4 Nisan’da TMOK’un seçimi: İsim değil, liderlik oylanacak
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Ömer GÜRSOY 4 Nisan’da TMOK’un seçimi: İsim değil, liderlik oylanacak

4 Nisan’da TMOK’un seçimi: İsim değil, liderlik oylanacak

1qazxhgfdsw2

Ömer Gürsoy- 28 Şubat 2026  Bir süredir aynı sorunun etrafında dönüp duruyorum: Türk sporunda gerçekten neyi değiştirmek istiyoruz?

İsimleri mi, yoksa zihniyeti mi?
 
Birkaç hafta önce bu köşede, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK)’un artık rutinin dışına çıkması gerektiğini yazmıştım.
Alışkanlıklarla yönetilen, kendi içine kapanan bir yapının Türk sporuna yeni bir hikâye yazamayacağını söylemiştim.
 
Ardından kaleme aldığım yazıda ise bu kez fotoğrafı biraz daha genişletmiş, TMOK ile Gençlik ve Spor Bakanlığı arasındaki ilişkiye odaklanmış ve Türk sporunun asıl ihtiyacının “denge” olduğunu vurgulamıştım.
 
Çünkü bizde çoğu zaman sorun kapasite değil, koordinasyon.
 
Aynı hedefe bakması gereken kurumlar farklı yönlere kürek çekiyor.
Yetki var ama uyum yok.
İyi niyet var ama ortak akıl yok.
 
Ve bunun bedelini en çok uluslararası arenada ödüyoruz.
 
Şimdi ise önümüzde çok daha kritik bir eşik duruyor:
 
4 Nisan’daki olağanüstü seçimli kongre.
 
Bu kez mesele sadece bir başkan seçmek değil.
Mesele, TMOK’un nasıl bir akılla yönetileceğine karar vermek.
 
 
İçeride denge, dışarıda güç
 
Takvim kimseye konfor alanı bırakmıyor.
 
İstanbul’un ev sahipliği yapacağı Avrupa Oyunları 2027 kapıda.
Hemen arkasından Türkiye’nin güçlü şekilde dillendirdiği Olimpiyat Oyunları 2036 adaylığı var.
 
Bu hedefler “idare eden” bir yönetimle taşınamaz.
 
Merkezi yönetimle uyumlu,
federasyonlarla aynı dili konuşan,
yerel yönetimleri sürece katan
ama aynı zamanda uluslararası masada kendi ağırlığını koyabilen bir yapı şart.
 
Çünkü içeride birlik olmadan dışarıda lobi kurulmaz.
 
Güçlü bir ülke desteği olmadan uluslararası güven inşa edilemez.
 
 
Uluslararası arena: Satranç mı, Go mu?
 
Bir gerçeği kabul edelim:
 
Uluslararası spor diplomasisi romantik bir alan değil.
Orası tam anlamıyla bir strateji masası.
 
Avrupa’da satranç oynarsınız.
Her hamlenin hesabı vardır.
Bazen bir taşı feda eder, oyunu beş hamle sonra kazanırsınız.
 
Uzak Doğu’da ise başka bir akıl devrededir.
Çinlilerin ve Japonların “Go” dediği oyunda zafer tek hamleyle gelmez.
Alanı sabırla kuşatırsınız. Gücü yavaş yavaş biriktirirsiniz.
Kazanç en sonda kendiliğinden gelir.
 
Yani biri hesap, diğeri sabır.
 
2036 yolculuğunda Türkiye’nin karşısına çıkması muhtemel en güçlü adaylardan biri Hindistan ise,
bizim de hem satranç bilen hem Go oynayabilen bir yönetime ihtiyacımız var.
 
Sadece spor yöneticisi değil;
aynı zamanda diplomasi bilen, ilişki kuran, dünya siyasetini okuyan bir lidere…
 
Çünkü artık mesele sadece tesis yapmak değil.
Masada söz sahibi olmak.
 
 
Çatlakları saklamak değil, altınla birleştirmek
 
Bugünkü TMOK’a baktığımda bazen çatlak bir kristal görüyorum.
 
Hâlâ parlak.
Hâlâ değerli.
Ama kırılgan.
 
En küçük sarsıntıda dağılabilecek bir yapı.
 
Tam burada Doğu’nun zarif bir öğretisi geliyor aklıma: Kintsugi.
 
Kırılan porseleni atmak yerine, çatlaklarını altınla birleştirmek…
 
Kusuru gizlemek değil, onu değere dönüştürmek.
 
Belki de TMOK’un ihtiyacı olan tam olarak bu.
 
Sorunları halının altına süpüren bir yönetim değil,
o çatlakları kabul edip kurumu daha güçlü hale getiren bir anlayış.
 
Çünkü kurumlar da insanlar gibi…
Hatalarını saklayarak değil, onlardan öğrenerek büyür.
 
 
Son söz net:
 
Hiçbir başkan tek başına mucize yaratamaz.
Ama doğru lider, doğru ekiple birlikte bir zihniyet dönüşümü başlatabilir.
 
4 Nisan’da sandığa gidecek olanlar aslında bir isme değil, bir anlayışa oy verecek.
 
Ya alışkanlıkları seçeceğiz,
ya da vizyonu.
 
Ya koltuğu dolduran bir yönetim olacak,
ya da dünyada oyun kuran bir TMOK.
 
Bu kez gerçekten karar zamanı.

 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  108  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ömer Gürsoy Pazartesi, 21 Haziran 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 1009 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 57528493

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1