Recep Cengiz- 15 Ekim 2019 Direnmek bir fizik kanunudur. Dünya şampiyonu Fransa ile 1-1 berabere kaldık.
Savaşta analar ağlıyor ama bebeklere bakan herkes gülüyor.
Milli futbolcumuz Melih Demiral, “o kadar şehit vermişken bize kahraman gibi davranılması yanlış. Biz sadece top oynuyoruz. Kahramanlar şu an başka yerde başka şekilde. Hepsine selam olsun” diyor.
İbrahim Çolak, Artistik Cimnastik Dünya Şampiyonasında ilk altın madalyamızı kazandı.
Cahillikle değil öğretmenlerle mücadele ediyoruz.
Merih Demiral ve Hakan Çalhanoğlu, ellerinde Türk bayrağı bulunan çocukların Türk askerini sevinçle karşılaması ve askerlerin çocuklara karşı şefkatli yaklaşımlarının olduğu fotoğraflara da yer verdi.İtalyan Senatör RobertoCalderoli, iki milli oyuncumuzun yaptığı paylaşımlar sonrasında "savaş istiyorlarsa ülkelerine geri dönsünler" açıklaması yaptı.
Çeşmelerden su içemiyoruz.
Doğrular her zaman kazanıyor. Kadınlar Dünya Boks Şampiyonasında Busenaz Sürmeneli 69 kiloda şampiyon oldu.
Birbirine benzeyen insanlar iyi anlaşıyor.İsrail ve Araplar bizi kınıyor.Amerika bize ekonomik yaptırım uyguluyor. Doların üstünde “InGodwetrust!” yani “Allah’a güvenip dayanırız biz!” yazıyor.
Fedakârlar, başkalarını kendine tercih ediyor.Okumamış insanların ilk sözü “Kimse önümü açmadı” oluyor.
Her galip gelen kazanmıyor.
Her kuş kendi cinsiyle uçuyor.
Futbol maçları hakem düdüğü ile başlıyor, küfürle bitiyor.
Her insan mutlu olduğu için gülmüyor.
Her zaman sevgiliyle dans edilmiyor.Filistin hükümeti bizi kınıyor. Yani, karda yürürken ellerini pantolonun cebine sokuyor.
Her düzen kendi insanını yaratıyor.
İnsan zekasının kompleks olması davranışlarının zekice olması anlamına gelmiyor.
İnsanlar olayları unutuyor ama neler hissettiklerini asla unutmuyor.
Konuşana “geveze”, Susana “Korkak”, Kurnaza “Zeki”, Çalışana “keriz”, çalışkana “inek”, bunu bilip hiçbir şey yapmayana “sinek ikili” diyoruz.
Mağdur olmak haklı olduğumuz anlamına gelmiyor.
Mendil satan çocuk burnunu koluna siliyor.
Namaz kılarken sadece alnın değil burnunda secdeye değmesi gerekiyor. Arap ülkeleri bizi kınıyor. Tıpkı, kumarbazlar gibi ilk zarı kendi hayatlarına atıyorlar.
Pencerenin arkasından sevdiğimize el sallarken, duymayacağını bile bile onunla konuşuyoruz.
Sapıklara iyi hal uygulayan hakimler saldırıya uğrayan çocukları korumak yerine suçlunun yanında yer almış oluyor.
Sorunlarımızı biliyoruz ama sorumluluklarımızı yerine getirmiyoruz.
Su değil ıslak mendille temizleniyoruz.
Su da boğulan balık yok ama akvaryumda ölen var.
Suçluya müdahale etmediğimiz zaman onun yanında olmuş oluyoruz.
Türk erkeği kadını bulunca anayı, parayı bulunca kadını unutuyor.
Yalancılar ilk yalanı kendisine söylüyor.
Yanlış sorunun doğru cevabı olmuyor.
Yatmak için oturmak gerekiyor.
Birbirimize sarıldığımızda sağa sola sallanıyoruz.