Kader İle Sorumluluk Arasında Sıkışanların Ülkesi
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Ahmet TALİMCİLER Kader İle Sorumluluk Arasında Sıkışanların Ülkesi

Kader İle Sorumluluk Arasında Sıkışanların Ülkesi

Endustriyel futbol

Ahmet Talimciler- 20 Mayıs 2014 Kader İle Sorumluluk Arasında Sıkışanların Ülkesi Yaşadığımız her büyük acının arkasından benzer görüntüler ile sarsılmaya ve olan bitenleri kısa bir süre sonra unutmaya devam ediyoruz.

Hayatın değeri olmadığı bir ülkede yaşamak ve her defasında aynı sözleri tekrarlamaktan usanmamak herhalde bize özgü bir durum olsa gerek. Yapılan eylemi yerine getireni belirsiz hale getirmek yani sorumluluğu ortadan kaldırmak konusunda son derece yetenekliyiz.

 

Anahtar sözcüklerimizin başında Kader geliyor ve onu kullanmak suretiyle üzerimize düşenleri yerine getirmediğimizi bir başka ifadeyle kendi aczi yetimizi dile getirmiş oluruz. Sorumluluk almak cesaret ister, bedel ödemeyi gerektirir ve hesap vermeyi beraberinde getirir. Kültürel yapımızın kendini ifade etmekten kaçınan, kalabalığın arasında cesaret toplayan kişiler yetiştirmesi hiç de tesadüf değildir.

 

Eşit güçlerin mücadelesinin yaşanmadığı bir coğrafyada yetişenler için kendini ispat etmenin yolu eşitsizliği alabildiğince sürdürmektir. Baskın basanındır ifadesi tam da bu ruh halinin yansımasıdır. Kader ile sorumluluk arasındaki ilişkide kader ağır bastıkça ülkemizde analar ağlamaya devam edeceklerdir. Soma’da yanan yürekler için ülke çapında çıkan sesler ne kadar yüksek gibi görülürse görülsün güçlü bir sivil toplumun yansımasında olduğu kadar etkili değildir.

 

Bu ülkenin kaderi ve geleceği, ülke insanlarının demokrasi ve hesap verilebilirlik düşüncesi ile olan ilişkisine bağlıdır. Demokrasiyi ve katılımı hayatının her alanına yayamadığımız sürece sorumsuz sorumlular hayatlarımızı karartmaya, analarımızı ağlatmaya devam edeceklerdir. Afyon’da, Reyhanlı’da, Uludere’de ve son olarak Soma’da olanların üzerini sadece kader ile örtemeyiz. Bu ülkenin çocukları, gençleri, işçileri, askerleri, kadınları bir hiç uğruna ölüyorlar ve ölümler üzerinden her defasında biraz daha fazla ayrışıyoruz.

 

Acının yürekleri kor gibi yakan, burnumuzun direğini sızlatan, göz pınarlarımızı boşaltan etkisi bile siyasal çekişmelere yenik düşüyor. İnsanın değerinin olmadığı yerde ölümün, ölümlerin de değeri düşük hale dönüşür. Ülke olarak sorumsuzluk sarmalı içerisine gömüldükçe ölümlerimizi de normalleştirmek suretiyle ucuzlatıyoruz. Toplumsal belleğimiz unutma ve rahatlama ile huzur buluyor. Hızla unutuyoruz ve unuttuğumuz hızla birlikte yeniden unutacağımız ölümlerle karşılaşıyoruz. Her yeni kazanın ardından aynı cümleleri bir araya getirmeyi sürdürüyoruz.

 

Aynı görüntüler, aynı sahneler ne acıdır ki aynı ölümler! Her kazanın arkasından olay yerini incelemeye gelenler ve onlar için alınan ama ölenlere çok görülen güvenlik önlemleri ekranlardan hayatlarımıza sirayet ediyor. Bir yanılsama içerisinde yaşayıp gidiyoruz; her şey bizim için planlanmıştı, bizim mutluluğumuz, güvenliğimiz, geleceğimiz, hayatımız önemliydi diyebilmeliydik. Amerika’daki bir maden çıkarma şirketinin ilk amacının sıfır ölüm olması gibi biz de bunu yapabilmeliydik! Vicdanlarımızı kişisel ihtiras ve çıkarlarımızın önüne geçirmekten alı koyabilmeliydik oysa bütün bunları yapmaktan çok ama çok uzağız.

 

Acının milliyeti, dini olmadığını bir kez daha bize gösteren tüm ülkelere lütfen dikkatle bakın. İster spor sahasından isterse dünyanın öteki ucundan olsunlar insani kaygıları paylaşmanın ne kadar erdemli olduğunu gösterdiler. Kendi içimizde öylesine büyük fırtınalar yaşıyoruz ki dünyanın sadece bizim etrafımızda döndüğü algısını hemen kabullenip nerede bulunduğumuz unutuveriyoruz. Dilerim Soma’da yaşananlar gerçekten hepimiz için ders olur, kaderden önce sorumluluklarımızı yerine getirmemiz gerektiğini bize öğretir!{jcomments on}

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  3518  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Prof. Dr. Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 779 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58134659

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1