Avustralya Açık ve İskoç Kanı
Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ömer GÜRSOY Avustralya Açık ve İskoç Kanı

Avustralya Açık ve İskoç Kanı

22-05684a6

Ömer Gürsoy- 23 Ocak 2023 “15 yaşına merdiven dayamış Ankara Tohm (Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi) bünyesinde performans tenis sporcusu oğlumun gönderdiği video da Federer, Nadal, Djokoviç üçlüsüne meydan okuyabilmiş bir tenisçinin gözü yaşlı veda konuşmasını dinledim.. Oğlum Deniz’i de öyle etkilemiş ki “ üzüldüm adama, konuşmaya çıkarken bile çok kötüydü” yazmış mesajında.

 

Kim mi bu tenisçi?

Önce hikayesini anlatayım kendi gözümden.

'Suyu arayan adam'ın öyküsü Hint felsefesinde önemli bir yer tutar:

"Bir adam vardı. Suyu arıyordu. Toprağı üç kulaç, beş kulaç kazdı. Suyu bulamadı. On kulaç, on beş kulaç kazdı, gene suyu bulamadı. Sonra yerin derinliklerinde kara kaya tabakalarına rastladı. Yeise düştü, gücü sona erdi ve suyu bulmaktan ümidini kesti. Fakat bir ses ona, 'Daha derinlere in, daha derinlere!' dedi. Daha derinlere indi ve suyu buldu."

Bana göre işte yıllar önce Hintli düşünürün yılmayan, vazgeçmeyen, sabırla çalışanlar için anlattığı "Suyu arayan adam" öyküsünün kahramanı idi.

Başarılı bir tenisçiydi, dünya sıralamasında 4.lüğe kadar yükseliyordu. Çeyrek finaller oynuyor, yarı finaller oynuyor, finallere kalıyordu. Ama bir türlü Grand Slam kazanamıyordu.

1987 Dunblane doğumlu Murray'e İskoç halkı şöyle sesleniyordu: "Andy, sen bir İskoç’sun, sende İskoç kanı var, biraz daha cesaretli olmalısın!"

Onlar Andy'den tarihlerinde özgür İskoçya'yı yaratan ve filmlere konu olan bir Cesur Yürek (Brave Heart) William Wallece olmasını bekliyorlardı.

Andy her maçına bu baskı altında çıkıyordu. Zaman zaman yılgınlığa düşmüyor da değildi. Gel gör ki, aynı zamanda bir tenis eğitmeni olan annesi, sevgilisi ve tüm İskoç halkı "daha derinlere in, daha derinlere" demekten vazgeçmediler. Daha önce birçok kez en derine inerek hedefine ulaşan efsane bir eski tenisçi Ivan Lendl'ın rehberliğine sığındı. Bir şövalye mücadelesini andıran, unutulmaz Wimbledon final maçında kaybettiğinde bile Roger Federer rakibinin suyu bulmaya yaklaştığını söylüyordu. Nitekim önce Londra Olimpiyatları'nda altın madalya, ardından Novak Djokoviç ile nefis bir mücadelenin sonunda daha derinlere indi ve suyu buldu: Amerika Açık Şampiyonluğu...

Murray sahada bu mücadeleyi verirken ekranlar da bir başka ünlü İskoç Sean Connery'yi gösteriyordu. Sir Alex Ferguson da tribünlerdeydi. İşte İskoç dayanışmasını bu maçta fark ettim.

Bu kez herkes ne zaman Wimbledon’ı kazanacak diye sormaya başladı. Beklentileri üst seviyeye çıkarmıştı. Yine İskoç kanı hatırlatılıyor bir başka baskı oluşturuyordu.

2013 yılında bu beklentiler gerçeğe dönüştü ama hiç de kolay olmadı.

Son derece tecrübeli ve çok formda bir rakibi vardı finalde: Novak Djokoviç

Tüm Britanya bu maça kilitlenmişti. Final maçındaki stresini bugün bile hatırlıyorum. Maçı kazandığındaki ruh hali inanılmazdı. Biraz şaşkın ama çokça mutlu ve gururlu. Artık o da bir Wimbledon‘ı kazanan bir Britanyalı idi.

