Spor Yönetiminde Denge Arayışı: Bakanlık–Federasyon Modeli
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Ömer GÜRSOY Spor Yönetiminde Denge Arayışı: Bakanlık–Federasyon Modeli

Spor Yönetiminde Denge Arayışı: Bakanlık–Federasyon Modeli

yazı kapaklarıgursoy0901

 

Ömer Gürsoy - 9 Ocak 2026 Federasyon özerkliği, ölçülmemek ya da hesapsızlık değildir.

Devlet sporun ana sponsoruyken, kamunun görevi direksiyonu almak değil; yolu, riski ve hedefi doğru tarif etmektir.

Sporda konuşmayı sevdiğimiz şey sonuçtur.

Madalya geldi mi?

Sıralama yükseldi mi?

Oysa asıl soru çoğu zaman gözden kaçar:

O sonuca nasıl gelindi?

Federasyon performansı dediğimiz mesele tam da burada başlar. Bu konu teknik bir detay değil, spor yönetiminin tam merkezidir.

Federasyonların özerkliği tartışılmaz.

Bu, sporun evrensel ilkesidir.

Bakanlık teknik kadro kurmaz,

sahaya çıkacak takımı belirlemez.

Buralar federasyonların doğal alanıdır ve öyle kalmalıdır.

Ancak özerkliği yalnızca kamuya karşı bağımsızlık olarak tanımlamak eksik bir yaklaşımdır.

Özerklik; denetlenmemek, ölçülmemek ya da sadece bütçeyi harcama serbestisi değildir.

Gerçek özerklik;

kamudan alınan destekleri doğru kullanabilmeyi,

elde edilen hareket kabiliyetini parayı harcarken değil kaynak üretirken gösterebilmeyi gerektirir.

Sponsor bulabilmek,

branşı kamuoyuyla buluşturabilmek,

toplumsal karşılık üretebilmek…

Özerklik tam da burada anlam kazanır.

Bugün hâlâ bütçesinin yüzde 90–95’ini, hatta tamamını devletten alan federasyonlar var.

Bu tabloya bakıp özerkliği yalnızca “bağımsızlık” olarak konuşuyorsak, kavramı yanlış yere koyuyoruz demektir.

Üstelik şu gerçeği de görmezden gelmeyelim:

Dünyanın her yerinde devlet sporun ana sponsorudur.

Bu gerçek, ne özerklik tartışmasıyla ortadan kalkar ne de görmezden gelinebilir.

Asıl mesele şudur:

Bu kaynaklar neye göre, hangi hedeflerle ve nasıl kullanılıyor?

Devletin görevi sporu yönetmek değildir.

Ama sporu yönsüz bırakmak da değildir.

Bakanlık;

ulusal spor vizyonunu ortaya koyar,

uzun vadeli hedefleri tanımlar,

bu hedeflere giden yolun izlenmesini sağlar.

Bu bir müdahale değil, bir pusuladır.

Federasyon direksiyondadır.

Kararı o verir, yolu o kullanır.

Bakanlık ise yolun tamamını görür.

Çünkü ölçmediğiniz hiçbir şeyi yönetemezsiniz.

Bir federasyon gerçekten gelişiyor mu?

Altyapı güçleniyor mu?

Kaynaklar doğru yere mi gidiyor?

Kamunun aktardığı paranın ne kadarı sahaya, sporcuya, sisteme ulaşıyor?

Bu soruların cevabı hissiyatla değil, verilerle aranmalıdır.

Sadece madalyaya bakmak yetmez.

Bazen sonuç gelir ama yapı zayıftır.

Bazen sonuç gelmez ama doğru bir sistem kuruluyordur.

Performans ölçümü bu farkı görmemizi sağlar.

Peki ölçtük…

Ve tablo iyi değilse?

Hedefler tutmuyor,

aynı sorunlar tekrar ediyor,

uyarılara rağmen ilerleme sağlanamıyorsa…

Bu noktada sadece takvimi beklemek,

“nasıl olsa görev süresi dolacak” demek,

sporu kendi haline bırakmak anlamına gelir.

Oysa spor zamanla yarışır.

Bir olimpik döngü, bir neslin kaderidir.

Modern spor yönetimi şunu kabul eder:

Özerklik korunur ama spor kaderine terk edilmez.

Bu nedenle kamunun elinde bir sigorta mekanizması olmalıdır.

Keyfî olmayan,

otomatik olmayan,

ama tanımlı bir mekanizma.

Uzun süreli ve açık bir başarısızlık tablosunda sistem kendini koruyabilmelidir.

Amaç ceza değildir.

Amaç branşı korumaktır.

Sporcunun emeğini, kamunun kaynağını ve sporun geleceğini korumaktır.

Federasyon direksiyondadır.

Kamu direksiyonu almaz.

Ama sensör gibidir.

Tehlikeyi önceden görür,

uyarır,

gerekiyorsa süreci yavaşlatır.

Modern otomobiller sürücüyü duvara çarptıktan sonra uyarmıyor.

Çarpmadan önce devreye giriyor.

İşte sağlıklı Bakanlık–Federasyon modeli tam olarak budur:

Duvara toslayanı cezalandırmak değil,

toslamayı önleyecek sistemi kurmak.

 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  59  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ömer Gürsoy Pazartesi, 21 Haziran 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

esitsizliktanitim

aksartbmmraporbanner

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer

Kimler Sitede

Şu anda 1018 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 55655512

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1