Kör Bağlılık mı, Gerçek Sadakat mi? Futbol Aşkı Nerede Biter?
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Recep Cengiz Kör Bağlılık mı, Gerçek Sadakat mi? Futbol Aşkı Nerede Biter?

Kör Bağlılık mı, Gerçek Sadakat mi? Futbol Aşkı Nerede Biter?

63afcc7ecbb6

Recep Cengiz- 28 Mart 2026 Futbol, bir skor tabelasından ibaret değildir. O, milyonlarca insan için bir aidiyet, bir kimlik, bazen de hayata tutunma biçimidir. İnsanlar takımlarını sadece tuttukları için değil, kendilerinden bir parça gördükleri için sever.

Ama tam da bu yüzden, en büyük hayal kırıklığı da burada başlar. Çünkü bir noktadan sonra o saf bağlılık, sorgulanmaması gereken bir sadakat yemini gibi dayatılır.

Sevdiğin için susman beklenir. Destekliyorsan itiraz etmemen istenir. Hatalar görmezden gelinir, yanlışlar “iyi günde kötü günde” denilerek paketlenir. Ve fark etmeden şu soru büyür: Bu gerçekten futbol aşkı mı, yoksa adım adım inşa edilen bir kör bağlılık mı?

Her şey yönetimle başlıyor. Sezon başında önüne bir tablo konuyor: “Bütçemiz bu.” Ardından görünmeyen ama hissedilen bir şart geliyor: “Koşulsuz destekle.” Adeta yazılı olmayan bir sözleşme… Yönetim hata da yapsa, yanlış transfer de yapsa, takım kötü futbol da oynansa, taraftarın görevi değişmiyor: Desteklemek.

Peki neden?

Bu kör bağlılığın nelere yol açtığını görmek için uzağa gitmeye de gerek yok. Bir zamanlar Süper Lig’de boy gösteren, kupalar kaldıran kulüplerin bugün geldiği noktaya bakmak yeterli: Süper Lig’den amatör kümeye kadar gerileyen Akhisar spor, Adanaspor, Denizlispor, Diyarbakırspor ve Giresun spor… Yanlış yönetimler, denetimsizlik ve sorgulanmayan kararlar, koca camiaları adım adım aşağı sürükledi.

Öte yandan, 2025-26 sezonunda ardı ardına gelen cezalarla adeta tarihe geçen bir örnek olarak Adana Demirspor’un durumu ortada. FIFA kararlarıyla bu sezon toplamda 60 puan silme cezası alması, kulübün sportif olarak ne denli ciddi bir çıkmazda olduğunu gözler önüne seriyor.

Bu takımlar için, milletin parasıyla yapılan modern stadyumlar bugün adeta açık hava müzelerine dönüşmüş durumda. Yazık değil mi?

Bu tablo sadece sahadaki başarısızlık değil, aynı zamanda yönetimsel başarının(!) bir sonucudur. Tüm bunlar yaşanırken taraftardan hâlâ tek bir şey bekleniyor: Sessizlik ve koşulsuz destek.

Bir taraftar, gönül bağı kurduğu kulübün yanlışlarını neden sorgulamasın? Kötü kurulmuş bir kadroyu, sahada ruhsuz dolaşan bir takımı neden alkışlasın? Futbol keyif vermiyorsa, ortada mücadele yoksa taraftar neden bundan haz alsın?

Kulübü bu duruma düşüren, onu kendi çıkarları için kullanan, egosuyla yöneten ve işler sarpa sarınca arkasına bakmadan bırakıp giden yöneticilere neden saygı duysun?

İşte sorun tam burada başlıyor. Taraftarlık, bir sevgi ilişkisi olmaktan çıkıp bir sadakat testine dönüşüyor. Sorgulayan taraftar “kötü” ilan ediliyor. Eleştiren susturulmak isteniyor. Oysa gerçek destek, körü körüne bağlılık değil; gerektiğinde doğruyu söyleyebilme cesaretidir.

Bugün tribünlerdeki en büyük kırılma da buradan geliyor. İnsanlar artık sadece skorla değil, yönetim anlayışıyla, şeffaflıkla, samimiyetle de ilgileniyor. Çünkü taraftar dediğin, sadece bilet alan müşteri değildir. Kulübün hafızası ve vicdanıdır.

Şimdi tekrar başa dönelim: Samimi ve dürüst o insan… Gerçekten ne yapmalı?

Cevap aslında basit ama bedeli var: Ne aklından vazgeçmeli ne vicdanından. Takımını sevmeye devam ederken, yanlışları da açıkça söyleyebilmeli. Çünkü suskunluk, kötü yönetimlerin en büyük gücüdür.

Sonuç olarak unutulmaması gereken son söz şu: Bir kulübü büyüten şey, alkışlayan kalabalıklar değil; doğru zamanda alkışlayıp, doğru zamanda itiraz edebilen taraftarlardır. Gerçek sadakat, kör bağlılıkta değil; doğrulara sahip çıkarken yanlışların karşısında durabilmektedir.

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  80  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Doç. Dr. Recep Cengiz Cuma, 22 Kasım 2013.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 958 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58285410

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1