Futbolda diziliş ve sistemler üzerine (Teori ve Pratik) -1-
x
Buradasınız >> Ana Sayfa

 

futbolekonomi baslık manset


Resim
Chelsea Hem Saha İçinde Hem de Saha Dışında Dibe Doğru Gidiyor
Çarşamba, 22 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 22 Nisan 2026 Chelsea için 2024/25 sezonu, sahadaki başarı ile finansal gerçeklik arasındaki keskin çelişkinin en net örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Devamını oku...
Resim
FIFA'dan Bilet Skandalı: “Kategori 1 Bilet Aldık, Kale Arkası Çıktı. FIFA’nın Güven Krizi”
Pazar, 12 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 12 Nisan 2026 Sonbahar ve kış boyunca FIFA, 2026 Dünya Kupası için 3 milyondan fazla bilet sattı. Devamını oku...
Resim
Inter Miami: Önce Stadyumunu, Şimdi Geleceğini İnşa Ediyor
Cumartesi, 11 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026 Miami Freedom Park, kulübün bugüne kadar katettiği mesafeyi simgelerken, bir sonraki aşama tamamen uzun vadeli sürdürülebilirliğe odaklanacak. Devamını oku...
Resim
Tottenham Hotspur Sportif Paradoks ve Finansal Türbülans İçinde!
Cumartesi, 11 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026  Tottenham Hotspur, 2024/25 mali yılında saha içi sonuçlar ile ticari büyüme arasında keskin bir paradoks yaşıyor. Kulüp sportif uyetersizliğin de etkisiyle finansal türbilansa girmiş durumda.  Devamını oku...
Resim
Leeds United’ta 2024/25'te Rekor Gelire Rağmen Büyük Zarar
Cumartesi, 11 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026 Leeds United, Premier Lig’de kalma garantisi olmasa da, önceki iki sezonda Championship’ten direkt yükselen altı kulübün tamamının ertesi sezon doğrudan küme düştüğü düşünüldüğünde, çoğu gözlemcinin beklediğinden daha iyi bir performans... Devamını oku...
Resim
São Paulo 2032'ye Kadar New Balance İle Devam Ediyor!
Cumartesi, 11 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026 Campeonato Brasileiro Série A ekiplerinden São Paulo, New Balance ile olan iş birliğini 2032 yılına kadar uzattı. Bu anlaşma, markanın Brezilya’daki rakip kulüp portföyünün giderek büyüdüğünü yansıtıyor. Devamını oku...
Resim
Mircea Lucescu: Önce İnsan
Çarşamba, 08 Nisan 2026
Tuğrul AKŞAR- 8 Nisan 2026 Bazı hayatlar vardır; başarıların gürültüsüyle değil, dokundukları kalplerin sessizliğiyle ölçülür. Lucescu’nun hikâyesi de tam olarak böyleydi. Devamını oku...
Resim
Mircea Lucescu: Bir başka Dünya'nın Entelektüeli!
Salı, 07 Nisan 2026
FutbolEkonomi-7 Nisan 2026  Mircea Lucescu, 29 Temmuz 1945’te Bükreş’te doğan ve 7 Nisan 2026’da 80 yaşında aramızdan ayrılan, futbolun nadide entelektüellerinden biriydi. Devamını oku...
Resim
Efsane Teknik Direktör Mircea Lucescu Yaşamını Yitirdi!
Salı, 07 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 7 Nisan 2026  Mircea Lucescu (29 Temmuz 1945 - 7 Nisan 2026), Rumen futbolun efsanevi ismi. Devamını oku...
Resim
Türkiye, Dünya Kupası'nda Çeyrek Finalde İspanya'ya mı Elenecek?
Cumartesi, 04 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 4 Nisan 2026 Amerikan The NewYork Times tarafından 550 Milyon dolara satın alınarak yayın yaşamına devam eden The Athletic bu hafta 2026 Dünya Kupası'na ilişkin çok ilginç tahminlerde bulundu. Devamını oku...
Resim
Dünya Kupasının Ekonomik Değeri
Perşembe, 02 Nisan 2026
Prof.Dr. Sebahattin Devecioğlu- 2 Nisan 2026 Futbolun en prestijli organizasyonu olarak kabul gören Dünya Kupası organizasyonu için geri sayım başladı. Devamını oku...
Resim
2026 Dünya Kupası Vizesi: Türk Futbolunda Skor Başarısından Öte, Anlayış ve Örgütlenme Değişim Zamanı Olmalı!
Perşembe, 02 Nisan 2026
Tuğrul AKŞAR- 1 Nisan 2026 Türk futbolu, 24 yıl aradan sonra yeniden FIFA Dünya Kupası 2026 sahnesine dönüyor. Kosova karşısında elde edilen play-off zaferi, yalnızca A Milli Takım’ın sahadaki başarısı değil; aynı zamanda uzun süredir ihtiyaç duyulan güçlü bir ekonomik... Devamını oku...
Resim
24 Yıllık Hasretin Sonu: A Milli Takım 2026 Dünya Kupası’nda, Servet Kapıda!
Çarşamba, 01 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 1 Nisan 2026 Türk futbolu için tarihi bir eşik daha aşıldı. 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off finalinde Kosova’yı deplasmanda Kerem Aktürkoğlu’nun tek golüyle 1-0 mağlup eden "Bizim Çocuklar", 24 yıl aradan sonra dünyanın en büyük futbol... Devamını oku...
Resim
Newcastle United'ın Sahipleri St James' Park'ı Kendilerine Satarak, Finansal Dönüşümü Gerçekleştirmeyi Amaçlıyorlar...
Salı, 31 Mart 2026
FutbolEkonomi- 31 Mart 2026  Newcastle United, finansal sürdürülebilirlik kuralları ve yatırım planları doğrultusunda radikal bir adım atarak ikonik stadyumu St James' Park’ı ve bitişiğindeki arazileri kulüp sahiplerine ait başka bir şirkete sattı. Devamını oku...
Resim
Futbol dünyası Premier Lig'in Chelsea ile yaptığı uzlaşma anlaşmasını konuşuyor!
Pazartesi, 30 Mart 2026
FutbolEkonomi-30 Mart 2026  Uzun süren bir disiplin sürecinin ardından Premier Lig, Roman Abramovich yönetimi döneminde kurallarına aykırı davranışları nedeniyle Chelsea ile bir uzlaşma anlaşmasına vardı. Şimdi tüm futbol dünyası bu uzlaşma anlaşmasını konuşuyor. Devamını oku...
Resim
While European Football Revenues Exceed €30 Billion: A Growing Economy Deepens Inequality Between Core and Peripheral Leagues
Pazartesi, 16 Mart 2026
Tuğrul Akşar – 16 March 2026 The Union of European Football Associations has published the latest edition of the European Club Finance and Investment Landscape Report, one of the most comprehensive studies monitoring the financial dynamics of European football. Devamını oku...
Resim
Geçmiş Yıl Şampiyonluk Primleri Kaldırılıyor!
Pazar, 15 Mart 2026
Futbolekonomi- 15 Mart 2026 TFF Yönetim Kurulunun aldığı karara göre yayın geliri dağıtımındaki kıstaslardan biri olan ve geçmişte şampiyonluk yaşayan 6 takım arasında şampiyonluk sayılarına göre dağıtılan "Şampiyonlar Payı" bu sezon son kez yürürlükte olacak. Devamını oku...


