Türk Futbolunda Altyapı Değil, Üst Yapı Sorunu Var!
x
Buradasınız >> Ana Sayfa

 

futbolekonomi baslık manset


Resim
Chelsea Hem Saha İçinde Hem de Saha Dışında Dibe Doğru Gidiyor
Çarşamba, 22 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 22 Nisan 2026 Chelsea için 2024/25 sezonu, sahadaki başarı ile finansal gerçeklik arasındaki keskin çelişkinin en net örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Devamını oku...
Resim
FIFA'dan Bilet Skandalı: “Kategori 1 Bilet Aldık, Kale Arkası Çıktı. FIFA’nın Güven Krizi”
Pazar, 12 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 12 Nisan 2026 Sonbahar ve kış boyunca FIFA, 2026 Dünya Kupası için 3 milyondan fazla bilet sattı. Devamını oku...
Resim
Inter Miami: Önce Stadyumunu, Şimdi Geleceğini İnşa Ediyor
Cumartesi, 11 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026 Miami Freedom Park, kulübün bugüne kadar katettiği mesafeyi simgelerken, bir sonraki aşama tamamen uzun vadeli sürdürülebilirliğe odaklanacak. Devamını oku...
Resim
Tottenham Hotspur Sportif Paradoks ve Finansal Türbülans İçinde!
Cumartesi, 11 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026  Tottenham Hotspur, 2024/25 mali yılında saha içi sonuçlar ile ticari büyüme arasında keskin bir paradoks yaşıyor. Kulüp sportif uyetersizliğin de etkisiyle finansal türbilansa girmiş durumda.  Devamını oku...
Resim
Leeds United’ta 2024/25'te Rekor Gelire Rağmen Büyük Zarar
Cumartesi, 11 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026 Leeds United, Premier Lig’de kalma garantisi olmasa da, önceki iki sezonda Championship’ten direkt yükselen altı kulübün tamamının ertesi sezon doğrudan küme düştüğü düşünüldüğünde, çoğu gözlemcinin beklediğinden daha iyi bir performans... Devamını oku...
Resim
São Paulo 2032'ye Kadar New Balance İle Devam Ediyor!
Cumartesi, 11 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026 Campeonato Brasileiro Série A ekiplerinden São Paulo, New Balance ile olan iş birliğini 2032 yılına kadar uzattı. Bu anlaşma, markanın Brezilya’daki rakip kulüp portföyünün giderek büyüdüğünü yansıtıyor. Devamını oku...
Resim
Mircea Lucescu: Önce İnsan
Çarşamba, 08 Nisan 2026
Tuğrul AKŞAR- 8 Nisan 2026 Bazı hayatlar vardır; başarıların gürültüsüyle değil, dokundukları kalplerin sessizliğiyle ölçülür. Lucescu’nun hikâyesi de tam olarak böyleydi. Devamını oku...
Resim
Mircea Lucescu: Bir başka Dünya'nın Entelektüeli!
Salı, 07 Nisan 2026
FutbolEkonomi-7 Nisan 2026  Mircea Lucescu, 29 Temmuz 1945’te Bükreş’te doğan ve 7 Nisan 2026’da 80 yaşında aramızdan ayrılan, futbolun nadide entelektüellerinden biriydi. Devamını oku...
Resim
Efsane Teknik Direktör Mircea Lucescu Yaşamını Yitirdi!
Salı, 07 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 7 Nisan 2026  Mircea Lucescu (29 Temmuz 1945 - 7 Nisan 2026), Rumen futbolun efsanevi ismi. Devamını oku...
Resim
Türkiye, Dünya Kupası'nda Çeyrek Finalde İspanya'ya mı Elenecek?
Cumartesi, 04 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 4 Nisan 2026 Amerikan The NewYork Times tarafından 550 Milyon dolara satın alınarak yayın yaşamına devam eden The Athletic bu hafta 2026 Dünya Kupası'na ilişkin çok ilginç tahminlerde bulundu. Devamını oku...
Resim
Dünya Kupasının Ekonomik Değeri
Perşembe, 02 Nisan 2026
Prof.Dr. Sebahattin Devecioğlu- 2 Nisan 2026 Futbolun en prestijli organizasyonu olarak kabul gören Dünya Kupası organizasyonu için geri sayım başladı. Devamını oku...
Resim
2026 Dünya Kupası Vizesi: Türk Futbolunda Skor Başarısından Öte, Anlayış ve Örgütlenme Değişim Zamanı Olmalı!
Perşembe, 02 Nisan 2026
Tuğrul AKŞAR- 1 Nisan 2026 Türk futbolu, 24 yıl aradan sonra yeniden FIFA Dünya Kupası 2026 sahnesine dönüyor. Kosova karşısında elde edilen play-off zaferi, yalnızca A Milli Takım’ın sahadaki başarısı değil; aynı zamanda uzun süredir ihtiyaç duyulan güçlü bir ekonomik... Devamını oku...
Resim
24 Yıllık Hasretin Sonu: A Milli Takım 2026 Dünya Kupası’nda, Servet Kapıda!
Çarşamba, 01 Nisan 2026
FutbolEkonomi- 1 Nisan 2026 Türk futbolu için tarihi bir eşik daha aşıldı. 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off finalinde Kosova’yı deplasmanda Kerem Aktürkoğlu’nun tek golüyle 1-0 mağlup eden "Bizim Çocuklar", 24 yıl aradan sonra dünyanın en büyük futbol... Devamını oku...
Resim
Newcastle United'ın Sahipleri St James' Park'ı Kendilerine Satarak, Finansal Dönüşümü Gerçekleştirmeyi Amaçlıyorlar...
Salı, 31 Mart 2026
FutbolEkonomi- 31 Mart 2026  Newcastle United, finansal sürdürülebilirlik kuralları ve yatırım planları doğrultusunda radikal bir adım atarak ikonik stadyumu St James' Park’ı ve bitişiğindeki arazileri kulüp sahiplerine ait başka bir şirkete sattı. Devamını oku...
Resim
Futbol dünyası Premier Lig'in Chelsea ile yaptığı uzlaşma anlaşmasını konuşuyor!
Pazartesi, 30 Mart 2026
FutbolEkonomi-30 Mart 2026  Uzun süren bir disiplin sürecinin ardından Premier Lig, Roman Abramovich yönetimi döneminde kurallarına aykırı davranışları nedeniyle Chelsea ile bir uzlaşma anlaşmasına vardı. Şimdi tüm futbol dünyası bu uzlaşma anlaşmasını konuşuyor. Devamını oku...
Resim
While European Football Revenues Exceed €30 Billion: A Growing Economy Deepens Inequality Between Core and Peripheral Leagues
Pazartesi, 16 Mart 2026
Tuğrul Akşar – 16 March 2026 The Union of European Football Associations has published the latest edition of the European Club Finance and Investment Landscape Report, one of the most comprehensive studies monitoring the financial dynamics of European football. Devamını oku...
Resim
Geçmiş Yıl Şampiyonluk Primleri Kaldırılıyor!
Pazar, 15 Mart 2026
Futbolekonomi- 15 Mart 2026 TFF Yönetim Kurulunun aldığı karara göre yayın geliri dağıtımındaki kıstaslardan biri olan ve geçmişte şampiyonluk yaşayan 6 takım arasında şampiyonluk sayılarına göre dağıtılan "Şampiyonlar Payı" bu sezon son kez yürürlükte olacak. Devamını oku...


 baslık genel

News image

Sezon Sonu: Oyunun Yerini Gerilim Aldı

Recep Cengiz- 22 Nisan 2026 Sezon sonuna yaklaştıkça futbolun doğası değişiyor. Oyunun yerini kaygı, rekabetin yerini korku almaya başlıyor. Puan ta...

