Recep Cengiz- 10 Kasım 2025 Genellikle bir futbol kulübünü yönetmek için hiçbir doğal sebebi olmayanların yönetim anlayışı; sorumlulukların üstlenilmediği, temel ihtiyaçların doğru belirlenmediği, ideal performans ölçü ve hedeflerinin doğru belirlenmediği, etik ve sorumlu davranılmadığı, iyileştirmek ve problem çözme için yeterince sorumluluk üstenilmediği durumlarda küme düşmek sıradan bir gerçekliktir. Bu durumda temel sorun, paralı yönetici bulmak değil, parayı doğru kullanan yönetici bulmaktır.
Çağdaş yönetim anlayışına değil kafalarındaki yönetim algısına göre hareket yöneticiler sonuçlarını hesap etmeden konuşmanın olumsuz yansımasını hesapla(ya)mıyor. Kendi başarısından değil, rakibinin başarısızlığında haz alıyor, olması gerekenin bu olduğuna inanıyorlar. Başarısızlığın sorumluluğunu kaldıramayacakları durumlarda topu hakeme atıp “Hakem yüzünden kaybettik” mesajları inandırıcılığını yitirse de güncelliğini koruyor. Bu durumda temel sorun, yersiz yorum veya sataşmaların duygu yönü güçlü olsa da futbola anlam kaybettirmesidir.
Teknik direktörler sistem belirlerken mevcut olanlardan anlayışlarına en uygun olanı uygulamaya ile farklı yeteneklere sahip oyuncularına uygun sistem yaratma arasındaki ince ayrımı kaçırıyorlar. Genellikle başarılı üst düzey takımların sistemlerini popüler bir ürün olarak kullanıyorlar. Ancak oyuncuların yetenek, oyun zekâsı, uyum, problem çözme becerisi, yaratıcılık ve oyun karakteri düzey farklılıklarını hesap etmiyorlar. Bu hesapsızlık önce modern futbol oynattıklarını zannetme yanılgısı yaratıyor sonra futbolcularda verimsizliği kaçınılmaz kılıyor. Bu durumda temel sorun, belgeli teknik direktör değil, bilgili teknik direktör bulmaktır.
Kendi taraftarı önünde hırs maskesi altında öfke ve saldırganlığı kabul gören bir futbolcu, sadece ‘iç piyasada kabul gören’ bir ürüne benziyor.’ Bu ihtiyaç fazlası ürün önce, insanlara cazip gelir. Kısa süre de gereğinden fazla tüketilir. Sonra doygunluk oluşur. Ürün cazip olmaktan çıkar. Kabul görmemeye başlar. Değer kaybeder ve değerinin altında etiketlenir. İşlerliğini yitirdiğinden ‘iki alana bir bedava’ veya ‘%50 indirimli’ kampanyalar fayda etmez. Sonuç olarak ürün depolarda çürümeye mahkûm olur. Sorgulanır. Bu durumda temel sorun, hırslı olmak değil, hırsına yenik düşmemektir.
İnsanlardan saygı duymasını istiyoruz ama kendilerine saygı duyulmasını sağlayacak kazanımları öğretemiyoruz. Kişi başkalarına saygı duymayı öğrenirken kendisine saygı duyulmasını becere bilmelidir. Bu durumda temel sorun, taraftarlık duygusunun sevgiden oluşması bir başka takıma karşı nefret duygusuyla oluşmamasıdır.
Sonuç olarak, futbol anlayışımıza paralel temel sorun topun ağlara değmesidir. Çünkü top ağlara değdiğinde her şey unutuluyor. Bütün olumsuzluklar, hatalar ve yanlışlar bir anda yok oluyor. Bilincin söylediklerini bilinçaltı anlamıyor ve mantığın yerini haz alıyor.