Ömer Gürsoy-13 Nisan 2013 Yingli Solar Çin’den doğan dünyanın en büyük güneş paneli üreticisi. Mal satmadığı ülke neredeyse kalmamış. Türkiye pazarından da büyümek isteyen şirket geçtiğimiz günlerde birkaç gazeteciyi Pekin’deki dev dikel entegre üretim fabrikasında ağırladı.
Etkileyici bir başarı hikâyesi ve dünya çapında 16 bin çalışanı olan bu şirketin fabrikasında CEO’suLianshengMiao’dan çalışanına kadar herkes mavi üniforma giyiyor, sabah sporları yapıyor, adeta “çelik disiplinle” çalışılan tesislerde üretim bantlarında asılı pankartlarda Komünist Parti’nin mesajları yer alıyor.
Şirketin müzesine gittiğinizde ise karşınızda futbolcuların imzaladığıBayernMünich formaları, FİFA 2014 köşesi çıkıyor. Çünkü Yingli spor kulüplerine ve organizasyonlarına büyük destek veriyor. Bu destek sadece büyük organizasyonlara da sınırlı değil. “Football forHope” başlığı ile Güney Afrika, Gana, Namibya, Kenya ve Lesotho’da 20 adet spor okulu açarak binin üzerinde Afrikalı gencin sporcu olması için program yürütüyor.
Sıkı durun, bu şirket aynı zamanda 2014 Brezilya Dünya Kupası’nın da ana sponsorlarından ve tüm üst düzey yöneticileri bunun gururunu kartvizitlerinde şirket logosunun yanına bu etkinliğin logosunu da koyarak taşıyorlar.
Şirketin genç Türkiye Genel Müdürü Uğur Kılıç’a Çinli bir şirketin futbola neden bu kadar ilgi duyduğunun soruyorum:
“Biz Çin’de ürettiğimiz ürünleri dünyanın her yerinde milyonlarca tüketiciye ulaştırmak için kendimizi tanıtmak marka değerimizi bilinir kılmak zorundayız. Bunun için de milyarlarca izleyicisi, endüstrisi ve seyir keyfi olan futbol çok önemli bir araç. Örneğin Almanya dünyanın en büyük güneş enerjisi kullanıcısı ülkelerinden biri ve biz de bu ülkenin bir numaralı futbol kulübünü destekleyerek pazarda önemli bir tanınırlık sağlıyoruz. Bu yıl 6 hafta önceden şampiyonluğunu ilan ederek marka değerinin biraz daha arttıranBayern’insponsoru olmak hem kulübe hem de bize önemli bir değer yaratıyor.”
Dünyanın bir ucundan, geleneklere son derece bağlı olan, kurucusu ve CEO’su Çin Komünist Parti’sinde aktif görev yapan bir şirket Almanya ve Dünya Kupası’nın futboldaki marka değerini kendi değerine dönüştürüyor.
Bu endüstriyel futbolun sponsorluk boyutu, şirketlerin futbolun kitleselleşmesi için yürüttüğü sosyal sorumluluk projelerinin faydaları ve futbolun marka değerinin korunması meselesini yazılarımda çok işlemişimdir. Örneğin Turkcell’in bu lige ciddi bir maddi destek verirken en çok marka değerine zarar verecek davranış ve demeçlerden korktuğunu yazmıştım.
Galatasaray Kulübü, Mersin maçı sonrası yayınladığı “deklarasyon”da da Türk futbolunun değerinin düşürülmesinin kimseye yarar sağlamadığını söylemedi mi?
Sıkı bir futbol izleyicisi olan ve her hafta takımının maçına giden Uğur Kılıç’a “Madem ülkemizde de bu şirketin büyümesini istiyorsunuz peki ülkemizde bir kulübe sponsor olmak ister misiniz, tıpkı Bayern gibi bizim ülkenin bir numaralı takımına?” diye sormak istiyorum.
Aklıma Fatih Terim geliyor. Susuyorum.{jcomments on}