Devamı >>
News image

Premier League’de Yapısal Değişim Zamanı

Av.Mustafa Batmaz- 21 Nisan 2026 - Premier League, 2026/27 sezonundan itibaren finansal denetim sistemini köklü biçimde değiştirerek Profitability and Sustainability Ru...

Devamı >>
News image

2026 Dünya Kupası: Futbolun Sahadan Finansal İmparatorluğa Dönüşümü

  Tuğrul AKŞAR- 21Nisan 2026 Modern futbol artık yalnızca yeşil sahada oynanan bir oyun değil; üretim, tüketim ve sermaye birikiminin küresel ...

Devamı >>
News image

Çocukları Biz Değiştirdik!

Recep Cengiz- 20 Nisan 2026 Bir millet düşünün ki, dünyada çocuklara bayram armağan eden ilk liderin mirasına sahip olsun; ama aynı mi...

Devamı >>
News image

Yüzkırk Karakter İle Futbolda Cahil Cesareti!

Müslüm Gülhan- 19 Nisan 2026  Bu ülkede erkeklerin çoğunluğuna ‘sen futbolu bilmiyorsun’ veya ‘sen siyaseti bilmiyorsun’ diyemezsiniz. Kavga çı...

Devamı >>
News image

Galatasaray'da Umudun Adı: Victor Osimhen

  Doç. Dr. Recep Cengiz - 16 Nisan 2026 Futbolun psikolojik dinamikleri, özellikle kriz anlarında çok daha görünür hale gelir. Bir ta...

Devamı >>
News image

Sonuçlarını düşünmeden yapılanlar yüzünden…

  Prof. Dr. Ahmet Talimciler - 15 Nisan 2026 Ülke olarak olumlu örnekleri el birliği ile çürütüp, vasatlığı ve kötülüğü yaygın da...

Devamı >>
News image

Yeşil Sahalarda Çip Savaşı Başlıyor: Nike, UEFA ve Akıllı Top Devrimi

Hüseyin Özkök 13 Nisan 2026 Modern futbolun endüstriyel dönüşümü, sadece saha içindeki taktiklerle değil, oyunun her zerresine nüfuz eden teknolojik yatırımlarla da...

Devamı >>


 baslık ekonomi

News image

Dünya Kupasının Ekonomik Değeri

Prof.Dr. Sebahattin Devecioğlu- 2 Nisan 2026 Futbolun en prestijli organizasyonu olarak kabul gören Dünya Kupası organizasyonu için geri sayım ba...

Devamı >>
News image

Fenerbahçe’nin Finansal Gerçeği Acil Finansal Dönüşüm Gerektiriyor-Mali Sürdürülebilirlik Tehlikede!

    Tuğrul AKŞAR- 31 Ocak 2026 Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin 1 Haziran 2025- 30 Kasım 2025 arasını kapsayan 2025-26 sezonu ilk altı ...

Devamı >>
News image

Yeni Nesil Formatların Ekonomisi ve Geleceği: Golazo, Kings League, Baller League...

Ahmet Berke Gökçeoğlu - 2 Şubat 2026 Serinin ‘Futbolun Yeni Nesil Formatları’ başlıklı ilk yazısında, Kings League, Baller League ve Golazo gi...

Devamı >>
News image

Football Money League: Avrupa’nın büyük kulüpleri “para basıyor”

Hüseyin Özkök - 24 Ocak 2026 Dünya futbolunda en yüksek gelir elde eden kulüplerini tanıtan Deloitte Football Money League'in 29’uncu ed...

Devamı >>
News image

Kadın Futbol Kulüplerinin Ekonomisi

Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu - 23 Ocak 2026 Deloitte Futbol Para Ligine göre;  En üst sıralarda yer alan kadın futbol kulüpleri il...

Devamı >>
News image

Spor ekonomisi: Nedir ve hem insanların hem de gezegenin sağlığını nasıl iyileştirebilir?

  Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu - 21 Ocak 2026 Dünya Ekonomik Forumu, Oliver Wyman ile işbirliği içinde, spor ekonomisinin büyüklüğünü ölçen ve...

Devamı >>
News image

Spor Sektöründeki Finansman Açığı

  Prof. Dr.  Sebahattin Devecioğlu - 9 Ocak 2026 Olimpiyatlardan NFL'ye ve Avrupa'nın en iyi futbol liglerine kadar spor tarihi, insan ba...

Devamı >>
News image

Manchester City'den 1 Milyar Sterlinlik 10 Yıllık Rekor Forma Sponsorluk Anlaşması

Futbolekonomi- 19 Temmuz 2025 Manchester City, Puma ile forma anlaşmasını 10 yıl daha uzattı. Sözleşmenin en az 1 milyar sterlin değerinde ol...

Devamı >>


 baslık mali

Modern Futbolun Gordion Düğümü: Chelsea’nin Finansal Çıkmazı

  Chris Weatherspoon- 22 Nisan 2026 Dört yıl önce Rusya Ukrayna'yı işgal ettiğinde, Roman Abramovich'in Vladimir Putin'e yakınlığı ve Rus savaş çabaları, ...

Devamı >>
News image

Chelsea Hem Saha İçinde Hem de Saha Dışında Dibe Doğru Gidiyor

FutbolEkonomi- 22 Nisan 2026 Chelsea için 2024/25 sezonu, sahadaki başarı ile finansal gerçeklik arasındaki keskin çelişkinin en net örneklerinden biri ol...

Devamı >>
News image

Newcastle United 2024/25 Finansal Tabloları Kulübün Finansal Mühendislikle Kâra Ulaştığını Gösteriyo

FutbolEkonomi- 13 Nisan 2026  Newcastle United’ın 2024/25 sezonu, saha içinde sportif başarıyla taçlanan; ancak finansal tablolar açısından çok daha karmaşık bir ya...

Devamı >>
News image

Tottenham Hotspur Sportif Paradoks ve Finansal Türbülans İçinde!

FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026  Tottenham Hotspur, 2024/25 mali yılında saha içi sonuçlar ile ticari büyüme arasında keskin bir paradoks yaşıyor. Kulüp sp...

Devamı >>
News image

Leeds United’ta 2024/25'te Rekor Gelire Rağmen Büyük Zarar

FutbolEkonomi- 11 Nisan 2026 Leeds United, Premier Lig’de kalma garantisi olmasa da, önceki iki sezonda Championship’ten direkt yükselen altı kulübün ta...

