Recep Cengiz -24 Şubat 2022 Fikstüre bakıldığında, ligde ‘küçük-büyük takımın kalmadı’, artık ‘her takım, her takımı yenecek güçte’ görülüyor.
Büyük takımlarımız rakiplerine karşı psikolojik üstünlüğünü kaybetmiş durumda, kulüpler (yöneticilerin içlerinde amatörce düşünenler olsa da) profesyonelce yönetiliyor. Kulüplerin şirketleri var. Borsa işlemleri yapılıyor. Sponsorluk ve ürün gelirleri artıyor. Anadolu takımlarının da modern stadyumları, sosyal medya ağları ve örgütlü taraftar grupları var.
Kulüplerin teknik kadrosunda eskiden olduğu gibi 1 teknik direktör 2 yardımcı antrenör yok. Artık her, Anadolu kulübünün teknik kadrosunda; teknik direktör, takım menajeri, en az A-lisans belgesine sahip yardımcı antrenör, kaleci antrenörü, atletik performans antrenörü, maç ve performans analisti, fitness antrenörü, zihinsel performans antrenörü, doktor ve diyetisyen var.
Teknik direktörler bilimsel çalışıyor. Bunun doğal bir sonucu olarak, Anadolu takımları büyük takımlara nasıl oynayacaklarını ve nasıl tepki vereceklerini çok kolay biliyorlar. Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray gibi güçlü bir rakiple oynadığı zaman sadece ataklarını durdurmanın bir amaç olmayacağını öğrenmişler.
Futbolcular bilinçli hareket ediyorlar. Öngörülemeyen bir değişim ve gelişim içerisindeler. Yabancı dil öğrenenler çoğunlukta, menajer, özel atletik performans ve zihinsel performans antrenörü olmayan yok gibi.
Taraftarlar, eskiden olduğu gibi 1 puan aldıklarına sevinmiyor, 3 puan kaybettiklerine üzülüyorlar. Artık, üzülmek için çok nedenleri var. Örneğin, maç sonu istatiksel veriler takım ayırmaksızın futbolcuların fiziksel ve motorik özellikleri arasında önemli bir farkın kalmadığını, antrenman planlamasının futbolcuların temel ihtiyaçlarına göre özel olarak yapıldığını gösteriyor.
Başarıyı teknik-taktik beceriler yani, fırsatları iyi değerlendirebilmek ve iyi savunma yapmak için futbolculara özgü yeteneksel farklılıklar ve antrenörlerin bu farkları verimliliğe dönüştürme becerisi belirliyor. Bu durumda, üç büyük takımda işe yarayacak olan kalite farkıydı o da işe yaramıyor.
Üç büyüklerden biri herhangi bir Anadolu takımına yenildiğinde, klişeleşmiş ifadelerle “büyük takım kötü oynadı, teknik direktör yanlış oyuncu değiştirdi veya hakem sonucu etkiledi” bahaneleri kabul görmüyor. Büyük takımların, küçük takımlara yenilmesi ciddi bir sorunsa, ciddi sorunlarında ciddi bir şekilde tartışılmasını gerektiriyor.
Kendilerini büyük kulüp yorumcuları olarak nitelendiren ve kulübün haklarını savunduğunu bazı fanatik yorumcular; neden müsabaka olduğu gibi değil olmasını istediğimiz gibi değerlendiriyor?
Neden rakip küçümseniyor?
Neden büyük takımların gücü abartılıyor?
Asıl sorgulanması ve bilince çıkarılması gereken konular bunlardır.
Bu saptamaların yanıtı çok karmaşık veya zor değil, bütün takımların yeni antrenman teknikleriyle mücadele gücünün birbirine yakın olduğu gerçeğidir. Bütün mesele doğru taktik, oyuna doğru müdahale ve yıldız oyuncuların gününde olması, hepsi bu…{jcomments on}