Ömer Gürsoy- 9 Mayıs 2012 Demirören göreve gelmeden önceki hafta kaleme aldığım ‘Futbol Büyük İskender’ini arıyor’ yazımda Gordion düğümüne benzettiğim Türk futbolunun sorunlarının çözümünü Makedonyalı lider İskender’in hikâyesiyle anlatmıştım. Kimsenin çözemediği düğümü İskender kılıcıyla kesmişti.
Ama düğümü çözmenin sorunu çözmek ile aynı şey olmadığını da anlatmıştım.
Karmaşık görünen sorunlara bulunan kolay ve kestirme çözümlere örnek olarak İskender’in kılıcı bir sembol olmuştu.
Demirören göreve geldikten sonraki ilk yazımda “Demirören yumurtayı dik tutabilecek mi” diye sormuş şunu anlatmıştım: Kolomb’un da bulunduğu yemek masasında yumurtanın dik tutulup tutulamayacağı tartışılır. Kimse bunu başaramaz. Sıra Kolomb’a gelir. Kolomb yumurtayı alır, ucunu tabağın üstüne hafifçe vurarak yassılaştırdı ve yassı kısmını tabağa yerleştirdi. Elini yumurtadan çektiği halde, yumurta dik vaziyette dengede duruyordu. Hepsi bağırarak, “Bu zor bir iş değil ki!” derler. Kolomb gülerek, “Doğru, bu zor bir iş değil. Zor olan, bunu düşünebilmektir!” diye cevap verir.
Yazım kısacası şu cümlenin cevabını arıyordu: “Bakalım Demirören de Kolomb gibi yumurtayı dik tutabilecek kolay ve kestirme bir çözümü bulabilecek mi?”
Ve Demirören yönetimi iki ay içerisinde bir “çözüm” geliştirip yumurtayı masaya koydu. Tabii her taraftan fırtınalar esti. Üstelik Demirören göreve gelirken oy verenler bu yol haritasının aşağı yukarı böyle olduğunu bilmiyorlar mıydı? Herkes Demirören’den bir Kolomb yaratmak istememiş miydi?
İşte bu ortamda ağır bir hücum pres altında olan “savunma tarafı” ile konuştum. Federasyon’un Demirören’den sonra gelen önemli isimleri, özellikle UEFA’nın Beşiktaş kararından sonra daha bir güvenle, yapılan eleştirilerin haksız olduğunu ifade ediyor. “Aydınlar yönetimi 8 aydır bir türlü disiplin kuruluna sevk yapmazken, “niçin takımlar disiplin kuruluna sevkedilmiyor” denilirken bugün niçin 16 takımın sevkedildiğini tartışıyoruz. Hangisi daha cesaret verici?” diye soruyorlar. “Zaten suçu olmayan bir kulübün endişe etmesi de gereksiz” diye ekliyorlar.
Ben işin daha fazla teknik boyutuna girmeyeceğim ama şu kadarını söyleyeyim: Bu Federasyon yetkilileri ilk kez sorunun çözümüne çok yaklaştıklarını düşünüyorlar. Ayrıca, yazımı refere ederek “Demirören yumurtayı dik tuttu hem de altını bile kırmadan” diyecek kadar da kendilerine güveniyorlar.
Ya yumurta kırılırsa? O zaman vay halimize..
Sekiz aydır Sirkeci Garı’nda paslanmış olarak bekleyen federasyon treni Lyon’a ulaşmak üzere yağlanarak yola çıkarıldı. Hem de daha ilk kalkışta ve sınırı geçmeden itibaren yediği bomba atışları ile. Bu trenin istasyona sağ salim ulaşması hepimizin dileği olmalı.