Damga Vurma Sevdası
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Ahmet TALİMCİLER Damga Vurma Sevdası

Damga Vurma Sevdası

4bff8ea0-31b0-11e4-8510-09c798bad9a7-jpg20140902105443

Ahmet Talimciler- 10 Ağustos 2015  Futbol federasyonunun dokuz hakemin profesyonel hakemlik sözleşmesi imzalama töreninde konuşan Yıldırım Demirören, bu toprakların en büyük hasletlerinden birisi olan ‘dünyaya iz bırakma/damga vurma’ sevdamızı bir kez daha dile getirdi.

 

Kulüplerimizin halen dernekler yasası ile yönetildiği ve bu konuda oyalama taktiklerinin sürdüğü bir ortamda hakemlerin profesyonelliği meselesi çok tartışmalı bir karardır. Bu kararın ne gibi yansımaları olacağını önümüzdeki bir yıl boyunca yaşayacağımız hakem tartışmaları sırasında hep birlikte göreceğiz. Ancak şimdiden belirtmek zorundayız ki kurumsallığın tam anlamıyla gerçekleştirilemediği bir futbol ikliminde, bu düzenleme sonrasında hakemlerimizin işi çok daha zor olacaktır.

 

Futbol medyamızın günah keçisi arama hastalığı ile birlikte süper lig içerisinde yabancı kuralıyla büyüklerin diğerleriyle arasındaki makasın açılmasının ardından komplo teorileri de artacaktır. Kendi haklarının federasyon ve hakemler tarafından yenildiğini düşünen takım yöneticilerinin açıklamalarının ortamı gereceği ve her yıl tekrarlanan senaryolar gereği adeta ‘keçi boynuzu’ tadında bir ligin bizleri beklediğini söyleyebiliriz.

 

Yıldırım Demirören imza töreninde önemli açıklamalara imza attı: “…Öyle sanıyorum ki profesyonel hakemliğin artık Türk futbolunun yapısal parçalarından biri haline geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz…Türk hakemlerinin sadece profesyonel hakemlik sözleşmelerine imza atmakla kalmayıp; çok yakın bir gelecekte dünya futboluna da imza atacağına inancım tamdır”.

 

Özellikle Türk hakemlerinin dünya futboluna imza atma ifadeleri dikkat çekici. Her yaptığının arkasında onay bekleyen bir ruh halinin yansıması olarak da görebileceğimiz bu cümleleri kullanmaya bayılıyoruz. Bu topraklarda birileri hangi alanda olursa olsun sık sık ‘Dünya Çapında Olacağız’ ifadesini kullanıyorsa bilin ki o alanlarda herhangi bir hükmümüz bulunmamaktadır.

 

Planlayarak belirli bir program doğrultusunda kararlı bir şekilde yürüyen toplumlarda, konulan hedefler öncelikle kendi refah ve mutlulukları içindir. Söylemlere değil eylemlere kanalize olurlar ve hedefe ulaşabilme yolunda öngörülemeyen sorunlar karşısında da neler yapabileceklerini hesap ederler. Tek bir oyun planları yoktur, birden fazla ihtimali göz önünde bulundurmak suretiyle riskleri en aza indirirler. Bütün bunların yanı sıra kuyruğu dik tutma uğruna yabancı hayranlığını çıkar yol olarak da görmezler. Yaşadığımız her türlü olumsuzluk karşısında medyanın attığı başlıklara, kullandığı dile şöyle yakından bir baktığımızda, yaşadığımız bu ruh halinin yansımaları orada net bir biçimde görülmektedir: ‘Avrupa’ya/Dünyaya rezil olduk, Köylülere elendik, Dünya çapındayız!”

 

İmparatorluk geçmişi olan bir ülkenin evlatları olarak ülkemizi hep daha yukarılarda bir yerlerde görme isteği ile yanıp tutuşuyoruz. Buna karşın ise gerçekten çalışmak, üretmek, organize olmak gerektiğini, hiçbir başarının tesadüfen ortaya çıkmadığını bir türlü anlamak istemiyoruz. Ülkeyi yöneten siyasal iktidarların bu doğrultuda sürekli olarak insanlarımızı motivasyon gazı ile ‘damga vuran ülke’ profili çizdiği bir anlayıştan bir türlü kurtulamadık.

 

Futbol, 1980 sonrası kendimizi iyi hissetmemize yol açan alanlardan bir tanesi olarak uzun süre hepimize iyi geldi. Devlet olarak giremediğimiz Avrupa Birliğine, futbolda elde ettiğimiz başarılar sayesinde giriverdik! Galatasaray’ın UEFA ve Süper Kupayı kazanması ve Dünya üçüncülüğün ardından bir anda kendimizi dünyanın sayılı futbol ülkelerinden birisi olarak görüverdik ve beş büyük turnuvadır ortadan yok olduk! Pahalı transferler yaparak her şeyi halledebileceğimizi zannettik ama hakikat duvarına toslayıp kahrolmayı sürdürdük. Her şeyi uçlarda yaşayan bir kültürün büyüklük edebiyatı da uçlarda gerçekleşiyor. Damga vurma, gücümüzü ispat etme sevdasına çıkmış olduğumuz yolda, değerli yalnızlığımızla baş başa birbirimizi yemeyi sürdürüyoruz. {jcomments on}

   

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  3541  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Prof. Dr. Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

futbolekonomihakkimizdabanner2

FutbolEkonomi Yıllık Seckisi 2025

esitsizliktanitim

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer
Av. Mustafa Batmaz
Av. Mustafa Batmaz

Kimler Sitede

Şu anda 1025 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 58204752

aksartbmmraporbanner

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1