 baslık genel

News image

Sezon Sonu: Oyunun Yerini Gerilim Aldı

Recep Cengiz- 22 Nisan 2026 Sezon sonuna yaklaştıkça futbolun doğası değişiyor. Oyunun yerini kaygı, rekabetin yerini korku almaya başlıyor. Puan ta...

Devamı >>
News image

Premier League’de Yapısal Değişim Zamanı

Av.Mustafa Batmaz- 21 Nisan 2026 - Premier League, 2026/27 sezonundan itibaren finansal denetim sistemini köklü biçimde değiştirerek Profitability and Sustainability Ru...

Devamı >>
News image

2026 Dünya Kupası: Futbolun Sahadan Finansal İmparatorluğa Dönüşümü

  Tuğrul AKŞAR- 21Nisan 2026 Modern futbol artık yalnızca yeşil sahada oynanan bir oyun değil; üretim, tüketim ve sermaye birikiminin küresel ...

Devamı >>
News image

Çocukları Biz Değiştirdik!

Recep Cengiz- 20 Nisan 2026 Bir millet düşünün ki, dünyada çocuklara bayram armağan eden ilk liderin mirasına sahip olsun; ama aynı mi...

Devamı >>
News image

Yüzkırk Karakter İle Futbolda Cahil Cesareti!

Müslüm Gülhan- 19 Nisan 2026  Bu ülkede erkeklerin çoğunluğuna ‘sen futbolu bilmiyorsun’ veya ‘sen siyaseti bilmiyorsun’ diyemezsiniz. Kavga çı...

Devamı >>
News image

Galatasaray'da Umudun Adı: Victor Osimhen

  Doç. Dr. Recep Cengiz - 16 Nisan 2026 Futbolun psikolojik dinamikleri, özellikle kriz anlarında çok daha görünür hale gelir. Bir ta...

Devamı >>
News image

Sonuçlarını düşünmeden yapılanlar yüzünden…

  Prof. Dr. Ahmet Talimciler - 15 Nisan 2026 Ülke olarak olumlu örnekleri el birliği ile çürütüp, vasatlığı ve kötülüğü yaygın da...

Devamı >>
News image

Yeşil Sahalarda Çip Savaşı Başlıyor: Nike, UEFA ve Akıllı Top Devrimi

Hüseyin Özkök 13 Nisan 2026 Modern futbolun endüstriyel dönüşümü, sadece saha içindeki taktiklerle değil, oyunun her zerresine nüfuz eden teknolojik yatırımlarla da...

Devamı >>


 baslık ekonomi

News image

Dünya Kupasının Ekonomik Değeri

Prof.Dr. Sebahattin Devecioğlu- 2 Nisan 2026 Futbolun en prestijli organizasyonu olarak kabul gören Dünya Kupası organizasyonu için geri sayım ba...

Devamı >>
News image

Fenerbahçe’nin Finansal Gerçeği Acil Finansal Dönüşüm Gerektiriyor-Mali Sürdürülebilirlik Tehlikede!

    Tuğrul AKŞAR- 31 Ocak 2026 Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin 1 Haziran 2025- 30 Kasım 2025 arasını kapsayan 2025-26 sezonu ilk altı ...

Devamı >>
News image

Yeni Nesil Formatların Ekonomisi ve Geleceği: Golazo, Kings League, Baller League...