Devamı >>
News image

Kupa Müzede, Kasa Boş: Kuzey Londra’nın 'Zengin Fakiri' Tottenham!

FutbolEkonomi- 31 Mart 2026  Kuzey Londra temsilcisi, sportif sonuçlar ile operasyonel kârlılık arasındaki korelasyonun koptuğu, finansal açıdan literatüre geçecek bir mali ...

Devamı >>
News image

Wrexham'ın mali tabloları: Rekor gelir, büyük maaş artışı, PSR'de potansiyel artış

Richard Sutcliffe- 27 Mart 2026 Wrexham, League One'a yükseldiği sezonda 14,85 milyon sterlinlik bir zarar açıkladı; buna rağmen yıllık cirosu, kü...

Devamı >>
News image

FIFA’nın Bilançosu Parayı Kasada, Oyunu Ofsaytta Tutan Bir Sistemi Açığa Çıkartıyor!

Tuğrul AKŞAR- 23 Mart 2026 FIFA, 2025 yıl sonu finansal raporunu ya...

Devamı >>


 baslık kriz

News image

Borç Krizindeki Antalyaspor'a Belediye'den 30 Milyon TL'lık Destek!

Futbolekonomi- 15 Şubat 2026 Antalya Gündem gazetesinden Hasan Yavaşlar’ın haberine göre; Futbolcu ve personel maaşlarını ödemekte zorlanan, kamu kurum ve ku...

Devamı >>
News image

Olympique Lyonnais Finansal Nedenlerle İkinci Lige Düşürüldü

Futbolekonomi - 25 Haziran 2025 Fransız futbolunda tarihi bir kırılma yaşanıyor: Fransa’nın köklü kulüplerinden Olympique Lyonnais, finansal nedenlerle ikinci lige düşürüldü....

Devamı >>
News image

Kurlar Artıyor, Kulüpler Batıyor!

Tuğrul Akşar- 17 Aralık 2021 Ekonomik konjonktürdeki olumsuzluklar döviz karşısında TL’yi iyice eritirken, kurlardaki artışlar da kulüpleri vurmaya devam ed...

Devamı >>
News image

Kulüpler Finansal Krizde

  Tuğrul Akşar- 5 Ekim 2021 Futbol kulüplerinin 31/5/2021 itibariyle finansal tabloları kısa bir süre önce açıklandı. Kamuoyuyla paylaşılan finansal tablolar, ...

Devamı >>
News image

Asırlık Derby County Batmak Üzere

Futbolekonomi- 20 Eylül 2021 İngiliz futbolunun en eski kulüplerinden, 1888'de İngiliz Futbol federasyonu' nun kurulmasında yer alan on iki kulüpten birisi ol...

Devamı >>
News image

Barcelona Borcu 1.35 Milyar Euro'ya Ulaştı

   Madrid (AP) – Barselona Başkanı Joan Laporta, Messi’nin PSG’ye transferi sonrası düzenlediği basın toplantısında kulübün içinde bulunduğu finansal durumu tüm ...

Devamı >>


 baslık hukuk

News image

Tip Sözleşme Dayatmasının Hukuken Anlamı Üzerine Bir Değerlendirme

Av.Arman Özdemir- 13 Şubat 2026 Tip sözleşme sitemizin yazarı Alpay KÖSE tarafından “TFF’nin profesyonel futbolcu–kulüp ilişkilerinde tek geçerli format olarak be...

Devamı >>
News image

Bahisçi Hakemler Dosyasındaki Hukuka Aykırılıklar

Av.Mert Yaşar- 9 Kasım 2025 Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu “371 hakemin bahis hesabı bulunduğu ve 152’sinin aktif olarak ba...

Devamı >>
News image

Adaletin Bahsi Olmaz: Hakem Skandalı Futbolun Temelini Sarsıyor

Av. Mustafa Batmaz - 27 Ekim 2025 Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun bu hafta başı yaptığı açıklamalar, Türk futbolunu de...

Devamı >>
News image

Meşhur “Platini Davası”: Astarı Yüzünden Pahalı!

Av. Dr. Aytekin Gürbüz [1] - 25 Ekim 2025 Dünyaca ünlü eski futbolcu Platini’nin belirli bir dönem futbol ile ilişkili faaliyetlerden ya...

Devamı >>
News image

Finansal Fair Play’in Gri Alanı: İmaj Haklarıyla Gizlenen Maaşlar

Av.Mustafa Batmaz- 13 Ekim 2025  Son günlerde Türk futbol kamuoyunu gündeminde fazlasıyla yer alan Kerem Aktürkoğlu’nun sözleşme detayları, bu sözleşmenin na...

Devamı >>
News image

Futbolda Gizli Sözleşme Dönemi Bitiyor mu?

Avukat Alpay Köse- 12 Ekim 2025 Futbol sahası artık yalnızca 105x68 metreden ibaret değil. Oyun artık kâğıt üzerinde, sözleşme satır ar...

Devamı >>


 baslık yonetim

News image

Premier Lig'de Finansal Dönüşüm: PSR'den SCR'ye Geçiş

  Futbolekonomi- 24 Kasım 2025 Premier Lig'de kulüpler geçen hafta toplanarak,  Kârlılık ve Sürdürülebilirlik Kurallarından (PSR), kulüp gelirlerine dayalı harcama limitleri getiren ...

Devamı >>
News image

Kadın Futbolunda Yükselen Yönetici Profili: WSL’in Dönüşen Liderlik Yapıları

  FutbolEkonomi - 16 Kasım 2025 Bu çalışma, Football Benchmark’ın “The Rise of Women’s Football Executives: Inside the WSL’s Evolving Leadership Structures” ba...

Devamı >>
News image

Avrupa Futbolunun Gizli Patronları CEO'lar

Futbolekonomi-15 Eylül 2025 Modern futbol, ​​sahada olduğu kadar yönetim kurulunda da şe...

Devamı >>
News image

Futbolun Beyni Sportif Direktörlük (2)

Tuğrul AKŞAR- 10 Ağustos 2025 Yazımızın ikinci ve son bölümüne devam ed...

Devamı >>
News image

Futbolun Beyni Sportif Direktörlük (1)

  Tuğrul Akşar- 3 Ağustos 2025 Son zamanlarda sportif direktör sözcüğünü futbolda sıkça duymaya başladık, özellikle de elit kulüplerde. Bu kapsamda hem ...

Devamı >>
News image

Şirketleşme Yolunda Futbol Kulüpleri: Umut mu, Tehlike mi?

Bora Yargıç - 12 Temmuz 2025 Son yıllarda Türk futbol kulüpleri, artan borç yükleri ve finansal zorluklar karşısında çözüm arayışına gi...

Devamı >>

 

raporlaranas kitaplar aksar

 



Spor-Toto-Super-Lig

Futbolekonomi- 25 Aralık 2018 Spor kulüplerimiz ekonomik açıdan zor durumda. Üstüne ekonomik kriz eklenince takımlarımız bonservisiyle futbolcu almakta bile zorlanıyor.

