Arda Küfür Etti, Orucum Bozulur mu?
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Recep Cengiz Arda Küfür Etti, Orucum Bozulur mu?

Arda Küfür Etti, Orucum Bozulur mu?

154476 

 Yrd.Doç.Dr.Recep CENGİZ-16 Haziran 2017 Spor medyası ile Milli takım arasında hemen her turnuva öncesi, esnası ve sonrasında teknik direktör, futbolcu ve gazeteci kavgası gelenek oldu.

Volkan Demirel’in bir muhabirin üzerine yürüyüp, onu tehdit etmesi, Emre Belözoğlu’nun gol sonrası basın tribünün önüne gelip küfür etmesi, Burak Yılmaz’ın attığı gol sonrası kol göndermesi, Fatih Terim’in basın toplantısında “bundan sonra……….. görürsünüz!”lü argo kunuşmasına bir yenisi daha eklendi. Arda Turan daha önce sarmaş dolaş resim çektirdiği gazeteci Bilal Meşe ve onu uçağa alana sövdü, sonra “kuş gibi rahatladı!

Ne yazık ki… Sorunu daha öncekiler gibi aklımızla değil, duygularımızla etik, ilke veya prensipler üzerinden değil, sadece mağazin, siyasi, dedikodu, ilginçlik ve sansasyonel yorumlar üzerinden tartışmaya başladıkÇünkü, az sayıdaki gerçek saygın gazeteciyi bir kenara bırakırsak; araştırma, haber kaynağı ve soru sorma özürlü popüler kültürünün esirispor medyasında üç esaslı öğesi var,“Atışmak“Sataşmak”  vesuçlamak

Atışmak isteyenler;Arda Turan için “Şımarık”, “Aşk hayatı”, “Kumar” gibi magazinsel haberlere atıf yaparak “Barselona’da oynayamıyor”, “Arda’nın bileti kesildi”, “Arda Çin’e yolcu…” iddiasında bulunuyor.Bu iddiaları sosyolojik yönden desteklemek için “Bir lokmayı çiğneyerek yemekle, çiğnemeden yemek arasında ciddi farklar vardır. Çiğneyerek yemek tadı damağımızda kalır, yaşamın lezzeti gelir, sindirim kolaylaşır. Eğer çiğnemeden yenilirse; karnını değil, gözünü doyurursun” diyenlerde yok değil. Bu arada, Nihat Hatipoğlu’na, Arda küfür etti, orucum bozulur mu?Sorusunu unutmamak gerekiyor.

Sataşmak isteyenler; Arda Turan için fotograf üzerinden beden dili analizi yaparak “Yüzü gülmüyor”, “Başı öne eğik…”, “Elleri arkada….”, “Grubu arkasında duruyor….”, “Alaycı bakıyor…”  niyet okuyucu beden dili analizleri yaparak “sorunlu ve mutsuz” algısı yaratma çabasındalar

Suçlamak isteyenler;  Arda Turan için “Paragöz”, “Hizipçi”, “Grup kuruyor”, “Maç seçiyor” gibi etik dışı kaynaksız haberlere atıf yaparak “Milli takım ve Barcelona kariyeri”ni zedeleyecek ciddi iddialarda bulundular

Sonrasında “Tarih yine tekerrür etti”, hemen “yandaşlar-karşıtlar” olarak mavralara başladık: “Somun pehlivanı gibi hesap sorduk-racon kestik”, “kamptan gönderdik-milli takımı bıraktık”, “hindi gibi kabardık-kuş gibi hafifledik”, “mahkemeye verdik-onurumunuzu kurtardık”.

Bu can sıkıcı olay pamuk ipliğine bağlı medyayıikiye bölmeye yetti de arttı bile… 

Bir tarafta; bir tek iftar programlarına konuk edilmeyen,  Arda Turan’ın Türk futbolu için bir değer olduğu“Dürüst, kişilikli ve saygılı olduğu”, “Adam gibi adam olduğu”, “Türk futbolunun en kariyerli futbolcusu olduğu”, “Babası yaşındaki Bilal Meşe’nin de büyüklüğünü bilmesi gerektiği”,  “Referanduma  “Evet” desteği verdiği için hedef tahtasına konulduğu” benzeri  yorumları gündemlerine taşıyanlar…,

Diğer tarafta; Arda Turan, bu ülkenin önemli bir futbolcusudur, değeri değildir. Bu ülkenin değeri “Dil, Din, Gelenekler, Toplumsal Norm ve Ahlaki yaşam biçimidir. Yani, “Edebi, Adabı, Sevgi ve Saygıyı” bilmek ve yaşamaktır. İki gün önce sarmaş dolaş resim çektirdiği babasından büyük kişinin gırtlağını sıkıp ana, avrat, çoluk, çocuk küfür etmek değildir. Bu adamlık değil, terbiyesizlik, saygısızlık, sorumsuzluk, gereği yapılsın diyenler. 

