Günah Keçisi Olarak Hakemler
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Recep Cengiz Günah Keçisi Olarak Hakemler

Günah Keçisi Olarak Hakemler

1432-159

Recep Cengiz- 1 Eylül 2022 Önyargı esas olarak, sabit ve esnek olmayan kategorilerle düşünme anlamına gelen klişelerle düşünme yoluyla etki göstermektedir. Klişeler yaratma çokluk, düşmanlık ya da kızgınlık duygularının, bu duyguların gerçek kaynağı olmayan nesnelere yöneltildiği ruhsal saptırma mekanizmasıdır. İnsanlar karşıtlıklarını, ‘günah keçilerine’, kendi suçları olmayan şeyler yüzünden suçlanan insanlara yöneltirler.

 

‘Günah keçisi’ terimi, her yıl bütün günahlarını, daha sonra kıra salıverilecekleri bir keçiye yükleme ayini yapan eski İbranilere dayanmaktadır. Yahudiler, ayinlerinde günahlarını bir keçiye yükler ve arınmak için o keçiyi uçurumdan aşağı atarlardı, ‘Günah Keçisi’ deyimi oradan gelmektedir.

Futbolda günah keçisi yaratmak, takımların başarısızlıklarına karşı savunma mekanizmaları oluşturduğu durumlarda yaygındır.

Günah keçisi yaratmak, çokluk yansıtmayı, kişinin kendi istek ya da özelliklerini bilinçsiz bir biçimde başkalarına atfetmesini içerir. Burada verilen veya verilmeyen kararlarla öfke duygusunun harekete geçmesi ve istenmeyen durum için sorumlu aranması söz konusudur. Örneğin toplumsal yaşamda politikacılar, kadınlar, öğretmenler, doktorlar ve futbol hakemleri yüklenen olumsuz imalarla sürekli günah keçisi olurlar.

Araştırmalar sürekli olarak, rekabet halindeki büyük kulüplerin maçlarında kaybeden tarafın başarısızlıkta eksik yanları ile yüzleşmek ve sorumluluğu üstlenmek yerine eksik yanlarını düşünmeden hakem kararlarını eleştirerek veya rakipleri hakkında olumsuz çağrışım yapabilecek bir yaftalama ile örterler. Örneğin, mutlak kazanma güdüsüne sahip kişilerin hakemlerin yanlış ve nedensiz kararlarının oyunun önüne geçtiği eleştirileri (aslında tek maç veya bir pozisyon örnekleminde karşılık bulabilir ancak genelleştirildiğinde anlamlılığını yitiriyor) benzerdir. Ayrıca önyargı, haksızlık, taraf tutma ve engelleme sıkça kullanılan anlaşılması zor diğer kavramlardır.

Yazıları okuyup, demeçleri dinleyince insan karşılaştığı önyargıya, dar görüşlülüğe ne diyeceğini şaşırıyor.

Hakemin kişiliği, dürüstlüğü ve müsabaka yönetim biçimine yöneltilen eleştiriler, küçümsenecek gibi değil.

Takımlar maçlarını sanki hakemlere karşı kimi zaman yenerek, kimi zaman yenilerek oynuyor. Bunun doğal bir sonucu olarak “Çıkın hakemi de yenin!” deyimi futbol literatürün de anlamsal karşılık buluyor. Bir futbol anlayışını özetliyor.

Futbolda başarısızlık sorununu salt hakem düzeyinde ele almak, duygudaşlık kurma yeteneğini ortadan kaldırmak ve mükemmeliyetçi bir yaklaşımla hakemlerin sıfır hata ile müsabaka yönetmesini beklemek kısırlaştırıcı bir tutum yaratıyor. Sert ve kırıcı eleştirilerle hakemlerle çatışmak futbolda güven duygusunu çatırdatıyor.

Bu söylemler, futbol insanlarında hakemlere karşı güvensizlik algısı yarattığı gibi her hatanın olumsuz değerlendirilmesi hakemlerin eksik, yeteneksiz ya da başarısız olduklarını düşüncesini kaçınılmaz kılıyor.

