Passolig mi? Faşolig mi?
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Ahmet TALİMCİLER Passolig mi? Faşolig mi?

Passolig mi? Faşolig mi?

PassOlig

Ahmet Talimciler- 27 Ekim 2014 Geçen hafta oynanan dünya derbisinde! Tribünlerde on beş bin kişilik bir boşluk bulunmasıyla birlikte tekrar passolig sistemi üzerinde konuşulmaya başlandı.

Ülkemizde hemen hemen her konuda olduğu gibi, bu konuda da gerçekler konuşulmuyor. Ağzını her açan mutlaka kendi bulunduğu pozisyonun doğruluğunu ispatlayacak argümanlar ileri sürüyor ve karşı tarafı suçlamayı da ihmal etmiyor. Böylesi bir yapı ise bir türlü sonuca ulaşmayan ve her defasında patinaj yapan bir anlayışın sürüp gitmesine yol açıyor. Bu durum ister futbol alanı ile ilgili olsun isterse toplumsal hayatımızın herhangi bir alanında yaşadığımız bir konu ile ilgili olsun, sonuç ne yazık ki hiç değişmiyor.

 

Birbirimiz ile konuşamayan ve kendi doğrularımızı karşı tarafa mutlak surette kabul ettirme anlayışı üzerine kurulu bir gelenekten geliyoruz. Bu anlayış ise bütün bireyleri kapsayan bir temelde bir araya gelebilmemizi ve söylemesini sevdiğimiz ama bir türlü uygulamadığımız ‘birlikten kuvvet doğar’ ifadesinin önüne geçiyor.

 

Passolig uygulamasına taraftarların tepki ile yaklaşması şaşılacak bir durum değildir. Asıl şaşırılması gereken söz konusu uygulama hakkında kamuoyunu bilgilendirmesi gereken medyanın, bu durumu tamamen ideolojik bir anlayış üzerinden aktarmasıdır.

 

Derbinin ardından federasyon başkanının sahibi olduğu Vatan gazetesi Passolig’in rüştünü ispat ettiğini, çünkü karşılaşmada herhangi bir taşkınlık ve olay olmadığı üzerinde duruyordu. Ülkenin en önemli karşılaşması olarak adlandırılan ve her karşılaşmada kapalı gişeye oynayan ekiplerin, bu kez on beş bin fire vermesinin nedeni ise onlara göre söz konusu uygulama değildi.

 

Passolig uygulamasını insan haklarına aykırı gören ve AKP hükümetinin tüm alanlarda olduğu gibi futbol alanında da insanları baskı altına almaya çalıştığını düşünen Sözcü gazetesine göre ise bu uygulamanın adı Faşolig’dir. Bir tarafta federasyon başkanının sahibi olduğu bir hatta iki gazetede, sürekli olarak varolan durumu öven bir yaklaşım geliştirilmektedir.

 

Federasyon başkanının aynı zamanda medya patronu olması meselesinin ne kadar etik olup olmadığı konusuna değinmiyorum bile. Öte yanda ise kendisini muhalif bir medya şeklinde konumlayan ve hükümet tarafından yapılan bütün uygulamaları bu perspektif içerisinde değerlendiren bir yayın organı bulunuyor.

 

Gerçeği öğrenmek isteyenler ise ne yazık ki daha çok beklemek zorunda kalacaklar. Passolig uygulamasının ne kadar çağdaş olduğunu vurgulayan yorumcuların, ilk olarak ülkemizde son derece yaygın olan çifte taraftarlık kavramına ne yanıt vereceklerini merak ediyorum.

 

Konyaspor taraftarı ama aynı zamanda Fenerbahçeli olan bir kişi, aldığı kartla tek bir takımın maçına gidebilecek, bu sıkıntının nasıl aşılabileceğine yönelik herhangi bir açıklamaya hiç rastladınız mı? İkinci olarak yeni uygulama ile şiddetin önüne geçildi yorumlarını yapmak için hem çok erken hem de bu çok gerçekçi bir açıklama değil. Ligin sonu yaklaştıkça gerginliklerin ve sorunların artacağı gerçeğini bu açıklamalar göz ardı ediyor.

 

Ayrıca tribünlerin bu kadar boşaldığı bir ortamda şiddeti yaratacak taraftar sayısı da azalmaktadır. Bir diğer önemli husus ise hiç kuşkusuz uygulamanın tek bir banka üzerinden yapılmak zorunda bırakılmasıdır. Bu durum tepkileri ve sisteme girmede tereddütleri arttırmaktadır.

 

Spor bakanın açıklaması ile 400 bin kişiye ulaşan uygulama sezon sonu itibariyle ülkemizde futbolun gerçekten ne kadar izlenen bir alan olduğunu ortaya koyacaktır. Buna karşın seyir zevki her geçen gün biraz daha azalan ve insanların stadyumlardan uzaklaştığı bir ülkede, futbol da eskisi gibi bir alan olmayacaktır. Bu işten en fazla zarar görecekler ise durumu olduğu gibi kabullenerek normalleştiren kulüpler ve futbol medyası olacaktır. {jcomments on}

 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  3200  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Prof. Dr. Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 1307 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58164536

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1