Yrd. Doç.Dr. Recep CENGİZ- 20 Eylül 2015İzlanda, Güney Kıbrıs, Norveç, Rusya ve Yunanistan futbol takımları kuralardan çıktığı zaman futbol ulemalarının “çanta da keklik” yakıştırması, pek de haksız sayılmazdı.
Bizim, onlara göre matematik, fizik, tarih, coğrafya, ekonomik ve sosyolojik olarak üstünlüğümüz tartışılmazdı, üstelik onlarda kabul ediyor, ayak sesimizden korkuyorlardı!
Isınmak için saha çıktıklarında baktık ki futbolcuları pek çıtkırıldım şeylerdi. Bizimkilere göre boyları ve biçimleri değişikti. Kimisi bodur ve bastı, kimisi çırpı bacak; kimisi kırk kimisi onyedi yaşında; Kimisinin saçı, kimisinin tüyleri yoktu; kimisi ürkek, kimisi şaşkındı; kimisi itfaiyeci kimisi işçi; kimisi siyah, kimisi beyazdı; Kimisinin forması naylon, kimisinin pamuktu…
Bizim;
- İmparatorumuz, Kralımız, Aslanımız, Kartalımız, Kanaryamız, Timsahımız ve Fırtınamız,
Onların;
- Konya’dan küçükİzlanda, Erzurum’u andıran Norveç, Yarımadanın yarısı Kıbrıs Rum Kesimi, Köy takımı Brugge ve Molde’leri vardı.
Bizim;
- Hocaların hocası, Fatih Terim, Hamza Hamzaoğlu, Şenol Güneş, VitorPereirave Şota’mız vardı,
Onların;
- Köy muhtarı Lars Lagerback, ErlingMoe, MichelPreud’homme, HristakisHristofonu’su vardı.
Bizim;
- Arda, Burak, Onur, Nani, Podolski, Van Persie gibi pahalı, ünlü ve yıldız futbolcularımız,
Onların;
- İsimsiz, fakat ucuz, yetenekli ve disiplinli futbolcuları vardı.
Bizim;
- Kibir ve egomuz,
Onların;
- Hırsı, gücü ve inancı vardı.
Bizim;
- Rakibiküçümsememiz,
Onların;
- Rakibe saygı duyarak oynaması vardı.
Bizim;
- Duygusallığımız,
Onların;
- Akıl ve ruh bütünlüğü vardı.
Bizim;
- Yıldız futbolcularımızı kullanamamak gibi zaafımız,
Onların;
- Sınırlı yetenek ve becerilerini zamana ve rakibe doğru olarak ayarlamak gibi büyük bir yetenekleri vardı.
Bizim;
- Teknik direktörümüzün, dediklerini yapmaya çalışan,
Onların;
- Futbolun gereklerini yerine getirmeye çalışan, futbolcularıvardı.
Bizim;
- Oyunuizleyip, tehlikeye bakan teknik direktörlerimiz,
Onların;
- Tehlikeyi görüp, doğru algılayıp, anında strateji geliştirebilen teknik direktörlerivardı.
Bizim;
- Hakemleri şikâyet eden, gürültü çıkarıp ortalığı ayağa kaldıran, beş dakika konuşup ne dediği belli olmayanteknik direktörlerimiz,
Onların;
- Ustalık ve kurnazlıkla rakibin ne olduğunu anlamasına fırsat bırakmadan strateji üreten teknik direktörleri vardı.
Ama maç bitince gördük ki hepsinin ortak özelliği“sahada haddinibilmek vebizlere haddimizi bildirmekti.”{jcomments on}