Recep Cengiz – 7 Haziran 2022 Lig bitti… Kum saati çevrildi… Şampiyon olması gereken takım şampiyon oldu, küme düşmesi beklenen ve beklenmeyen takımlar küme düştü.
Evli evine köylü köyüne gitti. Yani, bazıları, Avrupa’ya bazıları ‘güme’ gitti!
Ama komplo teori bitmedi/bitmeyecek…
“Bizi küme düşürdüler”, “Hakemler puanlarımızı çaldı”, “Bize komplo kurdular” sözlerini daha çok duyacağız. Ancak, hiçbir kulüp başkanı veya yöneticisinden: “Kulübümüzü kurumsal bir kimlikle iyi yönetemedik”, “Krizleri doğru yönetip fırsata dönüştüremedik”, “Futbola yanlış bir açıdan baktık, doğru planlama yapamadık”, “Kulübümüzün temel sorunlarını çözemedik”, “Kulübün kaynaklarını iyi kullanamadık”, “Ne istediğimizin bilincinde olmadan yönetim anlayışımızı rakiplerimizi reddetmek ve hakemleri eleştirmekle sınırlandırdık”, “Doğru transferler yapamadık”, “Doğru teknik direktör seçemedik, bir sezonda ortalama 3 teknik direktör değiştirdik”, “Taraftarımızı avuttuk ve aldattık” özeleştirisini duymadık.
Takımı küme düşmüş veya iki kulüpten gönderilmiş hiçbir teknik direktörün ağzından: “Doğru sistemle oynayamadık”, “Antrenman programımız yetersizdi”, “Futbolcuları maçlara zihinsel olarak iyi hazırlayamadık”, “Analizlerimiz zayıf stratejilerimiz yetersiz kaldı”, “Takım bütünlüğü oluşturamadık”, “Oyunu çok yönlü oynatamadık”, “Oyuna gerektiği zaman doğru müdahale yapamadık”, “Futbolcuları verimli kullanamadık”, “Kulübün alt yapı kaynaklarını iyi kullanamadık” veya “Futbolun realitesi yerine kendi istek ve arzularımızı gerçekleştirmeye çalıştık sözlerini işitmedik.
Küme düşmede özel bir sorumluluğu olan futbolcuların: “Bu sezon çok kötü futbol oynadım”, “Dinlenme, uyku, beslenme ve özel yaşantıma dikkat etmedim”, “Antrenmanlarda iyi çalışmadım”, “Sınırlı yeteneğimi unutup ince işler yapmaya çalışınca çok hata yaptım”, “Maçlara motive olamadım, yetersiz kaldım”, “Takıma yeterince katkıda bulunamadım”, “Sorun yarattım, çözüm üretecek yaklaşımlarda bulunmadım”, “Güçsüz olduğum için sürekli hakemi ve taraftarı aldatmaya çalıştım”, “Korktum, sorumluluk almadım” veya “Sorumluluklarımı yerine getiremedim” gibi bir özeleştiri duymadık.
Küme düşmüş takımların sosyal medya hesabında: “Biz başarısızlığa alıştık, taraftarlarımızı da bu başarısızlığa alıştırdık, özür dileriz” konuşulmayan bir dildir. Ayrıca, başarısızlığı hakem hatalarına bağlamak ‘çürütülebilir’ bir savunmadır. Korelasyon iki değişkenin birbiriyle ilişkisini söyler ama nedenselliği kanıtlamaz. Kimin kimi etkilediğini göstermez.
Sonuç olarak; yönetici, antrenör ve futbolcu tutumlarındaki benzerlik kültürel benzerliği yansıtıyor. Özeleştiri kültürünün olmadığı gösteriyor. Atalarımızın önerdiği gibi “İğne kendilerine çuvaldız başkalarına batırmıyoruz.”
Bilerek veya bilmeyerek, psikanaliz teorisinde bireyin gerçekleri maniple ederek, yok sayarak, çarpıtmak kabul edilebilir bir öz-imajı korumak ve sürdürmek için psikolojik bir savunma stratejisi olan yansıtmayı kullanıyoruz.
Özeleştiri yap(a)mıyor “iğne ve çuvaldızı hep başkalarına batırıyoruz.” {jcomments on}