Olayları Çıkartanlar
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Ahmet TALİMCİLER Olayları Çıkartanlar

Olayları Çıkartanlar

Ahmet Talimciler- 24 Aralık 2012 Türkiye’de spor sahalarında gerçekleşen şiddet olaylarının arkasından her ne hikmetse hep aynı ifadeler kullanılır: ‘Bu olayları çıkartanlar X takımının taraftarları değildir’.


 İşin ilginç olan noktası bu açıklamanın sadece medya tarafından kullanılmamasıdır, kulüp yönetimleri de, federasyon yetkilileri de hatta devletin yetkili mercileri de ağız birliği etmişcesine aynı ifadeleri kullanırlar. Oysaki şiddeti belirsizleştirmek, tanımsızlaştırmak yaşanan şiddetin meşrulaştırılma sürecini hızlandırmaktadır. Özellikle yaşanan olaylar sonrasında medyada kullanılan ifadeler ve bu görüntülerin üzerine yapılan yorumlar çok dikkat çekicidir. Olayları çıkartanların X takımın taraftarı olmadığını söylemek suretiyle hem olayları çıkartanlara yönelik bir söylem geliştirilmekte hem de olay çıkartan takımın kamuoyu önünde rencide olmaması sağlanmaktadır. Yapılan yorumlarda ‘kendini bilen taraftarların böylesine insanlık dışı uygulamalara başvurmayacağına’ vurgu yapıldıktan sonra olayla ilgili olan takımın aslında ne kadar çok fair play’i öne çıkartan ve rakibine saygı duyan bir takım olduğu üzerinde durulur. Asıl saptama ise tam da bu noktadan sonra gelir; …işte bu yüzden bu olayları çıkartanlar X takımının taraftarları değildirler. Oysa böylesi bir yaklaşım kullanılarak şiddet ortadan kalkmamakta tam tersine olanlar sanki ortada olmayan özne/özneler tarafından çıkartıldığı gibi bir hava yaratılmaktadır. Tıpkı ‘Trafik Canavarı ve Kader Kurbanı’ tanımlamalarında olduğu gibi sanki yaşananlarla hiç alakası olmayan biri ya da birileri bütün bu olanlara neden olmaktadır ve onlara suç yüklendiği takdirde sorun ortadan kalkmaktadır.

Ülkemizdeki futbol sahalarında yaşanan ve oradan bütün spor sahalarına sıçrayan şiddeti azaltabilmenin yolu, şiddetin net bir biçimde tanımlanması ve olaylara karışanlar hakkında tutarlı yaptırımlar uygulanabilmesinden geçmektedir. Bunun ilk adımı yasal düzenlemeler oluşturmaktan ziyade oluşturmuş olduğunuz yasaları uygulayabilme kararlılığıdır. Güvensizliğin had safhada olduğu bir toplumsal iklimde gerilim ve şiddet, toplumsal hayatı sürekli olarak tehdit edecektir ve bu tehdit spor sahalarında da uygun atmosfer içerisinde hızla yayılacaktır. Kitlelerin adalet algıları üzerinde yaşadıkları ikilem futbol sahalarında da kendi adaletlerini gerçekleştirme biçimine bürünebilmekte ve futbol üzerinden yaşanan tartışmalar, üretilen komplo teorileri her geçen gün biraz daha fazla artmaktadır. Adalet algısının en net biçimde zedelendiği alan hakemler ile federasyonun ilgili organlarının vermiş olduğu kararların yarattığı çifte standart duygusudur. Bu duyguya medyanın yayınlarındaki çifte standardı ve fanatizmi besleyen dilini de eklediğinizde karşınıza her geçen gün ‘ötekileştirilen’ taraftar ve takımlar çıkmaktadır.

Futbol sahalarında yaşadığımız şiddet ile mücadele edebilmenin yollarından bir tanesi bu alandaki aktörlerin olaya nasıl yaklaşmakta olduğunun tespit edilmesidir. Genel olarak bütün aktörlerin yaşanan olayların sorumluları olarak bir diğer aktör ya da aktörleri göstermeleri, sürecin çözümsüzlüğünde etkili olmaktadır. Güvenlik güçlerinin yönetimleri ve medyayı, Medyanın yönetimleri ve güvenlik güçlerini, Taraftarların medya-yönetimler ve güvenlik güçlerini, Yönetimlerin medya ve güvenlik güçlerini suçladığı bir ortamda çözümden çok çözümsüzlüğün hakim olması kaçınılmaz gözükmektedir. Hiç kimsenin samimi olmadığı bir ortamda, şiddet hızla yayılmakta ve yaşananlardan herkes fazlasıyla etkilenmektedir.

Futbol ve futbol sahalarında yaşananlar aslında olayın görünen ya da başka bir deyişle görünmesine müsaade edilen boyutudur. Asıl gerçeklik için daha derinlere inmek ve olan biteni yakalamak gerekmektedir. Bu yapılmadığı müddetçe de, çıkartılan ya da çıkartılacak yasalarla futbol sahalarındaki şiddetin önüne geçilemez. Olayları çıkartanları belirsizleştirme anlayışı ile şiddet ortadan kalkmaz tam tersine şiddet kullanan grupların kendilerini altlarındaki genç kitlelerin gözünde daha önemli hale getirecek etkiler yaratılır. Bu öylesine büyük bir kartopu etkisi yaratır ki, ‘bizim istediğimizi yapmazsanız sahayı kapattırırız, olay çıkartır ceza aldırırız’ gibi eylemleri tetikleyebilir. Bu anlayışın meşrulaştırılmasına olanak sağlayan seyircisiz oynama cezası gibi uygulamalar da işin tuzu biberi niteliğindedir. Güvenlik güçlerinin sayısının arttırılması ya da rakip takım taraftarlarının stadyumlara, spor salonlarına alınmaması spor sahalarındaki şiddeti ortadan kaldırmamaktadır. Şiddetle mücadele edeceksek hep birlikte topyekun bir anlayış içerisinde adaleti ve eşitliği ön plana çıkartacak bir stratejiyi hayata geçirmek durumundayız. Yaşanan tüm gelişmelerin odak noktasını stadyumlarda ve spor sahalarındaki taraftarların/insanların haklarının korunması olduğu gerçeğini göz ardı etmemeliyiz.

Futbolda şiddetin önlenmesinin temel konsepti stadyumda şiddetin önlenmesi ve maçların sağ salim oynanması değildir. Bu konuda da sahte uzmanlıklar, küçük kapsamlı kısa vadeli, göstermelik ve başarısız projeler üretilmiştir. Ne kulüplerin ne de sorumlu devlet yönetimlerinin elinde şiddetin önlenmesinde rehberlik edecek ve bir yol haritası oluşturacak sistematik veri kayıtları bulunmaktadır. Türkiye’de futbol sahalarının, toplumsal hayatın içindeki şiddetin yansıtıldığı mekânlar olarak kullanıldığını ve bu doğrultuda çıkan olaylar ile bu olayları çıkaranlar hakkında daha fazla bilgi sahibi olmamız gerektiği gerçeği artık görülmek zorundadır.{jcomments on}

 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  4651  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Prof. Dr. Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 967 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58094488

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1