Futbol altın ise Olimpiyat elmastır
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Ömer GÜRSOY Futbol altın ise Olimpiyat elmastır

Futbol altın ise Olimpiyat elmastır

Ömer Gürsoy- 6 Haziran 2012 Türk sporunda Volkan Demirel’in foto muhabirine “evden aldırırım sözlerinin” gerisinde kalan çok önemli gelişmeler yaşandı geçen hafta.

 

Birincisi Beşiktaş’ın mali gerekçelerle Avrupa liginden bir yıl mahrum bırakılması. Bu konuda onlarca yazı yazdık, birilerinin makyajlayarak ‘marka değerinden’ bahsettiği dönemlerde kulüplerin mali disiplinsizliğinin eninde sonunda başımıza patlayacağını söyledik, “Tünelin ucundaki ışık değil hızla üzerimize gelen tren” dedik. Temel’in mezar taşında yazdığı gibi “ne oldi, bu da bize ders oldi” mi? diyelim ve başka bir trene geçelim.

Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin Kanada’da düzenlediği Genel Kurulu’nda Tokyo ve Madrid ile birlikte İstanbul aday şehir olarak açıklandı. Daha önce Euro 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası için de aday olmuştuk. Şimdi elimizde nur topu gibi iki çocuğumuz oldu. Ama bu iki çocuğu da birden yaşatma şansımız yok. Çünkü gerek UEFA Başkanı gerekse de IOC Başkanı ayrı zamanlarda yaptıkları açıklamalarda ağız birliği etmişçesine Türkiye’nin 2020 yılında sadece bir organizasyonu düzenleyebileceğini söylediler.

Bir tarafta futbol, diğer tarafta Olimpiyatlar.

Tren örneğinden devam edelim.

‘Raşit Efendi adında Devlet Demir Yolları’nda özel üniformasıyla makasçılık yapan birini; bir Demir Yolları Müfettişi, ayaküstü testten geçirmek istemiş ve aralarında şöyle bir diyalog geçmiş:

- İki trenin aynı hatta karşılıklı gelmekte olduğunu görürseniz ne yaparsınız?
-  İki trenden birini, makası açarak yandaki bekleme hattına alırım.

- Tamam da, ya makas çalışıp açılmazsa?

- Hemen semaforların “dur” işareti veren kırmızı lambalarını yakarım.

- Çok güzel ama ya bir elektrik kontağı nedeniyle lambalar da yanmazsa.

- Makinistleri uyarmak için, tehlike işareti veren fişekleri patlatırım.

            - Yağmurda ıslandıkları için, fişekleri de patlamazsa?

-Artık çare kalmadığı, elden de bir şey gelmediği için eşi dostu çağırırım ve çalılıkların arkasından iki trenin nasıl çarpıştığını seyrederiz; bir daha kim nasıl görecek böylesine unutulmayacak bir manzarayı?’

İki tren süratle birbirlerinin üstüne geliyor. Eğer trenlerden birisi usta bir manevra ile durdurulamazsa veya birisi yoldan çekilmezse kafa kafaya çarpışacaklar.  

Peki hangi tren yola devam etmeli? Diyelim ki, bir trenimizde altın var, diğerinde elmas. Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz?

Bir tarafta bir kıtayı sadece Avrupa’yı kapsayan, diğer yanda beş kıtayı kapsayan bir organizasyon.

Şimdi bir elit sporcuya sorun bakalım, en çok hangi madalyayı boynuna takmak ister; Avrupa Şampiyonluğu mu, yoksa Olimpiyat madalyasını mı?

Peki devlet Avrupa ve Olimpiyat Şampiyonu olan bir halterciye kaçar madalya ödül veriyor?

Bugün hemen hemen her branşta dünya sporuna hükmeden İspanya bu gelişmeyi Avrupa Futbol Şampiyonası sonrası mı ulaştı yoksa 1992 Barcelona Olimpiyatları öncesinde kurdukları yapılanma ile mi?

Böyle yüzlerce örneği verebilirim. Şimdilik bu kadarı yeter. Ben bu tercihi yapacak makasçı da değilim. Peki isminde spor geçen onlarca derneğin, komitenin, kurumun(TSYD, ADKF, Spor Akademeleri v.s.) bu konuda sesinin çıkmamasına da ne demeli? Öte yandan tarihimizde Olimpiyatlara hiç bu kadar yaklaşmamışken büyük bir trajedi yaşayan futbol lobisinin çok gerisinde kalmasında yıllardır kabuğuna çekilmiş Olimpiyat Komitesi’nin de nerede yanlış yapıyoruz diye sormasında fayda var.Komite’nin mücadelesi yurt dışından daha çok ülke içinde olacağı açık.

Bana göre makas hemen değiştirilmeli ve “nasıl bir olimpiyat yapacağız” sorusuna odaklanılmalı.

2 yıl önce Londra’ya gidip gördüm. Londra Olimpiyatları CEO’su olimpiyat vesilesi ile daha az gelişmiş olan Doğu Londra’yı nasıl ihya edecekleri üzerine projelerini, yapacaklarını anlatınca “vay be, bir olimpiyat ve vizyon ülkeleri nerelere götürüyor” diye hayran kaldık ve ülkemize hayıflandık.

Üzerime gelen trenlerden kaçabilmek, daha da önemlisi treni doğru makasa geçirebilmek için daha fazla kaybedecek zamanımız yok.

Elmas için, Olimpiyat için hemen şimdi…{jcomments on}

 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  4417  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ömer Gürsoy Pazartesi, 21 Haziran 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 1086 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58143398

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1