Hatalı hakem kararlarında bütün mesele bu soruna hangi açıdan bakıldığıdır. Soruna “neden-sonuç” ilişkisi açısından değil “hata, takım ve puan ilişkisi” açısından bakıldığından etkili bir sonuç alınamıyor. Sadece tepki gösteriyor ve eleştiriyoruz, sonra eleştirinin dozuna göre ceza veriyoruz. Hataları doğru analiz etmediğimizden, hataya neden olan sorunu çözmüyor tekrara düşüyoruz.

Futbolda birbirinin tekrarı olan sıkıcı hakem tartışmaları, büyük bölümüyle, verimsiz olduğu ölçüde gereksizdir. Bunlara bir son vermenin en sağlam yolu, yanlış hakem kararlarının giderme yöntemin nasıl olması gerektiğini açıkça saptamaktır.

Bu, hiç de oyun kural ve talimatlar kitabını okumak kadar kolay bir iş değildir. Çünkü karar vermenin hakeme bıraktığı pozisyonlar varsa, bu yanıtın bulunmasını sağlayacak, doğrudan bir eleme yolunu bulacak kişi hakemdir. Bu durumda kitapta yazmayan şeyler, yani hakemlerin oyun bilgisi, analiz yeteneği, problem çözme ve doğru karar verme gibi kazanım ve becerileri devreye girer. Bu donanıma sahip olmakla olmamak “iyi” ve “kötü” hakem arasındaki ayrımdır.

Yöneticiliği sadece açıklama olarak algılayan yöneticilerin anlattığı şeyler oyunun temel prensiplerinden biri olan “futbol hatalar oyundur” prensibini hakemler üzerine odaklamaktır. Bu tür tutumların olağanlaştığı, tartışmaya her zaman elverişli bir ortam ve hata yapmayanın olmadığı bir oyunda sağlıklı hakemlik yapılmaz ki…

Hakem kararlarını mutlak yanlış olarak kanıtlamak elbette söz konusudur. Ancak günümüz futbolunda temel ölçüt, hakemin oyunun önüne geçip geçmediği veya skora etkisinde göre nerede durduğudur. Futbol hakemliği psikolojik ve zihinsel yönleri olan bir fiziksel eylemdir. Süratli ve akışkan oyunda hakem çok kısa bir zaman dilimi içerisinde karar vermek durumundadır. Kısaca hakem uyarıcıyı seçerek algılar, analiz eder, kategorilere ayırır, kıyaslama yapar ve daha sonra bu uyarana en uygun tepkiyi verir1.

Bu anlayış hakemin performans ölçütü "doğru" ya da "yanlış" karar gibi statik karşıtlıklar üzerinden değil, aksine oyunun dinamiği ve akışkanlığı üzerinden daha kapsamlı ve bilimsel bulguların referans alınmasını sağlar.

Sonuç olarak, hakem performansının tek bir karar üzerinden değil iyi bir hakemde özetle olması gereken “ pozisyon kaçırmamak için doğru yerde bulunmak, ortalama (8-10 km) koşu mesafesine ve atletik bir fiziğe sahip olmak, tutarlılık, uyum, kararlılık, denge, dürüstlük, karar verme (yargılama), güven ve motivasyon” gibi futbol hakemlerinin yüksek düzeyde atletik performans ve karakteristik özellikleri üzerinden değerlendirilmesi gerekmektedir2,3,4.

Kaynaklar:

1) Cel, A. (1994). Hakemlik Psikolojisi. Futbol Bilim ve Teknoloji Dergisi,1,21-23.

2) Ekmekçi, R. (2011), İyi Bir Hakemin Özellikleri, Pamukkale Journal of Sport Sciences, 2(1), 1-5. 

3) Collina, P. (2004). Benim Oyun Kurallarım, Altın Kitaplar Yayınevi, İstanbul.

4) Sülün, Ö. (2013), Futbol Hakemlerinin Öfke ve Kızgınlık Düzeyleri İle Empatik Eğilim Düzeylerinin Karşılaştırılması, Yüksek Lisans Tezi, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Karaman.

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  1202  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Doç. Dr. Recep Cengiz Cuma, 22 Kasım 2013.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 1067 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58112262

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1