Türkiye'de Futbol Hakemlerinin Özeti
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Recep Cengiz Türkiye'de Futbol Hakemlerinin Özeti

Türkiye'de Futbol Hakemlerinin Özeti

279367 

Yrd.Doç.Dr.Recep CENGİZ- 8 Şubat 2017 Hakemler, futbol tarihimizin hiçbir döneminde günümüzde olduğu kadar, baskı altına alınan, çok sert eleştirilip ve hedef gösterilen bir konuma gelmemişti.

Üstelik hiçbir federasyon başkanı kendisine yöneltilen soruları cevaplamada, hiçbir hakem komitesi eleştirileri göğüslemede kendini, mutlak bir acizlik içinde hissetmemişti.

 

Müsabaka izlerken motivasyonu düşük, kafası karma karışık hakemler izliyoruz. Bazen babacan, bazen otoriter, bazen cesur, bazen korkak, bazen kibirli, bazen alçakgönüllü, bazen problem çözücü, bazen problem yaratıcı, bazen özgüveni yüksek, bazen özgüvensiz… Hakemleri belli kalıplar içinden çıkarmadan, “0” bilimle konuşup, tartışıyoruz.

 

Öyle görülüyor ki, modern futbola ilginin en üst düzeyde olduğu zamanda, futbolu ve hakemleri yönetenler, her zamankinden daha çok bir “yetersiz ve beceriksiz” saptamasının kurban oluyorlar.

 

Hakem yöneticilerinin, kendilerini savunma için genellikle üç yol izlendiği görülüyor:

 

  1. Hakem sorumlulukları, federasyon ve merkez hakem kuruluna ait değilmiş gibi algı yaratılıyor. Hakem hatalarına “Dünyanın her yerinde oluyor” vurgusu yapılarak, kulüplere maddi ve manevi büyük kayıplara neden olan büyük hatalar basite indirgeniyor.

  2. Ya futbol yorumcuları ve kulüp yöneticileri suçlanıyorlar, ya da hakemlerde suçluluk duygusu yaratarak özgürlüklerini baskı altına alıp, isteklerine boyun eğdirmeye çalışılıyor.

  3. Kendilerini ortadan silerek, yoklarmış gibi davranıyorlar. Sorumluluklarını hep bir başkasının üstlenmesini bekliyorlar.

 

Bu durumda her hafta artan hakem hatalarını düzeltmeye çalışmaktan çok, mazeret üretip, zaman tüketen açıklamalar; bilgiye dayanan, yanlışı doğrudan ayırt eden, sorunların özüne inen, sorunları çeşitli açılardan inceleyen bir düşünce biçimini yansıtmadığı için hakemlere karşı ön yargılar ve sert eleştirilerle “kötü hakem” algısı kaçınılmaz oluyor.

 

Övündüğümüz tek hakem sadece yurt dışı maçlar için Cüneyt Çakır ve ekibi, sonrası mı?

 

Genellikle unutulan ve dikkate alınmayan eleştirileri analiz edersek, Türkiye’de hakemlerin:

 

- Ünü var saygınlığa yok, saygınlığı var ünü yok.

 

- Oyunu bilir kural bilmez, kural bilir oyun bilmez.

 

- Bilir uygulamaz, uygular bilmez

 

- Sorumluluğu var yetkisi yok, yetkisi var sorumluluğu yok.

 

- Düdüğü var nefesi yok, nefesi var düdüğü yok.

 

- Kartı var gösterecek cesareti yok, cesareti var gösterecek kartı yok.

 

- Bakar görmez, görür bakmaz

 

- Yakındaki pozisyonu görür uzaktaki pozisyonu görmez, uzaktaki pozisyonu görür yakındaki pozisyonu görmez

 

- İşine geleni görür, işine gelmeyeni görmez.

 

- Dikkati var sezgisi yok, sezgisi var dikkati yok.

 

- Çabası var yeteneği yok, yeteneği var çabası yok.

 

- Kimisi hiç konuşmaz, kimisi çok konuşur susmaz.

 

- Düşünür yapmaz, yapar düşünmez.

 

- Duygusu var ruhu yok, ruhu var duygusu yok.

 

- Heyecanı var yeteneği yok, yeteneği var heyecanı yok

 

- Kendisi var huzuru yok, huzuru var kendisi yok.

