Recep Cengiz- 29 Eylül 2019 Tribünde centilmen gibi görünen veya centilmen kimliğine bürünen yöneticilerin olduğu bir derbi izledik.
Galatasaray’ın Fenerbahçe gibi Fenerbahçe’nin, Galatasaray gibi oynadığı bir derbi izledik.
İstediklerine inanmayanların oynadığı ve yönettiği bir derbi izledik.
Olsun diye değil, neden olmasın anlayışı ile oynanan bir derbi izledik.
Her iki takımında taktik anlayışlarını dış faktörlerin şekillendirdiği bir derbi izledik.
Teknik direktörlerin yenilmemeye odaklandığı bir derbi izledik.
Futbol adına hiçbir şey kazanmadığı, izleyenlerin golsüz uyutulduğu bir derbi izledik.
Dar düşüncenin geniş alanda uygulanmaya çalışıldığı bir derbi izledik.
Yanlış oyuncularla doğru hamlelerin yapıldığı bir derbi izledik.
Teknik direktörlerle, seyircilerin aynı maçta olmadıkları bir derbi izledik.
Futbolcuların kötü futbolunu taraftarın coşkuyla kamufle ettikleri bir derbi izledik.
Maçı uzatma bölümünde şans verilmeden şansı değerlendirmesi istenen futbolcuların olduğu bir derbi izledik.
Saha içinde, kendisini ilgilendirmeyen şeylere burnunu sokan sahte aydınlar gibi futbolcuların olduğu bir derbi izledik.
Modern futbolu değil, memur futbolcuları bol bir derbi izledik.
Kendini değerli hissedenden çok, kendini değerli hissettirmeye çalışan futbolcu, teknik direktör ve hakemin olduğu bir derbi izledik.
Belhanda’nın yine rakiplerini tahrik ederek tehlikeli işler yaptığı, Emre Belözoğlu’nun takımda olması her türlü sonucu olası kıldığı bir derbi izledik.
Galatasaray’da Marcão’nun çok tecrübeli olmasına rağmen acemice faul yapma alışkanlığını devam ettiği bir derbi izledik.
Futbolcuların hakemleri aldatma eğilimlerinin fazla olduğu bir derbi izledik.
Oyunun akıcılığına müsaade etmeyen bir hakem yönetiminde bir derbi izledik.
Saha da zamanı nelere harcadığını bilmeyen futbolcuların ve neyle ilgilendiğinden haberi olmayan hakemin olduğu bir derbi izledik.
Hakem dahil herkesin hata yapmamaya odaklandığı bir derbi izledik.
Problem çok olmadığı, hakemin problem haline getirdiği pozisyonların bol olduğu bir derbi izledik.
Rakibi, hakemi ve sonucu herkesin kabul ettiği bir derbi izledik.
Kendisi ile yüzleşmek zorunda olduğundan habersizlerin, izleyenleri çileden çıkaran verimsizlerin, kafa karıştırıcı tartışmalarını bir kenara bırakırsak…
Derbiyi değil, zamanımızı boşa harcadığımızı izledik.
Son sözü taraftarların söylediği bir derbi izledik “Cimbombomum sen çok yaşa!…”