Futbol ekonomisti Tuğrul Akşar Süper Lig'in borcunun 14 milyar TL olduğunu söylerken, yaratılacak yeni finansal ürünlerle krizin çözülmesini öneriyor. Akşar Süper Lig yapısının şirketleşmesi gerektiğini anlatırken, "Yıllık sadece 500 milyon dolar yayın geliri var. Kol kırılır yen içinde kalır mantığı ile bu iş olmaz" dedi. Akşar günümüzde futbolun en büyük hastalığı olan mali durumu A'dan Z'ye sozcu.com.tr'ye değerlendirdi. Futbol ekonomisi uzmanı Tuğrul Akşar, sozcu.com.tr'ye Türk futbol ekonomisi, kulüplerimizin içinde bulunduğu olumsuzluklar ve bunlara ilişkin çözüm önerileri hakkında konuştu.

 

Tuğrul Akşar, Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği’nin (TKYD) 2010 yılında, Türk futbol endüstrisinde uluslararası yönetim standartlarının sağlanmasına katkıda bulunmak amacıyla başlattığı bir projeyle oluşturulan  Kurumsal Yönetim ve Futbol Endüstrisi Çalışma Grubu’nda da yer alan, 2011 yılında  Meclis Komisyonu’na “Türk Futbol Kulüplerinin Finansal Yeniden Yapılanması ve Yönetişimsel Sorunlarına Çözüm Önerileri” konusunda rapor hazırlayan, futbolun iktisadi, mali, hukuksal ve yönetsel kısımlarına ilişkin yayınlandığı beş adet kitabının yanı sıra 300’ün üzerinde makalesi olan Futbol ekonomisti Tuğrul Akşar, Türk futbolunun içinde bulunduğu ekonomik yapıyı sozcu.com.tr’ye değerlendirdi.  

 

 

Konuya ilişkin videoyu izlemek için:

 

 https://www.dailymotion.com/video/x6zg3b3

 

 

 

Futbol kulüplerimiz borç batağında diyebiliriz. 4 büyük kulüpten yola çıkarak futbol kulüplerinin mali yapılarını ve Süper Lig'i değerlendirebilir misiniz? 

Dört büyük kulüp için maalesef şu anda deniz bitmiş vaziyette. Futbol kulüplerimizin mevcut gelirleri giderlerini karşılamakta yetersiz kalıyor. Ama buna karşılık sabit giderleri yani oyuncularına ödedikleri ücretler, primler, bunların dışında stat giderleri, üçüncü kişilere olan borçlar, yapması gereken operasyonel faaliyetler için yaptıkları harcamalar her geçen gün daha fazla artıyor. Yani, gelirler beklendiği kadar artmazsan, giderler gelirlerden daha hızlı bir artış trendi içinde… Kulüplerin tüm giderleri ne yazık ki, gelirlerinin çok çok üzerinde. Gelir ve giderler arasındaki açığı kapatabilmek için de Kulüpler yoğun borçlanmaya yöneliyorlar. Özellikle de banka kredilerine... Ancak banka kredilerindeki faiz oranlarının yüksekliği aynı zamanda kurlardaki yukarı yönlü artış da kulüplerin banka borçlarını durduk yerde artırıyor.

 

“GEÇMİŞTEN GELEN CİDDİ ZARARLAR VAR”

 

Sadece 4 büyük kulüp örneğinden yola çıkacak olursak, 4 kulübün toplam gelirleri  1 milyar 970 milyon civarında. Buna karşılık bu kulüplerin toplam borçları ise yaklaşık 6 milyar liraya ulaşıyor. Neredeyse gelirlerinin üç katına yakın bir banka borcu var. Ama esas önemli olan şey bu kulüplerin geçmişten gelen ciddi zararları... Yani bu zararların finansmanı da kulüplerin bütün kârlılığını alıp götürüyor. Kulüplerin geçmiş yıllardan gelen birikimli zararlarının toplamı da 3 milyar 937 milyon lira. Yani, yaklaşık 4 milyar lira. Demek ki kulüplerin gelirlerinin iki katı kadar da geçmiş yıllardan gelen zararları var. Bu birikimli zararlar doğal olarak onların öz kaynaklarını eritiyor. Bu nedenle dört kulübün öz kaynak açığı da 3 milyar liraya ulaşmış durumda. Yani toplam gelirlerinden yüzde 50 daha fazla öz kaynak açığı var.  

SÜPER LİGİN TOPLAM BORCU 14 MİLYAR LİRA”

Yani bu dört kulübün futbolculara, bankalara, üçüncü kişilere toplam borçları 10 milyar liraya ulaşıyor. Bu da neredeyse gelirlerinin 5 katı anlamına gelir. Dolayısı ile dört kulübün gelirleri, borçlarının karşısında son derece yetersiz kalıyor.  

Gelirler yetersiz kalmasındaki en önemli faktör, bu kulüplerin yüksek sabit giderleri...Yüksek sabit giderlerin yanısıra finansal yapıdaki ciddi olumsuzluklar da kulüpleri zorlamaya devam ediyor. Bu dört kulübün birikimli zararları, öz kaynak açıklarını ciddi ölçüde aşmış durumda. yani, yıllar itibariyle oluşan zararlar, bu dört kulübün özkaynaklarını eritmiş durumda. Yani, finans deyimiyle bu dört kulüp "pasif açığı" veriyor. 

Aslında, olay sadece gelir ve gider dengesizliği de değil. Finansal yetersizlik ve finansal dengesizlikle sportif rekabeti devam ettirme anlayışı, bu kulüplerimiz için adeta bir yaşam biçimi haline gelmiş durumda. Bu anlayış doğal olarak bu tür konulara miyopik bakış açısı getiriyor. Bu durum tabi ki sürdürülemez bir şey. Bu anlayış ve felsefe içinde olan bu kulüplerin, içinde bulundukları finansal olumsuzluklardan ne yazık ki, kendi iç dinamikleriyle kurtulma şansları yok.  

18 kulüp için konuştuğumuz zaman ise Süper Lig'in toplam borcu 14 milyar liraya çıkmış vaziyette. 14 milyar liraya yaklaşan borca karşılık en son ekolig raporunda da yayınlandı, kulüplerin toplam gelirleri 3.2 milyar lira, ben 3.5 milyar lira diyorum. Nereden baksanız gelirlerin yaklaşık dört katına yakın bir borçlanma var. Aynı zamanda Süper Lig'in toplam zararı ise yaklaşık 3.2 milyar lira. Yani kulüplerin bir senelik gelirini, bu zararları alıp götürüyor. 

“İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ MALİ YAPI SÜRDÜRÜLEMEZ” 

Şimdi finansal durumu son derece olumsuz ve yetersiz böylesi bir ligde, bir lig yapılanmasında Avrupalı devlerle rekabet edebilmek çok mümkün değil. O nedenle Türk futbolu Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi'nde sportif anlamda rekabette geride kalıyor, başarısız oluyor. Benim öngörüm bu olumsuzluklar devam ettiği sürece, önümüzdeki beş, altı yıllık süre içerisinde Türk futbol takımları Kulüp futbolunda Avrupa’da ve Milli takımlar bazında da Avrupa ve Dünya’da daha dip yapacak. O nedenle UEFA sıralamasında da, milli takımlar bazında, FIFA sıralamasında da daha geriye gideceğiz. 

 

Yani dolayısıyla, içinde bulunduğumuz mali yapı sürdürülemez bir yapıda. Ekonomik gelirimiz tamamen devletin sübvansiyonuna (sponsorluğuna) kalmış durumda. Bütün Türk futbolunun en büyük sponsorlarından birisi yayıncı kuruluş ise, diğeri de Devlettir. Yani, kendi dinamikleriyle parasal gelir yaratamayan bir Lig’le karşı karşıyayız.   

 

Yine bir başka önemli konya bakıldığında,  Süper Lig'in geçen sene itibariyle ortalama seyirci sayısı 14 bin olmuş. Dört büyüklerin ortalamasını çıkardığınız zaman seyirci sayısı ortalaması 4 bine düşüyor. Yani ortalamayı artıran 4 büyük kulüp. Toplam gelirlere baktığınızda, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray'ı çıkardığınızda kulüplerin toplam gelirinin yüzde 85'i sadece Spor Toto'nun vermiş olduğu sponsorluk ve naklen yayın gelirlerinden oluşuyor. 

Yani kendi dinamikleri ile gelir yaratmakta zorlanan, kendi çabasıyla içinde  bulunduğu finansal zorlukları aşma yeteneğini yitirmiş, dışarıdan desteğe ihtiyacı olan, o nedenle borçlanmasını kendi imkanları ile sürdüremeyen ve tüm bu nedenlerle sportif rekabet yeteneği giderek zayıflayan  bir ligle karşı karşıyayız. Bu durum sonuçta, Türk futbolunun Avrupa ve Dünya futbol pastasından sportif ve mali anlamda daha fazla pay almasının önünü kesiyor. Bu da doğal olarak, dönüp  sportif performans olarak bizi olumsuz etkiliyor. 

TugrulaksarSozcu4

“KENDİ OLANAKLARIYLA BU DURUMDAN ÇIKMA ŞANSLARI YOK” 

Peki bu durumdan çıkmanın yolu nedir? Ne yapılırsa bu olumsuzluklar giderilebilir? 

Buradan kulüplerimizin kendi olanaklarıyla ya da kendi dinamikleriyle çıkmaları mümkün görünmüyor.  Ben hep şunu söylüyorum:  Sadece günü kurtarmaya yönelik çözüm önerileri ile hareket etmeyelim. Daha kalıcı yapısal reformlarla yolumuza devam edelim. Süper Ligi, kulüplerimizi ve futbol otoritemizi yeniden yapılandıralım ve rekabet gücünü arttıralım. Diğer taraftan, kısa süreli, palyatif çözümler bizi fazla ileriye taşımaz. Zaten, UEFA'nın finansal anlamda sıkıştırması var. Diyor ki, x kulüp için, ‘önümüzdeki sene 10 milyon euronun üzerinde zarar edersen ben seni organizasyonuma almam’. O kulübün zaten bir milyar liranın üzerinde birikmiş zararı var. Dolayısı ile o kulüp yönetimi gelecek sezon için sadece 10 Milyon E uzonun altında zarara odaklanması kaçınılmaz ama bu yaklaşım ve çözüm yöntemiyle sadece o günü kurtarırsınız. Gelecek yıllarda ne yapacaksınız? Bu yılı 10 milyon euro zararın altında bağladınız diyelim. Gelecek yıl ve ondan sonraki yıllarda ne yapacaksınız? Maalesef kendi içerisinde bulundukları olanaklarla bu durumdan çıkma şansları yok. 

“VARLIK HAVUZU OLUŞTURULABİLİR” 

Peki ne yapılabilir? Öncelikle şunu yapmamız lazım. Futbolumuzda yapısal reformlar yapmalıyız. Artık, mevcut konvansiyonel yapı futbolumuzu ileriye taşıyacak yetenek ve yetkinlikte değil. Sürekli kan kaybeden ve kredibilite kaybına uğramış bir futbol yapılanmamız var. Bu yapıyı aşabilmek için öncelikle futbol otoritesinden başlamak üzere, kulüplerimizi ve Süper Lig’i yeniden yapılandırmalıyız. Süper Lig AŞ ve Süper Lig Yönetimi şeklinde iki bacaklı bir yapıya geçilmelidir. Süper Lig AŞ’nin sahibi Kulüpler olmalı ve bu şirketin hisseleri tüm kulüplere eşit dağıtılmalıdır. Yine önemli sorunlardan birisi olan ya da başat sorunumuz olan borç konusuna el atmak gerekiyor. Bu bağlamda, mutlaka kulüplerin borçlanmalarını ve finansal gelişimlerini yakından takip ve kontrol edecek bir Üst Mali Kurul oluşturulmalıdır. Bugünkü Lig yapılanması Süper Lig AŞ.ne dönüştürülmelidir.  Tüm kulüplerimiz AŞ olarak organize edilmelidir. Tüm futbol kurumlarında kurumsal yönetim ve yönetişim egemen örgüt modeli haline getirilmelidir.Finansal anlamda Futbol kulüplerinin borçlarının mutlaka orta ve uzun vadeye yayılması, finans maliyetlerinin düşürülmesi lazım. Bunun için tüm kulüplerin katılımıyla oluşturulacak bir Varlık AŞ kurulmalı ve tüm Kulüpler bu oluşuma fonlarıyla, varlıklarıyla katılmalı ve ortak bir fon yaratılmalıdır. Bu kapsamda,  belki futbol federasyonunun önderliğinde bir varlık havuzu oluşturulabilir. Bu varlık havuzunda toplanan paralar ve bunun içerisine yine naklen yayın gelirleri de eklenerek buradan bir takım teminatlar gösterilmek suretiyle bankalardan veya yurt dışından veya buna bağlı finansal bir ürün yaratılabilir. Yaratılan bu finansal ürün aracılığıyla daha uzun vadeli, daha düşük maliyetli kredilerle en azından bir soluklanma fırsatı verilebilir. Bunları finansal, ekonomik ve yönetsel olarak hayata geçirebiliriz. 

“STATLARDA MAÇ GÜNÜ GELİRLERİ DÜŞÜK” 

En büyük sıkıntılarımızdan birisi, maalesef statlarda doluluk oranımız çok düşük. Buna bağlı olarak maç günü gelirlerimiz düşük. Mesela dört kulübün ortalama maç günü geliri 347 milyon TL. Çok düşük. Yani toplam gelirlerinin içerisindeki payına baktığımızda yüzde 20'lerin altına düşüyor. Bu seyircinin çok fazla maçlara gitmediğini, gidenlerin de fazla para harcamadığını bize gösteriyor. Yine sponsorluk ve ticari gelir yaratma konusunda sıkıntılarımız var. Ticari gelirler dört kulüpte 830 milyon lira. İçinde bulunduğumuz ekonomik olumsuzluklar ve konjonktürel sıkıntılar nedeniyle zaten yeni sponsor bulamazsınız. Çünkü bu dönemde sponsorlar önce kendilerine finansal disiplin uygularlar. 

