Recep Cengiz- 7 Ağustos 2020 TFF yönetim kurulu toplantısında, Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Dr. Muharrem Kasapoğlu’nun katkısı ile “Devrim gibi” kararlar alındı.
Konu neydi?
Basit bir kural değişikliği!
Toplantıdan, ligin ekonomik ve sportif olarak en zayıf takımları istediklerini küme düşmeyi kaldıracak kadar güçlü, ligin ekonomik ve sportif taraftar olarak en köklü ve güçlü takımları idari olarak güçlerini yitirmiş olarak ayrılıyor. En azından dört büyüklerin konuştukları kadar güçlü olmadıklarını anlıyoruz.
Sayın Nihat Özdemir konuşmasında toplantıya katkılarından dolayı, Sayın Bakanı Gençlik ve Spor Bakanı Muharrem Kasapoğlu’nu, Sayın Bakan da kulüp temsilcilerinin ortak karar sürecindeki tutumlarını övgü üstüne övgü de bulunuyor. Fakat, futbol adına ne anlatmak isteniyor?
Kulüpler Birliği Başkanı Mehmet Sepil basın toplantısında yer alıyor, ancak onun da nedenleri saklanan “tavsiye kararını bildirmek” dışında hiçbir etkisi ve aktif bir rolü yok, hepsi salt ayrıntı. Uygulamaya engel olacak ve gerçek duygularını gösterecek gücü yok. Futbolda olacakları anlat(a)mıyor. Diyaframdaki hava bir türlü dudaklarına ulaşmıyor/ulaşamıyor.
Bu işler güç istiyor!
Görünen o ki, küme düşen takım yöneticileri; futbol adına bir şeyler yapmak ve kulüplerine daha iyi hizmet etmek için değil, kendileri için küme düşmenin kaldırılmasını istediler. İstediklerini aldılar ama bir şey kesin: adil ve dürüst futbola olan inancı azalttılar.
Futbol; oyun içinde oyun, zemin kaygan, federasyon çaresiz, kulüp ekonomileri bıçak sırtında, yöneticileri siyasete tutunmuş ve transfer dışında ne yapacaklarını bilmiyor. Kimsenin kimseye güveni yok.
Federasyon, kulüplerin kasasında; kulüpler federasyonun ensesinde, uyumlu ve kurallı yaşamaya razı değiller. Anlaşmaya niyetleri yok. Bu, iki kere iki dört edercesine bir gerçek. Bu gerçeği göz ardı ederek bu yönetimde ortak bir futbol politikası oluşturmanın ne kadar zor olduğunu görmek için dâhi olmak gerekmiyor.”
Futbol sığ bir koyda dolaşan balık gibi bir tarafta ağ, bir tarafta tor bir tarafta olta ile balık tutanlar var. Bu denizde futbolun huzurlu yaşama şansı yok. Çünkü ya Ağ’a ya Tor’a ya da Olta’ya balık takılacak…
Bu işin doğası mıdır?
Bilmiyorum!
Kurallarına göre oynanmayan futbolumuz böyle bir şey…
Kimi susuyor, kimisi susturuyor.
Kimisi, futbol gücünün tadını çıkarıyor ama mutsuz.
Kimisi bir gün anlatacakmış gibi biriktiriyor, ancak umutsuz.
Kimi yutuyor, Kimileri de yutturuyor…{jcomments on}