Çocuklara Kıymayın Efendiler!
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Ahmet TALİMCİLER Çocuklara Kıymayın Efendiler!

Çocuklara Kıymayın Efendiler!

kids and soccer

Ahmet Talimciler- 27 Nisan 2015   Her fırsatta dünyanın çocuk bayramına sahip tek ülkesi olmakla övünüyoruz ancak iş bu çocuklara yaşanası bir ülke/dünya bırakma aşamasına geldiğinde ne yazık ki durum tersine dönüveriyor.

Türkiye İstatistik Kurumunun(TUİK) verilerine göre Türkiye nüfusu 2014 yılı sonunda 77.7 milyon iken çocuk nüfusumuz 22.8 milyon ve toplam nüfus içerisindeki oranı %29.4. TUİK’in Gelir ve Yaşam Koşulları araştırmasının verilerine göre, Türkiye’deki toplam 16 milyon 706 bin yoksul nüfusun içindeki çocuk oranı %44.3. Bölgeler arasındaki farklılık da bir hayli dikkat çekici: Güneydoğu Anadolu bölgesindeki yoksulluk içindeki çocuk nüfusunun oranı %55.8 iken bu rakam Batı Marmara bölgesinde %30.4’e düşüyor.

 

Bir başka dikkat çekici istatistik ise cezaevine giren çocuk sayısındaki artışta kendisini gösteriyor. 2013 yılında ceza infaz kurumuna giren hükümlü sayısı 161 bin 711 iken, çocuk hükümlü sayısı 6 bin 132 oldu. Ceza infaz kurumuna giren hükümlüler arasında 12-17 yaş grubundaki çocukların 2009’daki oranı %1,5 iken, 2013 yılında %3.8’e yükseldi. Cezaevine giren çocuklarda hırsızlık %35.3 ile ilk sırada yer aldı. Hırsızlığı %14.5 ile yağma ve %11.2 ile yaralama izledi. Yaş grupları dikkate alındığında, çocuk hükümlülerin %18.5’ini 12-14 yaş grubu, %81.5’ini de 15-17 yaş grubundaki çocuklar oluşturdu.

 

Rakamların 23 Nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı gününde gazetelerde yer almış olması, çocuklarımıza yaşattıklarımızın bir tokat gibi yüzümüzde patlamasıdır. Bir günlüğüne koltukları çocuklara devretme tiyatrosuna son verip çocuklarımıza gerçekten barış, sevgi ve huzur içinde yaşayabilecekleri bir ülke inşa edelim. Hamaseti, ucuz politik ayak oyunlarını ve ikiyüzlülüğü bir tarafa bırakmak suretiyle, en değerli varlıklarımız olan çocuklarımıza karşı dürüst olalım.

 

Çocuklarımız, tıpkı yazımızın başlığında kullandığımız büyük şairimizin dediği gibi ‘rahatça şeker de yiyebilsinler’. Ya da ekmek de alabilsinler, okullarına da gidebilsinler, hepsinin ötesinde rahatça gönül ferahlığıyla oynayabilsinler. Oynayabilsinler ki oynamanın çocuk ruhlarında yarattığı etki ile birlikte hayata karşı bir duruş gerçekleştirebilmeyi öğrensinler.

 

Çocuklar oynayarak öğrenirler ayrıca oynamanın hazzıyla birlikte hayata, dünyaya ve kendilerine dair yeni şeyleri de keşfederler. Sokakta, okulda ve evde oynayamayan çocukların sayısını her geçen gün biraz daha fazla arttırıyoruz ve ardından çocuklarımızın kendi içlerine kapanmaları, şiddete meyilli olmaları karşısında şaşırıp kalıyoruz. Enerjilerini atmayı beceremeyen, koşamayan, ellerini kullanmayı beceremeyen çocuklar yetiştirdikten sonra obezite, kalp, tansiyon, şeker ve benzeri sorunlarla boğuşan çocukların haberlerini gördüğümüzde ‘bizim zamanımızda çocuklar böyle değildi, şimdi neden böyle oldular?’ diyerek failleri dışımızda aramayı sürdürüyoruz. Ama en çok da spor/futbol tutkusunu aşılamak için onları götürdüğümüz stadyumlarda/spor salonlarında canlarını yakıyoruz.

 

Çocuk ruhlarında kapanması güç olan travmaların açılmasına, hayatları boyunca bu müsabakalardan uzak kalmalarına yol açacak izler almalarına neden oluyoruz. 23 Nisan 2015 Perşembe günü İzmir’de Fenerbahçe ile Galatasaray kadınlar voleybol karşılaşmasına ailelerinin yanında giden çocuklarımız, kendilerini taraftar zanneden iki takıma mensup mahluklar nedeniyle en mutlu günlerinde şiddete, öfkeye, küfre maruz bırakıldılar. Hiç kimse onların minik ruhlarında yaşadıklarının hesabını veremez! Ezeli rekabetiniz de, takım sevginiz de yerin dibine batsın! Birbirinize duyduğunuz karşılıklı nefretin son kurbanı olarak çocuklarımıza kıymayın! Hayatımızın her alanında olduğu gibi spor alanında da çocuklarımıza kıyılmasına izin vermeyelim!!!{jcomments on}

 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  2787  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Prof. Dr. Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 826 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58196042

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1