Dünya Futbol Oyunları
Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Müslüm GÜLHAN Dünya Futbol Oyunları

Dünya Futbol Oyunları

17fifa-

Müslüm Gülhan – 25 Kasım 2022 Katar’da olduğu gibi, her toplumun toplumsal cinsiyet rollerinin dağılımı, tarihsel süreç içerisinde büyük ölçüde sahip oldukları genel kültür sistemleri tarafından belirlenmektedir.

 

Dini formasyondaki feodal, geleneksel toplumlarda cinsiyet rollerinde, kadının içinde yaşadığı toplumun kendilerine tayin ettiği ‘dişi’ özellikleri, erkeğin de ‘eril’ özellikleri taşıması beklenmektedir ve kuraldır. ‘Eril’ olan, iktidar ve egemenlik arar, bunun için her türlü şiddeti kullanır. ‘Dişil’ olan ise kapatıldığı alan içerisinde şefkatli, besleyici, bağımlı, destekleyici olur. Tüm kurallar normatiftir ve ceza sitemine tabidir.

Katar’ın sahip olduğu dini formatlı geleneksel dayatmaları üzerinden düzenlenen oyunlar! Hala Dünya Kupası hüviyetini kazanamadı. Oyunlar içindeki feodal beklentilerine dayalı kısıtlayıcı kuralları, zorla benimsetmeye çalışılmanın takımlar ve oyuncular üzerindeki etkileri maalesef futbolun önüne geçti.

Bu organizasyonun geldiği nokta itibariyle, ortaya çıkan olumsuzluklar ve tartışmalar ile süreç yönetimindeki usulsüzlükleri ve yolsuzluklar, 1998 yılından itibaren Blatter’in başkan seçilme süreci öncesindeki çalışmalarıyla başlamıştı.

Ortaya çıkan tüm olumsuzluklara rağmen, süreç olarak yolsuzluğun kabulü şeklinde devam eden organizasyonda gruplardaki maçların ilk bölümünün sonuna gelindi.

Ama etkileri devam edecektir.

FIFA, Heve Renard, Sudi Arabistan ve İran’ı bu bakış açısında irdeleyerek bu futbol oyunlarını (!) analiz etmekte yarar var.

Pers’lere dayatılan geleneksel dini formattaki Arap kültürünün geri tepmesi sonucunda, ülkede yaşanan halk ayaklanmasını desteklemek için İran’ın futbolcularının almış olduğu tavır; tüm geleneksel din formatındaki egemen yapıya karşı, cinsiyet eşitliğine dayalı olarak, ciddi bir iradeyi sahaya yansıtmaları, gelinen durum içindeki çelişkilerin belki de en etkilisiydi ve en olumlusuydu. Bazıları için futbolu araç olarak kullanarak bundan çıkar sağlamak varken, İranlı futbolcuların futbolu araç olmaktan ziyade, ölüm-kalım mücadelesi içinde olan halkına karşı duydukları sorumluluğun büyüklüğünün futbol maçının çok üstünde olduğunu yine de futbol oynayarak ortaya koydular. Skor ve oyun analizi başka bir şeydir.

FIFA ise, İran’ın aksine, çıkarları uğruna ortaya koydukları Katar yanlısı iradeden ne olursa olsun vaz geçmiyorlar. Başkan Infantino’nun, geleneksel yaşam koşulları baskısının uygulandığı bir ülkede yapılan spor organizasyonun, futbolun ve sporun kendine ait kültürel içeriklerini yok sayarak, bu geleneksel ve kendilerine ait olan yasaklara uyum sağlaması konusundaki direnişi, artık futbolu kullanılması açısından geldiği son noktayı ortaya koymuştur.

FIFA azıyı ele alarak, kaptanlık bantlarının rengine, forma üzerinde veya içindeki yazıların içeriğine, içki içilmesine kadar müdahale ederek ve cezai işlem uygulama tehdidi ile süreci yönetmeye çalışmaktadırlar.