Özet olarak bazı medya mensuplarına bir şeyler yazmak gerekirse;

“Zihninizi neye odaklarsanız, gerçekte onu yaratırsınız.”

Arda Turan olayını eski tele vole mantığı ile magazinleştiren, sulandıran ve çarpıtan yazar ve yorumcular eğer Türk futbolunu, futbol kamuoyunu, medya düzeni ve meslek ilkelerini biraz ciddiye alıp, yaptıkları işe saygı duysalardı, bu haber ve yorumları böyle yapmaz, Arda Turan’ı futbol severlerle karşı karşıya getirmezlerdi. Başka bir şey daha yapabilirdi; tarafsız kalıp değerlendirmeyi okuyucusuna bırakabilirdi. Ondan da vazgeçtik, gazetecinin işi “suçlamak, karalamak, aşağılamak, hedef göstermek sanılıyor” ki değildir.

Genel olarak ifade etmek gerekirse, sert ve yıkıcı eleştirilere karşı tutum geliştirmek, düzenli ve tutarlı bir insan olmayı gerektirir. Bu nedenle, kalıcı bir çözüm için duygusal “tepki” değil toplumsal bir “etki” amaç edinilmelidir. 

Arda Turan’ın yetenek ve beceri yönleri gelişmiş olmasına rağmen entelektüel yönden olgunlaşmamış olması, Arda Turan’ın değil, Türk Futbolunun sorunudur. Bu bağlamda, Milli takımlar üst düzey oyuncular için dürtülenini kontrol altına almayı, içinde yaşadığı toplumun ilke, değer ve prensiplerine uymayı, bir takım sosyal sorumluluklar almayı da öğrendiği bir süreç olmalıdır.

  1. süreçte yaşanan sorunlarıMilli takımlar direktörü Fatih TerimÇünkü, Fatih Terim vazgeçilmez yapan “disiplin, motivasyon, ilke ve prensip” gibi değerlerini, bu süreçteişlet(e)medi.Kampta silah çekmeler, antrenmana geç çıkmalar, resim çektirilirken grubun arkasında dolaşmalar, sistemi eleştirmeler, saldırgan tavırlar ve prim kavgaları yapılırken, Fatih Terim, sorunu takım içinde çözmek yerine; Arda Turan, Burak Yılmaz, Selçuk İnan, Caner Erkin, Gökhan Gönül, Ömer Toprak, Gökhan Töre,  Hakan Çalhanoğlu’numedyaya ve topluma şikâyet etti. 

Medya da hedef tahtası haline getirilen, bu futbolcular; aileleri, arkadaşları vemenajerleriüzerinden itibarsızlaştırılarak psikolojik şiddete maruz bırakıldılar. Sonrasında “Emir, demiri mi kesti? Ne olduysa, Milli takım kariyerleri bitti denilen bu futbolcular,  “insanların aklı ile oynanır” gerekçelerlehiçbir şey olmamışgibi tekrar milli takıma davet edildiler.Tabloyu iyi okumak gerekirse; bu,Türkiye Futbol Direktörü, Fatih Terim’in “etkisiz ve çaresiz” kaldığının;Yanılmaz İmparator, Fatih Terim’in  “tahtının devrildiğinin” bir göstergesidir

Sonuç olarak, Türk futbolu iyi yönetilmiyor. Futbolun piyasa ederi artarken,değerlersistemi yok oluyorToplum içinde itibarı olan futbol adamları itibarsızlaşıyor. 

İnanılır yönetici, güvenilirteknik direktörzevkle izlenen futbolcu, sözü dinlenen yorumcu, yazısı okunan köşe yazar sayısı azalıyor. 

Medya, Türk futbolunun başarısına, futbolcunun gelişmesine yardımcı olmuyor. 

Bu süreci hızlandıracak bir anlayışla futbol adamlığı ve gazetecilik yapıldığını zannetmek “Suyu kurutarak balık tutmaya benziyor.”{jcomments on}

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  2933  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Doç. Dr. Recep Cengiz Cuma, 22 Kasım 2013.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 1254 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58163426

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1