Ahmet Berke Gökçeoğlu - 2 Şubat 2026 Serinin ‘Futbolun Yeni Nesil Formatları’ başlıklı ilk yazısında, Kings League, Baller League ve Golazo gi...

Devamı >>
News image

Football Money League: Avrupa’nın büyük kulüpleri “para basıyor”

Hüseyin Özkök - 24 Ocak 2026 Dünya futbolunda en yüksek gelir elde eden kulüplerini tanıtan Deloitte Football Money League'in 29’uncu ed...

Devamı >>
News image

Kadın Futbol Kulüplerinin Ekonomisi

Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu - 23 Ocak 2026 Deloitte Futbol Para Ligine göre;  En üst sıralarda yer alan kadın futbol kulüpleri il...

Devamı >>
News image

Spor ekonomisi: Nedir ve hem insanların hem de gezegenin sağlığını nasıl iyileştirebilir?

  Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu - 21 Ocak 2026 Dünya Ekonomik Forumu, Oliver Wyman ile işbirliği içinde, spor ekonomisinin büyüklüğünü ölçen ve...

Devamı >>
News image

Spor Sektöründeki Finansman Açığı

  Prof. Dr.  Sebahattin Devecioğlu - 9 Ocak 2026 Olimpiyatlardan NFL'ye ve Avrupa'nın en iyi futbol liglerine kadar spor tarihi, insan ba...

Devamı >>
News image

Manchester City'den 1 Milyar Sterlinlik 10 Yıllık Rekor Forma Sponsorluk Anlaşması

Futbolekonomi- 19 Temmuz 2025 Manchester City, Puma ile forma anlaşmasını 10 yıl daha uzattı. Sözleşmenin en az 1 milyar sterlin değerinde ol...

Devamı >>


 baslık mali

Modern Futbolun Gordion Düğümü: Chelsea’nin Finansal Çıkmazı

  Chris Weatherspoon- 22 Nisan 2026 Dört yıl önce Rusya Ukrayna'yı işgal ettiğinde, Roman Abramovich'in Vladimir Putin'e yakınlığı ve Rus savaş çabaları, ...

Devamı >>
News image

Chelsea Hem Saha İçinde Hem de Saha Dışında Dibe Doğru Gidiyor

FutbolEkonomi- 22 Nisan 2026 Chelsea için 2024/25 sezonu, sahadaki başarı ile finansal gerçeklik arasındaki keskin çelişkinin en net örneklerinden biri ol...

Devamı >>
News image

Newcastle United 2024/25 Finansal Tabloları Kulübün Finansal Mühendislikle Kâra Ulaştığını Gösteriyo

FutbolEkonomi- 13 Nisan 2026  Newcastle United’ın 2024/25 sezonu, saha içinde sportif başarıyla taçlanan; ancak finansal tablolar açısından çok daha karmaşık bir ya...

Devamı >>
News image

Tottenham Hotspur Sportif Paradoks ve Finansal Türbülans İçinde!

FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026  Tottenham Hotspur, 2024/25 mali yılında saha içi sonuçlar ile ticari büyüme arasında keskin bir paradoks yaşıyor. Kulüp sp...

Devamı >>
News image

Leeds United’ta 2024/25'te Rekor Gelire Rağmen Büyük Zarar

FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026 Leeds United, Premier Lig’de kalma garantisi olmasa da, önceki iki sezonda Championship’ten direkt yükselen altı kulübün ta...

Devamı >>
News image

Kupa Müzede, Kasa Boş: Kuzey Londra’nın 'Zengin Fakiri' Tottenham!

FutbolEkonomi- 31 Mart 2026  Kuzey Londra temsilcisi, sportif sonuçlar ile operasyonel kârlılık arasındaki korelasyonun koptuğu, finansal açıdan literatüre geçecek bir mali ...

Devamı >>
News image

Wrexham'ın mali tabloları: Rekor gelir, büyük maaş artışı, PSR'de potansiyel artış

Richard Sutcliffe- 27 Mart 2026 Wrexham, League One'a yükseldiği sezonda 14,85 milyon sterlinlik bir zarar açıkladı; buna rağmen yıllık cirosu, kü...

Devamı >>
News image

FIFA’nın Bilançosu Parayı Kasada, Oyunu Ofsaytta Tutan Bir Sistemi Açığa Çıkartıyor!

Tuğrul AKŞAR- 23 Mart 2026 FIFA, 2025 yıl sonu finansal raporunu ya...

Devamı >>


 baslık kriz

News image

Borç Krizindeki Antalyaspor'a Belediye'den 30 Milyon TL'lık Destek!

Futbolekonomi- 15 Şubat 2026 Antalya Gündem gazetesinden Hasan Yavaşlar’ın haberine göre; Futbolcu ve personel maaşlarını ödemekte zorlanan, kamu kurum ve ku...

Devamı >>
News image

Olympique Lyonnais Finansal Nedenlerle İkinci Lige Düşürüldü

Futbolekonomi - 25 Haziran 2025 Fransız futbolunda tarihi bir kırılma yaşanıyor: Fransa’nın köklü kulüplerinden Olympique Lyonnais, finansal nedenlerle ikinci lige düşürüldü....

Devamı >>
News image

Kurlar Artıyor, Kulüpler Batıyor!

Tuğrul Akşar- 17 Aralık 2021 Ekonomik konjonktürdeki olumsuzluklar döviz karşısında TL’yi iyice eritirken, kurlardaki artışlar da kulüpleri vurmaya devam ed...

