Yedi Kocalı Hürmüz’ün meşhur repliğini hepimiz hatırlarız: “Ey Tanrım, bana üç tane, üç de yetmez beş tane, beş de yetmez yedi tane ver, ver Allah’ım ver.”
Geçtiğimiz hafta İstanbul’da Türk Futbolunun Sorunları ve Geleceği adlı toplantısında yapılan konuşmalardaki “onu da ver, bunu da ver” sözlerini gördükçe aklıma “ver devletim ver” ifadesi düştü.
Milletvekillerine bir sunum yapan Kulüpler Birliği Başkan Vekili Göksel Gümüşdağ vergi, altyapı, sponsorluklar, tesisler, protokol tribünlerinin durumu, GSGM paylarının kaldırılması, spor bahis oyunları, isim hakları paylarının arttırılması, sporda şiddetin önlenmesi, stadyumların yenilenmesi konularda kulüplerin görüşlerini aktarmış.
Yine basından öğrendiğimize göre, Yıldırım Demirören Türk sporunun gelişmesinde en önemli sorun olarak vergiyi göstermiş. İronik bir şekilde “sinema kadar değerimiz yok” demiş. (Türkiye’de bir futbol stadının açılışı üzerinden tüm ülke gündeminin değiştiği ve birkaç dakikada olanın onlarca filmin toplamı kadar izlenme oranına ulaştığı dikkate alırsak Başkan rol mü yapıyor? diye sorasım geldi.)
Konuşulanlardan futbol dünyasının devlete yeni bir fatura çıkarma arzusunu görüyorum.
Ayrıca, futbolumuzun diğer ülkelere göre en imtiyazlı sınıf olduğununda altını çizelim.
Daha geçenlerde son Dünya Şampiyonu İspanya’da devlet futbolun imtiyazını kaldırmak için çeşitli adımlar attı. Devlet futbol kulüplerine “720 milyon euro tutarındaki vergi borcunuzu ödeyin” talimatı veriyor. Hükümet futbolcu ücretlerinin kısıtlanmaması ve 3,5 milyar euro’luk borçların takvime bağlanmaması halinde, bu durumlara düşen kulüplere transfer yasağı getirilmesini kararlaştırıyor.
İngiltere ve Fransa gibi oyuncu transferlerinden devletin aldığı stopaj yüzde 40’ların üzerinde iken biz de yüzde 15 seviyesinde.
Bundan kısa bir süre önce Londra’da Arsenal’in Emirates Stadını gezmeye gitmiştim. 430 milyon sterlin’e mal olan stadı Arsenal Kulübü kendi finans modeliyle çözmüştü. 2000 ve 2002 yılında gelen şampiyonluklar sonrasında yeni stat yapma projesini hayata geçirmek istiyorlar. Taraftarlarla konuşarak bu kararı veriyorlar. Thierry Henry gibi ünlü oyuncuları elden çıkararak genç ve yetenekli oyuncularla yola koyuluyorlar. Kulübün bütçesini kısarak yeni stada yatırım yapıyorlar. Emirates firması ile uzun soluklu bir anlaşma imzalıyorlar.
Arsenal toplam gelirinin yüzde 51’ini stattan sağlayan, Avrupa’nın en çok maç geliri olan kulübüdür.
Demem o ki, ben şahsen İstanbul’da yapılan toplantıda kulüplerin öncelikle transfer harcamalarını nasıl düşüreceklerini, yabancı sayısının nasıl azaltılacağını, milli takımın geleceğini ve kulüplerin nasıl mali disipline kavuşacağı gibi sorulara cevap bulmasını beklerdim.{jcomments on}
Habertürk
Bana göre ancak bu soru(n)ları konuşmaya başladığınızda Arsenal gibi kendi stadınızı yapar, para kazanırsınız, daha sonra da çok istediğiniz protokol tribünlerini düzenlersiniz.