Sporda Özelleştirmeyi Tartışmalıyız
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Ömer GÜRSOY Sporda Özelleştirmeyi Tartışmalıyız

Sporda Özelleştirmeyi Tartışmalıyız

Ömer Gürsoy- 30 Ağustos 2012- Amerika’da Ronald Reagan’ın, İngiltere’de Margaret Thatcher’ın başlattığı özelleştirme furyası 80’li yıllarda hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinde önemli bir rol üstlenmiştir. Ülkemizde de Rahmetli Özal’ı da etkisi altına alan bu özelleştirme rüzgarı bugünlerde devlet tiyatrolarının özelleştirmesi tartışmasına kadar geldi.

Sümerbankların satılmasından, Türk Telekom’un özelleştirilmesi, hava ulaşımında havaalanı inşaatlarının yap-işlet-devlet modelleri ile yapılması, enerji sektöründe devlet garantili doğalgaz çevrim santralleri, elektrik dağıtım bölgeleri ve üretim tesislerinin özelleştirilmesi sağlık sektöründe kamu-özel sektör ortaklıkları derken bu rüzgârdan etkilenmeyen tek bir kesim kaldı: Spor Sektörü.

Gençlik ve Spor Bakanlığı, Olimpiyatlarda alınan başarısız sonuçlar çerçevesinde “Kendimizi Dinliyoruz” başlığı altında bir nevi arama konferanslarına başladı. Bürokratlardan Federasyon Başkanlarına, Akademisyenlerden Medyaya kadar birçok kesimin dinleneceği bu toplantıların sonucunda büyük yapısal değişiklik önerileri ve kararlar çıkacak mı bilmiyorum ama Türk sporunda artık farklı şeyleri söylemeli ve tartışmalıyız.

Sporda özelleştirme de bunlardan birisi.

Özelleştirme kısaca herhangi bir devlet faaliyetinin özel sektör tarafından gerçekleştirilmesini ifade eder.

Daha çok teknik detaylara boğulmadan meramımı anlatmaya çalışacağım: Son 10 yılda devletin genel bütçeden spora aktardığı payda önemli artışlar sağlandığını biliyoruz. Bununla beraber özellikle İddia’nın hayata girmesiyle Türk sporuna önemli bir kaynak da girdi. Birçok tesis bu dönemde yapıldı. Mesela Erzurum’a 700 milyon lira değerinde kayak tesisleri, Trabzon Gençlik Oyunları için 300 milyon lira değerinde tesisler ve şimdi de Akdeniz Oyunları için Mersin’e 300 milyon liralık bir harcama daha yapılacak.

Ancak Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımlarına rağmen ülkemizde spor yapacak tesislerimizin nicelik ve niteliği Avrupa ülkelerinin çok ama çok gerisinde. Spor Bakanlığı’nın yatırım bütçesine bakarak bu tempoyla bile spor tesislerimizi ancak 30 yıl içerisinde tamamlayabileceğiz.

Üstelik mevcut tesislerimizi de randımanlı işlettiğimiz söylenemez. Mesela Erzurum’da ki 700 milyon liralık tesisleri hala hangi kurumun işleteceği belli olmamakla beraber bir devlet kurumu dışında bir arayış olduğunu da sanmıyorum. Birçok eksikliğine rağmen belki de bugün Avrupa’nın en güzel Tenis Akademisi olacak Trabzon Beşirli’de yapılan tenis kortlarının bugün işler acısı durumunu da bizzat gördüm.

Bu örnekler şunu gösteriyor ki, hem mevcut tesislerimizi randımanlı işletmeliyiz hem de spora yeni kaynaklar yaratmak mecburiyetindeyiz.  

Yıllar önce İngiltere’de yönetiminin İşçi Partisi’nden Muhafazakâr Partiye yani Thatcher ile birlikte liberal ekonomiye geçmesiyle spor da liberal akımdan etkilendi. Thatcher’ın, devletin spordan mümkün olduğunca ellerini çekerek bu alanı özerk ve konusunda uzman kişilere bırakma planı spor politikasını şekillendirmişti. Bu plana göre, devletin ve yerel yönetimlerin elinde bulunan spor tesisleri sınırları hükümet tarafından çizilen şartlar altında ihaleyle özel şirketlere kiralanmıştı.

Biz de, Seyrantepe’yi Galatasaray’a, Saraçoğlu’nu Fenerbahçe’ye, İnönü’yü Beşiktaş’a satalım. Yarattığımız kaynakları sporun diğer alanlarında kullanalım. Erzurum Kayak Tesislerin işletmesini özel sektöre devredelim. Yıllardır ağzımızdan düşmeyen “32 ile havuz yapma” işini yap-işlet yöntemiyle özel sektöre yaptıralım.{jcomments on}

Tiyatroda özelleştirme isteyen Başbakan Erdoğan’ın sporda da aynı refleksi göstereceğine inanıyorum. Liberal ekonomiye yönelmiş bir ülkede devletçi bir spor politikası tezat oluşturmaz mı?

 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  5928  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ömer Gürsoy Pazartesi, 21 Haziran 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

esitsizliktanitim

aksartbmmraporbanner

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer

Kimler Sitede

Şu anda 1965 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 55379648

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1