İşimiz Çok Ama Çok Zor
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Recep Cengiz İşimiz Çok Ama Çok Zor

İşimiz Çok Ama Çok Zor

625768285395

Recep Cengiz- 12 Temmuz 2021 Basın toplantısından çok televizyonlardaki tartışma programlarının ‘iğneleme taktiğini’ anımsatan bir oturumda Şenol Güneş ne yaptığını iyi bilen bir profesyonel görüntüsünden uzak, sert sorular karşısında ‘etkileyici’ ve ‘ikna edici’ değildi.

Üstelik, zaman zaman kontrolünü kaybettiği basın toplantısına, Şenol Güneş’in tek başına çıkması büyük bir hataydı. Çünkü, futbol bir takım oyunu ve ekip işidir. Takım yönetiminde iş birliği ne kadar önemliyse başarısızlıkta güç birliği o kadar gereklidir. Bu nedenle basın toplantısında yönetici, teknik ekip ve futbolculardan birileri mutlaka olmalıydı.

İtalya'nın maç öncesi ısınmasını görünce çok şaşırdığını, hayatında öyle bir ısınmayı görmediğini söylemesi kendisi ve teknik ekibin antrenman bilimini yeterinde takip etmediğini birkaç ölçüm cihazı ile sınırlı kaldıklarının itirafı gibiydi.

Sözlerine “tüm sorumluluk benim” diye başladıktan sonra oyuncuları ‘afyon yutmuş gibi uyuşuklukla’ suçlaması ‘bu oyuncuları tercih ettiğim için tüm sorumluluk benim’ gibi bir anlama dönüştü. Ayrıca, sadece oyuncular değil tüm ekip ‘afyon yutmuş’ gibiydiler. Bu durumda, Şenol Güneş’e ezildi dediği ‘bizim çocukların!’ Avrupa’nın en iyi liglerinde, en üst düzey takımlarda, en üst düzey teknik direktörlerle çalıştıklarını, en üst düzey tempoda oynadıklarını, uyuşukluk sorununu çözmenin görevi olduğunu hatırlatmak gerekiyor.

“Yıkılmadık, yıkılmayacağız” sloganı ile oyunda mücadelenin önemi vurgusu anlamsızdı. Çünkü, tartışma futbolda mücadelenin önemine değil , nasıl ele alınacağına ilişkin” olmalıydı. Bu söylem mücadeleden ne anladığımızı, kiminle nasıl mücadele edeceğimizi ve değişimi işaret etmiyor. Aynı oyuncu kadrosu ve anlayışla mücadeleye devam mesajı, başarısızlığın doğru okunmadığı anlamına geliyor.

Mesajlar, turnuva sonrası reformun habercisi olmadı. Değişime kızgınlıkla tepki gösterdiği Taylan Antalyalı ve Dorukan Toköz’le başlanacağı mesajını verdi. Oyuncularını koruyan ‘babacan’ tavrına alıştığımız Şenol Güneş’in bu tavrını bir kenara bırakıp “Taylan’la ilgili Bir Sıkıntım Var” la başlayan“sakatlığım yok dedi, o zaman niye ameliyat oldun?” sorusu ile biten suçlayıcı açıklaması ‘yersiz’ benzer bir şekilde Dorukhan’a “Sen nasıl bir kulübe imza atmazsın” tepkisi ‘gereksizdi.’ Başarısızlığı oyun anlayışından takımda sürekli oynamayan iki oyuncuya indirgememesi gerekirdi.

Emre Belözoğlu’ndan hangi konuda nasıl bir katkı beklendiği, görev tanımının ne olacağı açıklamadı. Emre Belözoğlu’nun, Şenol Güneş’i, Fenerbahçe’de oynatmaya çalıştığı bireysel yeteneklere mahkûm olmayan, takım oyunu oynayan ve önde baskı yapan bir oyun anlayışına ikna etmesinin oyunculara özgüven, takıma yeni bir kimlik ve karakter kazandıracağını söylenebilir. Ancak, o zamanda milli takımda, Şenol Güneş’in bittiği Emre Belözoğlu döneminin başlayacağını öngörebiliriz.

Milli takım teknik direktörlüğü milli bir meseledir. Milli bir oyun anlayışını benimsemeden bireysel yetenek ve itici güçlerle takımı yönetmek doğru bir yöntem değildir. Bu toplumun değerlerini özümsemek, kültürünü tanımak ve anlamakla olduğu kadar modern futbolu bilimsel olarak araştırmak ve doğru yorumlamakla mümkündür.

Sonuç olarak, Şenol Güneş’in Avrupa şampiyonasındaki oyun felsefesi gibi basın toplantısı da ikna edici olmadı. Satır arasında ‘yeniden ayağa kalkmamız lazım’ sözleri düştüğümüzün kabulüydü, oysaki gerçekte biz düşmedik ‘duvara tosladık!’. Bu toslamada asli kusur kendisi, sonra ekibi, daha sonra oyunculardı. Yani teknik direktörümüz dalgın, ekibi dikkatsiz, oyuncular yorgundu. Anlaşılan, Şenol Güneş, oynatmak istediği futbol ile Avrupa’da futbolun farklı oynandığının, Avrupalı teknik direktörlerin farklı düşündüklerinin turnuva esnasında farkına varmış.

Ortaya çıkan tabloyu bir iki cümle ile özetlemek gerekirse, şöyle demek mümkün: Milli takımı başarıya götürecek revizyonları yapmak yerine başarısızlığı başka yer ve kişilerde görmeye devam ediyoruz. Dünya kupası elemelerinde “ne” yapmak istiyoruz belli ama “nasıl” yapmayı hedeflediğimiz belli değil. Bu da demektir ki, rastlantılara bıraktığımız işimiz çok ama çok zor. Dünya Kupası elemelerinde ‘büyük hedefler’ için ‘iğne ile kuyu kazmaya’ devam edeceğiz.{jcomments on}

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  1605  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Doç. Dr. Recep Cengiz Cuma, 22 Kasım 2013.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 984 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58407935

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1