Teniste Bir Şeyler Kımıldıyor
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Ömer GÜRSOY Teniste Bir Şeyler Kımıldıyor

Teniste Bir Şeyler Kımıldıyor

Ömer Gürsoy- 7 Eylül 2012 İtalyan filozofu Papini, Einstein’la yaptığı bir konuşmada diyor ki, “rölativite, evren, fizik teoriler…


Ben bunlardan bir şey anlamıyorum. Siz en büyük fizik âlimi olarak evren hakkında herkesin anlayabileceği şekilde çok kısa olarak bütün bunları ifade eder misiniz?” Einstein derin derin düşünüyor ve “Bütün fizikî olayları tek bir cümlecikle ancak şöyle özetleyebilirim: Bir şey kımıldıyor!”

Hangi alanda olursa olsun yıllardır atıl kalan konuların az da olsa hareketlenmesi üzerine hemen Enstein’in bu ünlü sözüne başvururum: “Bir şeyler kımıldıyor.”

 “Türk tenisinde ne oluyor?” diye sorsalar herhalde en doğru cevap Einstein’in dediği gibi “bir şeyler kımıldıyor” olurdu.

Tüm dünya şu sıra birbirinden çekişmeli Amerikan Açık Tenis Turnuvası’nda Federer, Djokoviç, Murray’ı, Sharapova’yı, Serena Williams’ı büyük bir hayranlıkla izlerken bizim ülkemizde de tenisin geleceğine yönelik çalışmalar yapılıyor.

Bir çok dalda olduğu gibi Tenisin de ülkemizde gelişmesi için birçok projeye imza atan Turkcell, hafta sonu İstanbul’da iş dünyasının liderlerini, düzenleyeceği turnuva da bir araya getiriyor. Aynı zamanda eski bir milli tenisçi olan Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Koray Öztürkler’in tenise verdiği özel önem ve destekle Turkcell, bu alana büyük katkı yapmaya devam ediyor. Geçen yıl ilki düzenlenen turnuvaya, dünya sıralamasında üç numaraya kadar yükselen ve Roland Garros’da daha önce iki kez şampiyonluğa ulaşan eski İspanyol tenisçi Sergei Bruguera ve Türkiye’nin bir numaralı tenisçisi Marsel İlhan da gösteri maçı yapacak. Daha da önemlisi “Bruguera ile tenis klinik” etkinliği ile adeta bazı Türk tenisçilerine check-up yapılacak.

 

Daha önce bir kez daha yazmıştım. Tenis, 58 ülkeye yayın yapan Eurosport’un 2012 yılında 1700 saat ile en çok yayınladığı branş. Ne yazık ki biz kendi sporcularımızı ekranlarda izleyemiyoruz. Neredeyse her 3 ayda bir yapılan bir dünya şampiyonası olarak adlandıracağımız Grand Slam’de mücadele edecek Türk tenisçilerinin ülkenin tanıtımı için de ne kadar katkı yapacağı ortada.

Bu yolda önemli çalışmalar yapılıyor, ama yapacak daha da çok işimiz var.

Mesela, Mart ayında Clup Alibey’de 10-12-14 yaş grubu ve büyükler hafta sonu turnuvasına 1000’i sporcu olmak üzere antrenör ve ailelerle birlikte 1700 kişi katıldı. Neredeyse her hafta Türkiye’nin çeşitli yerlerinde yüzlerce tenisçinin katıldığı turnuvalar yapılıyor.Belki de ailelerin bu kadar içinde olduğu başka bir spor dalı olduğunu sanmıyorum.

Yine 2012 yılı içerisinde Ankara, İstanbul ve İzmir’in dışında Konya, Ağrı, Trabzon, Erzincan, Gaziantep, Tekirdağ ve Denizli’de peşi sıra 10 bin dolar ödüllü uluslararası ve profesyonel turnuvalar organize edildi. Bu turnuvalar ile bir yandan Anadolu şehirlerimizin ekonomilerinde bir hareketlilik yaşanırken diğer yandan da dünya tenisinin altyapısı ülkemizde dönmeye başladı.

Bununla da kalınmadı ve Tenis Federasyonu bu ay içerisinde içlerinde Erzurum, Erzincan, Diyarbakır gibi illerin bulunduğu 24 ilin katılımıyla “Tenis Doğu Ligi”ni başlatıyor. Toplumun sporla entegrasyonu kapsamında da çok önemsediğim bu ligi ilgiyle takip edeceğim.

Bu kımıldamalar elbette bizi dünya tenisinde bir yerlere getirecektir. Ama daha çok eksikliklerimiz olduğu da ortada. Mesela hala ülkemizde performans tenisçisi yetiştirecek, Roland Garros’lara taşıyacak bir sistem ve Tenis Akademileri yok. Bazen soruyorum: “Acaba Roger Federer Türkiye’de doğsaydı ne olurdu?” diye.

Ne yazık ki kaybolur giderdi. 8 yaşında tenise başlayan Federer, 13 yaşında İsvçre Tenis Akademesi’ne alınır. Bir yandan günde en az 5 saat süren tenis antrenmanlarını sürdürürken diğer yandan tenisçiler için özel olarak hazırlanan okul müfredatını takip ederek bugünlere kadar geldi. Bir ülkenin 80 yıldır uluslararası alanda bir tenisçisinin olmaması size de ilginç ve hayret edici gelmiyor mu?

Pazar günü, 8 yaşındaki tenisçi oğlumla Sergei ve Marsel’i izlemek için ‘Liderler Turkcell’le Buluşuyor’ aktivitesine katılacağım ve yol boyunca şu soruların cevabını arayacağım:

Kulüplere 200 milyon dolarlık stat yapan devlet niçin Türk tenisinin gelişmesi için tenis kortları yapmaz? Neden Tenis Akademileri oluşturamıyoruz? Tenis Federasyonu niçin bize özgü bir ‘Türk Tenis Sistemi’ oluşturmaz?

Türk tenisindeki kımıldamaların anlamlı ve sürekli olabilmesinin sırrı da bu soruların cevabında yatıyor.{jcomments on}

 

 

 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  4935  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ömer Gürsoy Pazartesi, 21 Haziran 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

esitsizliktanitim

aksartbmmraporbanner

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer

Kimler Sitede

Şu anda 1811 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 55376965

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1