Eyyamcılık, Şiddeti İşte Böyle Besliyor
Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet TALİMCİLER Eyyamcılık, Şiddeti İşte Böyle Besliyor

Eyyamcılık, Şiddeti İşte Böyle Besliyor

83GA61

Ahmet Talimciler- 28 Kasım 2022 Futbol sahalarında şiddet ile mücadele etmenin yolu şiddet gösterenlere şirin tavırlar sergilemekten geçemez! Eğer eyyamcı bir anlayışı dolaşıma sokarak durumu idare etmeye kalkarsanız, dönüp dolaşıp yaşananların çok daha fazlasını karşınızda bulursunuz. İşte İzmir’de yaşananlar tam da bu durumun yansımasıdır. 

 İzmir’in iki köklü kulübü olan Göztepe ile Altay arasındaki futbol karşılaşması, tribünlerde çıkan olaylar nedeniyle sahaya ambulansların girmesi ile durmuştu. Ardından sahaya atlayan bir Göztepe taraftarının elindeki korner direğini iki kez Altay kalecisi Ozan Evrim Özenç’e vurması ile maç hakem tarafından tatil edildi ve biz yine o tuhaf şiddet sarmalı içerisinde kala kaldık!

4 Eylül 2022 tarihinde Ankara’da oynanan Ankaragücü-Beşiktaş karşılaşmasının bitiş düdüğünün ardından tribünden atlayan bir Ankaragücülü taraftarın orta sahadaki hakemlere yönelik saldırısı çok konuşulmuştu.

Gelmiş olduğumuz nokta itibariyle Türkiye Futbol Federasyonu’nun, futbol sahalarında yaşanan şiddete yönelik olarak göstermiş olduğu tavrın sonuçlarını yaşıyoruz. Futbol sahalarında şiddet ile mücadele etmenin yolu şiddet gösterenlere şirin tavırlar sergilemekten geçemez! Eğer eyyamcı bir anlayışı dolaşıma sokarak durumu idare etmeye kalkarsanız, dönüp dolaşıp yaşananların çok daha fazlasını karşınızda bulursunuz. İşte İzmir’de yaşananlar tam da bu durumun yansımasıdır ve görünen o ki bu olayın ardından Türkiye Futbol Federasyonu ve yetkililer çok daha net hareket etmek durumunda kalacaklardır.

Gelelim bu iki kulüp arasındaki rekabetin yansımalarının bu tuhaf gelişmedeki rolüne.

Bizim asıl rakibimiz Karşıyaka değil Altay’dır

Göztepe kulübü 1925 yılında Altay kulübünden ayrılanlar tarafından kurulmuştur ve İzmir’de asıl rekabet her daim Altay ve Göztepe arasındadır. Siz bakmayın 1981 sonrasında ortaya çıkan gelişmelere ve bu gelişmelerin sonucu olarak Karşıyaka ile Göztepe arasındaki rekabetin çoğu kez şiddet üzerinden anılıyor olmasına. Yıllar önce bu iki takım arasındaki rekabete dair proje hazırladığım dönemde Göztepe kulübünün taraftar temsilcilerinden bir tanesinin sözleri aslında bu durumu net bir biçimde ortaya koyuyordu: Bizim asıl rakibimiz Karşıyaka değil Altay’dır.”

İzmir’de yıllar içerisinde rekabet her zaman ön planda yer almıştır ancak gelinen noktada elindeki korner bayrağı direği ile rakip takımın kalecisinin kafasını kırmaya çalışmak, işte bu bambaşka bir aşamadır. Ve ne yazık ki bu durumu rakibe veyahut rakip takım taraftarına sinir olmakla, gıcık olmakla veya nefret etmekle falan açıklayamazsınız. Bu düpedüz, kötülüğün ete kemiğe bürünmüş halidir ve doğrudan karşınızdaki kişiyi öldürme teşebbüsüdür. Bir gün bu aşamaya geleceğimizi tahmin ediyordum ancak bu durumun öncesinde saha içerisinde futbolcular arasında da büyük olayların olacağı düşüncesindeydim. Halbuki bu karşılaşmada saha içerisinde herhangi bir olay söz konusu değil ve futbolcular son derece centilmen bir şekilde mücadele ederlerken tribünlerin galeyana gelmeleri, anlaşılabilir bir durum değil!

Sevgili taraftarlar nasıl bir tribün istiyorsunuz?

