gelişmelerin Türk futboluna yarardan çok zarar verdiğini, Türk Futbol markasını zedelediğini  bir kez daha belirtelim.

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  27097  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 716 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58103463

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1