Müslüm Gülhan- 27 Temmuz 2012Futbol konusunda ki belki de bizim en büyük hatamız; futbolu kendimiz kadar algılamaktır.
Tüm Avrupa da ki söylemler ve davranışlar futbol adına ortak bir dil ile ifade ediliyorsa bu da bizim en büyük açmazımızdır. Fatih Terim''in algısı ile Aziz Yıldırım'ın algısında ki fark iki kulüp farklılığından değil iki insanın futbolu kendine göre algılamalarındadır. Bu fark; Şenol Güneş ile Sadri Şener içinde aynı özellik taşır. Alt yapıda ile üst yapı arasında ki fark da insan özelliği taşır. Arda Turan'ı yetiştirilmesi ile Batuhan'ın yetiştirilmesi arsında ki fark sadece tesadüflere dayalı olarak orada çalışan kişiler arasında ki farktır. Yani; ortak bir dil veya söylemden söz edemeyiz. Ortaya çıkan sorun ise farklılıklar için karşı tarafı zorlamaktır. Yönetim hocayı, Hoca futbolcuyu, Futbolcu takım arkadaşını zorlayarak çözüm aranır. Çaresizliklerimiz ise; Zürafaya zorla fil olduğunu kabullendirmek gibidir… Çünkü dünyada bizde ki kadar çeşitli futbol yoktur... Bizim kadar futbolu bilen insan yoktur... Futbolu kendisi için bu kadar kullanan insan yoktur… O yüzdendir; Ersun Yanal'ın Batuhan'a ettiği küfür... O yüzdendir; Fatih Terim'in Arda'yı ısrarla geri çağırması... Sıkıntılı yetişmiş Batuhan gibi bir gencin kontrolü ona uygulanan prensipler ve dürüstlük ile doğru orantılıdır. Zaten disiplinsizliğe ve kendine karşı davranışlar da ki tutarsızlığa açık pozisyonda olan böyle bir genci tahrik etmek çok kolaydır. Hatta bitirmek bile çok kolaydır. Süreç belli zaten... Arda Turan'ın geri çağrılması ise başka bir alamet... 70 Milyon da zar zor birini çıkartıp Avrupa’ya yolluyoruz. Onu da sayın Terim her sıkıştığında taciz edip kıskaç altına almaya çalışıyor. Sayın Terim'in onu Milan'a götürmesi gerekirken! Neden başladığı yere geri çağırıyor?.. Bunlar bizim algıda ki çaresizliklerimizdir.
Çünkü futbolun dili tektir.
…Ve evrenseldir.
Sanırım bizim dil problemlerimiz var!{jcomments on}