Tüm bunları Şeyh emrediyor, Infantino pazarlıyor, FIFA hakemleri dahi devreye sokup uyguluyorsa… İranlı futbolculara büyük saygı göstermek gerek.

Her şeye rağmen futbol sahada oynanmaya devam ediyor.

İşte, Arjantin-Sudi Arabistan maçı…

Maça en etkili ismi olan Sudi Arabistan antrenörü Herve Renard üzerinden giderek yorum yapmak daha doğru olacak sanırım.

Herve Renard yıllarca Afrika ülkelerini çalıştırıp başarılı olmuş bir teknik direktör. Fransa’da iki takıla anlaşıp çalışsa da başarılı olmadı!

Renard, Afrika kültürünü ve bunun temelini oluşturan geleneksel yapıyı çok iyi analiz edip kendine buradan bir strateji belirlemiş antrenördür.

Afrika ve Orta Doğu ülkelerinin en belirgin özellikleri, kendilerine ait ülke ekolüne dayalı bir sistematik kurguya sahip olmamalarıdır. Haliyle, burada ortay çıkan geniş boşluğu antrenörün kendisinden doldurulması isteniyor. Bu Renard’ın en önemli çıkış noktasıydı. Bu konuda Jesus’la benzerlikleri var.

Diğer önemli nokta; geleneksel yapıdaki hiyerarşik düzen içinde, yukarıdan aşlığa egemen olan hiyerarşik kurgu sistemindeki emir-komuta zincirinin oluşması neticesinde ortaya çıkan itaatte dayalı disiplin kültürüdür.

Renard’ın bu konudaki talebi, istediği her şeyin yapılmasına yönelik sadakattir. Tabii bunu birçok ülkeyi yönetenlerin yaptığı sömürü mekanizması ile karıştırmamak lazım. Sadakat içindeki beklentisi sadece masada futbol adına kendi taleplerinin olmasından dolayı, kendi prensiplerine itaat edilmesi ve buradan bir oyun felsefesinin çıkmasını sağlamasına yöneliktir. Yoksa kötü bir anlam içermiyor.

Prensiplerinin en belirgin olanları: Agresif savunma, ikinci bölgede offside üzerinden set savunması, kapılan toplarla direk kaleye ve sonuca gidilmesi, birinci bölgede rakibe alan ve zaman bırakılmaması gibi temel prensipler üzerinden taktiksel bütünlüğü oluşturan talepleri olmaktadır.

İşte bunlar onun için başarının olmazsa olmaz içerikleridir.

Sadece ulusal takımlarda böyle bir süreci yaşaması onun bu alanı tercih etmesine neden olduğu gibi, hem elini kolaylaştırıyor hem de başarı odaklı çalışma programının uygulamasını prensip haline getiriyor. Bu yolun riskli olmasına rağmen başarı için daha kısa yol olmasından dolayı belki de tercih etmekte.

Sudi Arabistan bundan sonraki maçlarını kaybeder ya da kazanır belli değil, ama oynayacağı oyunu belli… Mühim olan bu oyun disiplinindeki kuralların ne kadarını uygulayabilecekler.

Mağlup olan Arjantin’e karşı duygusal bağın ve başarı beklentisinin oluşmasının ana nedeni, tarihsel süreç içerisinde, siyasi ve sosyal olaylar esnasında ülke içindeki yaşanılan sıkıntılara karşı gösterilen amansız mücadele ile, her türlü zorluğa rağmen, bu süreç içerisinde kendi içlerinden çıkarmış oldukları değerlerdir.

Ama futbol duygusal bir oyun değildir.

Bu kadar kirliliğin içinde, Arjantin üzerinden bir duygusallık yaşanması belki de bu kupaya en temiz olan yaklaşımdı.