Devamı >>
News image

Kulüpler Finansal Krizde

  Tuğrul Akşar- 5 Ekim 2021 Futbol kulüplerinin 31/5/2021 itibariyle finansal tabloları kısa bir süre önce açıklandı. Kamuoyuyla paylaşılan finansal tablolar, ...

Devamı >>
News image

Asırlık Derby County Batmak Üzere

Futbolekonomi- 20 Eylül 2021 İngiliz futbolunun en eski kulüplerinden, 1888'de İngiliz Futbol federasyonu' nun kurulmasında yer alan on iki kulüpten birisi ol...

Devamı >>
News image

Barcelona Borcu 1.35 Milyar Euro'ya Ulaştı

   Madrid (AP) – Barselona Başkanı Joan Laporta, Messi’nin PSG’ye transferi sonrası düzenlediği basın toplantısında kulübün içinde bulunduğu finansal durumu tüm ...

Devamı >>


 baslık hukuk

News image

Tip Sözleşme Dayatmasının Hukuken Anlamı Üzerine Bir Değerlendirme

Av.Arman Özdemir- 13 Şubat 2026 Tip sözleşme sitemizin yazarı Alpay KÖSE tarafından “TFF’nin profesyonel futbolcu–kulüp ilişkilerinde tek geçerli format olarak be...

Devamı >>
News image

Bahisçi Hakemler Dosyasındaki Hukuka Aykırılıklar

Av.Mert Yaşar- 9 Kasım 2025 Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu “371 hakemin bahis hesabı bulunduğu ve 152’sinin aktif olarak ba...

Devamı >>
News image

Adaletin Bahsi Olmaz: Hakem Skandalı Futbolun Temelini Sarsıyor

Av. Mustafa Batmaz - 27 Ekim 2025 Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun bu hafta başı yaptığı açıklamalar, Türk futbolunu de...

Devamı >>
News image

Meşhur “Platini Davası”: Astarı Yüzünden Pahalı!

Av. Dr. Aytekin Gürbüz [1] - 25 Ekim 2025 Dünyaca ünlü eski futbolcu Platini’nin belirli bir dönem futbol ile ilişkili faaliyetlerden ya...

Devamı >>
News image

Finansal Fair Play’in Gri Alanı: İmaj Haklarıyla Gizlenen Maaşlar

Av.Mustafa Batmaz- 13 Ekim 2025  Son günlerde Türk futbol kamuoyunu gündeminde fazlasıyla yer alan Kerem Aktürkoğlu’nun sözleşme detayları, bu sözleşmenin na...

Devamı >>
News image

Futbolda Gizli Sözleşme Dönemi Bitiyor mu?

Avukat Alpay Köse- 12 Ekim 2025 Futbol sahası artık yalnızca 105x68 metreden ibaret değil. Oyun artık kâğıt üzerinde, sözleşme satır ar...

Devamı >>


 baslık yonetim

News image

Premier Lig'de Finansal Dönüşüm: PSR'den SCR'ye Geçiş

  Futbolekonomi- 24 Kasım 2025 Premier Lig'de kulüpler geçen hafta toplanarak,  Kârlılık ve Sürdürülebilirlik Kurallarından (PSR), kulüp gelirlerine dayalı harcama limitleri getiren ...

Devamı >>
News image

Kadın Futbolunda Yükselen Yönetici Profili: WSL’in Dönüşen Liderlik Yapıları

  FutbolEkonomi - 16 Kasım 2025 Bu çalışma, Football Benchmark’ın “The Rise of Women’s Football Executives: Inside the WSL’s Evolving Leadership Structures” ba...

Devamı >>
News image

Avrupa Futbolunun Gizli Patronları CEO'lar

Futbolekonomi-15 Eylül 2025 Modern futbol, ​​sahada olduğu kadar yönetim kurulunda da şe...

Devamı >>
News image

Futbolun Beyni Sportif Direktörlük (2)

Tuğrul AKŞAR- 10 Ağustos 2025 Yazımızın ikinci ve son bölümüne devam ed...

Devamı >>
News image

Futbolun Beyni Sportif Direktörlük (1)

  Tuğrul Akşar- 3 Ağustos 2025 Son zamanlarda sportif direktör sözcüğünü futbolda sıkça duymaya başladık, özellikle de elit kulüplerde. Bu kapsamda hem ...

Devamı >>
News image

Şirketleşme Yolunda Futbol Kulüpleri: Umut mu, Tehlike mi?

Bora Yargıç - 12 Temmuz 2025 Son yıllarda Türk futbol kulüpleri, artan borç yükleri ve finansal zorluklar karşısında çözüm arayışına gi...

Devamı >>

 

raporlaranas kitaplar aksar

 



Tuğrul Akşar- 21 Ağustos 2003 Yeşil sahalar, her teknik adam ve takımın boy aynasıdırlar. İşte bu boy aynasında oluşan görüntü, sahada oynanan futbolun bir diziliş ve sistem biçiminde türibünlere yansımasından ibarettir aslında. Bir teknik adamın sahip olduğu vizyon ve futbol mentalitesi, doksan dakikalık süre içinde, sonuca hangi taktik ve düşünce ile ulaşmaya çalışacağını belirler.

İşte bu kısa zaman sürecinde, teknik adamların oyun içinde, futbolcuların hangi mevkiide ve nasıl oynacaklarını, kollektif bütünlüğü sağlayacak şekilde bir disipline bağlama istek ve arzuları, futbolda diziliş ve sistemlerin de doğumlarına neden olmuştur.

