Sorun Sadece Birlaç Kendini Bilmezde mi?
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Ahmet TALİMCİLER Sorun Sadece Birlaç Kendini Bilmezde mi?

Sorun Sadece Birlaç Kendini Bilmezde mi?

hooliganism2

Ahmet Talimciler-3 Kasım 2014 Türk futbolu son yıllarda şiddet konusunda bir hayli sıkıntı yaşıyor ve bu sıkıntıları aşabilmek için de ‘şiddeti önleme yasaları’ çıkarma yoluna gidiyor.

Ancak çıkartılan yasaları her takım taraftarına eşit biçimde uygulayabilecek bir yönetim modelimiz söz konusu olmadığı için, yaşanan eyyamcılık anlayışı çıkartılan yasaların kısa bir süre içerisinde etkisizleşmesine ve olayları önleyememesine neden oluyor. Çareyi çıkarttığımız yasaları uygulayabilecek dirayeti göstermek yerine yeni yasalar çıkartma doğrultusunda arayan yöneticiler ve ülkeyi idare edenler, olan biteni görmemek konusunda ısrar ediyorlar. Çünkü, başta kendileri olmak üzere sorunun ana kaynağının ‘birkaç kendini bilmez’ anlayışı etrafında düğümlenmediğini gayet iyi biliyorlar. Bu şekilde kullanılan bir söylemle beraber yöneticilerin sorumluluğu ve yaptıkları yanlışlıkların üzeri kapatılabiliyor, fatura yaşananlar da en ufak bir günahı olmayan parasını verip kombine bilet alan taraftarlara çıkartılıyor. 

Sorun sadece birkaç kendini bilmez diye geçiştirilecek kadar basit değildir çünkü futbolu ekonomik anlamda bir değer haline getirmek isteyen her yönetim aynı zamanda futbolun en önemli unsuru olarak nitelendirilen taraftarların da futbol izleme haklarına saygı göstermek zorundadır. Ben yaptım oldu mantığı içerisinde durumu geçiştiremezsiniz! Marka değeri diye kullandığınız kavramının içini doldurmak zorundasınız. Taraftarları müşteri olarak görüyorsanız, onların yolunacak kaz olmadıklarını, aldıkları kombine biletler karşılığında ödedikleri ücretlerin boşa gitmemesi garantisini onlara vermelisiniz. Hepsinden önemlisi birkaç kendini bilmezi tribünlerinizden uzaklaştırmalı, onlarla herhangi bir şekilde bağlantı kurmamalısınız. 

Çıkartılan şiddeti önleme yasalarının ve taraftarların insanca maç seyretmesini amaçlandığı iddia edilen uygulamaların futbolun sadece bir kesimini hedeflemesi dikkat çekicidir. Tıpkı hayatımızın diğer alanlarında olduğu gibi spor alanında da yöneticiler adeta dokunulmazlık zırhı ile çevrelenmektedirler. Yaptıklarının yanlarına kar kaldığı her olay, bu kişilerin biraz daha fazla kendi uygulamalarını ön plana çıkartmasına ve fütursuzlaşmalarına olanak sağlamaktadır. Sürekli olarak aynı isimlerin konuştuğu, aynı lafların edildiği bir ülkede futbolun ve onun yaratmış olduğu kültürün gerginliklerden uzak olması ne yazık ki mümkün değildir.

 

       Futbolseverlere ülke futbolunun içinde bulunduğu durumun en önemli aktörleri kimlerdir? Sorusunu yöneltsek, büyük ölçüde aynı isimleri sıraladıklarını görürüz. Belli başlı bazı kulüp başkanları, bilindik futbolcular, teknik adamlar ve medya mensupları. O halde sürekli olarak neden bir avuç kendini bilmez üzerinden gitmek suretiyle olan biteni görmezden gelmeyi sürdürüyoruz? Rakip taraftarları stadyuma götürmemek suretiyle olay çıkma ihtimalini ortadan kaldırabileceğimizi ve şiddeti kontrol altına alabileceğimizi zannediyoruz. Halbuki toplumsal hayatımızın her alanı şiddet üretiyor ve bu şiddete evde, sokakta, trafikte, okulda ya da stadyumlarda maruz kalıyoruz. Şiddet dalgası hepimizi içine çekiyor ve bundan en çok zararı ise hiç kuşkusuz tuttuğu takımı stadyumlarda desteklemek isteyen futbolseverler görüyor.

 

       Teşhisi doğru bir şekilde saptamadan atılacak her türlü tedavi ve önleyici girişimin, bünyemizde çok daha fazla etkide bulunacağı gibi spor sahalarında yaşanan şiddetin önce teşhisini doğru şekilde gerçekleştirmeli ardından tedavi yoluna gitmeliyiz. Bu konuda taraftarların da takımlarını desteklemenin sadece küfür ve rakibi aşağılayıcı davranışlardan geçmediğini artık görmeleri gerekiyor. Futbolun endüstriyelleşme süreci oyunun ruhunda geri dönülmez yaralar açarken, taraftarların sadece kendi takımlarına yönelik davranışları bu sürecin kendilerini de vurmalarına neden olmaktadır. Birkaç kendini bilmezi futbolseverlerin de aralarından uzaklaştırmalarının zamanı çoktan geldi, bu konuda yönetimler kadar takımlarını destek olmak dışında bir amacı olmayan taraftarlara da çok iş düşüyor.{jcomments on}

 

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  3177  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Prof. Dr. Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 1472 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58165774

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1