Şiddet Sarmalı Hepimizi Boğuyor!
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Ahmet TALİMCİLER Şiddet Sarmalı Hepimizi Boğuyor!

Şiddet Sarmalı Hepimizi Boğuyor!

siddet1

Ahmet Talimciler- 24 Şubat 2015 Son bir haftadır hunhar bir cinayete kurban giden Özgecanımızın arkasından tüm yurtta yükselen haykırışlarla bir kez daha kadın ölümlerini konuşmaya başladık.

Yaşananların ne kadar vahşice olduğunu, içimiz kan ağlayarak okuduk, dinledik. Sıra olan biteni anlamaya geldiğinde ise yine bildik ifadeler üzerinden durumu kurtarmayı seçtik.

 

Sorunun çok daha derinlerde bir yerlerde olduğu gerçeğini bir kez daha es geçtik. Konuşmaya başlayanların en ağır şekilde cezalandırmalılardan, idamın geri getirilmesine, suçu işleyenlerin diğer suçluların ellerine verilmesine kadar giden arada kadınların silahlanmasına uzanan sözleri ekranlarda yankılandı. 

 

Olan bitenlerden medyanın yayınladığı dizileri sorumlu tutanlardan, Amerika’da da oluyor yorumlarında bulunanlara dek pek çok ipe sapa gelmez örneği de gördük. Aslında tüm bu yaşananlar toplumsal hayatının her alanının şiddet ürettiği ve şiddetin normalleştirildiği bir ülkenin kendi kendisiyle imtihanıdır. Gördüklerimiz, işittiklerimiz buzdağının sadece üstünde yer alan kısmının yansımalarıdır.

 

Durum göründüğünden çok daha vahimdir ve çok daha fazla üzerinde çalışılmayı hak etmektedir. Kendisi gibi olmayan, düşünmeyen, inanmayan insanlara karşı hoşgörülü olduğunu söylediğimiz ancak bırakın bütün bu farklılıkları, kendi benzerleriyle bile sağlıklı bir ilişki kuramayan bir yapı ile karşı karşıyayız. Evde, sokakta, okulda, kışlada, trafikte, spor sahalarında kısaca hayatımızın her yanında şiddete maruz kalıyoruz ve yaşadıklarımız hayatlarımızın herhangi bir anında bize tekrar geri dönüyor. Bazılarımız olan biteni ufak tefek yara berelerle, duygusal travmalarlaatlatıyor, bir kısmımız ise ne yazık ki şiddetin kurbanı olarak yaşamlarını kaybediyorlar. İnsan hayatının son derece ucuz olduğu ve yaşam ile ölüm arasındaki çizginin ‘kim vurduya giderek belirlendiği’ bir ülkede işimiz her defasında Allaha havale ediliyor. ‘Bir bebekten katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz kardeşlerim’ diyordu RakelDink, biricik aşkını son yolculuğuna uğurlarken, bir kısmımız bu sözlerin ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, başka bir kısmımız ise söze değil doğrudan söyleyenin kimliğine bakıyordu. Son dönemde giderek artan ayrışma ve kullanılan nefret dili sonrasında acılarını bile ortaklaşa yaşayamayan bir ülkeden söz etmemiz gerekiyor.

 

Söylendiği gibi herkesin birbirinin acısı ile hemhal olduğu bir ülke değiliz ve giderek de hassasiyetlerimizi kaybediyoruz. Şiddet sarmalı içerisinde her an boğuluyoruz ve barışçıl bir toplumu hayata geçirebilecek bir güce de sahip değiliz. Bizdeki anlayış şiddetin şiddetle ezilmesi ve şiddetin baskıyla ortadan kaldırılabileceği düşüncesi üzerinde temellenmiştir ve öyle devam etmektedir. Şiddetin başta şiddet dili kullanılarak ve çıkartılacak olan yasal düzenlemeler ile ortadan kalkmayacağı, tam tersine toplumsal hayatın içerisindeki şiddetin görünürlüğünü ve şiddetin normalleştirilmesini hızlandırdığını geçmiş deneyimlerimiz fazlasıyla göstermiştir

 

Spor sahalarında ortaya çıkan şiddet olgusu üzerinde her defasında toplumsal hayatımızın ürettiği şiddetin görmezden gelinmemesi gerektiğini belirttim. Şiddetin sokaktan, aileden, okuldan, trafikten spor sahalarına taşındığını, bazen de spor sahalarından taşarak gündelik hayatımızın içerisine müdahil olduğunu söyledim. Her defasında kaybettiklerimizin ardından aynı sözleri duymak istemiyorsak, şiddetle yaşayan ve onu besleyen bu kültürü tartışmak zorundayız. İnanç, ideoloji, etnik kimlik, cinsel tercihler vb. gibi yaklaşımlar üzerinden yapacağımız her türlü çıkarımla birlikte kendimizi aklama çabası biraz daha fazla şiddete bulaşmamızı ve hayatımızın içinden çıkılmaz bir hal almasını hızlandıracaktır.{jcomments on}

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  2691  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Prof. Dr. Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 1204 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58185753

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1