Enerji, Zaman ve Ekonomi Kaybı Fatih Terim!
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Recep Cengiz Enerji, Zaman ve Ekonomi Kaybı Fatih Terim!

Enerji, Zaman ve Ekonomi Kaybı Fatih Terim!

terim rustu 3456

Yrd.DoçDr.Recep CENGİZ- 28 Temmuz 2017 Fatih Terim’in futbol federasyonu ile anlaşma şartları ve tarafların demeçleri doğru okunduğunda, Sayın Terim “Milli takımları değil, sanki federasyonu yönetmek için en yüksek paraya tutulan bir futbol adamı”ydı.

 

“Önemli olan en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır.” Platon

 

Fatih Terim, federasyon başkan ve yönetim kurulunun işgüzarlık/iş bilmezlik karışımını kullanarak milli takımlar direktörü kavramını yarattı, aslında bu tam olarak Fatih Terim’in “Her şeyi ben bilirim”, “her şeye ben karar veririm” edasındaki kibirli kişiliğini ve “ben öğrenmem, öğretirim” ifadesi ile de kabarmış egosunu tanımlıyordu.

 

“Secde etmek, insanların gurur ve kibirlerini yenmesi içindir.”

 

Bu ruh hali, Terim’de yüz çizgileri sert, alaycı ve her şeye en üstten bakma alışkanlığı yaratmıştı, yani kendini büyük ve alttakileri küçük görme sendromu yaşıyordu. Ancak unuttuğu bir şey vardı, sorunlu olduğu, medyaya ve topluma şikâyet ettiği Arda Turan, Hakan Çalhanoğlu, Burak Yılmaz, Caner Erkin, Ömer Toprak gibi isimler, Fatih Terim felsefesinin üstünde yönetilen kulüplerde oynayan/oynamış futbolculardı. Sürekli kendilerini geliştiren, öğrenen kişiler olarak; milli takım gibi manevi hazzı yüksek olan bir takımda bencil, otoriter bir anlayış, onlar için kabul edil(e)meyen bir anlayıştı. Nitekim, Arda Turan’ın basına yansıyan, “Ben, Barcelona’da Luis Enrique ile bunları çok rahat konuşuyorum, sorun olmuyor….” İfadesi bunun dışa vurumuydu.

 

Fatih Terim görev süresince;

 

-Koyduğu hedeflerde “Neyin başarı, neyin başarısızlık” olduğunu belirlen(e)medi.

 

-Oyuna hükmetme ile oyuncuya hükmetme arasındaki ince çizgiyi ayrt etmedi/edemedi. 

 

- Her otoriterleşmenin “yetersizliklerin üstünü örtmek” demek olduğunu öğren(e)medi.

 

-Milli takımda problem ve çözüm yolları hiçbir zaman aynı anda ortaya çıkmadı.

 

- Sorun çözen değil, sorun biriktiren bir sportif direktör görüntüsü verdi.

 

- Belirli ve ulaşılabilir hedefler, yönetsel zaaflarla belirsiz ve ulaşılmaz bir hal aldı.

 

- Takım yönetimi hakkında sahip olduğu tecrübe, bilgi ve birikim, farklı risklere karşı farklı tepkiler göstermesini sağla(ya)madı.

 

-Medya ile iletişimde davranışlarının sınırını koru(ya)madı.

 

- Kendisini eleştiren bazı köşe yazarlarını iğneledi, aşağıladı veya fırçaladı.

 

-Yardımcıları ve alt kadrosu için “güçsüz ve yetersiz” sezgisi yarattı.

 

-Futbolcuların yaptıkları hataları fırsata dönüştür(e)medi.

 

-Benden sonra, herkes kendini düşünsün anlayışını aşıladı.

 Bu nedenlerle, Fatih Terim’le hep “MİLLİ” kaybetti, hiçbir zaman “TAKIM” kaybetmedi.

 

Fatih Terim’in milli takım serüveni, “Arda Turan, Alaçatı krizi, kendisini istifaya davet eden, Rüştü Rençber’e aşağılayıcı mektup” derken, beklenmeyen ayrılıkla bitti. Süreç olmasa da, ayrılık medenice oldu “ANLAŞARAK!”

 

Kendisine “Hocam istifa et!” diye yazan Rüştü’yü önce yazdığı mektupla aşağılayan sonra mahkemeye vereceğini ifade eden Terim’in sonrasında istifa etmesi gösteriyor ki, istifa olay sadece basına yansıyanlardan ibaret değildir.

 

Fatih Terim’in her basın toplantısı sonrasında vermek istediği mesajın “Söylenecek bir şey daha var, ama zamanı değil…” olduğunu hatırlarsak; yaşanan, fakat görünmeyen, yazılıp söylenmeyen, dolayısıyla toplumun belleğine çarpmayan pek çok olayın olduğunu düşünebiliriz.

 

“Her sonucun bir nedeni vardır.”

 

Takım yönetiminde sistemsizlik, plansızlık ve çözümsüzlüğü; birileriyle atışmak, birilerine sataşmak, birini suçlamakla kapatmaya çalışmak kendisine pahalıya patladı. Yani Fatih Terim birilerinin “Ayağına basmayayım” derken, farkında olmadan (kebapçı Celal’in) “nasırına” bastı.

 

Sonucu değil, süreci önemsemek gerekirse; Fatih Terim’in 3.dönem görev süresi; kendisi için itibar, Türk futbolu için enerji, zaman ve ekonomi kaybından başka bir şey olmadı. {jcomments on}

 

        

   

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  3830  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Doç. Dr. Recep Cengiz Cuma, 22 Kasım 2013.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 1126 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58161290

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1