2016'da mayıs ayındaki Roma Açık’tan itibaren, Wimbledon ve Rio Olimpiyatları’yla beraber ATP Dünya Turu Finallerinde dokuzuncu şampiyonluğuna uzanan Murray, üst üste 24. galibiyetini elde ederek kariyerinin en iyi serisini yakalamış oldu.

Böylece 2016 yılını dünya klasmanının 1 numarası olarak da kapatmayı başardı İskoç asıllı Britanyalı tenisçi.

Toplamda 3 Grand Slam yanında 2 kez de Olimpiyat madalyası sahibi Murray gözyaşları içinde yaptığı basın toplantısında şunları söylüyordu: Kendimi iyi hissetmiyorum. Uzun zamandır mücadele ediyorum. Yaklaşık 20 aydır çok acı çekiyorum. Elimden gelen her şeyi yapıtım ama işe yaramadı. Wimbledon’da tenisi bırakacağımı düşünüyordum ama sanırım Avustralya Açık son turnuvam olacak.

Elbette Murray, bu yolda yürürken kesinlikle yalnız değildi. Tüm ülke O’nun yanında,önünde, arkasında her yerde vardı. Tıpkı Liverpool taraftarının “asla yalnız yürümeyeceksin” dediği gibi her zaman destek oldular. Ona en iyi antrenman şartlarını çocukluğundan itibaren sağladılar. İnişler çıkışlar yaşadığı zamanlarda da umutlarını korudular ve bunu her zaman hissettirdiler.

Şimdi veda zamanı geldiğinde de O’na hak ettiği saygıyı göstereceklerdir.

Murray’i belki de son kez izlemek için önümüzdeki hafta başlayacak Avustralya Açık’ı kaçırmayın derim.”

Bu yazıyı bundan tam 4 yıl önce Fanatik’te ki bu köşemde yazmışım.

Andy Murray için 2019’da ki Avustralya Açık turnuvasının son turnuvası olacağını düşünmüştüm tıpkı kendisi, ailesi ve tüm tenis severler gibi.

Ancak, bir yandan vücuduna platinler takılırken diğer yandan da İskoç kanı tenisten uzaklaşmasına izin vermediğini gördük.

Geçen dönemde sayısız ameliyatların etkisiyle yürümesi bile değişmiş kort içinde paytak paytak yürümesine alışıyorduk.

 

Ama turnuvalarda acı içerisinde elinden gelen mücadeleyi yapıyordu.

Ancak, Avustralya Açık’ta önce şampiyonanın favorisi İtalyan Berretini’yi yenmesi ve son olarak da Avustralya’nın Krigos’un çiftlerde ki partneri Kokkinakis’i Avustralya Açık tarihinin 5 saat 45 dakika ile en uzun süreli 2. maçı olarak tarihe geçecek o muazzam maçta hem de 2-0 geriden gelip 3-2 yenmesi bence Grand Slam kazanmasından çok değerli olmuştur.

Murray bize, ‘bir boks maçında yere düşen değil yerden kalkamayan maçı kaybeder’ dersini öğretti.

NAL TOPLAYAN TÜRK TENİSİ

Avustralya Açık’ı izlerken Tenis Federasyonu Başkanı Cengiz Durmuş’un son günlerde bir hayli yoğun bir şekilde yazılı ve sözlü medyada yer alan röportajları aklıma geldi.

Muhtemelen bu röportajlar tenis ile ilgili ve tenisi bilenler için değil de tenis ile ilgisi olmayanlar için verildiğini düşünüyorum. 

Fanatik’te Tenis Yazarı Bekir Emre de böyle düşünmüş olacak ki, köşesine taşıdığı bu röportajlarda Durmuş’un ısrarla ‘Türkiye’nin bir tenis ülkesi olduğu ve dünya bir numaralarını çıkaracağız’ sözlerinin neden imkansız olduğunu yazmış.

Yıllar önce ‘ Eyvah oğlum tenisçi olacak’ yazılarına imza atan ve Türk tenisini bir çok açıdan yakından izleyen birisi olarak;,Grand Slamlerde ana tablo da tek bir oyuncumuz yokken, dahası elemelere dahi katılacak tek tük oyuncumuz varken, bir çok ülkenin en zayıf kadrosu ile katıldığı Akdeniz Oyunlarında kadın/erkek kategorilerinde sıfır çekerken, Davis Cup’ta Kolombiya karşısında 4-0 mağlubiyetler ortada dururken , en değerli genç oyuncularımızın ümitsizlik içerisinde Amerikan Üniversitelerine giderken nasıl oluyor da dünyada bir tenis ülkesi oluyoruz anlamadım doğrusu.