Rakibinizin olmadığı tribünlerden haz mı alıyorsunuz? Ya da rakibiniz tribünlerde olduğu anda gözünüz mü dönüyor? Futbol, sizin için içinizde biriktirdiğiniz şiddetin kapaklarının sonuna kadar açılma anına mı karşılık geliyor? Tüm bu yaptıklarınızın sonucunda kulübünüzün ceza alıyor olması hiç mi sizi ilgilendirmiyor? Soruları arttırabilirim ancak yaşananlar karşısında hepimizin belki de en çok taraftarların şapkalarını önlerine alıp düşünmeleri gerekiyor. Çünkü rakibinize reva gördüklerinizin dönüp dolaşıp sizin de karşınıza çıkacağını en çok bilmesi gerekenler sizlersiniz. İkinci olarak çıkan her olayın beraberinde hayatınızın anlamı olarak gördüğünüz takımınızın, sizden biraz daha uzakta kalmasına yol açtığını görmeniz gerekiyor.

Bir diğer önemli husus bu yaşanan olayla birlikte büyük bir ihtimalle kulübünüzün bundan önceki olaylarda gösterilen dirayetsiz cezalar yerine çok daha büyük bir ceza ile karşı karşıya kalacak olmasıdır. Belki de bu durum takımınızın tıpkı yıllar önce Karşıyaka ile Göztepe arasında yaşanan tribün olayları sonrasında aldığı cezaların sonucunda küme düşmesine yol açacak. Oynanan mücadelenin sadece tarihsel rekabete bir çentik atacağı gerçeğini göz ardı ettiğiniz sürece hayatı da futbolu da yaşanır olmaktan çıkartmakta olduğunuzu artık öğrenmek zorundasınız! Aksi halde bundan sonraki bütün karşılaşmaları ya yalnız kendi kendinize oynamak durumunda kalacaksınız ya da deplasmanda takımınıza destek vermeyi unutacaksınız. Gerçekten futbola dair istedikleriniz bu kadar dar bir çerçeve içerisine sığdırılabilir mi?

Eyyamcılığa İzin Vermeyelim

Bu olay bir kez daha ülkemizde futbol sahalarında yaşanan şiddete ilişkin tartışmaları gündeme getirecektir ve göreceksiniz bunun sonucunda olacaklardan en çok zarar görecek olanlar yine taraftarlar olacaktır. Tribünlerde olan bitenleri topyekûn bir pota içerisinde eritmek yerine olay çıkartanları ve şiddeti dolaşıma sokanları cezalandırma yoluna gidin lütfen. Elinizdeki teknolojik olanaklarla birlikte küfredenleri, sahaya yabancı madde atanları veya sahaya atlayıp olay çıkartanları, spor alanlarından uzaklaştırın. Olaylara karışmayanları ise cezalandırmaktan vazgeçin! Olaylara karışan kim var ise net cezalar ile uygulamaları hayata sokun ve eyyamcılığın kabul görmesine ve şiddeti beslemesine müsaade etmeyin! Bir parantezi de kulüplerimize açmanın tam sırasıdır, sevgili kulüp yönetimleri lütfen taraftarlarınız ile bağınızı sadece onları ekonomik birer nesne olarak görme noktasından başka alanlara kaydırın. Özellikle taraftarlarınızla bütünleşecek organizasyonlar üzerinden kulüp-taraftar birlikteliklerini güçlendirin ve şiddetin hem fiziksel hem de sözel boyutlarının sahalardan uzaklaşabilmesine aracı olun. Basit önlemler ile çok hızlı ve etkili bir yapıyı hayata geçirebileceğinizi unutmayın. Üstelik yapacaklarınız sayesinde daha sonra ödemek durumunda kalacağınız para cezalarından da kurtulabileceğinizi de göz ardı etmeyin. Son olarak siyasetin de futbol sahalarında yaşanan gelişmelere dikkat kesilmesi gerektiğini bir kez daha belirtmeliyim. Çünkü toplumsal hayatın içindeki öfke ve gerilim sadece sokaklarda karşılık bulmaz. Tribünler bu açıdan en çok karşılık bulunabilen alanlardan bir tanesidir ve siyasetin dilinin gerginleşmesi ve ötekileşmenin boyutlarının artması karşısında yaşananların tribünlerde de yankı bulması kaçınılmaz bir durumdur.

Başından yaralanan Altay kalecisi Ozan Evrim Özenç’e acil şifalar diliyorum. Çok geçmiş olsun, umarım bir an önce sağlığına kavuşur.

