Beklenenler, Yaşananlar, Gerçekler
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Ahmet TALİMCİLER Beklenenler, Yaşananlar, Gerçekler

Beklenenler, Yaşananlar, Gerçekler

haberAg9QsR

Ahmet Talimciler- 23 Kasım 2015 Bir hafta önce terör Avrupa’nın kalbinde önümüzdeki yıllar boyunca etkileri silinmeyecek denli büyük bir yaranın oluşmasına yol açtı.

 

Eğlenmek, yemek yemek için sokaklara çıkan masum insanları hedef almak suretiyle insani değerleri bir kez daha yerle bir etti. Özgürlüklerimizin biraz daha elimizden alınmasının normalleştirici koşullarının yaratılmasına katkıda bulundu.

 

Farklı kimliklerin bir arada yaşayabilmesini savunan, özgürlüklerin çoğaltılmasını ve korunması gerektiği düşüncesinde olanların bir kez daha hayal kırıklığına uğramalarına neden oldu. Avrupa’da dolaşan İslamofobi düşüncesinin güçlenmesine bunun karşısında ise Müslümanların kendi saflarını biraz daha sıkılaştırmasının nesnel zeminini güçlendirdi.

 

Tüm bu olanların bizdeki karşılığını en güzel görebileceğiniz yerin sosyal medya platformu olduğunu görebilirsiniz.

 

Profil resmini Fransız bayrağının renkleri ile değiştirerek yaşananlara kendi pencerelerinden tepki verdiğini düşünenler ile olanların oluşmasında Fransız emperyalizminin rolünü hatırlatanlar.

 

Tam da bu olup bitenler üzerine denk gelen Türkiye-Yunanistan milli maçının öncesindeki saygı duruşu ile Yunanistan ulusal marşının okunması esnasındaki protestolar. Maç bitiminde Türkiye futbol direktörü Fatih Terim’in yapmış olduğu ‘Ne Oluyor Bize?’ açıklaması ve ardından olan bitenleri yorumlama girişimleri.

 

Nefret dilinin, Faşizmin tribünlerde karşılık bulduğunu, lümpen milliyetçiliğin yansımaları olduğunu söyleyen ve karşı mahalle üzerinden sadece kendi durmuş olduğu noktanın insani-evrensel değerler içerdiğini öne çıkartan bakış açısı.

 

Saygı duruşunda bir dakika insanca durmayı bile beceremiyoruz, değil diriye ölüye bile saygı duymuyoruz ve her defasında dünyaya rezil oluyoruz açıklamaları ile her defasında yaşadıklarımızın biraz daha normalleştirilmesine katkıda bulunan söylemlerin seçilmesi.

 

Bütün bunlar ve çok daha fazlası ülke olarak siyasal anlamda yaşadığımız yarılmanın her alana olduğu gibi tribünlere de yansımasından ibaret. Lafı hiç evelemeden şunu belirtelim; tribünlerde önce Konya’da ardından İstanbul’da ölenlerin anısına saygı duruşunda olan biteni protesto olarak görenler, gündelik hayatlarında da aynı duygulara ve bakış açısına sahipler.

 

Ankara’da patlamada ölen 102 kişi için ülkemizdeki insanların yüzde kaçının gerçekten üzüldüğünü ve yaşananı vahşet olarak değerlendirdiğini zannediyorsunuz. Ölenler için Orada ne işleri vardı? Düşüncesi ve çok daha fazlasını söylemenin yanı sıra öldükleri iyi oldu diye düşünen insanlardan söz ediyoruz. Benzer durum Fransa’da ölen 129 insan için de geçerli ve onlar da milyonlarca insanı katleden Fransız emperyalizminin ve PKK terörizmini besleyen anlayışın kurbanları.

 

Yıllarca onlar bu coğrafyada ve bizim ülkemizde olan biten karşısında üç maymunu oynadılar diye düşünen milyonlar. Amerikan merkezi araştırma şirketi Pew’in çeşitli Müslüman ülkelerde yaptığı IŞİD sempatisi ile ilgili araştırma bulgularına göre ülkemizde %8’lik bir kitle bu örgüte sempati duyduğunu beyan ederken, %19’luk bir kesim bu soruya fikrim yok yanıtını verebiliyor. Böylesi bir örgüt ve yaşananlar üzerine fikrim yok diyenleri de eklediğiniz de durum ülkenin dörtte birlik bir kitlesinin olan biteni nasıl gördüğünü göstermiş oluyor.

 

Dünyaya rezil olma, Faşizm, Lümpen milliyetçilik gibi ifadeler bu kitlenin umurlarında olmadığı gibi hiçbir biçimde onlara temas bile etmiyor.

 

Aynı ülkede yaşamaya, yüzde doksan dokuzu aynı dine inanmalarına, büyük bir kısmı aynı etnik kökenden gelmelerine rağmen bir ve bir arada olabilmesi giderek güçleşen insanların yaşadığı Türkiye. Ortak idealler ve acılar etrafında buluşmada bile ayrışan insanların ülkesinde sağlıklı bir toplum idealinden söz edilemez. Bir tarafta bireyciliğin tavan yaptığı bir bireysellik öte yanda ise içinde yaşadığı cemaatlerin altında kaybolan birey kimliği ve arafta kalanlar.

 

Durum sadece tribünler açısından değil gündelik hayatın her alanı açısından biraz daha karmaşıklaşıyor. Seyredenler olan bitene müdahil olamazlar, arafta kalan kitlenin daha fazla oyuna katılması, şekillendirmede rol alması gerekiyor. {jcomments on}         

 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  3096  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Prof. Dr. Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 816 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58190722

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1