Son 10 yıldır Eurosport’da tek bir Türk tenisçisini izleyemediğimizi eklemeliyim. 

10 yıldır bu ülke de adam akıllı Almanya’da , İtalya’da olduğu gibi Türk Tenis Ligi kurulması için çaba gösteren birisi olarak, göstermelik bir haftalık organizasyonu lig diye sunulmasını mı diyelim. 

Tabii bir de Başkan’ın - hiç kimsenin bilmediği- bir sistem kurduğunu ve bu sistemle Türk tenisinin şahlanacağını okuduğum da benim de aklıma hemen ‘nal toplayan at’ hikayesi geldi.

Rahmetli Ferruh Bozbeyli'nin hangi sonucu alırlarsa alsınlar her seçim sonrası kendini başarılı gören siyasetçiler için anlattığı fıkrayla yazıya son verelim: "Karadenizli atçılığa merak sarmış, safkan atlar satın almış, en pahalı jokeyle anlaşmış, ahırlar tutmuş. Velhasıl hiçbir masraftan kaçınmamış. Ve yarış günü gelmiş, çatmış! Bizim Karadenizli elinde dürbün ailesi ile birlikte hipodromda yerini almış. Tam atlar finiş çizgisine yaklaşırken bizimkinin atı nal topluyor... Buna rağmen büyük bir heyecan ve coşku içerisinde ayağa kalkar, bütün gözler onun üstündedir ve bağırmaya başlar: Uyyy gözünü sevdiğimin hayvanı, kattı önüne hepsini kovalıyor..." 

Son sözü Bekir Emre’ye bırakayım:

“Başarı gerçekler üzerine inşa edilir, hayaller değil”{jcomments on}

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  35  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ömer Gürsoy Pazartesi, 21 Haziran 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

 

02/02/2023

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

4.752,24

0,82

 bjk BJKAS

6,86

-6,67

 fb FENER

61,00

-3,17

 gs GSRAY

9,16

-9,93

 trabzon TSPOR

3,86

-3,26

   SPOR ENDEKSİ

1.827,78

-6,05

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 34002881

SÜPER LİG 2022-2023 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV  
Galatasaray  20  15   3   2  42 14   28   48 
2 Fenerbahçe  20  14  4 51  23   28 

44

3 Başakşehir  20  12 4 32  20 12 40
4 Beşiktaş  19   11  37  21  16 38
5 Adana Demir  20 10 7  3  39  21 18 37
6 Trabzonspor  20  10   5 31   27    4   35 
7

Kayserispor

 20  2   9  32  29   3 29 
8 Konyaspor  20  9

24  21   3  27 
9 Alanyaspor 20  7 32  36  -4 25 
10

Karagümrük

 19  7 40  39   1  22
11 Gaziantep FK 20  5

27 

28  -1  22
12 Ankaragücü 20  10  24  31  -7    22 
13 Antalyaspor 19  10  26  33   -7   21
14 Giresunspor  20  6 19   33   -14    21  
15 Hatayspor 19 17  34  -17  20
16 Kasımpaşa  20  5   11  22  39  -17 19
17 Sivasspor 20 10  22  31  -9   18  
18 İstanbulspor  20  3 13  20  44   -24 15
19 Ümraniyespor 20 5 12  24  37  -13   14  

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2022 Deluitte Raporu

 

2022-deloitte football review


Deloitte Sports Grup’un Avrupa Futbol Finansmanına ilişkin 31. kez düzenlediği yıllık futbol finans raporuna göre, Avrupa futbol pazarı bir önceki yıla göre %10 büyüyerek 27.6 Milyar Euro büyüklüğe ulaştı. Rapora ulaşmak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız

 


 

 

annual report 202021 photo

 

Avrupa Futbolunun patronu UEFA’nın gelirleri 5.7 Milyar Euro’ya Ulaştı. Raporu okumak için tıklayınız.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

master bm report lowres

 

The European Club Footballing Landscape 2022


UEFA'nın Avrupa Lulüp futboluna ilişkin 13, kez yayınladığı, Covid-19'un etkilerinin de analiz edildiği raporu okumak için Bkz.


 

 Eko spor 1

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.