 

Son günlerde futbol takımlarımızın oyun sistemleri ve dizilişlerine ilişkin, her maç öncesi ve sonrası yapılan eleştiri ve tartışmalara, bu sütunu paylaştığım arkadaşlarımdan sevgili dostum Nurullah Bakır’ın da, “3-5-2 mi 4-4-2 mi?” isimli yazısıyla katılması; benim de çoktandır yazmaya niyetlendiğim bir konunun kaleme alınmasına neden oldu.
       Futbolun daha hızlı gelişmesine ve daha da yaygınlaşmasına olanak sağlayan bu sistem ve diziliş biçimlerine ilişkin, iki bölüm olarak planlamış olduğum yazımın ilk bölümünde; olayın teorisi, tarihselliği ile ortaya çıkış nedenleri irdelenmeye çalışılmaktadır. İkinci bölümde ise bugün yaygın olarak uygulanan günümüz sistem ve dizilişlerinden üçlü ve dörtlü savunmayı anlatan 3-5-2 ve 4-4-2 sistemi ve bu dizilişlerin, birbirine olan üstünlükleri karşılaştırmalı olarak analiz edilecektir. Bu analiz sürecinde, oyun anlayışını belirleyen ve bir seçime yol açan tercihlerin felsefi temelleri üzerinde durulacak; bu sistemlerin Türkiye’de ve Dünya’daki uygulamaları değerlendirilecektir.
       Yazımızda, yeri geldiğinde günümüz futbol takımları ve özellikle ulusal takımlar bazında bazı pratiklere de, konunun somutlaştırılması açısından yer verilmeye çalışılacaktır. Bunu, daha çok teorinin hayata geçirilmesi olarak görüyorum. Bu anlamda teorinin pratiğe geçiriliş sürecinde, pratiğin de bir süre sonra futbolun teorisini oluşturduğunu gözlemlemek, bugünkü diziliş ve sistemlerin de anlaşılabilir ve uygulanabilirliği konularında, bize bazı ip uçları vermektedir.
       Aslında, yaşamın her alanında olduğu gibi futbolda da, teorinin pratiğe geçiriliş sürecinde, basmakalıp bir anlayış içinde hareket edilerek, “doğmatizm” tuzağına düşülmemesi gerektiği gibi; öte yandan, pratiği de illa ki teoriye de uydurma anlayışından da uzak durulmalıdır. Yani somut koşullar neyi gerektiriyorsa, sistemsel bütünlük içinde en uygun dizilişe ulaşılması, başarı adına kaçınılmaz bir zorunluluktur.
       Öncelikle sistem ve dizilişten ne anlıyoruz? Bu konuyu değerlendirmeye çalışalım.
       
FUTBOLDA SİSTEM VE DİZİLİŞ SORUNU


       
Her ne kadar yazımızın bütünlüğü içinde zaman zaman sistem ve diziliş kavramları iç içe geçmiş ve birbirlerini ikame edecek şekilde kullanılmışsa da; öz itibariyle sistem ve diziliş kavramları birbirlerinden farklıdır. Dizilişi bir stratejinin uygulanması sürecinde, hayata geçirilen taktiklerden herhangi birisi olarak görmek gerekir. Diziliş, daha önceden belirlenmiş bir oyun düzeni ve uygulanacak strateji içinde, oyuncuların sahada konumlandırılmasını anlatır.

       Bu anlamda diziliş, takımın amaca ulaşmada uygulayacağı taktik varyasyonların, hangi oyuncular tarafından, hangi mevkiide ve ne şekilde uygulanacağının belirlenmesi, bir görev karmaşasına neden olunmaması ve oyun disiplinin maç boyunca sürdürülebilmesine olanak sağlaması bakımından önemlidir. Daha doğrusu saha içi paylaşımları anlatmak bakımından her teknik adam bir dizilişe göre takımını sahaya plase eder.
       Diziliş esaslarına göre her oyuncu, görev alanı içinde, taktik oyun anlayışını uygulamaya çalışır. Bu anlamda diziliş, oyun stratejisinin başarıya ulaştırılmasında bir araçtır. Amaç ise, bu taktik varyasyonlarla, oyunun felsefesi ve mentalitesini oluşturan stratejinin hayata geçirilerek, oyunun kazanılmasıdır.
       