O yüzden sponsorluk gelirleri de çok düşük. Şampiyonlar Ligi vs. gelirleri zaten oraya giderseniz var. Naklen yayın gelirlerine bakarsak da 4 kulüp 570 milyon lira naklen yayın geliri elde etmiş. Yani topladığınız zaman, bu dört büyük kulübün toplam geliri 1 milyar 960 milyon lira. 3 buçuk milyar liralık gelirin yüzde 56'sını zaten dört kulüp oluşturuyor. Yani fonların büyük bir kısmı bu kulüplere gidiyor. 

“BİR ÜST KURUL OLMASI LAZIM” 

Yönetsel yönden bakıldığında, mutlaka kurumsal yönetim ve yönetişimin bu kulüplerde egemen örgüt modeli haline getirilmesi lazım. Yani bu kulüpler eğer yönetilebilir, denetlenebilir, şeffaf olabilirse, paydaşlarına karşı sorumlu olabilirse ve hesap verilebilir olursa, transparan bir yapısı varsa bunlar zaten daha doğru ve düzgün yönetilir. Baktığımız zaman bunlar finansal yönden, ekonomik yönden ve yönetimsel yönden yapılabilecek olanlar. 

Ama esas önemli olan aslında futbol kulüplerinin mali ve ekonomik yönden gelişimini takip edebilecek, yönlendirebilecek bir üst kurul olması lazım. Belki buna biz futbol üst kurulu diyebiliriz. Yani bankacılıktaki BDDK gibi Futbol Üst Denetleme Kurulu da olabilir. Ki bu sayede kulüplerin finansal yapıları da sıkı denetlenir. Finansal kontratlara, ekonomik kontratlara bakılır. Borçlanmalarına bir takım tavanlar getirilebilir. Burada tabi yetenekli, yeterli, liyakatlı kişilerin olması lazım. 

Bütün bunların yapılabilmesinin ötesinde aynı zamanda organizasyon olarak da bu kadar büyük gelir elde eden kulüplerin artık dernek değil şirket statüsünde olması sağlanmalıdır. 

“SÜPER LİG AŞ KURULMALI” 

Yine Süper Lig AŞ'nin kurulması çok önemlidir. Yıllık sadece 500 milyon dolar yayın gelirlerinden bahsediyoruz. Bu kadar büyük gelirlerin olduğu yerler dernek statüsüyle yönetildiğinde ‘kol kırılır yen içinde kalır' mantığı ile hareket ediliyor. Bu mantıkla hareket edildiğinde de başarısız olunduğu halde resmen yine haklanıyor, ibra ediliyor yönetimleri. Yönetimler ibra edildiğinde de bu olumsuzluklar ertesi yıllara devam ederek gidiyor. 

 

“PARASAL GELİŞİM YÖNETSEL GELİŞİMİN ÖNÜNE GEÇTİ” 

Esas problem şudur: Türk futbolunda parasal gelişim, yönetsel gelişimin çok üzerine çıktı. Ne demek istiyorum? Yani bugün Türk futbolu o kadar hızlı parasallaştı ki, bu hızlı parasallaşmayı sevk ve idare edecek, yönetebilecek yetkinlikte, yeterli nitelikte yöneticilerimiz olmadığı için biz yönetimsel gelişimde, bu parasal gelişimin hızını yakalayamadık.  Bu durum istemesek de, futbolumuzda bir paradigma değişimine gitmeyi, mevcut statükoyu koruyan konvansiyonel yapının değiştirilmesini zorunlu kılıyor.  

Kulüplerin başında konvansiyonel hareket eden, eski klasik yöntemlerle kulüpleri yöneten, dünya futbolunu çok takip edemeyen, o nedenle de futbolun artık bir endüstri olduğu gerçeğini kavrayamayan yöneticiler var. O yüzden de futbol kulüplerinin kendi içinde de bu tür yapılanma ve değişikliklere ihtiyaç var.

Türk futbolunda bizim temel çelişkimiz parasal genişleme var ama sportif performans yok. Yani 2000 yılında yaklaşık 150 milyon euro geliri olan Türk futbolunun, bugün 700-800 milyon euro geliri var. Ama buna karşılık sportif performans olarak UEFA ve FIFA sıralamasında 2000 yılının gerisindeyiz. Demek ki sportif performans aşağı düşerken, parasal performans yukarı gitmiş. Türk futbolunun temel çelişkisi parasal gelir artarken sportif performans niye düşüyor? Bu parasal genişlemeyi ve büyümeyi yönetecek yetkinlikte bir sportif yönetim becerisine ulaşamadık. 

“TEK FİRMA İLE BU BÜYÜKLÜKTE İHALELER OLMAZ” 

İddaa ihalesi iptal edildi. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? İddaa'dan kulüplere ödenen paylar sizce yeterli mi? 

 

İddaa ihalesi iptal edildi. Bence de olması gereken buydu. Çünkü birden fazla firmanın bu tür ihalelere katılması gerekiyor. Spor Toto doğru yaptı. Zaten onlar iptal etmese Rakâbet Kurumu'ndan dönecekti. Tek firma ile bu büyüklükte ihaleler olmaz. Burada ki temel sorun şudur: 

İddaa Türk futboluna çok önemli parasal destek sağlıyor bunu kabul etmek lazım. 2004 yılından itibaren var. 14 yıllık süreç içerisinde yaklaşık 58 milyar liralık ciro elde etmiş. Spor Genel Müdürlüğü'ne gidiyor para. İddaa sadece bu işi organize eden, organizatör İnteltek firmasının marka ismi. Bu firma bu işin organizasyonunu yapıyor. Parasal gelir vs. Spor Toto'ya gidiyor. 

14 yılda 58 milyar liraya ulaşan bir ciro var ama bunun sadece yüzde 5.76'sı, yani 3.3 milyar lirası kulüplere gitmiş. Ben de diyorum ki bu işin ana aktörü futbol kulüpleri. Ve kendileri de açıklıyorlar. İddaa gelirlerinin yüzde 80'i futboldan geliyor. İddaa gelirlerinin yüzde 80'i futboldan geliyorsa ve bu kadar büyük ciro yapıyorsanız futbol kulüplerine aktarılan para az diyorum. Bunun daha fazla artırılması gerekir ki futbol kulüplerimiz zaten finansal olarak sıkıntı içerisinde. En azından belirli ölçülerde rahatlasınlar. 

“FUTBOLCU SATIMINA DAYALI BİR GELİR, SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELİR DEĞİL” 

Beşiktaş'ın iki sezon önce gerçekleştirdiği Çin seferi hakkında ne düşünüyorsunuz? Dünyanın büyük kulüplerinin de yaptığı bu tür girişimler ekonomik açıdan çıkış yolu olabilir mi? 