 

- Yeteneği var torpili yok, yeteneği yok torpili var.

 

Kusurları savunmak yerine onu aşmak gerekir. Bu tür saptamalar hakem hatalarının kapsama alanını genişletiyor. Hakemler, çıkarımlarda bulunamıyor. Bunun doğal sonucu olarak; kendine güvensizlik, müsabaka kaygısı, stres, hata yapma ve eleştirilme korkusu, dikkat eksikliği, müsabakaya yoğunlaşamamak, sabırlı ve sakin kal(a)mamak gibi sorunları yaşaması kaçınılmaz olabiliyor.

 

Bir hakemin performansı müsabakada ortaya koyduğu davranıştır. Burada kuralları uygulama yeterliğinin yanı sıra dikkat, algı, sezgi, iletişim, cesaret, özgüven, liderlik vb. derecelerin de içine alan davranışsal faktörler belirleyicidir. Örneğin, bir hakem oyun kuralları ve fiziksel performans açısından yeterli olabilir, fakat bu yeterliğini zorluk derecesi yüksek müsabakalarda yeterince yansıt(a)mayabilir. Yani yeterlik ile performans arasındaki ayrım ortaya çıkar.

 

Bu nedenle, sürekli pozisyonları konuşmak, nerede ve nasıl hata yaptığının farkında olmayan bir hakem konumuna düşmemek için eylem ve eleştirilere konu olan hataların altında yatan nedenleri açığa çıkarmak gerekiyor. Hakem camiasının, bu tür hataların uzun vadeli sonuçlarını düşünüp hesap etmesi, tükettiğini üretmesi gerekir. Verilen hatalı kararlar anlık hatalar mı, yoksa bilinçaltına yüklenen olumsuz mesajların ilk fırsatta açığa çıkmasının bir sonucu mu? Hakemler futbolda sürekli tartışma üretiyorsa, neyi tüketiyoruz sorusunun cevabını vermelidir.

 

Alper Ulusoy, Barış Şimşek, Deniz Ateş Bitnel, Halis Özkahya, Hüseyin Sabancı, Özgür Yankaya, Süleyman Abay, Tolga Özkalfa gibi hakemler bu ve benzer sorunlardan var/yok olanlar. Bu anlayışla devam edersek, Ali Palabıyık, Halil Umut Meler, Mete Kalkavan, Serkan Çınar ve Ümit Öztürk gibi genç hakemlerde diğerleri gibi öğütülmek için sırada bekleyenler olarak görülüyor.

 

Bir hakemin kendisine karşı sorumluluklarıyla, hakem camiasına karşı sorumlulukları içiçe geçmiş tek bir olgudur, birbirinden soyutlanamaz. Bu nedenle, hakem kurulu için hakemin taşıdığı önem, sadece çok antrenman yapması veya müsabaka yönetmesi gibi biçimsel sorumlulukları değil, dürüstlük, adil olmak gibi biçimsel olmayan sorumluluklarını da üstlenmesi olmalıdır. Bu hakemin, stadyuma giriş yolunu bildiği kadar, çıkış yolunu da anlaması ve kabul etmesi, yani rasyonel olmasına neden olur.

 

Hakem hatalarını düzeltme önlenmesi konusunda, hakemlere uygun sorumluluklar vermeyi başaramıyoruz, birlik hukukunu hakem camiasına uygulamayı ihmal ediyoruz, bu hakem camiasının birbirine son derece az güvenmesinin bir sonucudur. Bu yüzden, hakemleri bu tür baskılardan kurtarıp, nasıl özgürleştireceğiz? Bu sorulara muhataplarının ikna edici yanıtlar vermeleri gerekir.

 

Futbolda hakem sorunu varsa ve bu sorun kendini ciddi bir şekilde dayatıyorsa, önce ekmeğini hakemlikten kazanan insanların dur demesi ve gerekli mücadeleyi vermesi gerekir. Bu bilinçten yoksun, suskun “yöneticilerimiz velinimetimizdir” anlayışı kabul görmemesi gereken, terk edilmesi gereken bir anlayıştır. Yoksa şimdiki gibi “Ebegümeci bunlar, uydur uydur anlat“{jcomments on}

  

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  2992  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Doç. Dr. Recep Cengiz Cuma, 22 Kasım 2013.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 1630 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58172015

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1