       Sistem ise, teknik adamın futbola bakış açısını, mentalitesini ve felsefesini uygulamaya yarayan, kullanabileceği tüm taktik araçları, daha önceden belirlenmiş oyun anlayış ve felsefesi doğrultusunda, en etkin bir şekilde kullanımına olanak veren ve çeşitli taktik varyasyonlardan oluşan bir değerler bütünüdür. Sistem sonuca giden ana yoldur, diziliş ise bu yolun sonuna ulaşılmasına olanak veren çeşitli ara sokaklardır.
       Sistem bir strateji gerektirir. Bu da, her takımın beklentilerine, içinde bulundukları duruma, teknik ve yönetsel anlayışa göre belirlenir, şekillenir. Yani bir takımın misyonu, vizyonunu belirler. Bu anlamda, futbol kulübünün vizyonu, uygulanacak strateji ve sistemi oluşturur. Bu nedenle çoğu büyük takımlar hep, kazanma odaklı strateji ve sistemler uygularlar. Bu anlayış kendini, sahada “egemen -hükümran oyun anlayışı”olarak gösterir.
       Bu anlayış ve sisteme göre, futbol takımı rakip takımın hangi diziliş ve strateji ile oynamasından daha çok, kendi oynayacağı strateji ve sistemle ilgilenir. Çünkü, bu mentalite ve strateji, oyunun gidişatında dominant bir rol üstlenerek, oyunu force eder, oyunun kontrol ve yönetimini elinde bulundurur.
       Karşı takım genellikle, rakibinin gücü karşısında, mahküm bir şekilde resesif oyun anlayışıyla oynamak zorunda kalır. Fatih Terim’in çoğu zaman, “biz oyunumuza bakarız, rakip kim olmuş bizi ilgilendirmez” şeklinde özetlediği “hükümran oyun anlayışı” ile; Lucescu’nun, Vatan Gazetesi’nde çıkan söyleşisinde, “Ben İtalya’da kazanmayı değil, kaybetmemeyi öğrendim” şeklindeki ifadesi, her iki teknik adamın birbirinden farklı oyun anlayışı ve sistemini teorik olarak özetlemektedir, bir bakıma.
       
       Diziliş ile sistem çoğu zaman iç içe geçerken, “Total futbol” örneğinde de olduğu gibi, açık bir dizilişten söz etmek pek mümkün değildir. Ama her hal ve karda yine her futbolcunun bulunmak zorunda olacağı bir mevkii olacaktır.
       Her futbol sisteminin ve dizilişinin bazen de olumsuz etkileri ortaya çıkabilmektedir. Daha doğrusu, bazı takımların kendi bünye ve oyuncu yapısına uygun olmayan sistem ve dizilişlerin, doğmatik bir şekilde uygulanmaya çalışılması, takımların ciddi başarısızlıklara uğramasına neden olmuştur. Örneğin, savunmadaki oyuncuları son derece yavaş ve kademe anlayışı gelişmemiş bir takımın, “tandem” oynayacağım diye tutturup, dörtlü savunmada ısrarcı olması, nasıl intiharsa; kanat oyuncularının hücum yetenek ve kapasiteleri sınırlı ve yetersiz olan bir takımın da, üçlü savunma yaparak, 3-5-2 oynamaya çalışması anlamsızdır.
       Sistem ve diziliş, bir vizyon olayı olmakla birlikte; bir futbol adamının, futbol sahasını enine üç eşit parçaya böldüğünde, bu alanlardan hangisinde oyunu yoğunlaştıracağı ve oynamaya çalışacağını kafasında netleştirip, şekillendirmesi; o teknik adamın/takımın sistemini ve diizilişini belirler.
       
FUTBOLDA SİSTEMLERİN VE DİZİLİŞLERİN TARİHSEL GELİŞİMİ


       
Bugünkü bildiğimiz ve izlediğimiz anlamda futbolun, 1863 yılında İngiltere’de Football Association(Futbol Federasyonu)un kurulmasıyla, ilk standartlarına ulaştığını ve bu standartizasyon sürecinde, çağdaş futbolun temel kurallarının da yavaş yavaş oluştuğunu görmekteyiz. Nitekim, takımların 11 oyuncuya indirilmesi (1870), oyun sahasının ölçülerinin değiştirilmesi ve topun elle oynanma yasağının getirilmesi, bu dönemde en önemli kural değişiklikleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Daha sonraki en önemli değişiklik ise, 1925’te Ofsayt kurallarının değiştirilmesidir.