 

Yapılması gereken ideal olan bu. Fakat oralara gidebilmeniz için popülaritenizin olması lazım. Bunu Manchester United, Real Madrid, Barcelona yapıyor. Bu kulüplerin sportif performanstan elde ettikleri çok ciddi bir popülariteleri var. Dünyanın her tarafında forma satıyorlar. Sizin bu işi yapabilmeniz için önce sportif performans popülaritenizin yüksek olması lazım. Yoksa oraya gitseniz kaç kişiye ne satacaksınız, ne gelir elde edeceksiniz? Yani çok zor. Keşke yapabilsek. Bunu beş büyük lig yapıyor. Bizim gibi, yani çevre ülkelerden bu işlerde başarılı olan kulüp yok. İki sene önce oraya bazı futbolcular satıldı, bir takım gelirler elde edildi. Ama bu sürdürülebilir bir şey değil. Yani futbolcu satımına dayalı bir gelir, sürdürülebilir bir gelir değil. Elinizde iyi futbolcu varsa satarsınız, o sene için gelir elde edersiniz. Sonraki izleyen yıllarda bu çok zor.

 

TugrulaksarSozcu3

Yabancı yatırımcı kulüplere gelemez mi? 

Bugün Türk futbolunun 14 milyar liralık borcu, yıllık 3 milyar liralık bir gelirle ödeyebilmesi çok mümkün değil. Yani futbol kulüpleri hiç para harcamasalar dört yılda bu borçlarını ödeyebilirler. Bu da mümkün olmayacağına göre demek ki kendi kaynaklarımız yetersiz. Dışarıdan kaynak bulmamız lazım. Ama dışarıdan kaynak bulduğun zaman bu yatırımcı hangi kulübünüze nasıl yatırım yapacak ve neyi satın alacak?  Kulüplerin hepsi dernek statüsünde. Borsada işlem gören kulüplerde altın hisse, yani sportif AŞ'lerde esas pay kulüplerde olduğu için, kulüpleri satın alamayacağınıza göre, borsada sadece mali yatırımcı olarak kalırsınız. O zaman da kulüp satın almaya gerek yok. Borsa İstanbul'a gider hisse satın alır.

 

Yani bize Premier Lig'de olduğu gibi yabancı yatırımcının gelebilmesi için ilk önce kulüplerin anonim şirket olması lazım ki dernek statüsünden kurtarılıp payları ve hissesi alınıp satılabilir olsun. Bu yapılamadığı için çok zor. Süper Lig'de, AŞ olan 8 tane kulüp var. Onlar satılabilir. Örneğin Başakşehir. Bunları satabilirsiniz. Sonuçta bir sahiplik var. Ama üç büyük kulübe baktığınız zaman burada tabana yaygın bir mülkiyet var. Esas sahip de taraftar, yani camia. Burada bir şey yapma şansınız yok. Zaten esas sorun da üç büyük kulübün finansal olumsuzlukları. Oralarda sorunu çözmezseniz geri kalan 15 kulübün tamamını satsanız da çok fazla bir parasal gelir elde edemezsiniz.

 

Menajerler ve futbol kulüpleri ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

En son Football Leaks’de ortaya çıktı ki menajerler kulüpleri soyuyor. Bu aslında yasal bir şey. Adam sözleşme imzalıyor, neyse komisyonunu alıyor. Burada hiç kimse sizi bu sözleşmeyi imzalamaya zorlamıyor. Ama şöyle bir durum var. Türk futbol kulüplerinin transfer etme yetkinlikleri gelişmediği için mecburen menajerler aracılığı ile veya yaşını doldurmuş, artık jübilesini yapmak üzere olan, burayı Katar öncesi son durak olarak gören oyuncuları getiriyorlar. O oyuncuları getirmek için bile yine araya menajerleri sokmak zorunda kalıyorsunuz. Gelmiyorlar yani. Çünkü çevre liglerde oynayan bir ligiz. Bunları da araya soktuğunuz zaman çok ciddi sözleşmeler oluyor. 

En son Football Leaks de ortaya çıkan, ismini vermeyelim, bir kulübe transfer olan bir oyuncunun bedelinden çok daha fazlasının bir menajere para olarak ödendiğini görüyorsunuz. Kulüp de çıkıp herhangi bir açıklama yapmıyor. Dolayısı ile oralarda çok problem var. FIFA, özellikle bu transferlerdeki kayıt dışılığın önüne geçmek için transfer eşleştirme sistemi kurdu. Bunu kulüpler hala yapmıyorlar, bundan kaçınıyorlar. O nedenle menajerler istedikleri sözleşmeleri kulüplerin önüne dayatabiliyorlar. Zorda kalan kulüpler de mecburen bu menajerlerin oyuncağı olmak durumunda kalıyor. Tabi çok büyük menajerler var. Kazandıkları çok büyük paralar var. Ve bunlar vergisiz paralar. Süper Lig'de stopaj vergisi yüzde 15. O bile çalışmıyor. Yaratılan gelirlerle de, finansal giderleri ve olumsuzlukları nedeniyle kâr edemedikleri için vergi yükümlülüklerini yerine getiremiyorlar. 

BİZİM KULÜPLERİMİZ HER SENE ŞAMPİYON OLMAK ZORUNDA”

 

Almanya'da bir Borussia Dortmund örneği var. Parasızlıktan statlarını bile satmışlardı. Ancak devam eden yıllarda inanılmaz bir başarı yakaladılar. Bunu bizim kulüplerimiz yapamaz mı?

 

Bizim kulüplerimiz her sene şampiyon olmak zorunda. Altyapı demek futbol kulüplerinin orta ve uzun vadeli planlar yapması demek. Orta ve uzun vadeli planlar yapacaksınız, altyapıya kaynak aktaracaksınız, altyapıdan oyuncu yetiştireceksiniz… Bu bir süreçtir. Bizim kulüplerimiz sürekli pedal basmak zorundalar. Çünkü onlar durdukları anda düşerler. Borçlarını, zararlarını söyledim. Bu kulüpler sürekli şampiyon olmak zorunda. Şampiyon olmak zorunda olduklarını hissettikleri için de altyapıdan oyuncu çıkarmaya zamanları ve tahammülleri yok. Hep olmuş oyuncuyla, yaşlı oyuncuyla bir şekilde yollarına devam etmek zorundalar. Bu sürdürülebilir bir durum değil. 

Dortmund çok uzun vadeli planlar yaptı. Jurgen Kloop 10 sene Dortmund'u çalıştırdı. Büyük takımlarımızdaki hocaların son çalışma sürelerine bak. 7-8 ayı bulmuyor. Nerede stratejik planlama? Nerede sürdürülebilir büyüme? Nerede kalıcı bir sportif performans? Dortmund 10 yıl Kloop ile devam etti. Manchester United 28 sene Alex Ferguson ile, Arsenal 25 sene Arsen Wenger ile devam etti. Dortmund örneğine dönersek, Onlar bu kriz döneminde en iyi oyuncularını sattılar. Statlarını sattılar. Ama bugünkü Dortmund yine Bundesliga'nın en iyi ekiplerinden birisi ve çok ciddi para kazanıyorlar. Statlarını satmak zorunda kalan bir kulüp… Dortmund çok önemli bir örnek diye Futbol Yönetimi kitabımızda da biz bunları yazdık. 

