Başakşehirspor'un Şampiyon Olamaması Nasıl Bir şey?
Recep Cengiz- 21 Mayıs 2019 Ligin son haftalarına kadar sergiledikleri ideal ve istikrarlı futbolla beğeni toplayan Başakşehir’in üst üste beklenmeyen puan kayıpları aynı zamanda futbolun bir sorunu olarak ortada duruyor.
Genel olarak bakarsak, sezon sonu alınan başarısız sonuçlara neden olarak; yönetim (ekonomik) sorunu, teknik direktör sorunu, kadro darlığı, sakatlık, cezalı oyuncu fazlalığı, takım içinde gruplaşmalar gibi faktörler olarak düşünülebilir.
Ancak, Başakşehir kulübünün kurumsal kimliği, borçsuz ve ödemelerini aksatmayan bir kulüp olması,
2018-2019 sezonunun en iyileri ''Futbolun Süperleri'' ödüllerine, Abdullah Avcı’nın ligimizde yılın en başarılı teknik direktörü,
Mert Günok’un en iyi kalecisi, Alexandru Epureanu’nun süper defans oyuncusu, Edin Visca’nın en iyi hücum ve en iyi orta saha oyuncusu seçilmesi;
Puan kayıplarının olduğu haftalardaki istatiksel verilerin diğer haftalardan çok farklı olmaması
Volkan Babacan, Arda Turan, Adebayo, Demba Ba ve Gökhan İnler gibi yıldız oyuncuların yedek bekleyecek kadar kadro genişliğinin olması,
Kadro dışı bırakılan veya cezalandırılan oyuncunun olmaması sorunun biraz demokratik yönetimin dezavantajları, bazı maçlar için yoğunlaşma eksikliği, biraz risk almamak, kulüp ve takımın liderlik yönetimi ve biraz taraftar azlığını işaret ediyor.
Bu görüntü de son dört hafta da 10 puan kaybının ironisini yaparsak;
Göksel Gümüşdağ’ın, Dünya satranç şampiyonlarından Garry Kasparov’u çoban matı ile yenmesi,
Abdullah Avcı’nın teknik direktörlüğü bırakıp hakem olması,
Emre Belözoğlu’nun Dicle nehrinde, kırmızı dudaklı yarasa balığı avlaması,
Alexandru Epureanu’nun parmak izi ile dil izinin aynı olması,
Uilson de Souza Paula Júnior’un sırıkla yüksek atlaması,
Joseph Attamah’ın kafasını çevirmeden arkasını görmesi,
Emmanuel Adebayor’un çukur dizisinde oynaması,
Gaël Clichy’ın çivi ile kola açması,
Eljero Elia’nın tüfekle karınca vurması,
Demba Ba’nın bir oturuşta bir kuzu yemesi,
Stefano Napoleoni’nin ayakkabı numarasının 50 olması,
Fedor Kudryashov’un kızıl ordu korosunda saz çalması,
Serdar Taşçı’nın at arabası ile antrenmanlara gelmesi,
Rijad Bajić’in survivor’a katılması,
Gökhan İnler’in köpeğinin telefon yutması,
Volkan Babacan’ın YSK’na üye olması gibi bir şeydir.
Galatasaray’a hediye edilen şampiyonluk sonrası Başakşehir’de suçlu bakmaya gerek yok. Herkes, “olan bitende benim suçum ne olabilir?” sorusunu sormakla, yani çuvaldızı kendilerine batırmakla hataların izlerini bulabilir. {jcomments on}