Olayın Kriminal Yönünü Atlamamalıyız

Bu olay sadece 6222 sayılı yasa çerçevesinde cezai işlemin ötesinde bir durumu da bünyesinde barındırmaktadır ve bundan sonraki yaşanabilecek olaylara emsal teşkil edebilmesi adına eyyamcılıktan uzak bir biçimde değerlendirilmesi mecburiyet arz etmektedir. Futbolun böyle bir oyun olmadığı gerçeğini sahaya giren ambulansların götürmek zorunda kaldıkları taraftarların maruz kaldığı işaret fişeği terörüne ve kafasında korner direği kırılan kaleci örneğinde görüyor olmak son derece üzüntü verici. Altaylı taraftarlar arasında o işaret fişeğini ateşleyen aletiyle beraber içeriye nasıl sokulduğu sorusu da stadyumlarımızdaki güvenlik zafiyeti olarak yanıtlanmayı bekliyor.

Öte yandan rakip takım taraftarına elindeki işaret fişeğini atmanın neresi taraftarlıktır. Elinizdeki bu alet ile bir insanın canına kastettiğinizi nasıl görmek istemezsiniz? 8 yaşındaki kızıyla birlikte maç seyreden taraftarın yüzünde bu fişeğin patlamasının o kız çocuğu üzerinde yaratacağı travmayı hangi futbol maçı geçirebilir? Yazık ki her geçen gün biraz daha insanlıktan ve hoşgörüden uzaklaşıyoruz. Futbolun böyle bir oyun olmadığı gerçeğini sahaya giren ambulansların götürmek zorunda kaldıkları taraftarların maruz kaldığı havai fişek terörüne ve kafasında korner direği kırılan kaleci örneğinde görüyor olmak son derece üzüntü verici. Futbolu, futbol olmaktan çıkaran her türlü söz, eylem ve davranışı sonuna kadar reddetmeli ve net bir duruş sergilemeliyiz. Ötekinin olmadığı yerde ne hayat ne de futbol olabilir. Olduğunu düşündüğünüz anlarda dahi bir şeylerin her daim eksik kalacağını da unutmayın.{jcomments on}

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  142  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

 

02/02/2023

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

4.752,24

0,82

 bjk BJKAS

6,86

-6,67

 fb FENER

61,00

-3,17

 gs GSRAY

9,16

-9,93

 trabzon TSPOR

3,86

-3,26

   SPOR ENDEKSİ

1.827,78

-6,05

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 34003037

SÜPER LİG 2022-2023 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV  
Galatasaray  20  15   3   2  42 14   28   48 
2 Fenerbahçe  20  14  4 51  23   28 

44

3 Başakşehir  20  12 4 32  20 12 40
4 Beşiktaş  19   11  37  21  16 38
5 Adana Demir  20 10 7  3  39  21 18 37
6 Trabzonspor  20  10   5 31   27    4   35 
7

Kayserispor

 20  2   9  32  29   3 29 
8 Konyaspor  20  9

24  21   3  27 
9 Alanyaspor 20  7 32  36  -4 25 
10

Karagümrük

 19  7 40  39   1  22
11 Gaziantep FK 20  5

27 

28  -1  22
12 Ankaragücü 20  10  24  31  -7    22 
13 Antalyaspor 19  10  26  33   -7   21
14 Giresunspor  20  6 19   33   -14    21  
15 Hatayspor 19 17  34  -17  20
16 Kasımpaşa  20  5   11  22  39  -17 19
17 Sivasspor 20 10  22  31  -9   18  
18 İstanbulspor  20  3 13  20  44   -24 15
19 Ümraniyespor 20 5 12  24  37  -13   14  

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2022 Deluitte Raporu

 

2022-deloitte football review


Deloitte Sports Grup’un Avrupa Futbol Finansmanına ilişkin 31. kez düzenlediği yıllık futbol finans raporuna göre, Avrupa futbol pazarı bir önceki yıla göre %10 büyüyerek 27.6 Milyar Euro büyüklüğe ulaştı. Rapora ulaşmak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız

 


 

 

annual report 202021 photo

 

Avrupa Futbolunun patronu UEFA’nın gelirleri 5.7 Milyar Euro’ya Ulaştı. Raporu okumak için tıklayınız.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

master bm report lowres

 

The European Club Footballing Landscape 2022


UEFA'nın Avrupa Lulüp futboluna ilişkin 13, kez yayınladığı, Covid-19'un etkilerinin de analiz edildiği raporu okumak için Bkz.


 

 Eko spor 1

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.