“BEŞ BÜYÜK LİGDE ÖNEMLİ TAKIMLAR KORUNUYOR” 

Bir de şunu unutmayalım. Finansal Fair Play adı altında, merkezi, büyük ligleri koruyan, kollayan bir uygulama var. Bu tamamen çevre liglerin, bizim gibi liglerin aleyhine çalışan bir uygulama. Başlangıçta Platini, futbolun uzun vadede rekabet gücünü artırabilmek, küçükleri koruyabilmek, daha dengeli rekabet yapabilmek gibi şövalye söylemlerle ortaya çıktı. Ancak görüldü ki bu iş böyle değil. Hala beş büyük ligde önemli takımlar korunup kollanıyor. Maalesef bizim gibi çevre liglerdeki kulüplerin önleri kesiliyor. O yüzden tam bu söylemin aksine, Şampiyonlar Ligi'nde 2018-2019 sezonundan itibaren gelir dağılımında önemli bir değişiklik yaşandı. Bizim gibi çevre ligler ve bu liglerin kulüplerine orta vadede olumsuz etki yapacak değişiklikler… 

 

Avrupa futbol pastası 26 milyar euroya ulaşıyor. 5 büyük lig bunun yüzde 58'ini kendi aralarında paylaşıyor. Geri kalan yüzde 42'lik pastayı da 48 ülke paylaşıyor. Dolayısı ile lig başına yüzde 1 civarında bir pay düşüyor. O nedenle haksız rekabet var. Dengesiz rekabet var. Bu dengesiz rekabet Avrupa'da olduğu gibi ülkemizde de var. Ülkemizde de bütün kaynaklar üç büyük takıma tahsis edilmiş durumda. Ancak bunun karşılığında maalesef bir sportif performans yok. 

“TÜRK FUTBOLUNUN ALTYAPI DEĞİL ÜST YAPI PROBLEMİ VAR” 

Ekonomik durum futbolun kalitesini düşürüyor yorumlarına katılıyor musunuz? 

Futbolu satmanız için futbol kalitenizin ve reytinginizin yüksek olması lazım. Reyting de futbolun kalitesine bağlıdır. Reytinginiz yoksa hiç kimseye satamazsınız. Kendi içimizde kendi kendimize satarız. Bizim aslında futbolda altyapı problemimiz yok, üst yapı problemimiz var. Ne demek istiyorum? Türk futbolunun parası var. Bir şekilde para yaratılıyor. Ama biz bu parayı yönetemiyoruz. Yönetim bir üst yapı işidir. Bu parayı yönetebilecek, yönlendirebilecek, Türk futbolunu Avrupa'da ve dünyada finansal anlamda, ekonomik ve sportif anlamda hak ettiği yere getirecek yetkinlikte yöneticilerimiz yok. O yüzden Türk futbolunun altyapı değil üst yapı problemi var. Bizim spor tesislerimiz falan var. Ama kafa, altyapıya izin vermiyor. Sıkıntımız o bizim. 

“ENFLASYONUN YÜZDE 25, ASGARİ ÜCRETİN 1600 TL OLDUĞU BİR YERDE…” 

Taraftarların kulüplere maddi destek anlamında üzerine düşeni yaptıklarını düşünüyor musunuz?

 

Avrupa ile baktığımızda satın alma gücü ile kıyaslamak lazım. Bugün enflasyonun yüzde 25 olduğu, asgari ücretin 1600 lira olduğu bir yerde, özellikle de taraftar kitleye baktığın zaman, satın alma gücünün düşük olduğu bir yerde, maç günü gelirlerini veya koltuk başına gelirleri maksimize etmek çok kolay değil. Çok zor. 

“REKABETTE ÇOK GERİDE KALDIĞIMIZI GÖRECEKSİNİZ” 

Kulüplerin ekonomik durumları göz önüne alındığında Türk futbolunun yakın geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? 

Bu olumsuzluklar devam ettiği sürece Türk futbolunun sportif performans gücü daralır. Bu şu demek: Eğer borcunuz varsa, yükümlülüklerinizi yerine getirmekte zorlanıyorsanız transfer yapamazsınız. Transfer yapamadığınız için takımı büyütemezsiniz. Takımı büyütemediğiniz zaman Avrupalı devlerle rekabet etme şansınız yok. Sportif performans da sizi vurur. Küçülmeye gitmek zorundasınız. Beşiktaş da, Galatasaray da, Fenerbahçe de bugün ne ile boğuşuyorlar? Finansal olumsuzluklarla boğuşuyorlar. Ne diyor UEFA? ‘Sen başa baş noktasını yakalayamadın, zararda verdiğin sözü tutamadın, futbolcu satacaksın' diyor. Şimdi ‘futbolcu satacaksın' demek ‘transfer yapmayacaksın' demektir. Yapacaksan da o dar bütçe içerisinde hareket edeceksin. Zaten senin sportif performansla rekabetçi gücün iyice daralmış. Bir de böyle bir sınırlama gelince mali olumsuzluklar dönüyor senin sportif performansını olumsuz etkiliyor. Sportif performans olumsuz etkilenince de az para kazanıyorsun. Az para kazanınca da takıma daha az para harcıyorsun. Bu bir kısır döngü. 

Halbuki bunun tersinin olması lazım. Sportif performans iyi olacak, sportif performansı paraya çevireceksin, daha fazla para kazanacaksın, kazandığını takıma yatıracaksın, takımın rekabet gücü artacak. Bizde bu tersine çalışıyor. O yüzden ben buna Türk futbolunun kısır döngüsü diyorum. Türk takımları Süper Lig'de, belki kendi içlerinde rekabet gücünü ve statülerini korurlar. Ama Avrupa'ya çıktığımız zaman rekabette çok geride kaldığımızı göreceksiniz.{jcomments on}

Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/2018/ekonomi/tugrul-aksar-turk-futbolunun-altyapi-degil-ust-yapi-problemi-var-2800625/

 

Merak edenler için: Futbol Yapılanmamıza ilişkin önerileri içeren makaleler:

 

 Tuğrul Akşar- Kutlu Merih Türk Futboluna Alternatif Yeni Öneriler  http://www.futbolekonomi.com/index.php/haberler-makaleler/yonetim/117-tugrul-aksar/228-futbolumuza-yeni-bir-yapilanma-onerisi.html 

 

Tuğrul Akşar- Türk Futbolu Nasıl Kurtulur?   http://www.futbolekonomi.com/index.php/haberler-makaleler/kriz/112-tuge-rul-aksar/4479-2018-12-31-14-43-45.html

 

 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  11978  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 1009 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58122375

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1