Hepimiz saha içinde ve saha dışında dünyanın içinde bulunduğu tüm olumsuzluklara rağmen, mutsuzluğumuzu kıracak ve göz göre göre yapılan tüm haksızlıklara karşı oluşabilecek-bizi mutlu edecek bir değer aradığımızdan gözümüz farklılıkların peşinde.

İran’ın ortaya koyduğu irade, Alman Milli takımının ağızlarını kapatarak resim çektirmesi ile taraftarların ve futbolcuların tepki için bir alan araması hep bu beklentinin neticesidir.

Kapitalizm her şeyi metalaştırdı. Her şeyi alınır satılır yaptı… Oyunu satın alamasalar bile, FIFA gibi etrafındaki her şeyi satın alarak onu bağımlı hale getirdiler.

Tüm dünya bir azınlığın elinde oyuncak olurken, sokaktaki oyunları-hatta oyun oynanmasın diye sokaklar dahi kadar her şeyi gasp edip alınır-satılır hale getirdiler. Bunun adına ekonomi yönetimi diyorlar. Bir sürü uzman yetiştirip bu sömürü mekanizmasının mantıklı açıklaması üzerinden halkları ikna edecek güzel cümleler kurmalarını istiyorlar. Bunların adına da prestijli iş diyorlar.

Ortada artık sadece oynanacak bir oyun kaldı.

Ama onu da manipülasyona dayalı ‘iddia’lı bir oyun haline getirip pazarladılar.

Hem de bir tuşla…{jcomments on}

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  136  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Müslüm Gülhan Cuma, 20 Nisan 2012.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

 

02/02/2023

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

4.752,24

0,82

 bjk BJKAS

6,86

-6,67

 fb FENER

61,00

-3,17

 gs GSRAY

9,16

-9,93

 trabzon TSPOR

3,86

-3,26

   SPOR ENDEKSİ

1.827,78

-6,05

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 34002915

SÜPER LİG 2022-2023 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV  
Galatasaray  20  15   3   2  42 14   28   48 
2 Fenerbahçe  20  14  4 51  23   28 

44

3 Başakşehir  20  12 4 32  20 12 40
4 Beşiktaş  19   11  37  21  16 38
5 Adana Demir  20 10 7  3  39  21 18 37
6 Trabzonspor  20  10   5 31   27    4   35 
7

Kayserispor

 20  2   9  32  29   3 29 
8 Konyaspor  20  9

24  21   3  27 
9 Alanyaspor 20  7 32  36  -4 25 
10

Karagümrük

 19  7 40  39   1  22
11 Gaziantep FK 20  5

27 

28  -1  22
12 Ankaragücü 20  10  24  31  -7    22 
13 Antalyaspor 19  10  26  33   -7   21
14 Giresunspor  20  6 19   33   -14    21  
15 Hatayspor 19 17  34  -17  20
16 Kasımpaşa  20  5   11  22  39  -17 19
17 Sivasspor 20 10  22  31  -9   18  
18 İstanbulspor  20  3 13  20  44   -24 15
19 Ümraniyespor 20 5 12  24  37  -13   14  

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2022 Deluitte Raporu

 

2022-deloitte football review


Deloitte Sports Grup’un Avrupa Futbol Finansmanına ilişkin 31. kez düzenlediği yıllık futbol finans raporuna göre, Avrupa futbol pazarı bir önceki yıla göre %10 büyüyerek 27.6 Milyar Euro büyüklüğe ulaştı. Rapora ulaşmak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız

 


 

 

annual report 202021 photo

 

Avrupa Futbolunun patronu UEFA’nın gelirleri 5.7 Milyar Euro’ya Ulaştı. Raporu okumak için tıklayınız.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

master bm report lowres

 

The European Club Footballing Landscape 2022


UEFA'nın Avrupa Lulüp futboluna ilişkin 13, kez yayınladığı, Covid-19'un etkilerinin de analiz edildiği raporu okumak için Bkz.


 

 Eko spor 1

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.