       Futbol ilk yıllarda, genellikle 2-8 şeklinde oynanmaktaydı. Bu dönemde tek hüner, paslaşmadan ve kafayla oynamaksızın, çalımla top sürerek, gol atmaktı.
       Futbolun tarihsel gelişim sürecini analiz ettiğimizde; ilk gelişim yıllarında futbolun genel karakteristiğini belirleyen başat faktör kendisini, “daha çok gol atma” anlayışında somutlaştırmıştır. Bu amaçla, daha fazla sayıda oyuncunun ileride konumlandırıldığını görmekteyiz. Zaman içinde olgunlaşmaya ve çağdaşlaşmaya başlayan futbolda ise bu karakteristiğik giderek tersine dönmüş ve “savunma güvenliği” ön plana çıkmıştır. “Daha az gol yeme”ye dayalı bir oyun anlayışı ve buna uygun dizilişler geliştirilmiştir.
       Nitekim, futbolun ilk yıllarında “orta saha” kavramı bulunmamaktaydı. Kişisel yeteneklerin yerini zaman içinde, takım oyununun aldığını ve savunmanın öneminin giderek arttığına tanık olmaktayız. Savunma güvenliğinin ön plana alınmasında kuşkusuz, bol gollü mağlubiyetlerin derin etkisi olmuştur. Bu amaçla takımlar, bir yandan defans bölgesindeki mevcut oyuncu sayısını arttırırken; diğer yandan da en iyi oyuncularını, maçı kazanmaya yönelik orta sahada oynatmaya çalışmışlar ve bu şekilde, günümüz futbolunun nüvesini oluşturan bir yapı da, yani ofansif santrhaf’ı ortaya çıkartmıştır. Böylece, hücumla savunma arasındaki bağın kurulmasına olanak sağlanmış ve ortaya 2-3-5 sistemi çıkmıştır.
       Bugüne kadar gelen sistem ve dizilişlere baktığımızda; ilk olarak karşımıza çıkan sistem: Hücum ağırlıklı, savunma ile orta saha arasındaki bağı ilk kez kuran ve bloklar arasında ilk kez koordinasyonun sağlanmaya çalışıldığı 2-3-5 sistemi olmuştur. Bu sistemi daha sonra WM sisteminin temelini oluşturacak olan ve savunma güvenliğinin biraz daha ön plana çıktığı 3-2-5 sistemi takip etmiş ancak, ömrü ne yazık ki uzun olmamıştır.
       Ofsayt kuralının değişmesini izleyen dönemde, modern futbolun ve sistemlerin öncüsü olarak görülebilecek ve ilk defa Arsenal’in menaceri Chapmann tarafından pratiğe geçirilerek uygulanan WM sisteminin 1930-1954 arası yaygın olarak kullanıldığı görülmektedir. Çağdaş sistemlerin öncüsü olarak görülen bu sistemin saha içi dizilişinin WM şeklinde olması nedeniyle, sistem bu isimle anılmaya başlanmıştır. Bu sisteme göre geride defans M şeklinde kurgulanırken, orta saha ve forvet W şeklinde dizilmektedir.
       WM sistemiyle oynamakta olan İngilizlerin, 1953 yılında Wembley’de 6-3 gibi farklı bir skorla Macarlara yenilmeleri, bu sistemin de sonu olmuştur. Macarların çok başarılı bir şekilde uygulayarak, İngiltere’yi alt ettikleri MM sisteminin özü; santraforu ve iki iç açığı geri çekerek, sağ ve sol iç oyuncuları ileri sürmeye dayalıydı. (M şekli) rakamsal olarak ifade edersek, 3-3-4 şeklinde olan bu dizilişe göre, karşı savunmanın iki beki ileri çekilerek, santrafları markaj yapan bu beklerin arkasında oluşacak boşluklara, hızlı paslarla adam sarkıtarak, sağ ve sol iç oyuncuları hücuma kaldırmak ve sonuca gitmek amaçlanmaktaydı. Bu sistemden istenen başarıyı Macarlar, Puskaş, Czibor, Koçis ve Budai ile sağlamış ve futbolda yeni bir dönem başlamıştı. Ne var ki, bu sistem de daha sonra yerini Brezilyalıların iki stoperli 4-2-4 sistemine terk etti.
       
       İlk defa geride 4’lü bir savunma sistemini kuran Brezilyalılar, bu sistemleriyle, 1958 ve 1962 Dünya kupalarını evlerine götürme başarısına ulaştılar. Bu dizilişte, orta sahadaki 2 oyuncunun kontrol etmek zorunda oldukları orta alanın büyüklüğüne ek olarak, savunma ile hücum arasında sağlanması gereken bağlantının gerektirdiği yüksek fizik ve kondisyon, zaman içinde orta sahanın çökmesine yol açınca, otomatikman bu sistemin yerini, yine İngilizlerin Futbol Dünyası’na bir hediyeleri olan 4-3-3 sistemi aldı.
       Bugün de hala çok kullanılan 4-3-3 sistemiyle, 4-2-4 sisteminin orta sahadaki zorluğunu gidermeye yönelik olarak, ilerideki forvetlerden birisi orta sahaya çekilerek, orta alanın dengeli kontrolu sağlanmaya çalışıldı. Nitekim 1966 Dünya Kupası’nda, İngiltere’yi 4-3-3 oynatan, Sir Alf Ramsey, İngilizleri kendi evlerinde şampiyonluğa bu şekilde ulaştırdı. 4-2-4’e göre daha garantili bir orta saha ile takımların oynamasına olanak sağlayan bu sistem, bir süre sonra, günümüz katı defans anlayışının uygulandığı Catenaccio’nun yani, “Sürgü” sisteminin doğmasına da neden oldu.
       Catenaccio yani “Sürgü” sisteminin özelliği, karşı takımın forvetlerini ve orta sahayı yakından takip ve kontrol ederek, kilitleyip rakip takımı oynatmamaktır. Bu sistemde genel ve temel strateji: Kalabalık tutulan defans bloğuna, rakibi çekerek, kontrataklarla sonuca gitmektir. Oynamaya değil, oynatmamaya yönelik bu oyun stratejisine, İtalyanlar 1982’de hücum organizasyonu ekleyerek Dünya Kupasını alma başarısı gösterdiler. Estetikten uzak ve son derece sıkıcı olmasına karşın, İtalyanlar yıllarca bu sistemi başarıyla uygulayarak, şampiyonluklara ulaşmışlardır.
       
