Recep Cengiz- 11 Haziran 2019 Her milli takım maçı sonrası Lucescu’nun konuşmalarını televizyondan izlediğim, gazetelerden okuduğum zaman çoğunlukla ağzımdan son cümle “Lucescu resmen dalga geçiyor!” oluyordu.
Şenol Güneş geldikten sonra önce hazırlık maçları sonrasında dünya devi Fransa’yı tarihinde genç bir kadro ve mükemmel bir futbol ve 2-0 gibi net bir skor yenince futbol medyası rolleri değişti. Önce Şenol Güneş’in sabrını, sonra da futbol severlerin aklını zorlayan sorular sorup, yorumlar yapılmaya başladı. Yani, bir kısım futbol muhabiri ve yorumcusu aklımızla dalga geçmeye başladı.
Özellikle maç sonu basın toplantısında bir an Şenol Güneş’i eşoftmanlı Şevket Hoca zanneder olduk.
Hocam: Sağ kanatta Zeki ve Cengiz, rakip rakımın en etkili oyuncularından Lucas Digne’yi hücuma çıkarmadı, bu taktik gereği miydi yoksa maçın içinde spontane gelişen bir olay mıydı?
Hocam: Maçtan önce böyle bir skor bekliyor muydunuz?
Hocam: Dünya şampiyonunu yendik, yarı final veya final oynar mıyız?
Hocam: Emre olsaydı, ilk 30 dakika mı yoksa son 20 dakika mı oynardı?
Hocam: Cenk Tosun olsaydı tarihi fark olur muydu?
Hocam: Kenan’ın yerine Cenk Tosun’u solda oynayıp, Burak Yılmaz’ı tek santrafor oynatırsak, bu takım final oynar mı?
Hocam: Mbappe'ye kanat değiştirten futbolcuya Hasan Ali Kaldırım denir mi?
Hocam: Bouvet savaş gemisi ile Çanakkale'yi geçemeyen Fransızlar; Mbappe ile Hasan Ali'yi geçe bilir mi?”
Şenol Güneş, büyük soğukkanlılık ve sabırla verdiği cevap ise: "Moral ve güven kazandık", “Güvenli, coşkulu ve akıllı oynadık”, “Bugün biz Fransa'yı yendik. Grupta avantaj elde ettik”, “ İzlanda maçı çok önemli, asıl rakibimiz İzlanda”.
Şenol Güneş, tıpkı Şevket Hoca gibi sinirlense, “Bu nasıl soru?”, “Biz, bu futbolu 2000 UEFA Kupası Finalinde Galatasaray ile anlattık”, “Biz, bu futbolu 2002 Dünya Kupasında 3. Olarak anlattık”, “Biz, bunu 2003’te Konfederasyonlar Kupası yarı final maçında anlattık”, “Biz, bu futbolu Şampiyonlar Ligi çeyrek final maçlarında anlattık”, “Bu performansı gösteren futbolcular varken, neden bu takıma birilerini zorla sokmaya çalışıyorsunuz?” Derse, haksız mı?
Konya’da her zaman ki gibi müthiş bir taraftar desteği vardı. Takım doğru oynadı mükemmel mücadele etti.
Gelecekte oynayacakları maçlar için oyunda denge oluştura bilecek gücü olan genç ve dinamik bir takım izledik.
Kaan Ayhan, bir savunma oyuncusu olarak attığı golle kendini ödüllendirirken bizi sevindirdi. Cengiz klas bir vuruşla skoru belirledi.
Bütün övgüler bu takımın hakkıdır. Ama “biz, son dünya şampiyonu Fransa’yı yendik, dünya şampiyonu olmadık!”{jcomments on}