Recep Cengiz – 7 Mart 2022Kaliteli bir hakem yaratılması zaman, sabır ve tutarlı yönetsel politikalar izlenmesini gerektiren bir süreçtir. Bizim futbol kültürümüzde üçünün de yeri yok. Bu nedenle ‘çok şey yapayım’ derken ‘hiçbir şey’ yapamıyoruz.
Zaman zaman futbolumuzda iyi şeyler olsa da genel olarak amatör bir yönetim anlayışı, orta düzey bir lig, vasat takımların orta düzey oyunda üst düzey hakemlerin yönetmesini bekliyoruz.
Hakemleri kontrol altında tutmak istiyoruz.
Beklentilerimize karşılık alamadığımız zamanlarda (yani mutlak kazanmak niyet ve istek arzusuna bağımlı olarak) öfkeli ve saldırgan oluyoruz. Hakemleri bu öfke ve yıkıcı saldırganlıktan korumak gerekiyor.
Hakem kelimesinin İngilizcedeki karşılığı ‘Referee’dir. Bu kelime de bu dilde ‘başvurmak’tan doğar. Yani hakem tereddüte düşüldüğünde başvurulacak kişidir. Ancak, bizde hata yaptığında ‘başına vurulacak’ kişi oluyor. Oysaki, İzleyenleri etkileme ve yönlendirme konusunda kendisine sorumluluk yüklenen eleştiricilerin, eleştirel analizlerinde söylenmeyeni söylemek, görünmeyeni göstermek, hakem kararlarının oyunu nasıl biçimlendirdiği ve fikstürü nasıl etkilediği açıklamaları gerekiyor.
Çünkü, hakemler; Türk futbolunun, aldıkları hakemlik eğitimi ve hakemlik kültürünün bir özetidir.
Hakemler; yazılı, görsel ve işitsel futbol medyasının bir özetidir.
Hakemler; futbol ahlakı, fair play, etik ilke ve değerlerin bir özetidir.
Hakemler; futbol medya okuryazarlığının bir özetidir.
Hakemler; futbol biliminin (futbol konusunda yazılan bilimsel makalelerin, yüksek lisans ve doktora tezlerinin, kongre ve sempozyumlarda sunulan bildirilerin) bir özetidir.
Hakemler; toplumun, eğitim düzeyimizin, kültürel kazanımlarımızın, futbol yönetim anlayışımızın, futbol adına yaşadığımız ve yaşattıklarımızın bir özetidir.
Sonuç olarak, hakemler (14 cilt, 14.000 sayfa, 62.000 resim, 2.900 tablo-çizelge ve 641.000 maddeyi içeren Meydan Larousse Ansiklopedisinin başlangıç sayfasına sığdırılan özet gibi) futbol yönetimi, futbol algısı, futbol anlayışı, futbol politikası, futbol medyası, futbol bilimi, futbol ekonomi ve endüstrisinin bir özetidir.
Bu nedenle, hakem eleştirilerini kronik bir hakem takıntısı haline dönüştürmek, hakem kararlarını gönlünden geçtiği gibi yorumlamak doğru bir şey değildir. Önyargılar, doğru ve sağlıklı düşünmemizin en büyük engelidir. Futbol sadece hakem hataları ile oynanan bir oyun değildir. Futbolun kendisi hatalar oyunudur. Bu anlamda oyunun aktörü olan herkes bu hatadan nasibini alır. Hakem hata yapıyor da futbolcu veya antrenör hata yapmıyor mu?
Hakemlere kızmayın, onlar, Türk futbolunun (toplumun) aynasıdır.
J.P. Sartre’nin dediği gibi” Herkes herkese karşı, her şeyden sorumludur.”