Recep Cengiz- 23 Mart 2022 Futbol anlayışımızda hakemlik algısı farklı olduğu için hakemlerin kararları değil zihniyeti sorgulanıyor. Bu bağlamda gönderilen hakemlerle ilgili algısal değişim ve zihniyet dönüşümü sağlamadı, sağlanması da mümkün gözükmüyor.
Gönderilen hakemlere atfedilen ‘grupçuluk’ ve ‘dik başlılık’ vurgusu, sadece gönderilen hakem grubunun değil, futbol hakemliğinin geleneksel bir sorunudur.
Hiç düşündük mü;
Sorunun ‘ne’ olduğunu tartıştık ama ‘neden’ olduğunu hiç tartışmadık. Hakem sorunlarında görünmeyeni görünür hale getirmedik.
Ne olup bittiği anlaşılmayan, bu karardan kim kazançlı çıktı?
Bilinmiyor!
Bu karar ‘neden’ sezon sonu uygulanmadı?
Bilinmiyor!
Hakem camiasında birliktelik pratiği sağlandı mı?
Bilinmiyor!
Hangi bilinmez sorun açığa çıktı?
Bilinmiyor!
Geride kalan hakemler nasıl bir mesaj aldı, hangi deneyimi edindi?
Bilinmiyor!
Bu süreçte, hakem sorunları daha iyi anlatılamadığından, TFF tarafından açıklanan kararın ‘esası nedir?’ sorusunun cevabı hakemlerle, MHK arasındaki ilişkinin nasıl bir ilişki olduğu tartışmasını gözler önüne serdi.
Hakemleri tasfiye ettik, ne değişti?
Öncesinde MHK üyeleri harcanıyordu şimdi hakemler harcandı!
TFF Başkanı Nihat Özdemir ve MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun açıklamalarında, Dünya klasmanında sayılı hakemlerimiz ‘hizipçi’ iması verilerek sorunların kaynağı olarak gösterildi. Kurumsal olan temel sorunları ‘gereksiz’ kişiselleştirdik.
FIFA’daki hakem sayımız azaldı. Türk hakemliğinin imajı zedelendi.
MHK hakemler üzerinde psikolojik bir üstünlük sağlandı ama genç hakemlerin kendilerini yapabilir, yeterli, güçlü ve karar alabilen bireyler olarak görmeleri engellendi.
Sonuç olarak, bu yönetim anlayışı hakemlerin bir yandan kendi hayatları üzerinde kontrol sahibi olmalarını engellerken öte yandan kariyer gelişmelerini sağlayacak en önemli unsur olan ‘güvenden’ yoksun bırakır. Bu negatif süreçte hoş olmayan ‘belden aşağı vurmak‘ güvenilir hakem imajı yaratmayacağı gibi olumsuz sonuçlar doğurabilir.Her şeyden önce hakemlerin, rekabetçi bir alan ve her an başkasına kaptırma ihtimali olan FIFA üst klasman grubuna katılımları geriden gelen genç hakemlerin bireysel yeteneklerin geliştirilmesi ve yapabileceklerine olan inançlarının geliştirilmesinde önemli bir kazanımdır. Dünya Kupasında görev alması olası hakemlerin bu şansının elinden alınması, Türk hakemliği adına kazanımların kişisel çıkarlara ‘heba’ edilmesi anlamına geldiğini hatırlatmakta fayda var.{jcomments on}