       İtalyanların Catenaccio sistemi bazı takımlara yeterli gelmemiş olacak ki, bazı teknik adamlar defans hattını daha da sağlamlaştırarak, savunmaya dayalı bir başka sistemi, “Beton Sistemi”ni belirli bir süre denediler. Özellikle deplasman takımlarının yaygın oynadığı bu sistemde; savunmaya ek olarak, forvetlerden birisi de defansta yer alarak, savunmaya yardım etmekteydi. Aşırı defansif ve son derece estetikten uzak, oynatmamaya yönelik bu oyun sisteminin, futbolun güzelliklerini örtüyor olması, bir süre sonra, tam da bu sisteme yüz seksen derece zıt, bir başka sistemin 1974’te Hollanda’da doğmasına yol açtı.
       1970’li yılların başından itibaren futbola damgasını vuran yeni bir gelişme yaşanıyordu. Bu sistem adeta şimdiye kadar ki sistemlerden nitelik, felsefe ve anlayış olarak çok farklıydı. Futbol dünyasında bir devrim olarak algılanan ve öz olarak “toplu hucum, toplu müdafa” konseptiyle hareket eden, “Total Futbol” sisteminde, tüm oyuncuların hücum ve savunma yapmak gerekliliğinde olmaları, futbolda tüm mevkii ve oyunculara bakış açısının değişmesine neden oldu. Bu sistemin pratiğe geçirilmesinde, tüm oyuncuların hem hücum hem de savunma yapacak olmaları, oyuncularda yüksek kondisyon, fizik ve hız gerektirmekteydi.
       Aslında günümüz 3-5-2 veya 4-4-2 sisteminde olduğu gibi kanat oyuncularında olması gereken özellikler, bu sistemin olmazsa olmazıydı. Bu sistemin pratiğe geçirilmesiyle, Ajax 1972 ve 1973’te Şampiyon Kulüpler kupası’nı kazanırken, Avrupa’da bir fırtına gibi esmekteydi. Aynı sistemle Hollanda Milli Takımı’da 1974 Dünya Kupası’nda finale kadar yükseldi.
       Bu sistem futbolun daha hızlı ve güçlü oynanmasını zorunlu kılmaktaydı. Total futbol ile agresif ve topyekün mücadelenin tekrar sahalara geri dönmesi, kanatların önemini bir kat daha arttırdı. Ancak, Total Futbol’de olması gereken yüksek fizik ve kondisyonun maç boyunca devam ettirilmesinin zorluğu ve bu dayanıklılığı gösterecek özellikte yeterli futbolcunun bulunamayışı, bu sistemin Avrupa ülkelerinde cazibesini zaman içinde yitirmesine neden oldu.
       Teknik adamlar, total futbolun uzun soluklu olamayacağını görünce, saha içi görev dağılımı ile dizilişin daha belirgin ve görev tanımlarının daha keskin çizgilerle ayrılabileceği, sadece gol atmanın değil; gol yememenin de önemli olduğu bir sistemin arayışına girdiler.
       Aslında geride dörtlü savunma yapan 4-3-3 sistemindeki takımlarda, ileride oynayan oyunculardan birisi, ortaya çekilebilir ve bu şekilde orta saha daha da güçlendirilebilirdi. İşte bu düşünce sonunda ortaya 4-4-2 sistemi çıktı. İlk zamanlar bu sistem, kupa maçlarının deplasman ayağında ve takımlar arasında dengenin aleyhte olduğu zamanlarda kullanılmak üzere düşünülmüştü. Ne var ki, Luis Felipe Scolari ve daha sonrasında da İtalyan Capello’nun ciddi katkıları, sistemi defans ağırlıklı, basit bir sistem olmaktan çıkarttı.
       
       1980 Dünya Kupası’nda takımlar genellikle 4-4-2 dizilişi ile oynadılar. Bu sistemde dengenin defans ile orta sahaya eşit oranlarda dağılmış olması, “gol atamıyorsan, hiç olmazsa gol de yeme” anlayışının gelişmesine neden oldu. Bu sistemde güçlü bir orta saha ve defans blokunun oluşu, gol yemeyi giderek zorlaştırıcı bir etken olmuştur. 1994 Dünya Kupası’nda da bu sistem ile oynayan Brezilya kupayı dördüncü kez kazanma başarısı gösterebilmiştir.
       4-4-2 sistemini uygulayan futbol takımlarının riskten uzak ve çok temkinli oyun anlayışları ile oyuncuların çoğunun orta saha ve defansta konumlandırılmış olmaları nedeniyle, takımın ağırlık merkezinin defans blokuna doğru kayması; daha az gollü can sıkıcı maçların oynanmasına sebep oldu. Uzun süre insanlar ofansif ve göze hoş gelen futbolun arayışına girdiler. İşte bu durumu gören Sepp Piontek, defanstan bir oyuncuyu orta sahaya çekerek, kanatlardan saldırganlığı teşvik edip, türibünlere heyecan verecek yeni bir modeli, 3-5-2 sistemini Danimarka’da geliştirdi. Piontek bu sistemle, defanstan tasarruf edilen bir oyuncuyu, orta sahada görevlendirerek, ofans yönü ağır basan ve golü düşünen, hücum gücü yüksek bir dizilişin de babası olmuş oldu.
       Sistem ve dizilişleri iyi analiz ettiğimizde görüyoruz ki; tüm sistemler, ilk olarak savunma amacıyla oluşturulmuşlar ve rakibi oynatmamaya yönelik kurgulanmışlardır. Ancak, futbolun zamanla giderek endüstrileşip, show business haline gelmesi, gol atmanın önemini ortaya çıkartmış, bu nedenle göze hoş gelmeyen sistemlerden bazıları ya yok olup gitmişler ya da 4-3-3, 4-4-2 ve 3-5-2 sistemlerinde olduğu gibi evrim geçirerek günümüze kadar gelebilme şansına sahip olmuşlardır.{jcomments on}
       
       Yazımızın ilk bölümünün sonuna gelmiş bulunuyoruz. İkinci bölümde 4-4-2 ve 3-5-2 sistemlerini, her yönüyle Türkiye örneğinden de hareketle değerlendireceğiz.
       

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  39529  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 723 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58134173

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1